Darağacında Üç Fidan

8,6/10  (233 Oy) · 
1.306 okunma  · 
202 beğeni  · 
11.265 gösterim
"Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık!"

1968'ler. Yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, "Gerçekçi ol, imkansızı iste," diye haykırdığı günlerdi...

Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiye'de yükseklere taşıdılar. ABD'ye, NATO'ya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi cevabı eylemleriyle, yürüyüşleriyle, cesaretleriyle verdiler.

Ve egemenler, bu özgürlük kabarışının intikamını 12 Mart karanlığında üç gençten çıkarmak istediler. Somut hiçbir yasal dayanak olmadan Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i ve nice arkadaşlarını idamla yargılayıp, "Asalım, asalım!" çığlıklarıyla darağacına göndererek özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini boğmaya çalıştılar...

İşte Nihat Behram, o günlerin ölüm karanlığını sivil tarihçiliğimize belgesel bir katkı olan bu kitabıyla yırtmıştır. Denizler'in asılmadan önceki son sözlerinin de ilk kez açıklandığı, yayımlanır yayımlanmaz yasaklanan ve ancak yirmi iki yıl sonra aklanan Darağacında Üç Fidan, içten sesi, ince duyarlılığı ve ödünsüz tavrıyla, bütün iktidarların geçici olduğunu, milyonların kalbinde yaşayacak olanların daima özgürlük savaşçıları olduğunu göstermiştir...

Baskı altında geçen yirmi iki yılın ardından, yirmi ikinci basımıyla Darağacında Üç Fidan'ı sunarken, bugün koyu bir karanlığın ve ahlaksızlığın içine itilmek istenen yurdumuzda, gözlerimizde hala bir umut ışığı, darağaçlarında "solmayan" üç fidanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...
(Arka Kapak)
silaes 
10 Ağu 00:01, Kitabı okudu, 3 günde, 6/10 puan

Bu kitap o zaman ''Kitaplık'' olan kütüphaneme girdiğinde 7. sınıf öğrencisiydim. Kitabı satın aldığımız gün dün gibi aklımda. Babamın bana ilk aldığı kitap buydu. İşin cilveli yanı ise kendisi ağır şekilde Türk-İslam sentezini benimser. 8. Sınıf öğrencisi için pek ideal olmayan bu kitabı babama neden aldığımızı sorarken aklım ''Gençlik kitapları'' reyonunda idi. Bana verdiği cevap şu yöndeydi. '' Her fikri ölç, tart biç, düşüncelerin kulaktan dolma değil, kendine ait olsun. Sana ait olmayanı düşüneni daha çok sev, hayat gerçekten farklılıklarla güzel, bu çocuklar zamanında memleketleri için bir şey yapmaya çalıştılar, onları anlayamadık Dursun önkuzu da bizim, denizlerde bizim dedi (hemen hemen cümle tamamiyle böyle)'' Ki kendisi 69 lu ve bu idamlara karşı herhangibi bir sorumluluğu da yok.. O günden sonra biriktirdiğim tüm düşünce ve ideolojileri kendim ölçüp tarttım benimsedim, kabullendim.... Bugün yeniden baştan sona bu kitabı okuyup bitirmenin buruk sevincini yaşıyorum. Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki taban tabana zıt görüşlerimiz olsa da Türkiye tarihinin en acı en can yakıcı olaylarından biri. Benim için hayatıma yön veren kitaplardan oldu. Şunu tüm kalbimle söylüyorum ki ( Siyasi cinayet ve idamlara karşı çok sert çizgilerim var ) keşke yaşamalarına izin verilse bu cinayet işlenmeseydi. Keşke çocuklarını ve akabinde torunlarını görecek kadar sıhhatli bir yaşamları olsaydı. Keşke, keşke....

Güler Ayata 
06 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Yakın tarihimizde, suçları sadece yurdunu çok seven yurtsever 3 gencin hayatını alan başıbozuk faşist zihniyet hesabını er yada geç vereceklerdir. Okuyup ta duygulanmamak mümkün değil.
3 fidan 3 delikanlı halkına sevdalı 3 yiğit adam... Tarih; sizi ve sizin gibileri, darağacında asanları yargılayıp cezasını hak ettiğiniz şekilde verecektir.
Asarak öldürdüklerini düşünen zavallı sperm artıkları, ah bir anlayabilseler; onlar fikirleri ve davalarındaki duruşlarıyla bizlerle hep yaşadılar ve yaşayacaklar.

Masal 
13 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 6/10 puan

Kitap bitince Deniz'i,Yusuf'u ve Hüseyin'i biraz daha yakından tanımış oluyorsunuz hatta öyle ki idamından birkaç dakika önce Deniz'in içtiği son sigaranın kokusunu şimdi bile burnunuzda duymanız olası. Sade,akıcı olan dili bir yana olayların zaten sürükleyici olması nedeniyle ve biraz da tarihe ilginiz varsa hemen kitapla haşır neşir oluyorsunuz.Olayların gidişatına kendinizi kaptırmışsanız sıra Nihat Behram'ın şiirlerine geldiğinde canınızın sıkılacağı ihtimali yüksek.

sezen 
28 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan... Aradan yıllar geçse de asla etkisini kaybetmeyecek bir eser benim için. Bazı kitapları beğenir geçeriz ama yaşanmış olayların anlatıldığı eserler bizi biraz daha derinden etkiler, belki yaralar tıpkı bu kitapta olduğu gibi. Devrimci mücadele laftan ibaret değildir. Gencecik fidanların onurlu duruşunu öğrenmek isteyen herkes okumalıdır.

Kitap okumak 
 01 May 21:34, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Her ülkenin efsane öyküleri vardır. ´´Üç Fidan´´ da bu toprakların bitmeyecek öyküsü. Siyasi görüşleriniz uymasa dahi kutlu bir mücadelenin nasıl olması gerektiğini, gerçekte arka planda olup bitenleri anlamak üzere okumalısınız. O gençlerin ölüm kararını verenlerin hemen hepsi yaşlandı ve bir çoğu toprak oldu gitti. Hiç birimiz onların kim olduğunu hatırlamıyoruz , hatta ilgilenmiyoruz bile. Lakin o üç fidan halen gencecik, dip diri bu topraklarda yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlar, hem de hiç ölmemecesine.

Bugün, yaşamlarının ellerinden alınışını içeren bir kanun yok artık. Kaza ile bir astsubay eşini yaraladı Deniz.

Etrafı askerlerce sarılı olduğu çukurda yanında silahı ve bombası olmasına karşın bunları kullanmadığını okudum. Gencecik yaşlarında söndürüldü yaşamları.

Darağacında Üç Fidan, 68' li yılları ve 70' li yılların başını kısacık üç gencin yaşamını içinde uzunca anlatan güzel bir kitap.

Macide Tiğiz 
18 Eyl 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Delikanlım!

İyi bak yıldızlara.

onları belki bir daha göremezsin.

Belki bir daha

yıldızların ışığında

kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin…

Üç fidan, üç yürek, üç ateş...
Kitabı okuyunca onları daha iyi tanırsınız yaşadıklarını cesaretlerini devrimci ruhlarını okunmaya değer bir kitap

Aysun Çelik 
28 May 17:24, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitap, bir roman olmadığı için iyi veya kötü diye bir ifade kullanamam ama içerik olarak kötü, hem de çok kötü olduğuna dair bir kuşku yok. (Kötü'den kastım vahim oluşudur.) Uzak veya yakın tarih, bu ve buna benzer utanç verici lekelerle dolu. Hatırladıklarımız ve unuttuklarımızla, bildiklerimiz ve bilmediklerimizle dolup taşıyor. Kitapta bir cümle her şeyi; gelmiş geçmiş ve gelecek olan düzeneği (sistemi) özetliyor aslında: "İlahlar kurban istemişlerdi bir kez ve kurban verilecekti."

Düşüncelerimi ve görüşlerimi buraya çok fazla kusmak istemiyorum. Sadece şu bir gerçek ki ideolojiler, inançlar, koruyucu yasalar vs azınlığın refahı için işliyor ve fazlasıyla işlevsel, çoğunluğunsa bir kısmı manipule olmuş bir şekilde ezildiği halde azınlığı sırtında taşıyor, diğer kısmı ise istemediği halde sadece eziliyor ama herhangi bir girişimde bulunamıyor. Birkaç kişi ezilmekten bıkıp yükü sırtından atmaya yeltendiği vakit terörist olmakla, halkı kışkırtmakla (ya da uyuyan halkı uyandırmak diyelim biz buna) toplum düzenini bozmakla suçlanıyor ve yargılanıyor.

İlahlar, cennetlerinde rahatsız edilmek istemiyor.
O yüzden, lütfen sessizlik!

Goncagül Aydoğdu 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

Koca yürekli (Deniz, Hüseyin, Yusuf) 'un darağacına gidişini adım adım konu alan bu kitap bir şeylerin farkına varmak için mühim kitaplardan birisidir. Bu ve bu tür kitaplar ileriye yönelik bakış açılarınızı etkileyecek, tabi verilmek istenilen mesajı anlayabilirseniz. Erdalların, Ulaşların, Mahirlerin ve daha nicelerinin...

zümrüdüanka 
 14 Eki 03:54, Kitabı okudu, Puan vermedi

Biz
Darağacında 52 dakika direnen,
Son grevi aç kalmak olan,
6 mayısı gözyaşıyla anan,
Deniz Gezmişiz.
Yusuf Aslanız.
Hüseyin İnanız.
(Kitabı okuduktan sonra o heyecanla "Farkındayız" başlıklı bir şiir yazdım ilham kaynağım oldu. Ordan bir kaç satır paylaşmak istedim. )

4 /

Kitaptan 29 Alıntı

Güler Ayata 
04 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Yusuf' un gözüpekliği garip bir şekilde köpeği ürkütmüştü.

Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 116)Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 116)
Emine Zengin 
26 Eki 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Merkez Cezaevi
Baba
Mektup elinize geçtiği zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum.Ben ne kadar üzülmeyin desem yine de üzüleceğinizi biliyorum.Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum,insanlar doğar,yaşar,ölürler,önemli olan çok yaşamak değil,yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir.Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum,ve kaldı ki,benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir.Benimde etmeyeceğimden şüphen olmasın,oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış geğildir,o bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu,seninle düşüncelerimiz ayrı,ama beni anlayacağını tahmin ediyorum.Sadece senin değil,Türkiye'de yaşayan Türk ve Kürt halklarının da anlayacağını inanıyorum.Cenaze için avukatlarıma gerekli talimatları verdim.Ayrıca savcıya da bildireceğim.Ankara' da1969' da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum.Onun için cenazemi İstanbul'a götürmeye kalkma,annemi teselli etmek sana düşüyor,kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum,kendisine özellikle tembih et,onun bilim adamı olmasını istiyorum,bilimle uğraşsın ve unutmasın ki,bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir,son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir,seni,annemi,ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım.
Oğlun Deniz GEZMİŞ

Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 56)Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 56)
Pınar 
18 Oca 19:07, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"...Serbest olan tek şey soluk almaktı. Oksijeni azaltılmış bir akvaryumdaki balıklar gibi o da..."

Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 129)Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 129)
Güler Ayata 
04 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Yavrularını yiyen dişi kediler gibi, gençliğin kanını içerek, fosilleşip köhneleşmiş gövdelerine zindelik kazandırabileceklerini, yabancı efendileriyle, onların işbirlikçisi sermaye çevrelerine yaranacaklarını umanların kahpece çabalarına rağmen inanmak istemiyorduk.

Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 100)Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 100)
Black Mamba 
 10 Tem 16:00, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Kendini bilmez çocuklar
Deniz karşılıklı sınıf çatışmalarının yer aldığı, sağlıklı bir toplum olan ülkemizde son olaylardan çok daha önce egemen güçler tarafından bu cezaya çarptırılmıştır ancak bu cezanın infazı için herkesçe bilinen son eylemleri kendilerince makul bir gerekçe olarak kamuoyuna sunulmuştur. Deniz adım adım gerçekleştirmek istediği her hukuki ve demokratik eylemin karşılığında haksız şekilde her zamanda hapishanenin dört duvarı ile karşı karşıya kalmıştır. Bunun için Deniz Gezmiş egemen sınıfların bu kinine çoktan layık olmuştur. Neden? Deniz çalışkan ve başarılı bir öğrenciydi, hukuk öğrenimine girmesi rastlantı değildi. Onun hukuk öğrenciliği devrimciliğinden çok sonra gelir. O hukuk öğrenimine devrimci bir mücadele için araç olsun diye, inanarak karar vermişti. Genç kafasında sesli bir şekilde belirlenen adaletli ve haktan yana düzeni ancak demokratik yollardan hukuk öğrenimi yaparak gerçekleştirileceğine inanıyordu. Ancak egemen burjuvazi bu inanç ve kavgacı kişiliğe bu olanağı tanımadı.

Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 183 - Everest)Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 183 - Everest)
Pınar 
18 Oca 19:04, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Ankara'da üç dal fidan; ellerinde bıçkılarla gelenlerin ayak seslerini dinliyor."

Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 48)Darağacında Üç Fidan, Nihat Behram (Sayfa 48)
3 /