Dünyanın İlk Günü İmparatorluk 1

9,0/10  (131 Oy) · 
324 okunma  · 
115 beğeni  · 
1.718 gösterim
İmparatorluk, Dünyanın İlk Günü ile başlıyor...

Manisa'dan başlayıp İtalya'ya kadar uzanan Gütenberg'den Bellini'ye değin pek çok tarihi simayı bir araya getiren roman Hristiyan Müslüman ilişkilerine ve Doğu-Batı ikilemine dair pek çok şeyi yerinden sarsacak. Şövalyelerle yeniçeriler arasındaki çarpışmalar, nakkaşlarla Venedikli ressamlar arasındaki diyaloglar ve kültürlerle yürekler arasındaki gelgitlerle bezeli bu uzun soluklu aşk ve savaş romanı; çok uzun zamandır eksikliği hissedilen renkli ve görkemli bir imparatorluk panoraması sunuyor. Alexander'ın aşkını Albertini'nin hüznünü ve Mehmet'in azmini film izlercesine, bir solukta okuyacak, bir daha unutamayacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2011
  • Sayfa Sayısı:
    624
  • ISBN:
    9789944821964
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ebru A. 
18 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İstanbul’un fethini hiç bu kadar değişik bakış açılarından ve ayrıntılı bir şekilde okumadığımı söyleyebilirim. Fatih Sultan Mehmet’in tahta geçiş zamanlarından başlayan bu serüvende özelikle eğitimi için yanında bulunan Molla Gürani, Molla Lütfi, Molla Hüsrev gibi âlimlerle olan diyaloglarını okumak çok keyif verici ve bilgilendiriciydi. En önemlisi ise kitapta anlatılan zaman diliminin sadece Türklerin gözüyle değil yabancıların gözüyle de bizlere yansıtılması oldu. Gerçi bu bölümlerde daha çok yabancı devletlerin yanında Osmanlı’nın heybeti, gücü ön plana çıkarılmak istense de bu beni rahatsız etmedi. Tüm bunların yanında eserde gözümüzde fotoğraf gibi canlanacak derecede ayrıntılı betimlemeler mevcuttur. Özellikle Osmanlı donanmasındaki askerlerin görünüşlerini ve padişahın kıyafetlerini ayrıntılı şekilde anlatmıştır.
“Paşa’nın açık kahverengi, bej kumaşla kaplı siyah benekli beyaz kürkü kaftanın kenarlarından görünüyor, kaftanın uzun etekleri doru atının örtüsünün üzerine doğru uzanıyordu.”
Hele savaşın olduğu kısımları okurken yazar film izliyormuş gibi hissettiriyor. Son olarak diyebilirim ki yazarın kitabı yazarken “2009’un başlarına kadar İstanbul’un fethi ve Fatih Sultan Mehmet üzerine yazılmış ne kadar İngilizce ve Türkçe kaynak varsa hepsi elimden geçti.” dediği eseri okumanızı öneririm.

Mutfaktaki Sarı Bez 
16 Oca 20:37 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Beyazit Akman'in romanda yer verdigi kurgusal olmayan her detayin kaynagini belirtmis olmasini oyle isterdim ki. kitabin sonunda degindigi birkac eser var, ama insan okurken adeta bilimsel bir makaleymiscesine parantez icinde kaynaklari gormek istiyor, cunku cok ciddi iddialar var. elbette ki bu bir roman ve elbette icinde kurguya yer var, hayalgucune yer var; ama insan zamanin papasinin kendi elleriyle acimasizca adam oldurusunun, ya da onbirinci konstaninin oglanci olusunun belgeleri olup olmadigini merak ediyor. ben hristiyan olsaydim, ozellikle papayla ilgili kisma gercekten icerlerdim. hristiyan olmamama ragmen icerledim nitekim; hangi dine mensup olursa olsun dini bir liderin bu kadar alcalabildigini gormek uzucu, eger asli yoksa bunun kurgusal olarak yazilmis olmasi dahi daha da uzucu.

tabi istanbul'un fethine dair tarih kitaplari disinda bir malumatim olmadigi icin roman butunuyle cok hosuma gitmedi degil, ayrica kitapta detaylariyla yer ayrilmis olan batililarin osmanli hayranliginin uydurma olmadigina dair de yeterince bati edebiyati okudum; ama iste insan yine de daha kapsamli bir kaynakca gormek istiyor. belki de lisansustu egitiminin bir sillesidir bu, ya da belki de bilimsel dusunceyi benimsedigimi gosteren iyi bir seydir, bilemiyorum.

Yasmin 
30 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir tarih böyle güzel anlatilir işte.
Beyazıt Akman in okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak çok güzel anlatmış hiç sıkılmadan okudumm. Çok kalın bir kitap önce gözün korkuyor ama başladıktan sonra alıp seni götürüyor. Bir çırpıda bitiyor.

Uğur Ukut 
18 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İlk defa fethin sırlarına ve dokunulmamış noktalarına bu kadar bu kitapla vakıf oldum. Kurgusu ve akıcılık gereği bazı yerlerinin biraz abartıldığını düşünüyorum. Yinede okumaya değer güzel bir kitap.

ibrahim altın 
14 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

dünya tarafından tanınan bir hükümdarın nasıl lüks olmayan,sade ve bazı saray soytarıları için çok zor gelecek bir hayat sürdüğünü gözler önüne seriyor.Zamanındaki olayları iyi okuyan ve dünyadan haberi olan bu hükümdar tabii ki nihayi zafere ulaşıyor...

Zafer Gür 
07 Ara 2014 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Okulda gördüğünüz o sıkıcı tarihi unutun. Beyazıt Akman, dünyanın kaderini değiştiren, bir çağı kapatıp yeni bir çağ başlatan İstanbul'un Fethi üzerine öyle bir roman yazmış ki, kitabı elinize aldığınız andan itibaren büyüsüne kapılıyorsunuz ve bir an olsun yanınızdan ayırmak, elinizden düşürmek istemiyorsunuz.

Beyazıt Akman, master ve doktora yaptığı Amerika'ya doğru yola çıktığında aklında böyle bir proje olduğunu ama imkanların el vermediğini söylüyor TRT'de katıldığı bir programda. Amerika'daki devasa kütüphanelerin büyük katkısı olduğunu da ekliyor. 5 yılını harcamış bu kitapı oluşturabilmek için. Yüzlerce kaynak, sürüyle eser eşlik etmiş ona bu süreçte.

Dünyanın İlk Günü, inanılmaz bir roman. Hani tarih üzerine bir kitap okuyacaksın ve böyle seveceksin deseler dalga geçerdim herhalde. Ancak Beyazıt Akman öyle bir hale getirmiş ki o tarihi, öyle güzel anlatmış ki o zamanları, o saldırıyı, o gelişimi, elinizden bırakmakta güçlük çekiyorsunuz. Sürekli okumak istiyorsunuz.

Eğer bir "mutlaka okunması gereken kitaplar" listesi varsa, kanımca bu kitap kendine en tepelerde yer alır. Türü sevin veya sevmeyin, tarihe ilgi duyun veya duymayın hiç farketmez. Yaşadığımız topraklarda inanılmaz emeği geçen, ama nasıl oluyorsa üzerine doğru düzgün bir film çekilemeyen (Sene 2012 oldu, ancak bir Fetih 1453 gördük işte o da idare eder kıvamdaydı) Fatih Sultan Mehmet'i bir de Akman'ın kaleminden dinleyin.

tülay abaza 
 29 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Dünyanın İlk Günü, adını Fetih gününden alıyor. O gün dünyanın son günü olduğunu düşünenler Fatih Sultan Mehmet’in değerlerine değer vermesiyle o günün dünyanın ilk günü olduğunu anlıyorlar. Kitapta üç karakterin gözünden dönem anlatımları geçiyor. Fatih sultan Mehmet hedefleri, azmi ve İstanbul’u almak için izlediği yöntemler. Bunun yanı sıra hocalarıyla aralarında geçen muazzam diyaloglar bir bir anlatılmakta. Alexander,yüreği deli, kalbi hızla çarpan, bileği kuvvetli Rum genci, geleceğini kurtarmak adına şehrinden kaçmak zorunda kalır. Babası kendisini yeniçeri ordularına emanet eder. Alexander giderken arkasında döneceğine söz verdiği dünyalar güzeli ‘Meryem’ vardır. Sultan Mehmet’in ordusunda şehrini almak için savaşırken aynı zamanda aşkı için de savaşmaktadır.
Okurken fazla ayrıntılara boğularak sıkan yerler de vardı ancak Beyazıt Akman'ın yıllarca araştırmalar yaparak ortaya çıkardığı eser kesinlikle okumayı hak ediyor. Klasik bir tarih kitabı olmadığını göreceksiniz.

emembi 
19 Eki 2015 · Kitabı okudu · 32 günde · 7/10 puan

Kitap güzel başlıyor.özellikle sultan mehmetin yetişme anıları, hocalarıyla olan diyalogları çok güzel.ancak kitap içerisinde yer verilen diğer iki hikaye kitabın okunması zorlaştırıyor.hele ki kitap içerisinde verilen kör gözün parmağına sokarcasına yapılan osmanoğlu devletine yapılan övgüler belli bir noktadan sonradan bıkkınlık veriyor.
sonuç olarak kitabı okuyup bitirmek için fatihin istanbulun fethinde yaptığı kadar olmasa da biraz sabır gerekiyor.

yazar keşke tek hikaye üzerinden biraz daha tarafsız gözle yazsaydı bu kitabı.büyük şanşı kaçırmış gibi

Serpil Ağ 
02 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bildiğimi sandığım halde, bilmediğim o kadar çok şey varmış ki. Bazı okurlara ayrıntı gibi gelebilir ama, benim gibi bir olayın sonucundan ziyade, oluşum evrelerini merak eden okurlar için mükemmel bir kaynak. Kuşatma, adı altında bir çok kitap okumama rağmen; ilk defa kurguyu yan öyküler ile zenginleştirmiş bir yazar ile karşılaştım. Tarihe ilgi duyanlar, mutlaka arşivlerinde bulundurmalı...

Süleyman Uygur 
16 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Özellikle ilk 150 sayfası ansiklopedi tadında olması ve usandırmaması bakımından kitabın cazibesini artırır nitelikte. Bunun yanısıra genel olarak Beyazıt Akman'ın akıcı üslubu kitabı ayrıca vakit ayırmaya değer kılıyor. Tarih romanlarını okurken sıkılıyorum diyen arkadaşların bir kez olsun şans vermesini tavsiye edebileceğim, güzel bir kitap.

3 /

Kitaptan 27 Alıntı

"... En güçlü pehlivan kimdir biliyor musun ?"
Çocuğun üzerine tekrar yürüdü.
"Öfkelendiği zaman yerinde oturabilendir. Dünyaya hükmetmek kendine hükmetmekle başlar."

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 91)Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 91)
kitapayraci 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Cihad kimisi için kılıç tutmaktır, kimisi için top dökmek, bir başkası için ise kürek çekmektir alim için kalem tutmak, kemankeş için ok atmak, bir oduncu içinse baltasını ustalıkla kullanmaktır.

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 459)Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 459)

Molla Gürani tek cümle söyledi: "Kulun kulluğunu unutması köylü olsun, kral olsun insanın Hak'tan şaştığının göstergesidir."
Mehmet tamamladı: "Hakk'a tapan köle ise Hak'tan şaşan imparatordan özgürdür."

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 63)Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 63)

"... Okuduğum tarih kitaplarından öğrendiğim bir şey varsa o da hiçbir gücün ebediyeti yakalayamadığı. Enaniyet ise sonu yaklaşanların en büyük habercisi..."

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 65)Dünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman (Sayfa 65)
kitapayraci 
08 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Savaş dendiğinde insanlar zafer ve ihtişamı düşünür. halbuki savaş kandır, pisliktir, Savaş, soğuktan donduğu için kesilen ayaklar, sıcaktan çürüdüğü için kokan cesetler, susuzluktan içilen çamurlu sulardır. Savaş, ancak zaruri olduğunda haktır.

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt AkmanDünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman
Esma Tezgi 
01 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kimse kimsenin hayatını kurtaramaz, ben senin kaderinde vardım.

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt AkmanDünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman
Ebru A. 
18 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

..., aidiyet toprakta değil, insanın içinde. Değişen; topraklar, renkler ve binalar değil, insanın kendisi.

Dünyanın İlk Günü, Beyazıt AkmanDünyanın İlk Günü, Beyazıt Akman
3 /