8,0/10  (340 Oy) · 
1.209 okunma  · 
259 beğeni  · 
9.219 gösterim
Franz Kafka'nın Dava adlı romanının bu çevirisi, yazarın Oxford Metinleri diye adlandırılan el yazıları üzerinde Amerikalı ve Alman uzman-ların yaptıkları son çalışmalarla oluşturulan metinden yapıldı.

Dava, Korku Çağı diye adlandırılan 20. yüzyılda insanoğlunun artık neredeyse kurtulunması olanaksız bir yazgıya dönüşen kuşatılmış yaşamının öyküsüdür.

Bu çağa korku egemendir, çünkü insan, hemcinsleriyle insanca bir dil aracılığıyla iletişim kurabilme, böyle bir dille insanca tepkiler uyandırabilme olanağından yoksun kalmıştır. 
Albert Camus'nün deyişiyle, bu olanağın bulunmadığı bir çağ artık ancak "Korku Çağı" diye adlandırılabilir.

Kafka'nın Dava'da betimlediği yargılama süreci, böyle bir çağın en güçlü simgelerinden biridir ve onun eseri, insan insanın korkusu olarak kaldığı sürece, güncelliğini hiç yitirmeyecektir.

İtiraf etmeliyim ki başımı döndüren, biraz zorlayıcı bir eserdi. Buna rağmen bir okuyucu olarak beni kendisinden uzaklaştıramadı. Aksine içinden çıkamayacağımı düşündüğüm betimlemelerle birlikte zihnimde bir şeyler kurguladım. Tabi ki kitap zihnimdeki kurgulara göre ilerlemedi. Bundan şikayetçi de sayılmam. :)

Adalet sisteminin yozlaşması anlatılıyor. Bu sistem içerisinde yer alan tüm memurların, yargıçların ve dışarıdan bu sisteme bir şekilde dahil olan herkesin rüşvetle iş çevirmeye çalıştığı ve zaten karmaşık olan dava sürecini daha da karmaşık hale getirerek davalıya hayatı olabildiğince zorlaştırdığı anlatılmaya çalışılmış.

Nurhan Işkın 
21 Nis 01:36, Kitabı okudu, 2 günde, 9/10 puan

Bir sabah uyandığında evinde davetsiz misafirler ile karşılaşan Josef K, hakkında açılan bir dava olduğunu öğrenmekle beraber tutuklu olmamasına da şaşırır...

Eser Josef K'nın kendi hakkında açılan davanın ne olduğunu bilmemesine rağmen öncelikle olayı pek ciddiye almasa da herkes ona açılan bir dava olduğunu öğrenince ruh sağlığı da bozulmaya başlar. Neyi, nerede ne zaman yapacağını bilmez hale gelir. Tanıştığı herkes görünürde ona yardım etmeye çalışır. Avukatı, banka müdürü, avukatın bakıcısı, amcası ve katedralin rahibi...

Josef K ise ne kadar uğraşsa da kendine açılan davanın içeriğine ulaşamamaktadır...

Bürokrasi ve adaleti sorgulayan, hukuk sistemini atıfta bulunan bu eseri okurken Kafka'nın yazım dilinin ağır ama merak uyandıran yanını son sayfaya kadar hissedeceksiniz...

Her sayfasında dava ne acaba diye okuyacağınız bir eser...

Hasan KILIÇ 
05 May 14:09, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 9/10 puan

SPOİLER İÇERİR...

Öncelikle edebi yönden eleştireyim kitabı. Dili biraz ağır olmuş. Çeviridenmi kaynaklı bilmiyorum. Ama 4 sayfa süren paragraflar falan var. Bu yüzden biraz dikkat gerektiren bir kitap. Ancak betimlemeler harika. Genelde insan ve kapalı ortam betimlemeleri var ve cidden etkileyici.

Gelelim içeriğe. Aslında kitabın birkaç farklı güzel yönü var;

- Birincisi tipik bir mavi yakalı olan esas kahraman Joseph K. kitabın her bölümünde farklı sınıflardan diyebileceğimiz insanlarla konuşuyor ve bu farklı grupların bakış açılarını görmemizi sağlıyor.

- İkincisi ise bence kitapta aslında dünyanın resmi değil kendi adaleti ele alınıyor. Devamlı birileri tutuklanıyor, birileri birilerini gözlüyor. Bu bana şunu hatırlattı. Yaptığımız her işi gören ve sözleriyle bizleri sanki tutuklayıp hüküm veren insanlarla dolu bir dünyadayız. Yani herkes yargıç, herkes suçlu, herkes gözlemci...

Yorucu ama güzel bir kitap. Tavsiye eden değerli okurlara teşekkür ederim. İyi okumalar...

Uğur Erdoğan 
03 Haz 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Kafka'nın dönüşüm adlı eserini okuduktan sonra merak ettiğim bir kitap.Kahramanın ilk başta karşılaştığı olaylar hakkında hiçbir bilgisi yok.Neden yargılandığının,neden o halde olduğunu bilmiyor.
Korkularımızla yüzleştiren bir kitap.Ayrıca adalet sistemindeki eksiklikleri,yanlışlıkları da gösteriyor.Başlarda sıksa da ilerledikçe kitabı daha rahat okuyorsunuz.

K. bir sabah uyandığında evine gelen bekçiler ona hakkında dava açıldığını ve tutuklandığını söylerler. K. hangi kurum tarafından hangi suçla tutuklandığını bekçilerden öğrenemez zaten onların da bu konuda bilgileri yoktur. K. kötü bir şey yapmamasına rağmen suçlanmaktadır.

Suçsuzluğunu kanıtlamak için uğraş verir. Ancak bu o kadar kolay değildir, bekçiler, avukatlar, mahkeme, yakınındaki kişiler, olaylar gerçekten çok uzaktır, mantık dışıdır. Karşısına çıkan her engelin arkasında başka engeller vardır ve bunlar çok güçlüdür, adaletsizdir, zaafları vardır, görünmezler yukarılarda bir yerlerdedirler, bilgisizdirler. Bunları aşması mümkün olmayınca savaşmaktan vazgeçer.

Sistem içinde var olamaz, son gördüğü pencerelerin birinde yanan ışık ve ellerini açan bir insandır, kurtuluş için küçük de olsa bir umut.

Yazar sanığın gözlerinden hukuk, adalet, bürokrasi, otoriteye ilişkin görüşlerini –bize hiç yabancı gelmeyen- kara mizah yoluyla anlatmıştır.

Satırların altında yatan anlamları çıkarabilmek için yazarın yaşamı hakkında bilgi edinmenin önemli olduğunu düşünüyorum.

Mevlüt 
04 May 08:26, Kitabı okudu, 12 günde

Kafka'nın bu eserini okumak Dönüşüm adlı kitabına göre biraz sıkıcı geldi. İnsanı düşündüren tarzda bir dili var. Anlamak bana göre zor olmasına rağmen kıymetli ve okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Günümüzde de bu kitaptaki gibi olaylar yaşanmıyor mu? Bir adaletsizlik söz konusu… Bu arada eski yapım bir filmi ile çizgi romanı bulunmaktaymış. Olayları daha iyi anlamak bakımından yardımcı olabileceğini düşündüğüm için bu yapımlara da bir göz atmayı düşünüyorum.

Kitabımıza gelirsek 30 yaşındaki Josef K. adlı karakterimizin bir sabah uyandığında kendini bilmediği bir suçtan dolayı davalı olduğunu öğrenmesi ile başlar. Önceleri bunun bir şaka olduğunu düşünse de, etrafında bulunan herkesin bu davadan haberinin olmasından dolayı olayın ciddiyetine varır. Suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışır ama bir sonuca varamaz. İnsanlar ona yardım etmeye çalışır ama bir sonuç çıkmaz. Amcası onu tanıdığı bir avukata götürür. Sonra iş yerindeki arkadaşının önerdiği, yargıçlar ile arası iyi olan ressama gider. En son işi yüzünden gittiği katedralde dolaşırken papazın ona seslenmesiyle arada bir konuşma geçer. Hiçbir şekilde suçunun ne olduğunu öğrenemez. Acaba ortada bir suç var mıydı?

(Kitabın son bölümü olduğu için spoiler olabilir :) )

Kitabın son bölümünde ise Josef K.’nın 31 yaşına girmeden bir gün öncesinin akşamında iki adam evine gelir ve K’yı götürürler. En son ise adamın biri Josef K’nın gırtlağına yapışırken diğeri de bıçağı kalbine saplar.

Esma Tezgi 
30 Nis 17:11, Kitabı okudu, 4 günde, 7/10 puan

Genel olarak güzel bir kitap olsa da benim beklentilerimin çok altındaydı ne yazık ki ya da benim beklentilerim çok yüksekti, emin olamadım. Kitabı okuyup bitirdikten sonra çok sevmediğimi anladım, etkilendim, içindeki bir çok şeyi sevdim ancak genel olarak kitap bana istediğimi veremedi. Ucu açık kalmış çok şey vardı, diyaloglar ve olaylardaki bazı boşluklar, kadın karakterlerdeki tek düzelik kitabın sevmediğim yönlerindendi. Yine de güzel ve düşündürücü bir kitaptı, Kafka severler için uygun olabilir.

Ayrıntılı yorum için;http://yorumatolyesi.blogspot.com/...ka-kitap-yorumu.html

kardelen tetiköz 
18 Eyl 2015, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bir gün hiç ne olduğunu bilmediğiniz bir konuda suçlu ilan edilirseniz ne yaparsınız?İnkar edersiniz.İnkar da aslında bir durumun varlığını kabulden başka bir şey değil midir?Çoğunluk tarafından suçlu olduğunuza inandırılsanız utanırmısınız peki?İşte bazı dengeler otorite tarafından o kadar güzel idare edilir ki onlar ne isterse o olursunuz.Sizin ne yaptığınızın önemi yoktur.Sadece söylenenler kalır geriye.Dava bunları düşündürdü bana okurken.Kesinlikle herkes okumalı.

Kezban Kırgöz 
05 Tem 13:52, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 7/10 puan

Suçunun ne oldugunu bilmeyen Josef K. ve etrafındaki herkesin bu davadan haberinin olması ilgimi çekmişti.Adalet sistemi ya da etrafımızdaki baskılar suçsuz olsak dahi suçumuz varmış gibi kabul ettirmeye çalışıyorlar.Bunun sonucunda artık o baskıya dayanamayıp suçumuz varmış gibi kabul ediyoruz.

Kitaptan 166 Alıntı

Adalet
Bir sürü boş şey arasında adalet kaybolup gidiyor! Ortada hiçbir şey yokken, mahkeme bir suç yaratıyor.

Dava, Franz KafkaDava, Franz Kafka

Beni bekleyen tehlikelerden söz etmeyin artık. Tehlikeden ancak kendim istersem korkarım.

Dava, Franz Kafka (Sayfa 72 - Venedik Yayınları)Dava, Franz Kafka (Sayfa 72 - Venedik Yayınları)

“İnsan bu dünyada otuz yıl yaşamışsa eğer ve benim gibi hep yalnız başına savaşmak zorunda kalmışsa, o zaman beklenmeyen olaylara karşı bağışıklık kazanıyor ve bunlar yüzünden çok sarsılmıyor… Yalnız insanlar hep alışıktır beklenmeyen olaylara”

Dava, Franz KafkaDava, Franz Kafka

Kendisini kaygılandıran şeyin ne olduğunu tam olarak bilemeden uzun süre öylece oturdu.

Dava, Franz Kafka (Sayfa 148 - Venedik Yayınları)Dava, Franz Kafka (Sayfa 148 - Venedik Yayınları)
eso.okur 
15 Eki 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Mantık istediği kadar sarsılmaz olsun, yaşamak isteyen bir adama direnemez.

Dava, Franz KafkaDava, Franz Kafka
Ömer 
19 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Oysa geleceğe, olgunlaşmaya ve ilerlemeye yönelik bir umut olmadan anlamlı bir yaşamdan söz edilemez.

Dava, Franz KafkaDava, Franz Kafka

Kitapla ilgili 5 Haber

Kafka savaşını İsrail Ulusal Kütüphanesi kazandı
Kafka savaşını İsrail Ulusal Kütüphanesi kazandı Yaklaşık 8 yıldır İsrail Ulusal Kütüphanesi ile Hoffe ailesi arasında süren "Kafka belgeleri" üzerine yasal savaştan Ulusal Kütüphane galip çıktı.
Can Yayınları Minikitap Serisine 5 Yeni Kitap Eklendi...!
Can Yayınları Minikitap Serisine 5 Yeni Kitap Eklendi...! Can Yayınları Minikitap Serisi yeni eklenen kitaplarla büyümeye devam ediyor. Şeker Portakalı, Dava, Simyacı, İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, Zorba ve 1984 eserleriyle toplam 6 kitap ile başlangıç yapan seri yeni eklenen 5 Minikitap; Hayvan Çiftliği, Aldatmak, Genç Werther'in Acıları, Yüreğinin Götürdüğü Yere Git, Lüsyen Tarihe Gizlenmiş Bir Aşkın Hikâyesi ile birlikte 11 kitaba yükselmiş oluyor.
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü Son yıllarda Muhteşem Gatsby, Dublinliler ya da Satranç'ın farklı yayınevleri tarafından basılan çevirilerini gördük. 2015 yılında ondan fazla yayınevi Gulyabani bastı, sayısız Küçük Prens baskısı gördük. 2016'da muhtemelen çok sayıda yayınevi Aşk-ı Memnu basacak. Ama asıl fırtına için biraz daha beklememiz gerekecek. 70 yıllık telif süresi Sabahattin Ali'nin eserleri için 2018 sonunda, George Orwell'ın eserleri için 2020 sonunda dolacak.
Can Yayınları’ndan yeni bir yayın formatı: Minikitap
Can Yayınları’ndan yeni bir yayın formatı: Minikitap Yaratıcı baskı formatları açısından farklılıklara alışkın olmayan yayıncılık sektöründe, son yılların belki de en etkili tartışması “Basılı kitap mı, e-kitap mı?” başlığını taşıyordu. Kitap kokusunu sevenlerle teknoloji çağına doğanları karşı karşıya getiren bu başlığa eklenebilecek üçüncü seçenek Can Yayınları’ndan geldi: Minikitap.