Dünyayı Değiştiren Beş Denklem

7,9/10  (13 Oy) · 
33 okunma  · 
5 beğeni  · 
1.099 gösterim
Harvard Üniversitesi'nde fizik ve matematik dersleri veren, Amerikan ABC televizyonunda bilim editörü olarak görev yapan Michael Guillen, Dünyayı Değiştiren Beş Denklem'de, günlük hayatımızı kalıcı bir biçimde değiştiren beş denklemin hem matematiğini hem de öyküsünü anlatıyor. Bu denklemlerin öyküleri bir yandan beş büyük bilim adamının portresini çizerken bir yandan da okuyucuya 17. yüzyıldan günümüze değin bilimin ve bilim-insan ilişkisinin kesintisiz bir tarihsel kaydını sunuyor. Çok soyut gibi görünseler de, etkileri son derece somut olan bu beş denklem, aslında bilimin o meşhur elmadan kötü şöhretli atom bombasına doğru çıktığı yolculuğun beş önemli kilometre taşı...
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2010
  • Sayfa Sayısı:
    284
  • ISBN:
    9789754032062
  • Orijinal Adı:
    Five Equationsthat Changed The World
  • Çeviri:
    Gürsel Tanrıöver
  • Yayınevi:
    Tübitak Yayınları
  • Kitabın Türü:
Celal Uslu 
06 Şub 01:14, Kitabı okudu, 6 günde, 10/10 puan

Öncelikle yorumuma bilime küçücük derecede bile ilgi duyan kim varsa bu kitabı okumadan geçmesin, zira okuyucu için büyük bir kayıp olacaktır.

Bilime giriş kitabı olarak adlandıra bileceğimiz derecede kitabın dili sade ve yazarın örneklendirmeleriyle birlikte olay örgüsü akılda kolay yer edebilecek nitelikte.

Yazar kitapta bahsi geçen -Isaac NEWTON, Daniel BERNOULLI, Michael FARADAY, Rudolf CLAUSIUS ve Albert EINSTEIN- bilim insanlarının icat ettikleri formüllerin nasıl bulunduğunu, yaşamlarında nasıl bir ruh hallerine sahip olduklarını ve ortaya çıkan formüllerin tüm hayatımızda nasıl bir etki gücüne sahip olduklarını anlatıyor. Her bilim insanının icadını üç bölümde ele alıyor, bunları veni, vidi ve vici olarak adlandırmış.

Tüm bilim tarihinin nasıl evrildiğini, doğru bilinen yanlışların nasıl yıkıldığını ve bilimin birikerek ilerlediğinin en büyük kanıtı olan kronolojik sıralamaya nasıl sadık kalındığını anlatıyor.

Gerçekten hepsi de saygı duyulması gereken icatlardır ve günümüz modern bilim dünyasının temel yapı taşları olarak adlandırılmaktadırlar. Hepsi bir sonraki buluş için gerekli olan altyapıyı sağlamış olup ilk formülden son formüle doğrudan bir akış söz konusudur.

İçlerinde en çok etkilendiğim bölüm Michael FARADAY 'ın icadı olan Elektromanyetik İndükleme Yasası 'dır. O zamanlarda zenginlerin hobi uğraşı olarak bilinen bilmi halkın tabanındaki işçi sınıfından gelerek yaptığı icatlarla ve akademik çalışmalarıyla bu önyargının kırılmasında öncü olmuştur.

İçimizde ki meraklı çocuğu ve bilim aşkını asla öldürmemek dileğiyle, keyifli okumalar dilerim...

Mithril / Jake Epping 
25 Eki 2015, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitap, isminden de anlaşılacağı üzere günümüzün bilim dünyasına sekil vermiş olan beş önemli keşfi anlatan beş bölümden meydana gelmektedir.
Her bölümde bir bilim insanını konu alıyor. Isaac Newton ve kütle çekim kuvveti, Bernoulli ve Hidrodinamik basınç Yasası, Faraday ve elektromanyetizma, Clausius ve entropi, ve de son olarak Albert Einstein ve Görelilik Teorisi bu beş bölüme konu olan bilim adamları ve teorileridir.
Her bolum, her bilim insanının çocukluğundan başlayıp etkilendiği kişilere, başından geçen olaylara, sonuca ulaşma aşamalarına ve bu yolda neler yaşadıklarını akıcı, asla sıkmayan hatta şiirsel bir dille okura sunuyor. Hepimizin ismen tanıdığı bu bilim insanlarının çocukluklarını, iç kavgalarını, düşüncelerini, hayata bakış açılarını görmek, yani bu kişileri isimlerinden öte kimlikleriyle, insan olarak tanıyabilmek açısından çok yararlı bir kitap.
Öte yandan dönemin siyasi ve toplumsal yapılarını, din ve bilimin ilişkisini son 500 yıllık platformda okuyucuya oldukça başarılı bir şekilde aktarmaktadır.

Yasemin Yavuz 
 11 Kas 2015, Kitabı okudu, 16 günde, Beğendi, 10/10 puan

Tek kelimeyle muhteşem bir kitap. Enfes... Sayfaları yutarcasına okumak istiyorum. Kurgusu, hikaye edişi, sizi kitabın içine alıveriyor. Kurtulamıyorsunuz.

Ali Ünal 
29 Şub 15:29, Kitabı okudu, 9/10 puan

Sadece beş, on tane harf ve rakamdan oluşan matematiksel bir denklemin dünyayı, yaşam biçimlerini nasıl tamamen değiştirebildiğini hem bilimsel hem roman estetiği ile anlatıyor.

Kitaptan 13 Alıntı

Celal Uslu 
06 Şub 00:12, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Acaba çekirdeği parçalama işine nasıl başlanabilirdi ? Uranyumun "büyük" çekirdeği için bile, bu iş inanılmaz derecede küçük silahları gerektiriyor gibi görünüyordu. Uranyumun atomunun çekirdeğinin çapının bir santimetrenin on katrilyonda biri olduğu düşünülürse bu, bir patlamış mısır tanesinin parçalanmasından çok öte bir şeydi.

Bilim adamları, önce uranyum çekirdeğini bir elektronla vurmayı denedilerse de, bu küçük merminin bu iş için çok cılız kaldığı ortaya çıktı. Bunun üzerine çekirdeği yüksek hızlı protonla vurmayı denediler, ancak bu kez de çekirdeğin içindeki protonların itici kuvveti, bu protonun çekirdeğe bir etkide bulunacak kadar yaklaşmasına izin vermedi. Nihayet 1934 'te bilim adamları bu iş için nötronu -o zamanlar, elektron ve proton dışında bilinen tek atomaltı parçacıktı- deneyince bu kez başarılı oldular.

Otuz yılı aşkın bir süre sonra, Einstein 'ın denkleminin doğruluğuna çarpıcı bir kanıt bulunmuştu. Bunun da ötesinde, ateşin bulunmasına denk bir başarıydı bu: Tarihte ilk kez milyarlarca yıl önceki yaratılışlarından bu yana atom çekirdeklerinde depolanmış halde bekleyen enerjiyi açığa çıkarmanın bir yolunu bulmuştuk.

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 267)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 267)
Celal Uslu 
01 Şub 10:37, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Bir gezegenin yılı (yani yörüngesinde bir tur atması için gereken süre) T ve Güneş'e olan uzaklığı da d ile gösterilirse, Kepler'in ilk keşfi aşağıdaki basit denklemle ifade edilebiliyordu:

T^2 = sabit x d^3

Yani, bir gezegenin yılının karesi daima gezegenin Güneş'ten olan uzaklığının küpünün bir sabitle çarpımına eşittir. Bu nedenle, Güneş'ten uzak olan gezegenlerin yılı daha uzun, Güneş'e yakın olan gezegenlerin yılı ise daha kısadır. ( Güneş'e en yakın gezegen olan Merkür'ün bir yılı 88 gün, Güneş'e en uzak gezegen olan Plüton'un bir yılı ise 90.410 gün sürer!)

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 37)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 37)
Celal Uslu 
04 Şub 12:33, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Ne yazık ki yaşadığımız Evren 'in böyle olmadığını üzülerek de olsa görmüştü. Bizim Evrenimiz kusursuz olmayan makinelerle -gerek vücudumuzdaki hücreler gibi canlı ve küçük, gerekse uzayda girdap gibi dönen galaksiler gibi cansız ve büyük olsun- dolu bir Evren 'di. Bizim Evrenimiz, enerjinin korunduğu, ancak tam bir verimlilikle kullanılamadığı bir Evren 'di ve dahası, en gizemli yasalardan biri olan Entropinin Korunmaması Yasası ile haksız bir şekilde yönetiliyordu.

Yine de, Clausius tümüyle düş kırıklığına uğramış değildi: Bulduğu iki yasa birbirine uygun düşmese bile,entropinin tek yanlı davranışını gösteren yasanın ayni zamanda uzun zamandır araştırılan isinin tek yanlı davranışını da açıkladığını keşfetmekten dolayı mutluluk duyuyordu. Gerçekten de, Clausius 'un yeni yasası, Evren 'de herşeyin neden yaşlanıp sonunda öldüğünü açıklayan ilk bilimsel yasaydı!

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 215)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 215)
Celal Uslu 
04 Şub 12:44, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Yeni doğan bir bebek, makinenin negatif entropi değişikliklerinin en büyüğüne karşılık geliyordu: Yani bir kadının yumurtasıyla bir erkeğin sperminin birleşmesiyle ortaya çıkan biyolojik kimyasal maddelerin yarattığı kaos, nihayetinde çok iyi düzenlenmiş bir organizmaya dönüşüyor ve böylece Evren’in düzensizliği azaltılıyordu. Bu yüzden de, yaşam, kozmik kumarhane için büyük bir kaybı, yararsız bir deneyimi simgeliyordu.


Ancak Clausius'un acımasız entropi yasasına göre, yaşam makinesinin ürettiği yararlı negatif entropi değişikliklerinin miktarı, savurgan pozitif entropi değişikliklerinin daima gerisinde kalmalıydı. Bir başka deyişle, bilimsel açıdan söylemek gerekirse, yaratılan belli miktardaki yaşama kaçınılmaz olarak daha büyük bir miktarda ölüm eşlik ediyordu.

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 221)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 221)
Celal Uslu 
03 Şub 13:16, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Bu kez, olgunun isim babası Gilbert değildi; Thales' in mıknatıs taşı kuvveti çok önceden, ilk kez bol miktarda çıkarıldığı Anadolu' daki Magnesia (bugünkü Manisa) bölgesinden yola çıkılarak manyetizma (magnetism) olarak adlandırılmıştı. Ancak, bir mıknatısın iki ucunun daima farklı davrandığını ilk bulan kişi Gilbert olmuştu; bu uçlara kuzey kutbu ve güney kutbu isimlerini vermişti.

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 139)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 139)

O gece neler olduğunu Dünya aradan yirmi yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra öğrenecekti. Newton'un sonuçlarını olgunlaştırıp yayımlaması uzun bir süre almışsa da, o gün geldiğinde yere düşen bir milyon elmanın gürleyen sesiyle gök yere düşecekti.

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 26)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 26)
Yasemin Yavuz 
 11 Kas 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Kader, en geniş hayal gücüne sahip romancıdan daha fazla kaynağa sahiptir.

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 67 - Frank Frankfort MOORE)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 67 - Frank Frankfort MOORE)
Celal Uslu 
04 Şub 10:35, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Yaşlı Faraday, geriye dönüp yaptıklarına bakarak şunları yazmıştı: "İşte tam kırk yıl geçti. Umarım, ne şimdi ne de kırk yıl önce küstah biri olmuşumdur."
Üç çeyrek yüzyıl içinde Faraday yoksul, ayak işlerine bakan ve çok çalışan bir çocuk olmaktan çıkıp, yoksul ve çok çalışan bir bilim adamı haline gelmişti. Daha önce hiç kimse bilimi ve toplumu bu denli derinden ve kalıcı bir biçimde değiştirmediği gibi, o günden bu yanada bunu yapacak birisi çıkmamıştır. Bu nedenle, yoksulların oğlu ve prenslerin sırdaşı olan Michael Faraday, daima kendi özgülüğüyle hatırlanacaktır.

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 170)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 170)
Celal Uslu 
06 Şub 00:35, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Einstein, doğanın güzelliğinin yüzeysel bir güzellik olmadığını, eğer doğayı şiirsel bir dille ve ustalıkla açıklamak istiyorsa, matematikte uzmanlaşmak için uzun yıllar boyunca ve çok sıkı bir şekilde çalışması gerektiğini keşfetmişti. Einstein bunu şu sözlerle dile getirecekti: " On iki ile on altı yaşlarım arasında, diferansiyel ve integral hesap da dahil, matematiğin temel unsurlarını öğrenmiştim."

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 235)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 235)
Celal Uslu 
01 Şub 00:18, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Iraklık açısı gökbilimcilerin meslek sırlarından biri olacak kadar yararlı gördükleri bir optik yanılsamadır. Bir cisme önce sağ, sonra da sol gözle bakıldığında, cisim arka plana göre yer değiştirmiş gibi görünür. Cismin gözden uzaklığı arttıkça, yer değiştirme miktarı, yani ıraklık açısı azalır ( işaret parmağınıza farklı uzaklıklardan bakarak bunu kendiniz de görebilirsiniz).

Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 34)Dünyayı Değiştiren Beş Denklem, Michael Guillen (Sayfa 34)
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Her yol Newton’a çıkar
Her yol Newton’a çıkar Michael Gullien Dünyayı Değiştiren 5 Denklem’de yolu bir şekilde Newton’la kesişmiş bilim insanlarını ve asla eskisi gibi olmayan yaşamlarımızı anlatıyor. Guillen’e göre bilimin bu öncüleri “nicel dünyanın Shakespeareleri”.