Ebuzer

8,3/10  (10 Oy) · 
51 okunma  · 
8 beğeni  · 
948 gösterim
Çöl ıssız ve sessizdi. Rebeze'de yer gök sanki bu karagünlü iki kahramanı izliyordu. Ölüm yaklaşmıştı. Ebuzer karısına dönüp: "Kalk, şu tepeye çıkalım. Belki yiyecek bir ot buluruz da açlığımızı gideriz."dedi.

Karı koca bir müddet aradılarsa da yiyecek bir şey bulamadılar. Ebuzer zayıf ve baygın düştü. Alnında ölüm terleri birikmişti. Geri döndüler. Fırtına uğuldayarak esiyor, çölün ortasında hurma ağacıyla sallıyordu.

Ebuzer'in dizleri tutmuyordu. Başı göğsünün üzerine düşmüştü. İki kanadı kırılmış bir şahin gibiydi. Karısı, Ebuzer'in yüzünde ölümün izlerini gördü. Ebuzer, vefakarlığından duyduğu memnuniyeti gösteren yorgun ve hasret dolu bakışlarla karısının çehresini süzdü:
(Arka Kapak)

''Hak geldi, batıl yok oldu, zaten batıl yok olmaya mahkumdur.''

Nereden başlayıp övsem, nereden başlayıp yersem diye ikileme düşüren kitap.

Yüksek puanı hak etmesinin sebebi, içten bir roman olması. Roman olarak gerçekten muazzam bir kitap. Tarihi gerçekliklere gelince çok yanlı olduğunu düşünmüyorum. Çoğu yorumda ''Şiiliğini konuşturmuş'' gibi gereksiz laflar gördüm. Yanlı falan değil, gayet açık ve net. Sonunda söylediği şeylerin kaynaklarını yazmış zaten. Şii olduğu için reddedilen sapıklıkla, dinsizlikle suçlanan Ali Şeriati'nin bu kitabı, ayetler ve Peygamber sevgisiyle dolu. Öyle ki Peygamber'in Gıfarlılarla karşılaşma sahnesinde gözlerim dolu dolu oldu. Şeriati, sosyolog olmasından dolayı olsa gerek, ''eşitlik-adalet-kardeşlik'' kavramlarıyla fazla haşır neşir. (Yoksa, Fransız İhtilali?) Proudhon'la Ebuzer'i benzetmiş. Normal geldi bana zira ikisi de mülkiyet hırsızlıktır görüşünde. Ebuzer'in derdi kimsenin malı mülkü değildir elbette, o İslam halkı aç gezerken saraylar yaptıranlara karşıdır. Aklından şüphe ettikleri ise, o saraylara sesi çıkmayanlardır.
''Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.'' Ebuzer baştan sona isyandır. O çölde aç ölürken, bu isyan meyvelerini çoktan vermiştir.

Yerilecek noktaya gelirsek; Safevi'ye karşı acımasız hatta bence kavmiyetçi bir tavrı var Şeriati'nin, bu hoşuma gitmiyor. Ali Şia'sı ve Safevi Şia'sını anlatan kitabını da okuduktan sonra bu konuda net bir fikir yürütebilirim. Ancak İran'da yaşayıp, İran mezhebini değil de Safevi'yi eleştirmek biraz şov gibi Ali abi, yine de sen bilirsin. :)

BİLAL YALÇIN 
27 Eyl 2014, Kitabı okudu, 7/10 puan

Kitaplar ölüleri canlandırmaz; bir budalayı akıllı, bir aptalı zeki yapmaz. Zekayı canlandırır, biler, keskinleştirir ve bilgi açlığını giderir. Ondan sessizlik istediğinde dilsizdir; konuşturmak istersen eğer bir hatip olur. Kitap sayesinde, bir ay içinde, bir uzmanın ağzından bir yaşam boyu öğrenemeyeceğin kadar şey öğrenirsin ve bu yüzden bilgiye borçlanmış olmazsın. Kitap seni iğrenç insanlarla düşüp kalkmaktan ve aptal, anlayışsız insanlarla ilişki kurmaktan kurtarır. Gece gündüz, hem yolculuklarında hem yerleşik bir yaşam sürerken itaat eder sana. Gözden düşersen eğer, kitap sana gene hizmet etmeye devam edebilir. Sana doğru ters rüzgarlar esmeye başlarsa, kitap sırtını dönmez. Öyle bir zaman gelir ki kitap, yazarından üstün olur.

Kitaptan 27 Alıntı

merve nur 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

" Bizim başka bir evimiz daha var. Güzel eşyalarımızı önceden oraya gönderiyoruz." Ebuzer...

Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 73)Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 73)
merve nur 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

" ...yarın hesap vereceğine inandığı halde amel etmeyene şaşarım."

Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 77)Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 77)
merve nur 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

" Mücahidin tek silahı takva, münafığın tek silahı ise iftiradır."

Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 137)Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 137)
merve nur 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

" ... Sizce içinizden biri yolculuğa çıkarsa yolda ona lazım olacak erzağı almaz mı?
- Tabii ki alır.
- Kıyamet yolunun yolculuğu düşündüğünüzden daha uzundur. O yolda işinize yarayacak olanı alın.
- işimize yarayacak olan nedir?
- Önemli işlerinizi yapmak için Allah'ın evini ziyarete gelin. Hesap günü için sıcak yakıcı günlerde oruç tutun. Karanlık gecelerdeki kabir korkusu için iki rekat namaz kılın. Büyük gün için hak sözü söyleyin, batıl sözden kaçının. O günün zorluklarından kurtulmak ümidiyle mallarınızdan bağışta bulunun. Dünyayı ikiye ayırın, ilk yarısını helal rızık aramaya, diğer yarısını öteki dünyaya ayırın. Üçüncüsü size zarar verir, fayda vermez; onu bırakın. Servetinizi ikiye ayırın, ilk yarısını ailenizin geçimine harcayın, ikinci yarısını öte dünyanız için gönderin. Üçüncüsü size fayda vermez, zarar verir; onu bırakın."

Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 153)Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 153)
merve nur 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

" Bu hikayenin kahramanı çölün cesur çocuğudur; elinin darlığı ve sıkıntısına rağmen her zaman ar sahibi olmuş, gökyüzünün bile üzerine merhamet gözyaşları döktüğü mağrur bir çöl çocuğu... Denizlerin kıyısına oturmuş, yüzyıllardır güneşin ateşi altında susuz kalmış, ama gururu yüzünden su içmek için denize baş eğmemiş bir çöl çocuğu..."

Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 15)Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 15)
merve nur 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

" Sana, yapması kolay fakat ödülü bol bir amel öğretmemi istemez misin?
- İsterim Ey Allah' ın Rasulü!
- Susmak, güzel huy ve sana faydası olmayan şeyi terk etmek."

Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 96)Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 96)
merve nur 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

" Ne mavi gökyüzü Ebuzer'den daha doğru sözlü birinin üstüne gölge salmış, ne de kara toprak böyle bir adamı kucaklamıştır."

Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 131)Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 131)
merve nur 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

" O yalnız yaşar
yalnız ölecek
ve yalnız haşrolunacaktır!"

Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 159)Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 159)

‘’ “Ey Muaviye! Eğer bu sarayı kendi paranla yapıyorsan israftır, yok eğer halkın parasıyla yapıyorsan ihanettir!”

Ebuzer, Ali ŞeriatiEbuzer, Ali Şeriati

‘’Allah Resulü’nün biricik kızı çok yoruluyor ve açlık çekiyordu. Peygamber en çok sevdiği varlıklar olan Ali ve Fatıma’nın kendilerine bir hizmetçi verme ricalarını kabul etmedi. Fatıma’nın yoksulluğuna ağladı; ama ona bir dinar bile vermedi.’’

Ebuzer, Ali ŞeriatiEbuzer, Ali Şeriati
3 /