Düğümlere Üfleyen Kadınlar

7,4/10  (113 Oy) · 
408 okunma  · 
73 beğeni  · 
2.633 gösterim
Çok Satan 'Muz Sesleri' Kitabının Yazarı Usta Gazeteci Ece Temelkuran'dan Yine Çok Satacak, Gündem Oluşturacak Bir Roman!..

Bir kadının kalbini fena kırmış bir adam...

O adamı öldürmek için çölü geçmeyi göze almış dört kadın...

Düğümlere Üfleyen Kadınlar bu yolculuğun romanı. Ne kadar sevilse de tamir olmayan o yaralı coğrafyada, Ortadoğu'da geçiyor. Saraylar devrilip, meydanlar dolarken sorular kalıyor geriye. Her yola en az bir soruyla çıkılır çünkü: Bir kadın ya da bir ülke nasıl sevilir sahiden?

"Amira, bize kadınları nasıl seveceğimizi anlatan bir kitap lazım. Yoksa hep böyle şapşal ve kavruk kalacağız. Bize kadınların nefesini genişletecek, o nefesin rüzgârına yelken açmamızı öğretecek bir kitap lazım. Yoksa biz ne kadar sevilsek tamir olmayız."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    480
  • ISBN:
    9786051416069
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
sezen 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

“Ah! Tanrılar, kendi hikayesini yazabilen ölümlüleri eşitleri gibi severler..."

Ece Temelkuran'la ilk tanışmam "Ağrı'nın derinliği" adlı eseriyle oldu. Sonra "Devir" ve şimdi de "Düğümlere üfleyen kadınlar"

# Ben kitabı oldukça beğendim. Beni güldürdü yer yer ve kadınlığın çıkmazları ve çıkmaz sokakları üzerine sık sık düşündürttü. Önce karakterlere bir göz atalım: Maryam Mısırlı bir akademisyen, Amira Tunuslu bir dansçı, Madam Lillia ise eserin odak noktası ve gizemli bir kadın, ve kendisinden bahseden Ece Temelkuran Türkiye'de gazeteden atılan bir gazeteci/yazar. Hayatları Tunus'ta kesişen dört farklı, yaralı ve bağımsız kadının her birinin kendine özgü bir hikayesi var. Eserin tarihsel arka planında 2010 yılında başlayıp yalancı bahara dönüşen "Arap Baharı" var.

# Bu dört kadının her birinin hikayesi Tunus-Libya-Mısır-Lübnan yollarında parça parça veriliyor. Başka okurlara sıkıcı gelen gizem havası bana göre esere canlılık katmış. Varılmak istenen hedeften ziyade, yolun yolculuğun olgunlaştırdığı diyaloglar karşımıza çıkıyor. Erkeksi ve güçlü görünen Maryam, çocuksu, kıpır kıpır ve kadınsı olan Amira, yersiz yurtsuz kalmış,yabancılaşma yaşayan Ece ve onlara kadınlığı daha doğrusu tanrıçalığı öğreten Madam Lillia... Ben karakterleri çok sevdim. Keşke bende şimdi Tunus'ta otelin terasında onlarla sohbet ediyor olsaydım dedim:) Şaka bir yana, yaralarına rağmen güçlü olan,sırtını kimseye yaslamayan, yavru kedi rolünü reddedip kaderini kendi tayin edebilen,komik ve maceracı kadınları severim:)

"Bizim gibiler hep kendi kendini iyileştirmek zorundadır. Kimse gerçekten yardıma ihtiyacımız olduğuna inanmaz."

"Bu yolun kendi tercihiniz olduğunu kabul etmediğiniz için kahraman gibi değil,kurban gibi yürüyorsunuz. Gözyaşınızı içmeyi hanımlar,acıyı öfkeye dönüştürmeyi bilmiyorsunuz."

# Eserde en beğendiğim kısım Dido Yazıtları oldu. Dido adlı Kraliçe Kartaca Krallığı'nın(bugünkü Tunus) kurucusudur. Ece Temelkuran bu kraliçe için yenilgi kabul etmeyen, boyun eğmeyen bambaşka bir son yazmış ki kadınlara umut kaynağı olsun diye.

#Eserde bazı okurları yoracak/yormuş olan bana ise son derece güzel gelen benzetmeler,imgeler var. Yer yer kullandığı şiirsel detaylar benim çok hoşuma gitti. Kendimi onlarla seyahat ediyor gibi hissettim.

"Maryam bacağını sektiriyor masanın altında,kabinin açılmasını bekleyen jokeysiz bir yarış atı gibi."

"...yarım saat içinde bitki örtüsü kahkaha olan bir ada kurdular gözümün önünde."

"Camdan bir sarayın rejim değişikliği yüzünden yıkılmasını engellemeye çalışan bir Peterburglu gibiydi."

#Kitap, adını ise Felak Suresi'nden alıyor. "Düğümlere üfleyen kadınların şerrinden sakının..." Yazarın bunu nasıl farklı yorumladığını okuyunca anlayacaksınız. Hiç o şekilde düşünmemiştim bende.

# Ve belki de eserle ilgili en temel çıkarım şu olsa gerek: erkeklerin bizleri sevmesi ya da anlaması yetmez. Önce kadınların birbirini anlaması, sevmesi, kıskançlık etmemesi gerekir. Yol arkadaşına, kız kardeşine, kızına asla ihanet etmemelisin...

“Bir: Asla yapmadığınız bir şey için özür dilemeyin. İki. Kendinizi gereğinden fazla açıklamaya çalışmayın. Üç: Asla başarılarınızı hafife almayın. Dört: Hiçbir zaman lafa 'Yanlış düşünüyor olabilirim ama...'diye başlamayın. Beş: İstemediğiniz sorulara asla cevap vermeyin. Altı: Hayır demekten kaçınmayın. Yedinci kuralı ise kendiniz koyacaksınız. Bu her tanrıçanın hakkıdır."

Herkese iyi okumalar dilerim.

'kızına ihanet etme. Kız kardeşine güven.'
Çölü geçmek için yola çıkan bu dört kadın kendi hayatlarının çölünü aşmak için mücadele ediyor.

Ayten Ernaz Tiryaki 
28 Haz 15:58, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 8/10 puan

Ayten Ernaz TiryakiAyten Ernaz Tiryaki, Düğümlere Üfleyen Kadınlar'ı inceledi.
2 saat önce, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 8/10 puan
Öncelikle kitabın diline değinmek istiyorum. Çok eğlenceli bir anlatımı var. Süslü, sanatlı, göndermeli ve yeni anlamlar yüklü kelimelerden oluşan esprili bir dili var kitabın...
Kendi dilini yamalı bohça gibi kullanan yazarları düşününce, yazarın yeteneğini taktir etmemek mümkün değil!

Kitap, kadınlar için yazılmış, kadınları anlatan, kadınca bir kitap . Bir de onları anlamaya çalışacak erkekler var tabi! Coğrafyası Ortadoğu olan üç kadın-aslında dört-onların sırlarla örülü yaşamları bir yolculukla; öyle bir yolculuk ki, kendi içlerine dogru sarsıcı bir yolculukla kaynaşıp bütünleşir. Bu birbirinden farklı dört karakter ilginç ve esrarlı geçmişleri ile macera dolu yolculuklarını, yaralarını sarmış ve iyileştirmiş olarak tamamlayacaklardır. Ne mutlu onlara! :)

elif akkoca 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yarası olan üç güçlü kadın.Hepsinin hesabı ayrı, ortak noktalarıysa bu yaraları açanların bir erkek olması.Kitap başlarda ağır aksak ilerlese de ortalarına doğru akıcı hale geliyor ve elinizden düşüremez hale geliyorsunuz.Ders niteliğinde o kadar öğüt verici cümleleri var ki, kendinizi bu hikayeye kaptırıveriyorsunuz.

''Birini sevince...Birinin seni sevmesine izin verince ...Peki teslim olunca diyelim...Teslim olunca insanın göbeğinde...Evet göbek deliğinin etrafında...Daha önce orada olduğunun farkında olmadığı bir yara peydahlanıyor.Artık o yaranın sızısı ancak o teslim olduğun kişi orada olunca geçiyor.Hayatta kalmaktan, ayakta kalmaktan daha çok düşündüğün başka bir şey oluyor artık.Böylece küçülüyorsun, yumuşuyorsun, güçsüzleşiyorsun.Anlıyor musun acaba beni?'' syf 377

Kitap ve Kahve Gezegeni 
03 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Amira,Maryam,Madam Lilla ve yazarımızım Tunus'ta bir otelde yollarının ve kaderlerinin kesişmesiyle başlayan ve planlamadıkları bir yolculuğa çıkarak devam eden bir hikaye.
Çölü aşmak için çıktıkları yolda her kadın kendi hikayesine bir son bulmaya çıktıklarını anlıyorlar. Mitoloji,aşk,entrika... Kendinizden birşeyler bulmak isterseniz çok şey anlatılıyor bu kitapta...
Anlatımda olaylar yavaş ilerliyor sıkıcı gelebilir zaman zaman fakay olay odaklı değilde anlam odaklı bakarak okursanız bence sıkılmadan sindire sindire benim gibi altını çize çize okursunuz :))
Herkese tavsiye ederim...

Neslihan Coşkun 
25 Haz 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Güzel kalemli Ece Temelkuran , kalbin fena kırılmasına sebebiyet veren bir adam .. onu öldürmeyi hedef edinip çölü geçmeye kararlı kadınlar .. Nietzsche'nin dediği gibi 'çöl büyüyor vay haline çöllere gebe olanın ! uçurumun dibinde ' bu söz gelir hep aklıma .. Sancılı coğrafya , medeniyetin beşiği ortadoğuda geçiyor mevzu .. belki kadınları sevebilirsiniz .. özelliklede kartaca kraliçesi dido nun hikayesi gerçek ve çok ilginç .

EMİNE BÖGE 
29 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Arap baharın ve yüreği kırgın kadınlara yaklaşımı ile hafızamda güzel bir yer etti .
''Erkekler sadece kadınların dünyasına hürmet ve hayret etseler yeter. O da işte erkeklerin kadınlara üflediği nefes olur. Kadınlar, sürekli yıkılan dünyalarını o hürmet ve ve hayreti gördüklerinde yeniden kurmaya kudret bulurlar. Kadınların bu kudretli büyüsü korkutur erkekleri. 'Kadınların büyücülüğü ' dedikleri bu. Erkekler, kadınların kendileri orada olmasa da var olabileceğini anlayınca... O zaman işte adımız büyüceye çıkar. Öğreneceksiniz. Kendiniz de o büyüden korkmamayı, hayatın o büyüden ibaret olduğunu öğreneceksiniz.''
sf 131
‪#‎düğümlereüfleyenkadınlar‬ ‪#‎ecetemelkuran‬

Sema Aydın 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

MIsır'lı, Tunus'lu ve Türk 3 kadın... Üçü de aynı erkek egemen kültürün hakim olduğu toplumlardan gelmiş. Ece Temelkuran bu kitabında; bu üç kadının tek başına var olma çabaları, erkeklerin küçümseyen bakışlarının kendilerini silik birer gölgeye çevirmesine izin vermeyen iradeli duruşlarıyla müslüman bir ülkede çağdaş bir kadın olmanın zorluklarına nasıl meydan okuduklarını harika bir üslupla dile getirmiş.Herkesin okuması gereken bir kitap...

MAHBERİ ÇAKIR 
05 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bir kitaba ancak bu kadar güzel bir son yazılabilirdi..Bayıldım. Devir isimli kitabını da aldım. Kadınlar arasında söz kullanılmadan neler konuşulabileceğini gülümseyerek okudum. Düşüncenize sağlık Ece Hanım :)

Bahar Acar 
05 Nis 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

"hakikatte kadınlar, bu alem içinde başka bir alemde yaşarlar. içine aşklarını ve büyülerini üfledikleri bir alemdir bu. erkekler biteviye o alemi hırpalar, yıkar. kadınlar ise yeniden üfleyerek nefesleriyle kurarlar o alemi. kadınlar, erkekleri de üfleyerek var ederler. bir erkek, bir kadının nefesi kadardır; başka hiçbir şey değildir."
Orta Doğulu dört kadının hikayesi… Tamam, biri anlatıcı olarak orada ama dört kadındır yolları kesişip yola çıkan. İster istemez merak edip Arap ezgilerinin eşliğinde okuyacağınız bir kitap.
Hiç değilse Madam Lilla'yı tanımak için okumaya değer :)

3 /

Kitaptan 76 Alıntı

sezen 
02 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Kandan başka hiçbir şeyle yapışmaz mı nesiller birbirine? İnsanlar, verdikleri kurbanlarından başka hiçbir şey için bir araya gelemezler mi?

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 128)Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 128)
sezen 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

O senin için sabretmeyi, devenin kininden değil, kelebeğin inadından öğrendi.

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 254)Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 254)
Ferah 
15 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

" Kurnazlığı zeka zannedenlerin topraklarında nezaketiniz sizi aptal gösteriyor olabilir. Aldırmayalım. "

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece TemelkuranDüğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran
Irem 
18 Kas 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Kendinizi bu kadar ciddiye almayın. Ne siz, ne prensipleriniz ve hatta hepimizden sakladığınız sırrınız bile o kadar önemli değil. Bu kadar önemli olduğunuzu sanırsanız, gün gelir intihar edersiniz.

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece TemelkuranDüğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran
Mehtap 
11 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

"Bütün aşklar budur. Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terk eder."

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece TemelkuranDüğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran
sezen 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

İnsan hiç tatmamışsa keder için de dua eder. Kendinden bile gizler ama her insan bir kere mahvolmak ister. Bakmayın kimse bir cennet dilemez, herkes yana yakıla kendi cehennemini görmek ister.

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 248)Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 248)
sezen 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bizim kederimiz ise ancak astronomi meraklısı bir kölenin İskenderiye kütüphanesi yağmalanırken hissettiğine denk olabilirdi.

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 230)Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 230)
Ahmet Samsa 
24 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Maryam, patlattı yumruğunu:
"Diyorum ki, bir gün sen de devrimci ve dans eden bir kadınla bayağılaşmadan konuşabilirsen, işte sizin devrim de ancak o zaman tamamlanır."

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece TemelkuranDüğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran
sezen 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ben insanlığın sahne arkasında büyüdüm hanımlar, beni kimse kandıramaz.

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 245)Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 245)
sezen 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Kolonyalizm (sömürgecilik) ne acayip şey diye düşünüyordum kruvasana bakıp bakıp. Çölün ortasında niye kruvasan yiyoruz ki biz? Bu insanların kendi ekmekleri vardır herhalde Fransız sömürgecilerden önce. Ekmeklerini nasıl unuttular? Ne zaman?

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 103)Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran (Sayfa 103)