Değirmenimden Mektuplar

6,7/10  (44 Oy) · 
222 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.658 gösterim
Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilköğretim okullarında okutulmak üzere seçtiği 100 Temel Eser'den biri olan Değirmenimden Mektuplar, dünya klasikleri arasında önemli bir yere sahiptir.

Kitap, ünlü Fransız yazar Alphonse Daudet'nin Provence'taki eski bir değirmende yazdığı ve her birinde bir öykünün anlatıldığı mektuplardan oluşur. Değirmenimden Mektuplar'da yer alan bazı bölümler, hâlâ dünya edebiyatının en çok bilinen öyküleri arasında yer alır. Şehrin kalabalığından ve insanlardan kaçan, huzuru sığındığı doğada arayan yazar, gözlemlerini aktardığı öykülerden oluşan eseri için, "Bu kitap, yazdıklarım arasında benim en çok sevdiğimdir" demiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2010
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9789750712289
  • Çeviri:
    Volkan Yalçıntoklu
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aykut 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

Değirmenimden Mektuplar, bir köye yeni taşınmış ve oradaki eski bir değirmende yaşamaya başlayan bir sığırtmacın çeşitli anılarından oluşuyor. Bölüm bölüm anılardan oluşan bu eserde doğa tasvirleri oldukça iyiydi. Zaten ana karakterimiz de doğayı, hayvanları çok seven bir yapıda olduğundan çevresinden edindiği izlenimleri yer yer masalsı bir anlatımla kendi gözünden bizlere yansıtmış. Örneğin dağların gölgesini ele almış, gölün üzerindeki ateş böceklerini ya da koyunların sessiz bakışlarını. Bu açıdan yeterince doyurucuydu; yaşayan bir doğa tasvirini içinizde yaşatacak kadar. Fakat konu açısından bir dağınıklık vardı. Kitap rastgele anılardan oluşuyor fakat bazen bir anı bazen yarım kalıyor, diğeri tam ortasından başlıyordu. Belki de böylelikle hayatın gerçeklerini sunmaya çalışmış bizlere Daudet. Hayatın kitaplardaki gibi bölüm bölüm olamayacağını, olsa bile kesik kesik anılardan ibaret olduğunu yine bir kitapta anlatmış. Gerçekçiliği bu şekilde sağlamaya çalışmış zannımca. Bu açıdan; hem gerçekçilik hem de doğa tasvirlerindeki masalsılık, ikilem oluşturmadan birleşmiş. Kitabı okurken, etkilenip "keşke bende orada olsaydım" dedim defalarca. Bu eseri edebi olarak çok bir beklentiye girmeden okumanızı öneririm; içinde yaşıyormuşcasına okuyun derim.

enver alpaslan 
18 Eyl 2015 · Kitabı yarım bıraktı · 1/10 puan

konusu çok sıkıcıydı ve fazlasıyla ağır ilerliyordu.bu kitap da biyografiye be zediği için ben hç hoşlanmadım harekeli kitaplardan hoşlananlara hiç ama hiç tavsiye etmem

Bülent Karakuş 
21 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Statik çocuk kitabı o yaşlarda okumuştum derin kültür içerir.Tavsıye ederim hikayeleri birbirinden güzel.Milli eğitimin 100temel eser içinde olması hoş ve güzel.

Paris'de yaşayan yazar Provence'de bir değirmen satın alır ve oraya yerleşir. Paris'deki ve Cezayir'deki anılarını ve Provence'da yaşadıklarını/duyduklarını kaleme alır.

Genel anlamda kitabı beğendim, tavsiye ederim.
Yazar doğayı gayet başarılı biçimde tasvir etmiş.
İnsanları ve durumları bazı hikayelerde doğrudan, bazılarında ise halk arasında 'şakayla karışık' dediğimiz şekilde dolaylı yoldan eleştirmiş.
Bence her biri farklı bir anlam taşıyan 'Mösyö Seguin'in Keçisi', 'Yıldızlar', 'Arlesli Kız', 'Papanın Katırı', 'Kızıl ve Beyaz' başlıklı bölümleri daha fazla beğendim.

Kızıl ve Beyaz'dan:
"Kulübe komşusu oldukları halde bizim korucuyla bu adam birbirleriyle hiç görüşmezler.Bir gün bu soğukluğun nedenini sorduğumda, bana ciddi ciddi ne yanıt verse beğenirsiniz:
_'Siyasal görüşlerimiz ayrı.Herif kızıllardan.Bense beyazlardanım.'
Birbirinden daha saf, daha bilgisiz, yılda ancak bir kez kente inip de, Arles'in yıldızlı ve aynalı kahvehanelerinde, Batlamyusların sarayıymış gibi gözleri kamaşan bu iki yabanıl, Theocrite çağından kalma bu iki sığırtmaç, bu ıssız çölün yalnızlığında birbirlerine sokulacakları yerde, siyasal görüşleri yüzünden birbirlerinden nefret edebilmenin yolunu bulmuşlar demek!"

Kitaptan 5 Alıntı

Ali Yalçın 
13 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Katırların çifteleri her zaman bu kadar sarsıcı olmasa da, bizimki Papa'nın katırıydı, üstelik çiftesini yedi yıldır bugün için hazırlıyordu! Hiçbir şey kilisenin kindarlığını bundan daha anlamlı bir şekilde yansıtamazdı."

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 60)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 60)
Aykut 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Eğer kırlarda gecelemişseniz, herkesin uyuduğu vakitlerde, ıssızlığın ve sessizliğin arasından gizemli bir dünyanın uyandığını bilirsiniz. Sular iyice duru bir sesle çağıldar, göllerde küçük alevler pırıldar, dağların bütün gölgeleri rahatça gezinmeye başlar; dalların uzadığını, otların yeşerdiğini duyar gibi olursunuz.

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 27 - Alkım Yayınları)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 27 - Alkım Yayınları)
Ahmet Samsa 
16 Nis 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Siz şimdi benden, o gürültülü ve havası kirli Parisinizi özlememi nasıl beklersiniz? Değirmenimde o kadar mutluyum ki!

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 14 - Can Yayınları)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 14 - Can Yayınları)
Ahmet Samsa 
17 Nis 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Aşk ve Doğa
İki âşık, bir iki saat boyunca ormanda nereye gittiklerini bilmeden dolaştılar... Bu sırada neler konuştuklarını çok merak ediyorsan, yosunların altından görünmeden akan boşboğaz kaynak sularının şırıltılarına kulak vermelisin.

Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 34 - Can Yayınları)Değirmenimden Mektuplar, Alphonse Daudet (Sayfa 34 - Can Yayınları)