Dövüş Kulübü

9,0/10  (186 Oy) · 
551 okunma  · 
159 beğeni  · 
3.885 gösterim
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke.

İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma gruplarında arayan genç bir adam. Aynı dayanışma gruplarının bir başka müdavimi, toplum kaçkını bir genç kadın. Ve Tyler Durden; yalanlar ve mutsuzlukla dolu bir dünyaya kendi yöntemleriyle saldıran yarı çılgın bir kurtarıcı, baştan çıkarıcı bir intikam meleği. Tyler'in felsefesine göre, tüketim kültürünün uyuşturucu etkisinden kurtulmanın yolu, fiziksel acıyla tanışarak yeniden doğmaktır. Çok geçmeden, gecenin geç saatlerinde bar bodrumlarında toplanan gizli bir dövüş kulübü ülkenin dört yanını saracaktır. Ama Tyler'in dünyasında sınırlara ve kurallara yer yoktur. Kendi bedenini örseleyen bir müritler ordusu, toplum düzenini ve konformizmi imha etmek üzere Tyler'in peşine takılır...

Chuck Palahniuk'un ilk romanı, tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna, güzellik idealine ve iş dünyasına zehir zemberek bir eleştiri yöneltiyor. Palahniuk, karanlık bir mizahla desteklediği güçlü ve çarpıcı üslubuyla, yaşadığımız dünyanın çirkin suretine ayna tutuyor. Son on yılın en özgün, en sarsıcı romanları arasında sayılan Dövüş Kulübü'nü Türkçe'ye kazandırmaktan sevinç duyuyoruz.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2001
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789755393226
  • Orijinal Adı:
    Fight Club
  • Çeviri:
    Elif Özsayar
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Umut 
 13 Eki 12:14, Kitabı okudu, 3 günde, Puan vermedi

İnsanlar medeniyet, kapitalizm gibi kavramlarda beklentilerini bulamamıştır ya da bulmuştur ancak artık daha yeni sorunlar peydah olmuştur. Sözü geçen insanlar ne çok fakirler ne de çok zenginlerdir, onlar orta halli diyebileceğimiz insanlardır ve aşağı da yukarı da eşit mesafededirler. Bu insanlar tüketerek özgürleştiğini düşünürler ve daha çok tüketebilmek için çalışırlar. Tek düşünceleri bu olmaya başlamıştır ancak insanların ilkel anlamda özgürlük içgüdüsü açığa çıkmak için çırpınıyordur. Zannımca “biz büyük buhranlar yaşamadık, bizim buhranımız ruhani” sözlerini yazar bu iç çatışma için diyor. Zayıf bireyler her zaman daha güçlü birilerinin yanında yer alır. Çağın zayıflaştırdığı kahramanımız, güçlü Tyler’a sığınıyor. Onu çok seviyor, onun gibi olmak istiyor. Tyler kendi deyişiyle “tarihi silmek, medeniyeti tasfiye etmek” yani dünyayı formatlamak istiyor. Bakalım hikayeyi ağzından dinlediğimiz kahramanımız ve Tyler dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için neler yapacak? Bunu başarabilecekler mi? Farklı tarzıyla okunması gereken bir kitap olmuş. Chuck Palahniuk bundan sonra da şans vereceğim yazarlardan olacak.

Bu eser bazı sosyoloji öğrencilerine araştırma konusu olmuş, sayfalar dolusu analizleri yapılmış. Herkes farklı analizlerle farklı çıkarımlar yapmış çünkü buna müsait bir eser. Kimi bu eser tüketim toplumunu eleştiriyor diyor, kimi Tyler bir mesih diyor, kimi Tyler bir şeytan diyor, kimi Tyler bizim nefsimiz diyor,kimi bilinçaltı için sübliminal mesajlarla dolu diyor, kimileri İslamiyeti anlatıyor diyor, kimileriyse çok net bir New Age propagandası diyor. Bu kitabı okuduktan sonra kendi çıkarımlarınızın herkesinkinden farklı olduğunu görürseniz şaşırmayın. Bakalım siz Tyler’a nasıl bir rol biçeceksiniz.

Film ile ilişkileri
Edward Norton, Narrator(hikayeci) karakterine; Brad Pitt ise Tyler Durden karakterine yapışmış durumda olduğu için okurken onlardan bağımsız düşünemedim. Sanırım bu çok da kötü olmadı. Sanki kitap boyunca E.Norton ve B.Pitt ile birlikte dolaştım durdum. Filmi kitabına yakın olmasına rağmen bazı farklılıklar var. Örneğin sonları farklı. Karşılaştırma yapmayacağım çünkü ikisinin sonu da iyiydi.
Önce filmi izlemeseydim kafamda bu kadar iyi canlandırabilir miydim, bilmiyorum. Çünkü konu gereği Chuck Palahniuk karışık bir anlatım kullanmış. Anlatım demişken kitap tam anlamıyla bir yeraltı edebiyatı ürünü. Argolar, küfürler barındıran bir kitap olduğunu belirtmek gerek.
Son olarak önerim ise sadece kitabı okuyarak ya da filmi izleyerek bırakmayın. Muhakkak ikisini birden yapın. Jenerasyonumuzdan ötürü olsa gerek Fight Club benim için özeldi bu yüzden biraz uzun oldu :) Ama daha uzun da olabilirdi epey dolu bir kitap. İyi okumalar.

Şunu da buraya iliştireyim kitap boyunca kulaklarımda çınladı sanki..
Where is my mind? : https://www.youtube.com/watch?v=yFAnn2j4iB0

İnsanlık için tapınma ihtiyacı oldukça önemlidir. Bir şeylere sığınmak ve ondan medet ummak her zaman var olmuştur. Zamanı gelip bu inanışların yanlışlığı ortaya çıksa bile insanlar inanışlarına ısrarla devam edecektir. Hatta bu durum inanışı ortaya atan kişi tarafından belirtilse bile sonuç değişmeyecektir.
Kitabı okurken insanın aklına hep şu soru geliyor:
İnsanlar evrende gerçekten bu kadar aciz mi?
Geçmiş zamanlarda tarikatlar insanları yanlarına çekip, kendilerine hizmet ettirebilmek ve bu durumdan maddi kazanç sağlayabilmek için hep aynı taktiği kullanmış. Önce ellerinde büyük bir sır olduğunu söylemiş, bu sırrın insanı çok yükseklere çıkaracağını belirtmiş. Tabi bu sırrı elde edebilmenin de belli bedelleri olacaktır. Türlü zahmetlerle tarikata katılınır ve en zorlu sınavları geçersen o çok değerli- aslında hiçbir değeri olmayan- sırrı elde edersin ve bundan sonraki aşamada da sen insanlara bu sırrı vermek için bir önceki zorlu koşulları sağlayacak kişiyi beklersin. Çünkü insanoğlunun hamurunda bağlanma vardır. Körlük bütün insanlığı saran en büyük düşmandır. Gözümüzün gördüğünü yüreğimiz görmek istemez.
Kitabı okuyun ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

D&R da iş başvurusu yapmadan önce ortamın havasını soluyarak kafamda senaryolarımı tasarlarken bir yandanda süre kazanmak için kurcaladığım bu kitapla önce bunu okuyayım sonra şansımı denerim diyerekten yurdun yolunu tuttum. İnsanın o yapmak istediği bazı şeyleri ikinci bir karakter yardımıyla yapılışına şahit olmak güzeldi hele o karakterin insanın kendisinin olması... İnsana anlamsızlığı hayatta arattırmaktan ziyade aslında onda tanık olduklarımızın suçunu irdelemek üzerine güzel bir romandı.

Gamze Züleyha Üredi 
 30 Kas 22:37, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Şimdi ben burada ağzımı açıp ne desem, hangi kelimeleri kullanıp ne yazsam boş, ama birkaç şey söylemeden durabilir miyim; elbette hayır. Öncelikle şunu belirteyim, kitabı bitireli yarım saat bile olmadı, dolayısıyla, yazacaklarım büyük bir etkilenme ile çevrelendiğinden pek gerçekçi olmayabilir.

Peki niçin bu kadar etkilendim? İlk olarak, bu etkinin sebebi, kitap hakkında tek bir şey bilmiyor oluşumdu. Yalnızca bir filmi olduğunu (Filmi izlemedim.) ve hangi yayın tarafından basıldığını bilmekten başka bir fikrim yoktu. Eh, bir de, bir takı dükkanında sabunlarını görmüştüm, hepsi bu. Sonuç: Tabii ki sarsıldım. Üstelik, başlarda, daha önce okuduğum iki kitabın (John Steinbeck, Bitmeyen Kavga ve J. D. Salinger, Çavdar Tarlasında Çocuklar) bir karması olarak görüyordum Dövüş Kulübü'nü. Her sayfasında, mutlaka bir köşeye not edilecek noktalar olmasına karşın, kayıtsızca okumaya devam ettim. Nerede değişti? İşlerin çözülmeye başladığı noktada. Sarsıldım, çarpıldım, çok etkilendim; daha ne denir, bilemiyorum.

Kitabı istediğiniz gibi algılayabilirsiniz: Sizin için yalnızca etkileyici, duygusal; birtakım felsefik manalara, kendinizi birinin yerine koymalara götüren; alelade, zaman geçirmek maksadıyla okunan bir kitap olabilir -ki bu bile yeterli gelecektir; yahut kitabı bitirdiğinizde, bir köşeye not aldığınız her şey bir anda anlam kazanabilir, beyninizde zararsız patlamalara yol açıp sizi etkisi altına alabilir, dakikalarca şaşkını oynarken olaylar gözünüzün önünden bir film şeridi gibi geçebilir, bu esnada kendinizi her bir kelimeyi anlamlı bir biçime dönüştürmeye çalışırken yakalayabilirsiniz.

Burada Dövüş Kulübü'nün taşıdığı manaları yazmayacağım, bunun için halihazırda yazılmış bir kitap bile var zaten. Yalnızca kendime has üslubumla etkilenişimi yazmak, kitap seçiminizde size yardımcı olabilmek adına yazdım bu incelemeyi.

Dikkatli, çok, çok çok dikkatli okumalar.

Günlük hayatta alıştığımız, eşyaların bizim değilde bizim eşyaların olduğumuz yasama karşı duruş niteliğinde bir kitap bence okunup üzerine düşünülmeli.

angelsbooks 
02 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Uyuyamama hastalığı olan birini anlatıyor. Gün gelip bu uyuyamayan adam, Tyler Durden isimli biriyle tanışınca olaylar hiç umulmadık yerlere gidiyor. Çoğunlukla şimdiki zaman ekiyle anlatım var. Ama ben rahatsız olmadım. Konu oldukça karanlık. 1999 yapımı film uyarlamasını izlemiştim daha önce. Filmin uyarlama olduğunu bilmiyordum o zamanlar. Öğrendikten sonra gittiğim yerde gözüm kitabı aradı, en sonunda buldum :) Girişte yazarla ilgili bir yazı var. O kısmı da okuyun kesinlikle. Kitap karanlık, psikolojik ve kurgusu müthiş. Okunmaya değer! Filmini izlemeyenleriniz büyük kayıp yaşıyor bilginiz olsun :))

Serdar Poirot 
24 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Oldukça güzel bir roman. Adı bilinmeyen esas kahramanımız, hastalıklı insanların toplantısı sırasında Marla Singer ile, uzun uçak yolculukları sırasında da Tyler Durden ile tanışır. Kahramanımız uykusuzluk çekmektedir ve bir gün evinin havaya uçtuğunu öğrenir. Tyler Durden'e rica eder. Onunla yaşamaya başlar ve bir dövüş kulübü kurar. Birbirlerini dövmeye başlarlar ve bu iş bir anda yaygınlaşır. Tyler pek çok tehlikeli şey bilmektedir. Patlayıcı yapımı, silah kullanımı gibi. Ama iş büyümüştür ve artık kahramanımız Tyler'ı görememektedir. Marla ile beraber bir çözüm ararlar. Durden kimdir ve bu manyaklık nasıl sona erdirilebilir? En sonunda her şey ortaya çıkar ve kahramanımızın yapabileceği tek bir şey vardır. Soluksuz okunan bir roman.

Tuba Hız 
26 Eki 10:01, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Titanikten sonra sanırım herkesin izlediği Fight Club filmiyle hatırlayacaksınız. Başrollerini Brad Pitt, Edward Norton ve Helena Bonham Carter paylaştığı filmin kitabı, daha dolu geldi. Her film gibi bazı sahneler atılmış ancak bu kadar doyuran ve beni etkileyen bir kitap olmamıştır sanırım. Önce filmi izlemek kitabı okurken biraz "hım burayı hatırlıyorum" dedirtsede, çekilmeyen sahneleri okumak büyük zevk verdi. Sonunu bildiğim halde tekrar okuyabileceğim yani Titanik misali doyumsuz eserlerden biri olmuş denebilir. Eğer psikolojik ve sokak kültürünün birleştiği aksiyon dolu kitapları seviyorsanız okumanızı öneririm.

birsen 
26 Eyl 2015, Kitabı okudu, 6 günde, 8/10 puan

İlk filmini izlemiştim. Filmden o kadar çok etkilenmiştim ki üzerinden yaklaşık 10 sene geçmesine rağmen ayrıntıları hala aklımda. Kitabı okurken de keşke hakkında hiçbir şey bilmeseydim dedim. Film içinde aynı şey geçerli aslında. O yüzden ilk kitap mı okunmalı yoksa film mi izlenmeli bilemiyorum. Ama kesinlikle hem filmin hem de kitabının çok etkileyici olduğunu söylemeliyim.

Şükran Güngör 
22 Ara 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 7/10 puan

Yazarın okuduğum ilk kitabıdır. Anlatımını çok beğendim. Farklı bir üslup kullanılmış. Filmini izlememiştim. Fakat kitabı okuduktan sonra daha somut karakterlere büründüreceğim için de mutluyum açıkçası. Kitap ayrıca konu itibariyle de psikoloji ve yer altı temalarından hoşlananlar için de ayrı bir tat verebilir.

3 /

Kitaptan 195 Alıntı

Emre Dinç 
18 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Her gün işe gidiyorsun. Akşamları erken uyuyorsun. Ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durumdasın.

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Aysel 
05 Oca 21:17, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Sevdiğimiz insanlar hakkında bilmek istemeyeceğimiz o kadar çok şey var ki.."

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Vedat Geçit 
23 Eyl 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından, kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak.. Perdeler.. Halılar.. Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduklarınız artık sizin sahibiniz olur."

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Umut 
12 Eki 13:14, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Güzel ve emsalsiz bir kar tanesi değilsin. Herkes gibi sen de o çürüyen organik maddeden yapılmasın.

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
BİROL COŞKUN 
16 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Bugüne kadar yaşadığın her şey ayrı bir hikayedir. Bugünden sonra yaşayacakların ise ayrı bir hikaye.

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk
Aysel 
05 Oca 21:12, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Git, diyorum, sadece çık ve git. Tamam mı? Daha şimdiden hayatımın büyük bir bölümünü almadın mı zaten?"

Dövüş Kulübü, Chuck PalahniukDövüş Kulübü, Chuck Palahniuk

Kitapla ilgili 5 Haber

Kitap Uyarlaması Olan 10 Sinema Filmi...
Kitap Uyarlaması Olan 10 Sinema Filmi... Kitaptan sinemaya uyarlanan 10 film.. Filmlerin fragmanlarını izlemek isterseniz diye http://www.sinemalar.com adresinden linkler ekledim.Umarım beğenirsiniz...
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
Dövüş Kulübü’nün devamı geliyor
Dövüş Kulübü’nün devamı geliyor Dünyada en çok okunan romanlar arasına giren ve filmi de çekilen Dövüş Kulübü’nün 2'ncisi raflarda yerini almaya hazırlanıyor.