Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek

8,8/10  (16 Oy) · 
53 okunma  · 
14 beğeni  · 
1.057 gösterim
"Es rüzgâr, dayan rüzgâr, sakın durma! Adını bilmiyorum, Orhan Ata olsaydı söylerdi. Gel benim kardeşim ol! Sakın durma ey rüzgâr, sakın yönünü değiştirme! İstersen bu yönde uzun süre esebilirsin. Yardım et bana ey rüzgâr! Sakın gitme! Adını da öğrenir ve seni adınla çağırırım. İster misin sana Orhan adını, Orhan Ata'nın adını vereyim? Seni hep Orhan rüzgârı diye çağırırım, sen de beni tanırsın..."

Kirisk, uyuyakaldığı için kendini suçluyor ve sonsuz kederler içinde ağlıyordu. Uyumamış olsa babasının ayaklarına elleriyle dişleriyle sarılır, onu asla bırakmazdı. Bu korkunç boşlukta yapayalnız kalmaktansa onunla birlikte açlıktan, susuzluktan ölmesi daha iyiydi. Geceleyin kayığın birdenbire sarsıldığını, ani bir itişle kaydığını hissettiği zaman niçin gözlerini açamamış, niçin fırlayıp kalkmamış ve bağırmamıştı! Kendine kızıyor, sövüp sayıyordu. Ah uyanık olsaydı!.. Babasının denize atlamasına engel olamaz mıydı! Ya da o karanlık uçuruma onunla birlikle kendisi de atlayamaz mıydı!

İnsanın temel meselelerini, aşkını, hasretini, düşüncelerini kısacası insanı anlattı Cengiz Aytmatov. Kökü Manas'tı. Gelenekten geleceğe uzanıyordu düşünceleriyle. Yepyeni ufuklara açılıyordu. Çocukluğunda dinlediği masallar, gençliğinde hasret ve hüzünle eşlik ettiği şarkılar, ozanların yaktığı türküler dünya görüşünün temelini oluşturdu. İnsanların gönlünü kazandı eserleriyle. Dünyanın dört bir tarafında okundu.

O, yazılmamış bir tarihin dilini keşfederek sadece insanları ve tabiatı değil, insanın ve tabiatın hâllerini bu dille anlatıyor eserlerinde. Okuyucuyu çeken de onun bu özgün kurgusu ve üslubu oluyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2011
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9786054138388
  • Yayınevi:
    Elips Kitap
  • Kitabın Türü:
Umut Çalışan 
04 Ara 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kitap diğer Elips Kitap yayınlarından çıkan tüm Aytmatov kitaplarındaki aynı uzun yazar hakkındaki güzelleme ile başlıyor. Bunun yerine yukarıda bahsettiğim şeyler hakkında kısacık bir bilgi yazısı ne güzel olurdu halbuki. Güzellemenin ardından sadece 18 sayfa süren Yıldırım Sesli Manasçı hikayesi geliyor. Manasçı, destanı günümüze kadar nesilden nesile aktaragelen sözlü anlatıcılar demekmiş. Bereket onun anlamını bulabildim. Hikaye, Bozoy aşireti lideri Senirbay'ın küçük oğlu Eleman'ın (bu isimden pek emin değilim açıkçası), abisinin karısının kardeşinin cenazesine giden kavminin ardından hasta olan babasının başında kalmasından, ardından Yıldırım Sesli Manasçı olarak anılacağından ve Çungarlar'ın onun başına ödül koyacağından ve hazin sonundan bahsediyor. Ama bir hikayeden çok başka bir hikayenin girişiymiş gibi. Belki başka bir kitapta hikayenin tamamı vardır.

Kitaba adını veren ikinci hikayede ise denizcilikle geçinen Nihiv kabilesi erkeklerinin kabilenin genç üyelerinden Kirisk ile denize açılmalarının nasıl bir faciaya dönüştüğü anlatılıyor. Deniz kıyısında koşan Ala Köpek tepesi ise denize açılanların kendine yön bulmak için esas aldıkları tepenin adı. Arka planda yukarıda bahsettiğim gibi iki ayrı efsane (belki de birbirinin tamamlayıcısıdır bilemiyorum), Nihivlerin yaşam tarzı, gelenek ve görenekleri işleniyor. Yazar yine her zamanki acımasızlığı ile "yahu bunu okuyanın da çoluğu çocuğu vardır, dertlenir, efkarlanır" diye tasalanmadan tuzlu su ile gelen ölümü anlatmış. Ancak şunu anladım ki eğer benim gibi Cengiz Aytmatov kitaplarının hepsini yada bir kaçını okuyacaksanız iki kitabın arasını uzun tutmakta yarar var. Zira yazarın anlatımındaki kendine has özellikler üst üste gelince iki kitap birbirinin aynıymış gibi gelebiliyor. Sanırım tadını almak için biraz özlemekte yarar var.

BekMamyt 
25 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kitabın Türkçesini okumadım. Ancak bu eseri orginal metninden okuduğumda suyun kiymetini daha çok anlamıştım. Teknedeki o adamlar susuzluktan ve açlıktan ölürlerken, bizim ne kadar israf ettiğimizin farkına varmıştım... Cengiz Aytmatov'un bu eserini daha çocukken okuduğum için ben ancak bu kadar ders alabilmişimdir...

Muhammet Çelik 
05 Şub 21:52, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Buralardan çok uzaklarda taa büyük bir denizin kıyısında bizim gibi insanlar yaşarmış. Bu insanlar denizden avladıkları balık ve fokları yağından etinden derisinden geçinirlermiş.

Ne var ki deniz bazen acımasız olur bu insanların canına kast edermiş.

Hikaye bu ya böyle bir kayığın son dakikaları var bu kitapta.

Hüsna Teker 
20 Mar 13:12, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitaplarda ön yargı yapmamak gerektiğini bu kitapta anladım.Başta biraz sıkıcıydı ama sonlara doğru nefesim kesildi hele Kirisk'in koskoca okyanusta tek başına kaldığı kısımda...

Kitaptan 12 Alıntı

elçin kılıç 
29 Eyl 19:39, Kitabı okudu, Puan vermedi

Gidin kuşlar, gidin. Bu korkunç cehennemden olabildiği kadar uzaklara gidin.
Uçun kuşlar, kaçın kuşlar bu korkunç topraklardan!

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz AytmatovDeniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov
Umut Çalışan 
04 Ara 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Deniz kıyısında koşan Ala Köpek
Sana geliyorum, yapayalnızım.
Orhan Atam yok,
Babam Emrayin yok,
Akam Mılgın yok...
Nerede olduklarını gel bana sor.
Ama bırak da önce kana kana su içeyim...

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz AytmatovDeniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov
Kifayət 
26 Şub 17:43, Beğendi, 10/10 puan

"Çocuk, kara ile denizin farkını da anlıyordu şimdi; insan karada olunca karayı hiç düşünmez, ama denizde olunca, denizden başka bir şey düşünemez."

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz AytmatovDeniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov
Kifayət 
26 Şub 17:00, Beğendi, 10/10 puan

"İnsan ne kadar ki yaşıyor, o, ruhen deniz gibi güçlü, gökyüzü gibi sınırsızdır, zira onun düşüncesinin hududu yoktur."

Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz AytmatovDeniz Kıyısında Koşan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov
2 /