Değişen Kafalar Bir Hint Efsanesi

7,7/10  (10 Oy) · 
28 okunma  · 
8 beğeni  · 
791 gösterim
Thomas Mann'ın 1940'ta Stockholm'de yayımladığı Değişen Kafalar, XII. yüzyıldan kalma bir Hint efsanesine değişik bir açıdan yaklaşıyor. Şridaman ile Nanda, farklı kastlardan gelmelerine, zihnen ve fiziki olarak birbirlerinden çok farklı olmalarına rağmen, ayrılmaz iki dosttur. Şridaman, Brahman soyuna dayanan tüccar bir aileye mensup narin yüzlü, çelimsizdir; Nanda ise demircilik yapan, inek güden güçlü ve yakışıklı bir gençtir. Birbirlerini tamamlayan bu iki gencin dostluğu, güzel Sita'yla karşılaşmalarıyla yeni bir boyut kazanır. Şridaman ve Sita evlenir. Ancak Sita'nın, seçimiyle ilgili pişmanlıkları vardır. Hayatları, Sita'nın ailesine birlikte yaptıkları bir yolculukta geçen olaylarla çok ilginç bir biçimde yön değiştirir.

Thomas Mann, Değişen Kafalar ile çok nadir bir olaya, kültürlerarası etkileşime neden olur. Hint efsanesinden yola çıkan Mann'ın romanı, Hint oyun yazarı Giris Karnad'ın ödüllü oyunu Hayava­dana'yı esinler.

Mann eserinde, kelimenin tam anlamıyla mitolojik bir Hint fantezisi yaratmıştır. Doğu ve Batı, zihin ve beden, dostluk ve aşk, erotizm ve ruhsal uyum gibi motifler üzerine çok şey söyleyen Değişen Kafalar, mitolojik ve fantastik bir öykü.
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    124
  • ISBN:
    9789750713620
  • Orijinal Adı:
    Die Vertauschten Köpfe - Eine İndische Legende
  • Çeviri:
    Kasım Eğit, Yadigar Eğit
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
mustafa tamer akder 
25 Haz 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Thomas Mann ile tanıştığım ilk kitap. Kitabını beğenip beğenmediğim hakkında kararsız kaldım. Karakterleri çok garip buldum. Anlatılmak istenen konu hakkında çok yerinde davranışları ama bu kadar temiz kalpli gösterilmeye çalışılması çok garip geldi. Konu olarak hayatlarının büyük bir bölümünü beraber geçirmiş birbirlerine hayran arkadaşların aralarına bir hatun girmesi sonucu ilişkilerinin yıpranmasını ve içgüdüleri sonucu çok karmaşık olay örgüsüne giren farklı bir konunun sorgulanmasını anlatan edebi dili çok güzel olan bir kitap. Ana karakter hatun kişini sevmediğim için bende biraz ikileme sürüklese de bence okuyan kişiye çok farklı bakış açıları katacak bir kitap.

Değişen kafaları mecazi anlamda düşünmüş olsam da , Başlığın birincil anlamı üzerinden gelişen olayları felsefi bir derinlikte anlatan , kişilerin düşündüğü lakin kendilerine itiraf edemediği bazı gerçeklikleri masalsı ritüellerle süslenmiş , bir Hint efsanesinin içinde İnsanoğlunun kendi gerçekliliğiyle ilgili anlamların çıkarıldığı iyi bir kitap . Yazar dostluk , aşk , şehvet , düşünce gibi konuları anlatırken 2 genç erkek ve güzel bir kadın duyguları üzerinden yol almış.

Farklı kültürlerden gelen iki gencin dostluğunun anlatımı ile başlayan kitap , benzeri olmayan insanların birbirine merakını ve birbirlerine kattıkları farklı bakış acıları ile dostluk olgusu üzerinde durmuş. Bu gençlerin karşına çıkan Hintli güzel kız her ikisinin de istediği , her ikisini de ayrı ayrı özelliklerinden dolayı isteyen bir kadın . ... Ve bu Gençler'in kastlarına uygun ( tüccar ailenin oğlu ; alma yönünde ki eğilimi ( bilğisi , düşünce yapısında ki inceliğe dostuna duyduğu derin sevgiye rağmen ), istediği bir şey çıkınca karşısına almaya ve sahip olmaya yönelik tavrı , Demircinin oğlu olan diğer gencin kaba saba gibi daha yüzeysel düşünüyor görünmesine rağmen verici tutumu . Dostu için talepkarlığından vazgeçişi ..


Güzel ve şehvetli kızın her ikisine ait istediği parçayla oluşan ideal kocasına rağmen , bıraktığı diğer parçalara duyduğu özlem ,

Kitapta genelde beyinin ve kafanın ( Düşüncenin ) üstünlüğüne yönelik yüceltme sezinlemiş olsam da ; (Bilge kişinin , hintli kadını ; Kocasının Kafası olan kişiyle yaşamasına yönelik karar kılması bu yönde kanaatimin gelişmesine neden oldu.) bu Bilge üstelik bedenin tüm isteklerini reddeden bir Bilge idi .

Beden ; düşünce ve içine iliştirilmiş , yetiştirilmiş ruh ile bir bütünlük içinde varolduğunu ! Bunların bir birinden ayrı ayrı sevmek o parçaları , o bütünün diğer parçalarına duyacağımız isteği engelleyemediğini hoş bir kurguyla anlatmış yazar. Tek eşliliğe yönelik ve kişiye verdiği ızdırabı da iyi anlattığını düşünüyorum oluşturduğu kurgularla .

Genel itibari ile bir Hint efsanesi üzerinden çıkış yapılmış olsada ! Efsane okumuyor okur ! Yaşamın içinde düşündüğü bazen düşünmeye bile korktuğu gerçekliklerle yüzleştiriyor yazar okuru özellikle ikili ilişkiler, aşk , şehvet ve düşünce ve beden bütünlüğü üzerine kafa yormaya zorluyor . Ben oldukça beğendim diyebilirim . Bu arada bu kitabı okumama vesile olan , beğeneceğimi düşündüğü için özellikle tavsiye eden arkadaşıma teşekürederim !

Göktuğ Güner 
28 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Tanrılar bile birbirini kıskanırken mitolojide,insanlara sözüm kalmıyor.Kıskançlık ve bunun üstesinden gelebilme yetisi ya da bilgeliği hepimizin arayıp da bulamadığı bir eşyadan farksız bana göre çünkü imrenmeyi ve kıskanmayı ayırt etmeyi başardığımız zaman biliyorum ki bazı sorular kendi içinde eriyip gidecek ve bu sorulardan bazılarına da cevap verebilen eşsiz eserlerden birini okuduğum için kendimi şanslı ve de mutlu hissediyorum,okumayan bir şey kaybetmez ama okuyanın elbet bir şeyler kazanacağı güzel bir eser.

Kitaptan 19 Alıntı

Görünüşe bakılırsa, bir dilencinin sefil görüntüsü az da olsa vicdanımızı zorlar ve biz onun ruhuna ulaşmamız gerektiğini düşünürüz , oysa güzel olanın görüntüsü vicdanımızı hiç bir biçimde zorlamaz.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 32)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 32)

Dünyada iki tür mutluluk vardır. Biri vücudun zevkleri sayesinde, diğeri de ruhun sonsuza değin huzura kavuşmasıyla ulaşılan mutluluktur.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 107)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 107)
Aysel Omurtak 
07 Ara 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gündüz baykuşun, gece ise karganın gözü kördür. Ama aşk hastalığına tutulanın gözü hem gündüz kördür hem de gece.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 43)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 43)

Eğer bir insan budalaysa, onun budala mı doğduğunu yoksa sonradan mı budala olduğunu sormak gerekir. Siz akıllıların bizim gibilerin işlerini ne kadar zorlaştırdığınızı Söylemek zorundayım. Akıllı olmamız gerektiğini düşünürken, yeniden budalalaştığımızı öğreniyoruz. Bize yeni ve daha Yüksek basamaklar göstermeyiniz ki, ilk basamağı çıkma cesaretimizi yitirmeyelim.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 21)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 21)

Bilge adam, Bilge adam
Ne kadar da saygındı düşünceleri!
Ama şimdi söndü havası,
Uçup gitti bilgeliği.

Ah, bir bakirenin bakışı,
Nasıl da almıştı aklını başından,
Ağaçtan düşen maymun,
Olamazdı ondan daha perişan.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 42)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 42)
Aysel Omurtak 
07 Ara 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu öyle bir hastalık ki, yalnızca insanı öldürmekle kalmıyor, ölümünü bizzat kendisi istiyor insan. Zorunluluk ve istek birbirinden ayırt edilemeyecek şekilde iç içe geçtiği için, burada zorunlu bir istek var, bu istek zorunluluktan kaynaklanıyor, zorunluluk da mutlak istekten.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 39)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 39)

Kısacası, her şeyden vazgeçiş dipsiz bir fıçıya benzer, akıl almaz bir şeydir. Çünkü onun içinde ruhun baştan çıkarılması ile duyguların baştan çıkarılması birbirine karışır ve bu, kafası kesilince yerine iki tane birden çıkan yılanla savaşmaya benzer. Ama tam da böyle olması gerekir, çünkü aslolan cesarettir.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 92)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 92)
seher 
27 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İki genç arasındaki dostluk ilişkisi, bir diğerinin ötekine göz koyduğu bencillik ve sahiplenme duygularının farkına dayanıyordu.
Çünkü ruhun vücuda girmesi tekleşmeyi, tekleşmeye farklılaşmayı, farklılık karşılaştırmayı, karşılaştırma huzursuzluğu, huzursuzluk şaşkınlığı, hayranlığı, hayranlık da değişme ve birleşme isteğini yaratır.
İşte Etat Vai Tat dedikleri gerçek budur. Bu gerçekler, hayat çamurunun henüz yumuşak olduğu, bencillik ve sahiplenme duygularının katılaşmamış olduğu gençlik çağı için çok yerindeydi.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 4)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 4)

Çocuk, genç kız, anne ya da nine, kim olursa olsun, herkesi doğuran ve doyuranın kadınlar olduğunu, bütün kadınların, kucağından doğup kucağına döndüğü büyük Tanrıça Şakti'yi temsil ettiklerini ve ona özgü izler taşıyan her kadın görüntüsüne saygı gösterip hayranlık duymamız gerektiğini bilmiyor musun?

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 33)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 33)
2 /