Dünyanın Uğultusu

8,0/10  (2 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
585 gösterim
Dünyanın Uğultusu, öyküleriyle tanınan Behçet Çelik'in ilk romanı. Çelik'in öykülerinde okumaya alıştığımız dünyanın içinde geziniyoruz bir kere daha; acımasız bir dünyada ayakta kalmaya çalışan gençler, eğitimli işsizler, genç yaşta ya da olmayacak kişide karşılarına çıkan aşkların peşinde günlerin nasıl hızla akıp gittiğine akıl erdiremeyen insanlar...

"Kadın erkek ilişkilerini, aile bağlarını, öğrencilik hayatını, eski ve yeni arkadaşlıkları, umulanla bulunan arasındaki uçurumu, geleneksel yapıların yeninin üzerindeki baskısını, iş hayatını, para sıkıntısını, kısacası taşrası ve kentiyle 2000'li yılların toplumsal hayatını karakteristik ayrıntılarda yakalayan Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik üslubunu çok iyi yansıtıyor; sade ve şık."
-Ömer Türkeş-Radikal Kitap, 23 Ocak 2009

"Behçet Çelik dünyanın fiziğinden, sistemin kimyasına, toplumun sınıfsal payandalarına, bireyin garanticiliğinin aslında garantilerini nasıl yok ettiğine kadar uzanan kapsayıcı bir uğultuyu, edebi bir lezzetle önümüze koyuyor romanında; hem de oldukça şaşırtıcı bir sosyo-ekonomik ve psikolojik çalkalanmayla birlikte. Uğultunun içindeki duyulur duyulmaz müzikaliteyi de incelikle edebileştiriyor aynı zamanda."
-Pakize Barışta-Taraf, 25 Ocak 2009
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2011
  • Sayfa Sayısı:
    280
  • ISBN:
    9789750712609
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Esra 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4 günde

Kitapçıda gezerken gözüme çarptı ve merak edip aldım. Beklediğimden daha iyiydi. Kitaptaki ana karakterin işsiz kalması ve bunun getirdiği aylaklık, yalnızlık, başından geçen ilişkiler anlatılıyor. Günümüz insanının kalabalığın içinde gitgide yalnızlaşmasını ve bu karmaşanın içinde yaşama telaşesini akıcı ve sade bir dille anlatmış yazar.
İçinde bulunduğumuz DÜNYANIN UĞULTUSU na bir de yazarın gözünden bakmak isterseniz mutlaka okuyun.

Kitaptan 16 Alıntı

...hayatta olmanın başka nedenleri olmalıymış gibi gelmeye başladı. Bir canlı türünün sadece yemek içmek, bunları yapabilmek için türdeşlerini yok etmek, yaşadığı gezegeni günbegün mahvetmek dışında nedenleri de olmalı.

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 230)Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 230)

Mutluluk zihnin yarattığı bir kavram, bana sorarsan. Hayatta, yaşadığımız dünyada mutluluk diye bir şey yok; kafalarımızda yarattığımız bir kavram, Tanrı gibi. Var da diyemezsin yok da... Bir yerlerde olabilir, ama insanların arasında olmadığı kesin.

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 148)Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 148)

Bazen küsmek iyi gelir insana. Başkalarına küsmek kendine dönmektir, kendine sarılmak, kendini sevmektir. Kendi dikenleri batar insana böyle anlarda. Yine de bu dikenlerin battığı yerden akan kirli bir kandır, aktıkça arınır insan.

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 156)Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 156)

Biliyordu, bilmenin hiçbir şeyi değiştirmediği bir çaresizlikle biliyordu; kendi güçsüzlüğüne, kendi korkaklığına taktığı kulptu "kader".

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 240)Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 240)

Kimisi gözlem yapmaya gelir şu dünyaya, kocaman bir gözden ibarettir. Gördüklerini ifade edemese de görmeyi sürdürür. Bu gibileri için yalnız kalmakla kalabalıklar arasında olmanın çok farkı yoktur. Görüş alanları daralır genişler, gözleri çapaklanır, göz pınarlarına yaş dolar, ama asli işlerini sürdürürler.

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 270)Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 270)

Bu adamı sevip sevemeyeceğini kendine açıkça soruyordu artık. Bir yandan da saçma görünüyordu bu soru; aşkın böyle hesaplarla, sorularla, sorgulamalarla ulaşılacak bir şey olmadığına inanırdı- aşka inandığı zamanlarda.

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 171)Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 171)

Merkezinde kendisinin durduğu, çemberler halinde genişleyip bütün dünyayı kuşatan insanlardan başı dönmüştü.

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 23)Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 23)

Bir başkasının içinde neler olup bittiğini kim bilebilir ki? Kim kendi içindekini bilebilir ki!

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 144)Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 144)

İnsanların şu kısacık ömürlerini nasıl olup da kendi arzularından bu kadar uzak yaşadıkları bir düzen kurmakla, kurduktan sonra da ona ayak uydurmakla geçirebileceğini aklı almıyordu. İnsanın yarattığı her şey insana karşıydı, insanı insanlıktan çıkartmak içindi- mülkiyet, devlet, din, töre, aile, şehirler, köyler. Kendini yok etmeye ayarlı bir şeydi insanın bütün kültürü. Kendini yok etmeye bu denli azimli başka bir tür var mıydı?

Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 235)Dünyanın Uğultusu, Behçet Çelik (Sayfa 235)
2 /