Duino Ağıtları

7,3/10  (4 Oy) · 
22 okunma  · 
1 beğeni  · 
658 gösterim
Rainer Maria Rilke (1875-1926):
20. Yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir. malte Laurids Brigge'nin Notları'ndan Genç bir Şaire Mektuplar'a, Rodin'den Sancaktar'a pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilke'nin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtları'ysa toplam on yıla yayılan bir sürede (1912-1922) yazılmıştı.

Can Alkor (1936); Şiirinin ve çevirisinin mükemmeliyetçi bekletme ustası. O yüzden de Rilke'nin Duino Ağıtları'ndan Nietzsche'nin Ecce Homo'suna, bugüne dek ondan okura ulaşanlar, yapmakta olduklarının yalnızca görünen yüzü.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    43
  • ISBN:
    9789754587234
  • Çeviri:
    Can Alkor
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 12 Alıntı

Ahmet Yaban 
02 Eyl 19:35, Kitabı okudu, 6/10 puan

Kim bizi tersine çevirmiş böylesine,
Her ne yapsak, yola çıkan birine benziyoruz
Nasıl o, son tepede
Vadisini görünce sonuncu bir kez döner, duraklar ve oyalanırsa
Biz de öyle yaşıyoruz “hoşça kal” diyoruz hep...

Duino Ağıtları, Rainer Maria RilkeDuino Ağıtları, Rainer Maria Rilke

Bizler çiçek açmanın ününe kapılıp, sonunda olgunlaşan meyvemizin gecikmiş içine giriyoruz ele verilmişçesine...

Duino Ağıtları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 24)Duino Ağıtları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 24)

Babam, sen ki öleli beri, çok zaman umudumun içinde, benim içimde korkuyorsun, ölülerin ülkeler dolusu erincini veriyorsun bir parça alınyazım uğruna...

Duino Ağıtları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 16)Duino Ağıtları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 16)
Onur Erol 
26 Eki 21:10, Kitabı okudu, Puan vermedi

Yiğitler olsa olsa ve erkenden göçmek için doğmuş olanlar,
ölüm denilen bahçıvan başka türlü bükmüştür damarlarını
onların.

Duino Ağıtları, Rainer Maria RilkeDuino Ağıtları, Rainer Maria Rilke
Onur Erol 
25 Eki 23:04, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ah kimden,
kimden bize hayır var? Ne melekten, ne insandan,
ne de bilmiş hayvanların gözünden kaçıyor
bizim pek güvenilir olmadığımız
imlenen dünyada.

Duino Ağıtları, Rainer Maria RilkeDuino Ağıtları, Rainer Maria Rilke

Derler ki, çoğu zaman bilmezmiş melek, dirilerin mi, yoksa ölülerin mi arasından yürüyor.

Duino Ağıtları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 5)Duino Ağıtları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 5)
Onur Erol 
25 Eki 23:16, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ey kanın Neptün’ü, korkunç üç çatalıyla.
Ey sarmal midyeden yapılmış göğsünün karanlık yeli.
Kulak ver, gece nasıl çukurlaşıp oyuluyor.

Duino Ağıtları, Rainer Maria RilkeDuino Ağıtları, Rainer Maria Rilke
Onur Erol 
25 Eki 23:14, Kitabı okudu, Puan vermedi

bir insanca yerimiz, bir ekili toprağımız, kayalarla
ırmağın arasına sıkışmış. Aşıyor bizi de kendi
yüreğimiz çünkü, onlarda olduğu gibi.

Duino Ağıtları, Rainer Maria RilkeDuino Ağıtları, Rainer Maria Rilke

BİRİNCİ AĞIT

Kim, bağırsam, duyardı çığlığımı melek
saflarından? Tut ki biri yüreğine aldı beni
apansız: Yokolur giderdim daha güçlü varlığının
önünde. Evet, güzel dediğin yalnız başlangıcıdır
korkunç olanın, anca dayandığımız;
tanırız onu, çünkü hor görür, umursamaz
bizi yerle bir etmeyi. Her bir melek korkunçtur.
İşte böyle kendimi tutuyorum, karanlık
hıçkırışın çağrısını içime atıp. Ah kimden,
kimden bize hayır var? Ne melekten, ne insandan,
ne de bilmiş hayvanların gözünden kaçıyor
bizim pek güvenilir olmadığımız
imlenen dünyada. Belki de bize kalan
yamaçta bir ağaçtır, hergün onu yeniden
görelim diye, dünkü sokaktır belki,
ya da kötü büyütülmüş bağlılığıdır bir alışkanlığın,
hoşlanmıştır yanımızdan, gitmemiştir, kalmıştır.
Ve gece, ey gece, evrenler dolusu yel
yüzümüzü böyle aşındırırken, – hangimize kalmaz o,
özlenip beklenen, sessiz aldatan gece, tek başına
yüreğin zorlukla aşacağı. Daha mı kolaydır sevenler için?
Ah onlar da bahtlarını birbirleriyle örterler, o kadar.
Bilmiyor musun daha? Kollarından boşluğu
fırlat soluk aldığımız uzaya; belki kuşlar
daha derin bir uçuşla duyar genişleyen havayı.
Evet, sensiz olmuyordu baharlar. Kimi yıldız
beklemişti senden, onu fark edesin.
Bir dalga yükselmişti geçmişte sana doğru;
ya da açık pencereden bir keman sesiydi
kendini sunmuş. Ödevdi hepsi.
Üstesinden gelebildin mi ama? Bekleyişle
dalgın değil miydin hep, herşey bir gelecek sevgiliden
sana gelip giderken büyük, yabancı düşünceler,
çoğu zaman gecelerken yanında.)
Ama özledinse, türküsünü söyle sevenlerin; övüldüğünden
daha da ölümsüzdür onların duyguları.
Bırakılmışları söyle, o nerdeyse kıskandığın,
doymuşların çok daha ötesinde sevenleri. Başla,
hep yeniden başla hiç erişilmez övgüye;
düşün: Yiğit kendini saklar, yokoluş bile
varlık yoludur ona, en sonuncu doğuştur.
Ama sevenleri içine alır soluğu tükenmiş doğa,
ikinci bir kez daha olamazmış gibi artık
bunu başaracak güç. Gaspara Stampa’yı
düşünüp andın mı yetesiye, öyle ki
sevdiğini yitiren kızın biri o yücelmiş örnek önünde
kendi kendine desin: Ben de onun gibi olabileydim?
Bu en eski acılar içimizde artık
meyve vermesin mi? Sevdiğimizden severekhaber verirmiş gibi? (Onu nereye koyup saklayacaksın,kopmak, onu titreyerek aşmak çağı değil mi:
asıl aşar kirişi ok, o yoğun sıçrayışta birşey olmak için
kendinden öte. Vergi değil çünkü bir yerde kalmak

Duino Ağıtları, Rainer Maria RilkeDuino Ağıtları, Rainer Maria Rilke

Tuhaf şey elbette, artık şu yeryüzünde oturmamak,
unutmak bundan böyle daha yeni edinilmiş alışkıları,
insanca geleceğin anlamını verememek güllere,
vaatlerle dolu öbür şeylere;
o sonsuz korkulu ellerde ne idiysek
onu artık olmamak ve öz adını bile
koyup gitmek bir kırılmış oyuncak gibi.
Ne tuhaf, dilekleri dileyememek daha,
bütün olan her ne varsa darmadağın uçuşur
görmek uzayda. Zahmetli şey ölü olmak,
yeni baştan, ağır ağır alışmak öyle zor ki,
biraz olsun bengilik sezer insan zamanla. – Ama yaşayanların
hepsi de yanılır, böyle kesin ayırarak.
Derler ki, çoğu zaman bilemezmiş melek, dirilerin mi,
yoksa ölülerin mi arasından yürüyor. Bengi akıntı
her iki ülkede çocuğunu, yaşlısını
birlikte sürükler, tümünün sesini bastırır.


Hem artık bizi ne yapsın onlar, o erken ölmüşler;
yavaşça yeryüzünden çözülür insan
ana memesinden kesilir gibi. Ama bizler,
o büyük gizlere gereksinenler, yaslarından çoğu zaman
bir mutlu ilerleyiş doğanlar: Onlarsız olabilir miydik biz?
Boşuna mı söylence: Linos için yakınırken bir zamanlar,
ilk musiki çekinerek katı kabuğunu kırmış;
o nerdeyse tanrısal gencin apansız çıktığı
korkmuş uzayda başlamış boşluk ilk kez titremeye,
şimdi bizi coşturup avutan, bize yardımcı olan.

Duino Ağıtları, Rainer Maria RilkeDuino Ağıtları, Rainer Maria Rilke
2 /