Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları

8,0/10  (2 Oy) · 
4 okunma  · 
1 beğeni  · 
454 gösterim
Etkileyici dış görünüşü, tatlı dili ve karizmatik kişiliğiyle Felix Krull, doğanın cömert davrandığı şanslı azınlıktandır, ne ki bir eksiği vardır: Toplumsal statüsü, yükselme kapılarını açmaya elverişli değildir. Fakat hayal gücünün de yardımıyla yazgı düzeltilebilir; doğanın eksiği, ikincil doğamız olarak şekillenen kültürün ve toplum hayatının içinde rahatlıkla tamamlanabilir. Böylece Krull, haksız olduğunu düşündüğü bir tesadüfle doğuştan kendisinden esirgenen ufak ayrıntıyı, dolandırıcılık kariyerinin basamaklarını hızla tırmanarak telafi etmeye girişir.

Thomas Mann, ölmeden kısa süre önce yayımladığı Dolandırıcı Felix Krull’un İtirafları’nda, bir sahtekârın toplum içindeki yükselişine tanık ediyor okuru. Mann’ın bir dönemin ünlü otel hırsızı Romanyalı Georges Manolescu’nun anılarından esinlenerek kaleme aldığı bu son romanı, ancak sanatçıya bahşedilmiş olabilecek türden bir hayal gücünü, ironik bir üslupla suçun konusu haline getiriyor. Mann’ın eserlerinde sanatçının oyun alanı olarak şekillenen gerçeklik ile görünüş arasındaki ince sınır çizgisi, Dolandırıcı Felix Krull’un İtirafları’nda hile, düzen ve entrika aracılığıyla ihlal ediliyor ve kolayca suça dönüşebilecek bir yaşantıya dönüşüyor.

Dolandırıcı Felix Krull’un İtirafları, ilk kez Türkçede.

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2014
  • Sayfa Sayısı:
    480
  • ISBN:
    9789750722233
  • Çeviri:
    Kasım Eğit, Yadigar Eğit
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hüseyin Düver 
24 Şub 00:27, Kitabı okudu, 17 günde, Beğendi, 8/10 puan

Thomas Mann ile tanışma kitabımdı. İçinde sadece basitçe bir dolandırıcılık hikayesi anlatılmıyor. Karakter kendi hayatını anlatırken sık sık durup çeşitli konularda ahkam keserek anlatıyor konuyu. Döneminin yaşayışı ve ahlak yapısıyla ilgili bol bol çözümleme var kitapta. Çalışma hayatına atıldığım bir dönemde okuduğumdan bazı tespitlerin doğruluğunu direk tecrübe etmiştim. Camus'ta da örneği görülen bu tarzı sevenler seveceklerdir.

Kitaptan 3 Alıntı

Hüseyin Düver 
24 Şub 00:20, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Dünyayı küçük olarak mı yoksa büyük olarak mı görmek daha yararlıdır? Bu şu anlama geliyor. Sıradan insanlardan çok büyük farklılık gösteren büyük adamlar, komutanlar, güçlü devlet adamları, iyi yada kötü karakterli fatihler ve hükümdarlar hrhalde öyle yaratılmış olmalılar ki dünya onlara küçük bir satranç tahtası gibi görünüyordur. Aksi halde onlar böylesine soğuk böylesine katı ve bireyin refahını hiçe sayan pervasızca bir tutum içinde olmazlardı. Hele bir de onların planlarının dışına çıkılmaya kalkışılsın o zaman vay baımıza geleceklere! Ama diğer taraftan da böylesine kısıtlayıcı bir anlayış kuşkusuz insanın hayatta hiçbir şey yapamamasına neden olabilir. Çünkü kim dünyayı ve insanları az dikkate alır ya da hiç almazsa ve erken yaşlarda bunun önemsizliğini içselleştirirse bütünüyle kayıtsızlığa ve tembelliğe yönelecek ve insan ruhu üzerindeki her türlü etkiyi küçümseyecek ve bu etkinin ortadan kalkmasını tercih edecektir. Duygu yoksunluğu sayesinde paylaşma ve çabalama konusundaki eksikliğini her yerde belli ederek bu iddiayı dünyayı küçümseyip hor görmesi dışında kendisini başarıya götürecek yolları kapatacaktır. Dünyada ve insan denilen varlıkta büyük, muhteşem ve önemli bir şeyler görmek daha mı akıllıcadır? Bu durumda bütün bunlar biraz saygı ve itibar görmek için her türlü coşkuya ve insana hizmet eden her türlü çabaya değerdi. Bu görüşle çelişen şey ise bu kadar yüceltici ve saygılı bir görüşle insanın kendi değerinin farkına varamayacağı ve kendisini mahcup hissedeceğidir. O zaman da dünya kendine daha erkeksi sevgililer bulmak için bu saygılı aptal oğlan çocuğunu hiçbir zaman dikkate almaz ve ona sadece gülümseme bahşetmekle yetinir. Ancak diğer taraftan böyle bir güven duygusu ve safdillik büyük yararlar da sağlar. Çünkü kim her şeyi ve insanları ciddiye alır ve önemserse onların duygularını okşamak ve böylece kendisine bazı yararlar sağlamakla kalmaz aynı zamanda da bu kişinin düşünceleri ve davranışları büyük bir ciddiyet tutku ve sorumluluk bilinci kazanır. Bu da onu sevimli ve önemli bir kişi yapar. En büyük başarılara ve sonuçlara götürür.

Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları, Thomas MannDolandırıcı Felix Krull'un İtirafları, Thomas Mann
Hüseyin Düver 
24 Şub 00:18, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Sizin gibi gençlere duyduğum bu sevgi belki de çocuğumun olmamasının yerini alan anne sevgisidir. Bir oğlan çocuğuna duyduğum özlemdir. Sen buna sapıklık diyeceksin. Peki ya siz erkekler? Emdiğiniz memelerimizle, sizi doğuran ana rahmimizle neden bu kadar ilgileniyorsunuz? Onlara yeniden kavuşmak tekrar annesinin memesini emen çocuk olmak istemiyor musunuz? Kadının bedenini severken yasak olduğunu bildiğiniz halde annenizi sevmiş olmuyor musunuz? Sapıklık bu işte. Aşk bütünüyle sapıklık zaten, sapıklıktan başka bir şey de olamaz. Neresinden bakarsan bak karşında her zaman sapıklık görürsün.

Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları, Thomas MannDolandırıcı Felix Krull'un İtirafları, Thomas Mann
Hüseyin Düver 
24 Şub 00:17, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Belirtmek isterim ki hırsımız ne kadar çok artarsa iğrenme yeteneğimiz de o kadar büyüyor. Bu şu anlama geliyor. Aslında dünyaya ve dünyanın sunduklarına ne kadar içten bağlanıyorsak iğrenme yeteneğimiz o kadar büyüyor.

Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları, Thomas MannDolandırıcı Felix Krull'un İtirafları, Thomas Mann

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız