Efrasiyab'ın Hikayeleri

8,4/10  (47 Oy) · 
200 okunma  · 
31 beğeni  · 
1.384 gösterim
Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep "ülkemizde" geçiyor Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri. Ancak... Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler... Yani, Puslu Kıtalar Atlası'nı ve Kitab-ül Hiyel'i okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, "içine dalması" keyif verici kitaplardan: Estetik'le oyun'un, mizah'la felsefe'nin bir edebî buluşması...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    245
  • ISBN:
    9789754706482
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
ayşegül 
13 Nis 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Bittiğinde üzüldüğüm nadir kitaplardan.Gerçeklik ve gerçeküstülük arasında kısa bir gezinti. Farklı hikayelerden oluştuğu için herbirine başlarken tekrardan heycan yaratıyor.

Yasemin Yavuz 
08 Şub 14:48, Kitabı okudu, 13 günde, 8/10 puan

Puslu kitalar atlasi ve suskunlardan sonra aslina bakilirsa birazcik hayal kirikligina ugradim. Çünkü bu iki kitabiyla yükselen çıta sonucu çok büyük beklentilerim oluşmuştu. Yine de gerek gercek gerekse gerçek üstü anlatimin zirvesine cikmis yine yazarimiz. Sona dogru hikayelerde yavanlasma oldu bana gore. /SPOILER/ hele ki gülerk kent ile süpermen benzetmesi bana alelade geldi. Efsanevi süpermen in gülerk kent ile benzesmesine gulsem mi aglasam mi bilemedim.
Her neyse okuduğum 3. Ihsan oktay anar kitabi ve ben kendisinin masalvari anlatimini cok etkileyici buluyorum. O kadar fantastik hikaye arasindan malzeme kitligi yasamis olabilir diyerek kendimi avutuyor yeni kitaplarini okumayi heyecanla bekliyorum. Yanliz araya birkac farkli tarz sıkıştırmak iyi olacak gibi.

Tayfun Karadeniz 
13 Şub 15:23, Kitabı okudu, 16 günde, Beğendi, 9/10 puan

İhsan Oktay Anar'ın yine etkileyici üslubuyla yazdığı, kısa hikayelerden oluşan ve aynı zamanda düşündürücü, aynı zamanda insanı hissedar olmaktan alıkoyamayan bir eser... Keyifle okudum... Kendisinin fazla tanınamamasının sebebini maalesef anlayamıyorum... Nacizane

Semih Üyük 
26 Nis 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

ihsan oktay anar'ın diğer kitaplarına göre biraz daha geri planda kalsa da bu kitap aslında çok eğlenceli bir kitap. uzun ihsan bu kitabında doğu-batı sentezini mizahi öğelerle harmanlayarak çok güzel işlemiş. size tavsiyem bir çırpıda okumayın. hikayeleri günlere bölerek okuyun ki kitabın tadına varabilirsiniz. ayrıca yakaladığınız ayrıntılar yüzünüzü gülümsetecek cinsten.

ayrıca ekşide şöyle bir entry okudum, bir daha okuyasım geldi(spoiler olabilir):

ilk hikayenin, yani güneşli günler'in sona ermesinin ardından, dünya tarihi isimli hikayenin içine gireriz, mallarını dağıtan tüccarı görürüz, kapısında bekleyen çulsuzlardan birisi oluruz cezzar dede ve ölümle birlikte.
ikinci hikayeden(bidaz'ın laneti) sonra kemanıyla karşımıza fezai(hırsızın aşkı)çıkar.
üçüncü hikayenin(bir hac ziyareti) ardından ezine canavarının kahramanları, bu kez düğün yaparken karşımızdadır.
dördüncü hikaye(dünya tarihi) bitince şarap ve ekmekteki erdemli kırmızı başlıklı kızı meydanda nutuk atarken görürüz, kız yardım eder ölüme, ama uzun ihsan yine de kaçar.
beşinci hikayenin(ezine canavarı) ardından göklerden gelen çocuk gülerk kent çıkar karşımıza, hatta o kadar güçlüdür ki, ölümü bile yere serer.
altıncı hikaye(hırsızın aşkı) biter, ve bir odada, resminde hiç doğuramadığı güneşi bu kez doğururken görürüz güneşli günler'in kahramanını.
yedinci hikayenin(şarap ve ekmek) sonrasında, aptülkehribar(bidaz'ın laneti) kurtarır bu kez uzun ihsan'ı.

ve son perde gelir de, gökten gelen çocuk bitince, eksik kalmış parça da tamamlanır.bir hac ziyaretinin delisi, gerçek kimliğine kavuşmuştur, karşımızdadır, uzun ihsanı kurtarır.hem de bu kez uzun ihsan, yaşamak için biraz daha süre alır ölümden.

berâ 
30 Eki 2015, Kitabı okudu, 18 günde, Puan vermedi

okurken yazarın nerede ciddi nerede gayriciddi olduğu inceden karışıyor. gerçek olmayan şeyleri de gayet sakin bir şekilde gerçekmiş ve de çok normalmiş gibi anlatması oldukça hoş olmuş.
ilk hikayesi içinde doğaüstü şeyler olmadığı halde okuduğum en ürkütücü hikayelerden biriydi. arada bir yerlerde hikayeler biraz zor ilerliyor gibi ama genel olarak ilginçler. hele de farklı hikayelerin kıyıdan köşeden birbirine bağlanıyor olmasını çok beğendim.

Sevcan 
06 Ağu 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Bazen uzun yorucu esrarengiz hikayeler, bazen kısa ama insanı afallatan düşünmeye zorlayan düşündükçe de yüzünde bilgiç bir tebessüm oluşturan çok değişik bir kitap. İhsan Oktay Anar'ın o kendine özgü uslubuyla zaman zaman insanı gülmekten kıracak kadar komik. Sonu her zamanki gibi mükemmel bağlanmış bir eser.

MEHMET SELİM ŞILBIR 
 Dün 16:57, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 9/10 puan

İhsan hocamla ve kitaplarıyla Ege Üniversitesinde bir akademisyen arkadaşım vasıtasıyla tanıştım. Bu kitabında binbir gece masallarından aldığım lezzeti aldım, okudukça okuyasım geldi ve kitabı bir solukta bitirdim. Hikaye sevenlere tavsiye ederim.

Serdar Poirot 
11 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Son derece güzel bir roman. Cezzar Dede adında bir adamı Ölüm almaya gelir. Ancak bu arada bir kabadayı işe oyun oynayıp kazandığında canını almıştır ve ortağı olması sebebiyle Cezzar Dede'ye bir şans vermiştir. Çeşitli konularda birbirlerine hikayeler anlatacaklar ve anlatılan her hikaye için bir saat yaşama hakkı olacaktır. Bu arada torunlarına Efrasiyab'ın hazinesini bulmaya gideceğini söyler. Kurtulmanın tek yolu yüzü mühürlü olan Ölüm'ün gülümsemesidir. Acaba kitabın sonunda bu gerçekleşebilecek midir? Soluksuz okunan bir roman.

Emrah Çakmak 
20 Kas 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 8/10 puan

Ölümle pazarlık etmek mümkün müdür? Ve anlattığınız her hikayenin size yaşamak için fazladan bir süre kazandırdığını bilmek nasıl bir his olabilir? Bu soruların cevabını merak ediyorsanız okumakta gecikmeyin efendim.

ihtiyar 
27 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Beni çok etkileyen bir yazar olmuştur. Benim yorumum objektif olmaz kanımca. Yazmama kararı aldı lakin bir kitap daha yazsa ve bu fünyanın en kötü kitabı olsa ben yine alıp okurum.

2 /

Kitaptan 20 Alıntı

Bahar Acar 
13 Eki 2014, Kitabı okudu, 9/10 puan

“Artistik ve ahlaki değerlere asırlar boyu bir türlü erişemedikleri için bunlar uğruna bir ömür harcamayı enayilik olarak gören ve güzelliği üretmek yerine onu para, şiddet ya da kurnazlıkla elde etmeyi fazilet sayan insanların ülkesindeki okullarda, en az rağbet gören ve pek ciddiye alınmayan bir ders de resimdi…”

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay AnarEfrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar
Birsen Ergün 
28 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"(...) o güne dek gördüğü ve tanıdığı insanların neredeyse tümü, hesap kitap işlerini erkeğe, güzelliği ve onu üretmeyi de kadına yakıştırır, ikincisini aşağılamak bir yana, üstelik onu kirletmeyi ve lekelemeyi de marifet sayarlardı."

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay AnarEfrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar
berâ 
30 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Kimse bu işi tek başına yapmaya kalkmaz, muhakkak surette bir suç ortağı arardı. Artık bu, insan ruhunda tecelli eden nasıl bir hassaysa, mutlak bir yalnızlık içinde aynı cezayı çekmek talebelere ölüm gibi gelir, suçu ve heyecanı, dolayısıyla muhtemel bir cezayı paylaşmaları için arkadaşlarına bir yalvarmadıkları kalırdı. Sonuçta, hafta sonu iki kafadar ilk fırsatta okul duvarını aşar, bir koşu köye varıp cıgara kağıdı ve en iyisinden tütün alırlar, yine yanı yoldan okula dönerlerdi.

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay AnarEfrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar
berâ 
30 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Herhalde bu kız, başkalarını suçlamak için fırsat kollamaktaydı. Eğer bu doğruysa, onun çok iyi bir terbiye aldığı aşikardı. Çünkü çocuk doğası bu ağır terbiye altında ezildiğinden, aynı acıyı başkalarının da çekmesini istiyordu ki, bunda yerden göğe kadar haklı sayılırdı.

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay AnarEfrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar
Birsen Ergün 
28 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Belki de güç tutkusunun insanı vardıracağı yegâne yer, erkeklik ve onu kullanmanın en kaba yolu olan şiddetti. Gel gör ki şiddetin en yalın biçimi, güzel olan, belki de dişil bir şeyi parçalamak ya da kirletmekti; bu da elbette insanda güçlü olduğu duygusu uyandırırdı."

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay AnarEfrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar
Bahar Acar 
13 Eki 2014, Kitabı okudu, 9/10 puan

“…müdürler ve muavinlerin suratlarından pek farkı olmayan duvarlar da yüksek ve yüce, çirkin, kirli bir renkteydi. Çirkinliğe büyüklük eklendiğinde tiksinme duygusunun korkuya dönüşeceğini bilen devlet, okulların böyle bir renge boyanmasını uygun görmüştü…”

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay AnarEfrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar
Birsen Ergün 
28 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Bu haliyle o, Tanrı'nın insanlara öğrettiği iyiyi tanıyan, fakat iyiliğin tadını çıkarmak yerine başkalarını kötülükle itham eden bir ahlâkçı gibiydi. Kısacası güzellik, adamın içine bir türlü girmemişti."

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay AnarEfrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar
Birsen Ergün 
28 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Çirkinliği görenler çirkindir belki, hem dünyayı korku duygusuyla değil, güzellikle tanıyorum. Benim ona baktığım gibi, dünya da bana bakıyor ve gülümsüyor, ben ona neden gülümsemeyeyim?" "

Efrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay AnarEfrasiyab'ın Hikayeleri, İhsan Oktay Anar
2 /