Doğu'nun Limanları

8,4/10  (242 Oy) · 
926 okunma  · 
183 beğeni  · 
3.166 gösterim
"Adana'da ayaklanmalar olmuştu.Ahali, Ermeni mahallesini talan etmişti.Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların bir provası.Ama bu kadarı bile korkunçtu.Yüzlerce ölü.Belki de binlerce.Nubar'ınki de dahil, sayısız ev yakılmıştı.Ama Nubar şimdi ender rastlanan Arsinoe adındaki karısı, on yaşındaki kızları ve dört yaşındaki oğullarıyla birlikte kaçmayı başarmıştı."

Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan.Doğu'nun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik öyküsünün içinden anlatıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    184
  • ISBN:
    9789750809777
  • Orijinal Adı:
    Les Échelles Du Levant
  • Çeviri:
    Saadet Özen
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
05 May 02:54, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Soyu Osmanlı'ya dayanan İsyan, yaşadığı Beyrut'tan sadece babasının onu büyük bir devrimci olarak görmek istemesinden sıkıldığı için, ablasının işbirliği ile kendi istediği meslek olan Tıp bölümünü okumak için Fransa'ya gider...

Müslüman bir baba ve Yahudi bir annenin üç evladından biri olan İsyan okuldaki başarıları ile gururlanırken bir arkadaş grubunda kurduğu bir cümle onu Fransa'da başlayan savaşın ve direnişçilerin içine savurur. Burada aldığı görevler sırasında Clara ile karşılaşır...

İsyan artık tedirginlikle yaşamaya başlar ve baba ocağına dönmeye karar verir. Orada karşılanması ise çok şaşırtıcı olur...

Ablası İffet evlenmiştir. Küçük kardeşi Salim ise yine Kitapdar ailesine yakışmayacak şekilde davranmaya devam ediyordur. İsyan tekrar karşılaştığı sevdiği kadın olan Clara'ya duygularını açmış ve olumlu sonuç almıştır...

Yaşadığı topraklara da savaş gelmiştir. Clara ile zorunlu ayrılığı, kardeşinin ona layık gördüğü hayat ise yirmi koca yılının alınmasına ve düştüğü kuyudan çıkmayacağını kabul edişine, bunları yaşarken en dipte olduğu bir dönemde onun tekrar hayata tutunmasına sebep olacak olayın şaşkınlığı ile kendini yine Fransa'da bulacağından habersizdir...


Eser hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki, İnsan bitsin istemiyor... Bir insanın başına gelebilecek her şey İsyan'ın başına geliyor ve siz sanki onun karşısında oturmuş o otel odasında onun hikayesini dinliyor ve bir yandan öfkelenip, bir yandan duygulanıyorsunuz. Özellikle son anlattıklarını dinlerken sizde Seine nehrinin kıyısından onun hayatında ki perdenin nasıl kapanacağını merak ederek bir seyirci gibi izlemek isteyeceksiniz...

Alev 
06 Mar 17:06, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 9/10 puan

Ne yazmalı nasıl anlatmalı bilmiyorum... Dil o kadar akıcı ki, sayfalar hızla yuvarlanıp gidiyor parmaklarınızın arasından. Birçok cümle buldum yine kendime cımbızla çekip ayırdığım. Böyle kitapları çok seviyorum. Direniş, aşk, bağlılık.. Okurken tadabileceğiniz çok duygu var içerisinde. Okuduğum ilk Amin Maalouf kitabı, yeri artık bende çok çok başka.

KeMâL 
21 Haz 15:08, Kitabı okudu, 4 günde, 8/10 puan

Amin Maalouf’tan okuduğum ikinci eser oldu. İlki Semerkant olan başlangıcım bu eserle devam etti. Yazarın dili muazzam; akıcı, sade, yalın ve sürükleyici. Semerkant kadar olmasa da bu kitapta güzeldi. Okuyucu sıkmayan bir üslubu var yazarın. Konulara gelirsek; başlangıcı Osmanlı Devleti’ne dayanan babası Türk annesi Ermeni olan bir ailenin dramını canlandırmış yazar. Yine bir sürü ülkeyi, şehri, kültürü ve ırkı tanıtmış yazar. Beyrut, Paris, Adana…. Aynı şekilde içinde bir çok duyguyu barındırıyor. Osmanlı’nın yıkılma süreciyle başlayan roman direnişi, aşkı bize çok iyi anlatıyor. Direniş esnasında tanışan evlenen çiftimizi bir çok sürprizler bekliyor. Kardeşinin ona yaptığı acımasızlık da hafızalarımda hala. Karısıyla ayrı kalıp akıl hastanesine düşen kahramanımız eserin son bölümünde sürpriz bir sonuçla karşılaşıyor. Farklı bir kurgu, 178 sayfaya sığdırılan büyük bir eser. Aile baskısı yüzünden kendini devrimin içinde bulan kahramanımızın bu süreçteki yaşanılanları bir otel odasında 4 güne söyleşi yaparak ( röportaj gibi de denilebilir ) anlatmış eseri. Film olabilecek bir roman daha benim için. Eserde yine bir çok cımbızladığım alıntılar var. Klasik sayılabilecek eserlerden olmuş. Beğenerek okudum sizlere de tavsiye ederim.
Dipnot: Baskı yüzünden farklı çeviriler mevcut. Nette epub olarak okumak isterseniz farklı baskı; alıp okursanız başka bir baskıyı okuyabilirsiniz dikkat !

Şükran Güngör 
23 Tem 2015, Kitabı okudu, 2 günde, 9/10 puan

Yazarın okuduğum ikinci kitabı. ilki Afrikalı Leo dur. İlk kitabından aldığım tadı aynen ve dahi biraz daha fazlasını bu kitaptan da aldım. Kitap bir solukta okunacak bir eser. Üslubu okuyucuyu sıkmıyor. Osmanlı soyunun da kitap kurgusuna dahil edilmesi konuyu ilginç kılıyor. İsyan Kitabdar adlı kahramanımızın başından geçenler sizi hikayenin içine alıyor. Hayatı hakkında yaptığı planların birden kendi kontrolünden çıkıp-ki biraz da gönüllü olarak- bambaşka bir serüvende kendini bulması bana şu atasözümüzu hatırlattı:AKIL KURAR KADER GÜLERMİŞ:-)

Eslem 
 30 Eki 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Bu romanı hikayesiyle karakter ve mekan betimlemeleriyle her şeyiyle çok seviyorum. Çok etkilendiğim bayıla bayıla okuduğum bir kitaptı. Bitirdikten sonraki tek gayem insanlara "Amin Maalouf'un bir kitabı var Doğu'nun Limanları onu okusana bak çok güzel asla pişman olmayacaksın" demek oldu.

eso.okur 
20 Eki 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kitap beni çok etkiledi. Bir anda Direnişin zirvesine oturmuş bir adam. Sonrasında kayıplar, uzaklık, yıkım. Delilik ile dehalık arası bir çizgiden atlayış, zihin bulanması. Bi yandan üzülürken bir yandan da sonunu merak ettiğim bir kitap. Ağlak bir kız değilim ama beni duygulandıran güzel kitaplar arasında yerini aldı.

Alper Abay 
09 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Her Amin Maalouf kitabı kitabı gibi bir oturuşta bitirilebilen,insanı katiyen sıkmayan,sade dilli ve mükemmel anlatımlı bir kitap daha ve bir Adanalı olarak Osmanlıda başlayıp Adana devam eden olayları okumak ayrı bir zevk kaynağı ve doğu akdenizi bilip doğu akdenizi en iyi anlatan romanlardan biri

Uğur Erdoğan 
31 Mar 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Soyu Osmanlı sülalesine dayanan bir adamın hikayesini anlatıyor.Doktor olmak isteyen kişi bir anda kendini Fransada iken direnişin içinde buluyor.Direnişte önemli görevlere geliyor.İnsanın inişlerini ve çıkışlarını da inceleyen bir kitap.Hayatın insanı nereye sürükleyeceğinin belli olmadığının göstergesi.İnsanın kendisi için gelecek planları vardır.Ama hayatın da bizimle ilgili planları var.
Bu yazarın bir kitabını daha okumaktan dolayı memnunum.Anlatımıyla sizi romanın içine çeken bir tarzı oluyor.

Abdullah K. 
14 Eyl 19:31, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kitaba başlarken ilk yarısını 3gunde diğer yarısını 2saatte bitirdim yani konular öyle çabuk değişiyor ki ne olduğunu çözmek zor oluyor ama güzel tavsiye ederim değişik bi yazar

selma gülen 
02 Ağu 19:26, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 8/10 puan

Bir kelime kararını, bir duygu hayatını, bir insan seni değiştirebilir demiş, Konfiçyüs.
Bu romanı okuyup bitirdiğimde aynen bu cümle dolaşıyordu kafamda.
Yazar, adı İsyan olan bir adamın hayatını anlatırken, geri planda bir Avrupa savaşı ve bir Ortadoğu savaşının da az da olsa tarihine değiniyor ama asıl adının İsyan olmasından mı kaynaklı bilinmez, roman kahramanımızın hayata isyan ettiren hikayesini anlatmış. İsyan'ın, hayatının değişmesine sebep olan bir kelime, bir duygu ve bir insan faktörünü hayatının dönüm noktalarında ortaya çıkmasını heyecanla okuyacaksınız. Sürükleyici bir roman...Keyifli okumalar...

5 /

Kitaptan 131 Alıntı

"Aşk ilk günkü gibi kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse. Hayat insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir."

Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 109)Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 109)

Öfkeliydim, kendime karşı öfkeli. Hep böyle olurum. Aylarca sessiz kalırım, neredeyse konuşmayı unutacak kadar, sonra birden baraj yıkılır ve ne varsa; neyi tutmuşsam her şeyi koyuveririm, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar ve daha susmadan pişman olurum.

Doğu'nun Limanları, Amin MaaloufDoğu'nun Limanları, Amin Maalouf
emine çelikbaş 
01 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Ama o benim babam," ... "Bir yabancı değil, babam, hücrelerimn yarısı, kanımın yarısı, saçımın rengi, çene yapım ondan geliyor. Babam."

Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 155)Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 155)
emine çelikbaş 
02 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten... İki yıl mı geçmiş? Gelmesinin eli kulağındadır...

Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 166)Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 166)

"Kaderin karşısında, kedinin güzelce oynadıktan sonra öldürmeye hazırlandığı fare gibiydim. Derler ya, ne kaçabilen ne de hayatta kalmak için bir çıkış bulabilen fare o anda çıldırıp fırıldak gibi dönmeye başlarmış."

Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 128)Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 128)
Selver KONAK 
27 Ara 2014, Kitabı okudu, 9/10 puan

"Günlerin hep aynı olduğu bir ömrün çetelesini tutmak neye yarar ki?"

Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 168)Doğu'nun Limanları, Amin Maalouf (Sayfa 168)