Dimitri'nin Kızları Bir Çanakkale Romanı

5,0/10  (2 Oy) · 
6 okunma  · 
0 beğeni  · 
552 gösterim
Bu Erenköy (Renköy) bir zamanlar Rumların hiçbir kaygı duymadan gelenek ve göreneklerini, dinsel ayinlerini gönüllerince yaşadıkları bir beldedir Çanakkale'de.
Rumlar, Erenköy (Bugünkü adıyla İntepe)'nin verimli topraklarında bağcılık ve şarapçılık yaparak geçinirlerdi. Ürünlerini değerlendirdikleri en uygun yer Çanakkale (Kal'a-i Sultaniye) panayırlarıydı.

Erenköy'den giden yaşlı bir çiftin yıllar sonra söylediği şu sözler çok şey anlatmaktadır:
"Erenköy bağları ve bahçeleriyle yeryüzünde bir cennetti, oradan ayrılmamız cennetten kovulmayla aynı şeydi."

Bu romanda Erenköy'ün en varlıklılarından Dimitri'nin kızlarının Türk gençleriyle aşkları o günlerin gerçekliğiyle anlatılmaktadır. Birinci Dünya Savaşı'yla birlikte din ve milliyetçilik öne çıkınca her iki tarafı da huzursuz eden olaylar yaşanmıştır. Bundan en çok etkilenenler de birbirlerini sevmekten başka suçları olmayan bu gençlerdi.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2014
  • Sayfa Sayısı:
    464
  • ISBN:
    9786056259074
  • Yayınevi:
    Çanakkale Kitaplığı
  • Kitabın Türü:
Nejla GÜNEŞ 
03 Eki 2015, Kitabı okudu, 3 günde, 4/10 puan

Üç gündür okuyorum bu kitabı, pek sevemedim anlatım dilini. Aslında konusu çok güzel ancak dediğim gibi anlatım dili sanki düzyazı okurmus gibi tat vermiyor. Romanda geçen diyaloglar bile sanki oyunculara sufle verirmis gibi ruhsuz ve duygusuz kelimeler kullanılmış. Yaşanılan olaylar ( aşk )da hemen oldu- bittiye getirilerek konular arası hızlı geçişler yapılmış. yani nasıl desem kitap Çanakkale'de 1910 lu yıllarda yaşanmış, birinci dünya savaşı öncesi yaşanmış olayları ve kurgusallık katarak imkansız gibi görülen bir kaç aşkı birden anlatıyor. Cümlelerin modu düşük sanki çocuk hikayesi veya maslı anlatır gibi basitçe kurulmuş ve sürekli kendini tekrar eden farklı kelimelerle aynı anlamı taşıyan cümleler kullanılmış. Kısacası kitabı okurken yoruldum yani. Bitirmiş olmak için bitirmeye çalıştım ve bitti çok şükür.

Halil Yavuz KAYA 
30 Ara 2015, Kitabı okudu, 15 günde, 6/10 puan

Öncelikle belirtmeliyim ki Sitemizde bu kitap iki cilt olduğu halde 1.nçi sine yer vermiş. Oysa kitap iki cilt. Umarım bu dikkate alınır.
İlk kitabın 300 sayfasına kadar umduklarımı bulamadım.Belki bu kitabı Dido Sotiriyu nun "Benden Selam Söyle Anadolu ya" ve Kemal Yalçının "Emanet Çeyiz" in den sonra okumamdan kaynaklanmıştır. Bilemiyorum. Şimdi okumak istesem önce bu kitabı sonra diğerlerini okurum...
Çok güzel bir konusu, olsa,da, harika bir aşk hikayesi yakın tarihin yaşanmış ve acılar bırakmış gerçekliği içinde kurgulanmış olsa da....Bazı konuları da değinmek gerekliliği var.,
Dimirtri nin iki kızı bir oğlunun; Bilhassa kızlarının Türk gençleri ile evliliğe kadar giden üç ,hatta dört büyük aşkın etrafında, o dönemlerin ( 1.nci Dünya savaşı öncesi, Balkan savaşları, kurtuluş Savaşları) Anadolu da iç içe yaşayan Türk ve Rum toplumlarının kültürel yapısı ve farklılıkları ile birbirlerine bakışları çerçevesinde hikayelendirilmiş.
Ancak Yazar zaman zaman Shaskespeare zaman zaman Homereos un destansı anlatımını tarzlarını denemiş olsa da. yazılar süslenmek istenmiş. Ama bazen ne demek istediği ne anlattığı belli olmuyor. tat da kaçıyor.
Bu süslemelerle, yada çoğu zaman diyaloglar sade suda tirit gibi şekersiz tatlı tadında kalıyor.
Aşklar o kadar hızla gelişiyor İlk anda kara sevdaya dönüşüyor.Bu kurgunun zaafiyetine sebebiyet veriyor.
2.nci Cilt de okadar çok Matbuat hatası, baskı dizgi yanlışlığı, eksik kalan kelime, Esas amaca, anlatılmak istenene varmak için değişiklik isteyen tümçeler var .
Şimdiki adı "Erenköy" olan, bir müddet öncesine kadar "İntepe" olan, hikayenin geçtiği zaman diliminde ise "Renköy" diye isimlendirilen çok çok öncelerinin "Ofrenion" un dan gerçek den Boğazı seyretmek, güneşi batırmak, hala daha yapılmakta olan ev şaraplarından yudumlayarak bir akşam yemeği yemek bu güzel aşkları ve geçmişteki dostlukları yeniden yad etmek Bir ömre bedel....

Kitaptan 25 Alıntı

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır, hızla geçip giden zaman.
Not. 2.cilt

Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 40)Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 40)

Taş da yumurtanın üstüne düşse, yumurta da taşın üstüne düşse, olan yine yumurtaya olur.

Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 108)Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 108)

Kapatmışlardı kapılarını, incinmişti yüreği, kurşuna dizdiler anılarını, fakat yenik düşmemişti bu gönül savaşında, ama unutmuştu en güzel şarkılarını...

Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 258)Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 258)

Elleriyle sımsıkı tuttuğu balonlar artık bir bir uçacaktı özgürlüğe doğru...

Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 440)Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 440)

Aşk diyordu yaşamın bütün ustaları, aşk ile sevmektir bir güzelliği ve dövüşebilmekti o güzellik uğruna...

Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 431)Dimitri'nin Kızları, Selçuk Kızıldağ (Sayfa 431)
3 /