Dünyanın İlk Günü İmparatorluk 1

9,1/10  (124 Oy) · 
310 okunma  · 
110 beğeni  · 
1.601 gösterim
İmparatorluk, Dünyanın İlk Günü ile başlıyor...

Manisa'dan başlayıp İtalya'ya kadar uzanan Gütenberg'den Bellini'ye değin pek çok tarihi simayı bir araya getiren roman Hristiyan Müslüman ilişkilerine ve Doğu-Batı ikilemine dair pek çok şeyi yerinden sarsacak. Şövalyelerle yeniçeriler arasındaki çarpışmalar, nakkaşlarla Venedikli ressamlar arasındaki diyaloglar ve kültürlerle yürekler arasındaki gelgitlerle bezeli bu uzun soluklu aşk ve savaş romanı; çok uzun zamandır eksikliği hissedilen renkli ve görkemli bir imparatorluk panoraması sunuyor. Alexander'ın aşkını Albertini'nin hüznünü ve Mehmet'in azmini film izlercesine, bir solukta okuyacak, bir daha unutamayacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2011
  • Sayfa Sayısı:
    624
  • ISBN:
    9789944821964
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:
fatma zehra öztüzel 
20 May 08:47, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kesinlikle tavsiye etmiyorum çok berbat bir kitap okumayın psikolojik olarak etkilenebilirsiniz özelliklede 11-15 arasına okutmayın gerçekten okunmayacak bir kitap

Ebru A. 
18 Haz 21:21, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

İstanbul’un fethini hiç bu kadar değişik bakış açılarından ve ayrıntılı bir şekilde okumadığımı söyleyebilirim. Fatih Sultan Mehmet’in tahta geçiş zamanlarından başlayan bu serüvende özelikle eğitimi için yanında bulunan Molla Gürani, Molla Lütfi, Molla Hüsrev gibi âlimlerle olan diyaloglarını okumak çok keyif verici ve bilgilendiriciydi. En önemlisi ise kitapta anlatılan zaman diliminin sadece Türklerin gözüyle değil yabancıların gözüyle de bizlere yansıtılması oldu. Gerçi bu bölümlerde daha çok yabancı devletlerin yanında Osmanlı’nın heybeti, gücü ön plana çıkarılmak istense de bu beni rahatsız etmedi. Tüm bunların yanında eserde gözümüzde fotoğraf gibi canlanacak derecede ayrıntılı betimlemeler mevcuttur. Özellikle Osmanlı donanmasındaki askerlerin görünüşlerini ve padişahın kıyafetlerini ayrıntılı şekilde anlatmıştır.
“Paşa’nın açık kahverengi, bej kumaşla kaplı siyah benekli beyaz kürkü kaftanın kenarlarından görünüyor, kaftanın uzun etekleri doru atının örtüsünün üzerine doğru uzanıyordu.”
Hele savaşın olduğu kısımları okurken yazar film izliyormuş gibi hissettiriyor. Son olarak diyebilirim ki yazarın kitabı yazarken “2009’un başlarına kadar İstanbul’un fethi ve Fatih Sultan Mehmet üzerine yazılmış ne kadar İngilizce ve Türkçe kaynak varsa hepsi elimden geçti.” dediği eseri okumanızı öneririm.

Uğur Ukut 
18 Şub 16:21, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

İlk defa fethin sırlarına ve dokunulmamış noktalarına bu kadar bu kitapla vakıf oldum. Kurgusu ve akıcılık gereği bazı yerlerinin biraz abartıldığını düşünüyorum. Yinede okumaya değer güzel bir kitap.

ibrahim altın 
14 Mar 17:48, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

dünya tarafından tanınan bir hükümdarın nasıl lüks olmayan,sade ve bazı saray soytarıları için çok zor gelecek bir hayat sürdüğünü gözler önüne seriyor.Zamanındaki olayları iyi okuyan ve dünyadan haberi olan bu hükümdar tabii ki nihayi zafere ulaşıyor...

Yasmin 
30 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Bir tarih böyle güzel anlatilir işte.
Beyazıt Akman in okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak çok güzel anlatmış hiç sıkılmadan okudumm. Çok kalın bir kitap önce gözün korkuyor ama başladıktan sonra alıp seni götürüyor. Bir çırpıda bitiyor.

Zafer Gür 
07 Ara 2014, Kitabı okudu, 10/10 puan

Okulda gördüğünüz o sıkıcı tarihi unutun. Beyazıt Akman, dünyanın kaderini değiştiren, bir çağı kapatıp yeni bir çağ başlatan İstanbul'un Fethi üzerine öyle bir roman yazmış ki, kitabı elinize aldığınız andan itibaren büyüsüne kapılıyorsunuz ve bir an olsun yanınızdan ayırmak, elinizden düşürmek istemiyorsunuz.

Beyazıt Akman, master ve doktora yaptığı Amerika'ya doğru yola çıktığında aklında böyle bir proje olduğunu ama imkanların el vermediğini söylüyor TRT'de katıldığı bir programda. Amerika'daki devasa kütüphanelerin büyük katkısı olduğunu da ekliyor. 5 yılını harcamış bu kitapı oluşturabilmek için. Yüzlerce kaynak, sürüyle eser eşlik etmiş ona bu süreçte.

Dünyanın İlk Günü, inanılmaz bir roman. Hani tarih üzerine bir kitap okuyacaksın ve böyle seveceksin deseler dalga geçerdim herhalde. Ancak Beyazıt Akman öyle bir hale getirmiş ki o tarihi, öyle güzel anlatmış ki o zamanları, o saldırıyı, o gelişimi, elinizden bırakmakta güçlük çekiyorsunuz. Sürekli okumak istiyorsunuz.

Eğer bir "mutlaka okunması gereken kitaplar" listesi varsa, kanımca bu kitap kendine en tepelerde yer alır. Türü sevin veya sevmeyin, tarihe ilgi duyun veya duymayın hiç farketmez. Yaşadığımız topraklarda inanılmaz emeği geçen, ama nasıl oluyorsa üzerine doğru düzgün bir film çekilemeyen (Sene 2012 oldu, ancak bir Fetih 1453 gördük işte o da idare eder kıvamdaydı) Fatih Sultan Mehmet'i bir de Akman'ın kaleminden dinleyin.

emembi 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, 32 günde, 7/10 puan

Kitap güzel başlıyor.özellikle sultan mehmetin yetişme anıları, hocalarıyla olan diyalogları çok güzel.ancak kitap içerisinde yer verilen diğer iki hikaye kitabın okunması zorlaştırıyor.hele ki kitap içerisinde verilen kör gözün parmağına sokarcasına yapılan osmanoğlu devletine yapılan övgüler belli bir noktadan sonradan bıkkınlık veriyor.
sonuç olarak kitabı okuyup bitirmek için fatihin istanbulun fethinde yaptığı kadar olmasa da biraz sabır gerekiyor.

yazar keşke tek hikaye üzerinden biraz daha tarafsız gözle yazsaydı bu kitabı.büyük şanşı kaçırmış gibi

Serpil Ağ 
02 Eki 23:45, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bildiğimi sandığım halde, bilmediğim o kadar çok şey varmış ki. Bazı okurlara ayrıntı gibi gelebilir ama, benim gibi bir olayın sonucundan ziyade, oluşum evrelerini merak eden okurlar için mükemmel bir kaynak. Kuşatma, adı altında bir çok kitap okumama rağmen; ilk defa kurguyu yan öyküler ile zenginleştirmiş bir yazar ile karşılaştım. Tarihe ilgi duyanlar, mutlaka arşivlerinde bulundurmalı...

Süleyman Uygur 
16 Kas 00:51, Kitabı okudu, Puan vermedi

Özellikle ilk 150 sayfası ansiklopedi tadında olması ve usandırmaması bakımından kitabın cazibesini artırır nitelikte. Bunun yanısıra genel olarak Beyazıt Akman'ın akıcı üslubu kitabı ayrıca vakit ayırmaya değer kılıyor. Tarih romanlarını okurken sıkılıyorum diyen arkadaşların bir kez olsun şans vermesini tavsiye edebileceğim, güzel bir kitap.

Meczup 
23 Kas 2015, Kitabı okudu, 23 günde, Beğendi, 10/10 puan

Yazarın daha önce son sefarad adındaki romanını okumuştum. Her iki romanı da çok güzeldi. Osmanlı devletinin düzeni,kültürü,yeniçeriler hakkında pek çok şey öğretirken sürükleyici bir şekilde olaylar akıp gidiyor. Karakterler ve olaylar çok iyi kurgulanmış. Yazarın anlatımı da oldukça iyi. Yazarın başka romanlarını da heyecanla bekliyorum.

3 /

Kitaptan 26 Alıntı

"... En güçlü pehlivan kimdir biliyor musun ?"
Çocuğun üzerine tekrar yürüdü.
"Öfkelendiği zaman yerinde oturabilendir. Dünyaya hükmetmek kendine hükmetmekle başlar."

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 91)Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 91)
kitapayraci 
11 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Cihad kimisi için kılıç tutmaktır, kimisi için top dökmek, bir başkası için ise kürek çekmektir alim için kalem tutmak, kemankeş için ok atmak, bir oduncu içinse baltasını ustalıkla kullanmaktır.

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 459)Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 459)

Molla Gürani tek cümle söyledi: "Kulun kulluğunu unutması köylü olsun, kral olsun insanın Hak'tan şaştığının göstergesidir."
Mehmet tamamladı: "Hakk'a tapan köle ise Hak'tan şaşan imparatordan özgürdür."

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 63)Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 63)

"... Okuduğum tarih kitaplarından öğrendiğim bir şey varsa o da hiçbir gücün ebediyeti yakalayamadığı. Enaniyet ise sonu yaklaşanların en büyük habercisi..."

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 65)Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 65)
kitapayraci 
08 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Savaş dendiğinde insanlar zafer ve ihtişamı düşünür. halbuki savaş kandır, pisliktir, Savaş, soğuktan donduğu için kesilen ayaklar, sıcaktan çürüdüğü için kokan cesetler, susuzluktan içilen çamurlu sulardır. Savaş, ancak zaruri olduğunda haktır.

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt AkmanDünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman

Şu iki şey sultanın topraklarında bulundu mu, saltanat bitti demektir. Birincisi zulüm, diğeri ihmalkarlık. Bu ikisi sistemi çok kolay yıkabilir. Halbuki huzur ve adalet, mutluluk ve insanca yaşama, her birisi birbirine kenetlenmiş öğelerden oluşan ilahi bir sistemin parçasıdır. İl tutmak için asker ve ordu toplanır, askeri beslemek için hazineye ihtiyaç vardır, hazine ise halktan gelir, ama bunu toplamak için de halkın zengin olması gerekir. Halkın zenginliği ise doğru kanunları gerektirir. Tek bir kanunun bozulması bütün kanunları etkiler, kanunlar etkilenince yolsuzluk ve adaletsizlik hüküm sürer.

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 112 - Epsilon Yayınları)Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 112 - Epsilon Yayınları)
3 /