8,5/10  (174 Oy) · 
811 okunma  · 
149 beğeni  · 
4.378 gösterim
Zengin ve yakışıklı bir Rus prensi olan Nehlüdof, halalarının hizmetindeki güzel köylü kızı Katyuşa'yı baştan çıkardıktan sonra bırakıp gider. Bir sonraki karşılaşmaları, yıllar sonra bir mahkeme salonunda olur: Katyuşa kötü yola düşmüştür ve adam öldürmek suçuyla yargılanacaktır. Katyuşa'nın durumundan kendini sorumlu tutan prens, vicdanının ezici baskısıyla baştan ayağa değişecek, yaşadığı dünyaya farklı gözlerle bakmaya başlayacaktır. İnsan ruhunun, vicdanının, inancının ve 19. yüzyıl Çarlık Rusyası'nın gerçekçi bir portresini çizen bu başyapıt, Tolstoy'un ateist ilan edilmesine ve 1901 yılında Kilise'den aforoz edilmesine sebep olmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    637
  • ISBN:
    9789944886666
  • Çeviri:
    Ayşe Hacıhasanoğlu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aysel 
27 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kalınca bir kitap olması gözünüzü korkutabilir. Bi de klasiklerden olunca sıkılmayı düşünmeniz olası. Ama kendi adıma söyleyeyim okuduğum sayfalar arasında tekinde bile sıkılmamışımdır. 553 sayfa su gibi akıp gitdi.

Kitapta Nehlüdov`un vicdan muhasebesiyle karşı karşıya kalıyor, o her kendini, hükumeti sorguladığında siz de farketmeden kendinizi sorguluyorsunuz. Peki Nehlüdov neden vicdan azabı çekiyor? Kısaca anlatayım:
Maslova ( kitap boyunca kadının adı Nehlüdov`un dilinden Katyuşa diye geçer) kötü yola düşmüş, katil olmuştur. Katil olmasında aslında suçu olmasa da mühakeme olunur ve Sibir`e sürgün cezası alır. Nehlüdov da bu mahkemede tesadüfen jüri üyelerinden biridir. Katyuşa`nı görür tanır ve başına gelen bütün bu olaylardan kendini sorumlu tutar. Haksızda değildir aslında. Zira Katyuşa Nehlüdov`un teyzelerinin evinde hizmetçiyken ( 17 yaşında ) Nehlüdov onu yoldan çıkarır, hiçbir şey olmamış gibi yürür yoluna gider, olan Katyuşa`a olur, evden atılır. Kötü yola düşer. Nehlüdov onu koşulsuz sevdiğini gün geçtikçe anlar ve Katyuşa için elinden geleni eder. Onunla Sibir`e sürgünü de göze alır.

Kitap yazıldığı dönemde kilisede yasaklılar arasına alınmış. Buna başlarda anlam verememiştim çünkü Tolstoy kitaplarında şahid olduğumuz, ibretlik anlatım, Tanrıdan çok Allah demesi hatta bu kitapta sonuncu sayfalarda İncil`den alıntılar yaparak kapanışı yapmış. Okuduğum ve anladığım kadarıyla Tolstoy kilise adamlarını eleştirmiş, onları insanların saf dini inanclarından süiistimal ettiğini yoğun zekasıyla işlemiş. Bu kiliseleri kızdırabilir. :)

Kitapta yalnızca din konusunda değil, suç-ceza gibi toplumsal meselelerle ilgili de eleştiriler bulunuyor. Bazen Nehlüdov karakterinin ağzından bazen Nehlüdov’un karşılaştığı bir delinin ağzından Tolstoy eleştiriyi vermeyi başarıyor.

Ayrıntılar çok çok ama bir tane de boş yere anlatımın şahidi olmadım.

Yorumum çok uzun oldu. Bunun yanı sıra hiçbir şey anlatamamışım gibi hissediyorum :)

Keyifli okumalar.

Sadettin TANIK 
09 May 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Diriliş, vicdan azabının ezici baskısını anlatırken, ceza hukukuna da ağır eleştiriler yöneltiyor. Eserlerinde ahlaki değerlere vurgu yapan Tolstoy, bu kitabında insan ruhunun, vicdanının ve inancının toplum tarafından öldürüldüğünü dile getirip, bunların yeniden dirilişinin mümkün olup olmadığını sorguluyor. Güzel bir Tolstoy klasiği tavsiye ederim

Elif Kimya Salt 
17 Ağu 13:19, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kalın kitap okumayı sevmeyen arkadaşlar, bu kitabı okumaktan kaçacaklardır çünkü kitap 553 sayfa.Ama tek bir kelimesi gereksiz değil.Her sayfası dolu dolu sıkılmayacağınız bir klasik.Kitap mahkemede jüri üyesi olan zengin kahramanımız Nehlüdov' un vicdan azabı ve mahkemeyi sorgulaması üzerine.Vicdan azabı çekmesinin sebebi eskiden yapmış olduğu bir hata sonucu kötü yola düşüp, cinayet işlemiş ve jüri üyesi olduğu mahkemeye getirilmiş olan Katyuşa' dır.Çünkü teyzesinin evinde hizmetçi olan bu kızı kullanmış sonra arkasını dönüp gitmiş.Fakat kendisini gerçekten seven Katyuşa bu olaydan sonra evden kovulup kötü yola düşmüştür.Mahkemede verilen kararla birlikte kahramanımızın vicdanını temizlemek için Katyuşa ile birlikte sürgüne gitmesi ve yaşadıkları anlatılıyor.Kitap yazıldığı dönemde kilise tarafından yasaklı kitaplar listesine alınmış çünkü kitapta din adamlarını, mahkemeleri ve adaleti eleştirip sorgulamıştır.Herkesin okuması gereken bir kitap

Dostoyevskinin ölüler evinden anılarını okuduktan sonra okunacak en güzel kitaptı herhalde. vicdan muhasebesi, ne kadar dışında kalırsa kalsın insan hayatlarının birbiriyle ilişkinliğini, duyguların varlığı ve çevreyle olan uyumu müthiş bir olay örgüsü sayesinde çok iyi ve akılda kalıcı anlatılmış.

Sıtkı Öztürk 
02 Nis 20:35, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Rahmani ruh (vicdan) ile hayvani ruhun ( nefis) mücadelesi, hayvani ruhun galip gelmesi ve sebep olduğu felaketle yüzleşmesi sonrasında, can çekişmekte olan vicdanın yeniden "diriliş" hikayesi.
Ruhunu arındırmaya çalışan samimi bir insanın, yerleşik haksız bir düzeni dahi yerinden oynatabilecek bir güce sahip olabileceğinin ve öldüğü sanılan bir ruhun "diriliş" öyküsü.
Muhteşem bir anlatım. Ve bir "Tolstoy" klasiği.
"Hiç kimseye farkettirmesekte her insan kendi içinde iyi ile kötünün mücadelesine şahitlik eder. Önemli olan iyiliği üstün kılmaktır. İşte bu yüzden asıl cihat, nefisle yapılandır."

mimgvn 
08 Kas 16:58, Kitabı okudu, 14 günde, 9/10 puan

Vicdan denen şeyin insan hayatını nasıl yönettiğini görmek için okunmalı...Aslında pek çok kavramın tanımını ve yaşamımızda ki yerini yeniden irdelememizi sağlayacak tespitlerle dolu bir kitap.. Pişmanlıklar, inanç , vicdan, yargılar ve cezalar, suçlular ve suçsuzlar, ahlak , sosyal sınıflar arası farklar, iç hesaplaşmalar , aşk ve Tolstoy 'un gözünden Hristiyanlık.....
Düşünerek ve duyumsayarak okunmalı....

Muharrem Armağan 
23 Mar 20:44, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitap benim için Tolstoy'un şimdiye kadar okuduğum en iyi kitabı özellikle hapishane yaşamını oradaki kötü koşulları özellikle suçsuz insanların bulunduğu durumu buna rağmen karşıda derdini anlatacak muhatap bulamayan insanları gözler önüne seriyor.Özellikle insan hem kendini hem sistmeni sorguluyor çünkü sistemde yazarın dediği gibi bir çok eksik yön bulunmakta bu bizim ülkemizde de en bariz şekilde belli özellikle Ferhan Şensoy'un başrol oynadığı Pardon filminde trajikomik bir şekilde anlatılmıştır ülkemizin hapishane sistemi ve malesef bize şaka gibi gelse de gerçekten hapishaneleri araştırdığınızda o kadar saçma nedenlerden dolayı hapis yatan ve karşıda derdini anlatacak muhattap bulamadığı için suçsuz yere hapis yatan insan var ki nedeni ise tek bir cümledir çogu zaman bizde emir kuluyuz bu yüzden hiç bir zaman suçlu yoktur suçsuz oldugunuz anlaşılırsa da tek bir kelime Pardon! bunun dışında yine kitapta geçtiği gibi aslında ceza veren insanların ne kadar temiz namuslu insanlar oldukları aşikar.Kitap üzerine konuşulacak o kadar çok konu var ki keşke birisi çıkıp tüm bunları giderebilse ama şu an benim gördüğüm kördüğüm olmuş bir sistem.Bunun dışında peki gerçek suçlular ne olacak sorusu var aklımda bunu da biraz uzun olacak ama kitaptan bir kesitle özetlemek istiyorum."Yani demek istiyorum ki aslında, mantıklı olan ve eskiden de kullanılmış olan iki ceza vardır:Bedensel ceza ve ölüm cezası.Fakat, örf ve adetler yumuşatıldığından, şimdi her iki ceza da gittikçe daha az kullanılıyor.Bir adam kendi canının yanmasına neden olan bir davranışı ileride yine yapmasın diye, onun canını yakmak mantıklı bir şey.Gerçekten, toplum için zararlı, tehlikeli bir adamın kellesini uçurmakta yine öyle, mantıklı bir harekettir.Her iki ceza da bence akla uygun, yerindedir.Fakat tembellik ve kötü örnekler yüzünden doğru yoldan sapmış bir insanı cezaevine tıkıpta onu, kendisinden daha aşağı yaratıklarla bir arada, büsbütün boş oturmaya zorlamanın ne anlamı var?" düşünce başta çok korkunç gibi görünsede ülkemizde bunca tecavüz terör hırsızlık vb eylemi varken caydırıcı bi ceza olmadığı sürece devam edecektir.Özellikle son değineceğim konu bildiğim kadarıyla Brezilyada yılda 12 kitap okuyana 48 gün ceza indirimi var ve bu uygulama çok küçükte olsa bazı insanlara çok büyük etkiler yapabilir.Bir insanı kurtarmak tüm insanlığı kurtarmak gibidir ve insan ister istemez bir kitabı bitirdiğinde düşünceleri bi şekilde değişir.Kitabı tavsiye ederim herkesin kesinlikle okuması gerekli bence.Hem kendinizi hem sistemi sorgulayabileceğiniz bir kitap.

güzin tanyeri ışık 
28 Tem 2015, Kitabı okudu, 73 günde, Puan vermedi

İnsanın geçmişte yaptığı bir hatayı düzeltme çabası, bunu başarabileceğine, geçmişi bir anlamda geri getirebileceğine olan inancı beni çok etkiliyor. Bu aslında farkına vardığımız, bize acı vermeye başlayan gerçekten kurtulma, kendimizi kurtarma uğraşından başka nedir? Nehliudov’da da yeni yeni uyanan bu vicdan azabı burjuvaya ve yaşam tarzına olan bakışını tümüyle değiştirmesine, onun haksızlıklara, hukuksuzluğa savaş açmasına neden olacak. Ne kadar değişmeye, değiştirmeye çabalasa da Nehliudov’da sahip olduğu konum ve maddi olanakların bilinciyle hareket ederken hâlâ biraz kibir kaldığını görüyorum. Kazanmaya alışmışlara özgü bir kendine güven. Neyse ki karşısında sadece güzelliğiyle tanımlanmamış, karakter sahibi bir kadın var, Maslova. Henüz kitabın yarısındayim ama bence Maslova “erkek tarafından kurtarılan kadın” olmaya gönül indirmeyecek kadar güçlü bir karakter. İşte bizim böyle etkili kadın karakterlere ihtiyacımız var!
Kitapta canımı sıkan, anlatımın zaman zaman ima edici, öğretici, anafikir kaygılı bir hâl almaya yaklaşması. Buna bir örnek vereyim; dolandırıcılık yaptığı herkesçe bilinen sanığın avukatı dilbazlığıyla mahkeme heyetini etkileyerek beraat kararı alıyor. Dava dosyasındaki delillere ilişkin ise hiçbir bilgiye ulaşamıyoruz anlatıda. Yani anlatıcıda “avukatlar yalancıdır, paragözdür, düzenbazdır, vs” demeye getiriyor gibi bir izlenim sezinliyorum, çünkü kitapta yer yer karşımıza çıkacak bu meslek grubu hep kötü hep kötü. Can sıkıcı olan başka şey de, anlatımın ayrıntıya boğulmuş olması. Mesela, olay anlatımında olayın geçtiği odadaki eşyaların sayılması, bunun o kadar abartılması ki olay anlatımına bir türlü geçilememesi. Ya da kitap okumayı çok sevmekle betimlenen karakterin sevdiği kitapların sayılması. Ah sevgili Tolstoy, bize ne bunlardan, diye düşündüm, sonra bu kitabın 1899’da yazıldığını hatırladım.

Hande Kırkımcı 
 15 Tem 10:58, Kitabı okudu, 17 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitabın kalın olması, gözünüzü korkutma sin. İlk defa bir Tolstoy kitabı okudum ve kendime kızdım, neden daha önceden okumadım diye, Bir insanın yıllar önce yapmış olduğu hatayi, yıllar sonra telafi etmeye kalkarsa. . Toprak mülkiyetini ne kadar da güzel anlatmissin. Hapishanelerde insanların çektikleri ve en önemlisi suçsuz insanların orada olması, zengin -fakir arasındaki farklarin ve bunun yüzünden insanların yasadikları. .Sen halkın sesin Tolstoy.Vicdanın en büyük mahkeme olduğunu birkez daha anlamış oluyoruz

Golyadkin 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Okuduğum ilk ve en çok sevdiğim Tolstoy kitabı. Oldukça akıcı ve hızlıca bitiyor. Romanda baş karakterlerimiz birçok farklı ortamda anlatılıyor.

3 /

Kitaptan 99 Alıntı

Sadettin TANIK 
23 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"Millet ölüyor," diye düşündü, "çocuklar beslenemedikleri için ölüyorlar. Kadınlar ölesiye çalışıyorlar. Herkes, hele yaşlılar doğru dürüst beslenemiyorlar. Böylece de millet, korkunçluğunu kavrayamadığı bir duruma doğru adım adım ilerliyor; bundan şikayetçi de değil üstelik. Biz de sonunda bu hali olağan bir şeymiş gibi karşılıyoruz."

Diriliş, Lev Nikolayeviç TolstoyDiriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy

“Yüz binlerce insan avuç içi kadar bir yere toplanıp, üst üste yaşadıkları toprak parçasını çirkinleştirmek için var güçleriyle çalışmış olsalar; üzerinde hiçbir şey yetişmesin diye her yanına taş dikmiş, filizlenen her otu kökünden koparmış, havayı taş kömürü, petrol yakarak ellerinden geldiğince kirletmiş, çevredeki tüm ağaçları kesmiş, tüm hayvanları, kuşları uzaklaştırmış olsalar bile gene de ilkbahar ilkbahardı.”

Diriliş, Lev Nikolayeviç TolstoyDiriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy

Kızın kendisini sevdiğine inanmaya o kadar alışmştı ki, şimdi kızın bir başkasını sevebilmesi ihtimalinden kederlere düşüyordu.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 374)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 374)
mimgvn 
08 Kas 16:37, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

''Adın nedir senin?'' diye soruyorlar. Bir adım olduğunu sanıyorlar. Oysa yoktur adım. Hepsini attım ; ne adım vardır ne yurdum. Ben varım yalnız. Adın nedir? İnsan. ''Kaç yaşındasın? Saymadım. İstesem de sayamazdım zaten. Her zaman vardım , her zaman da var olacağım çünkü. ''Anan, baban kim? diye soruyorlar. Tanrı'dan birde topraktan başka ne anam ne babam var, diyorum. Tanrı babam, toprak anamdır.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 508 - İletişim Yayınevi)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 508 - İletişim Yayınevi)

Yeter ki, imkansızlıklar yüzünden pek bozulmayayım, işte asıl o zaman berbat ve perişan olduğum gündür.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 129)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 129)

Hal ve tavrında o kadar büyük bir sadelik ve güven vardı ki, sevgi dolu duygulara sahip olduğu belliydi.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 178)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 178)

İnsan kendi gözündeki dikeni her zaman tam zamanında görebilse, ne kadar iyi bir yaratık olurdu!...

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 306)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 306)

" İnsan, " dedi, " soysuz, aşağılık şey... Kendini açık, olduğu gibi gösterenlere bakar, aşağılık görür, geçer. Fakat kendini sahte, yalancı renklere sokanlara ; zenginliği, mevki, gösterişli parlayanlara bayılır, kovalar ve artık kötü ile iyiyi ayırt edemez hale gelirsin. "

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 287)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 287)
şeyma özaslan 
02 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

O zaman üzerinden tazelik, sağlık, incelik taşardı; ruhu geleceğe ait en tatlı projelerle beslenirdi; yaşı ilerledikçe bu güzel şeyler birer rüya gibi silinmişlerdi.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 203)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 203)

Kitapla ilgili 1 Haber

1k okurları kitaplardaki karakterlere oyuncu arıyor.
1k okurları kitaplardaki karakterlere oyuncu arıyor. 1k okurları olarak Amerikan Tanrıları'ndaki karakterleri oynayacak oyuncuları 1 Ağustos 2016 günü seçiyoruz.