Ekmek Kavgası

7,8/10  (13 Oy) · 
78 okunma  · 
14 beğeni  · 
1.326 gösterim
Orhan Kemal her zaman, geçimini en zor koşullarda kazanmak zorunda olan, ekmeği için hep bir kavganın içinde yer alan insanların yazarı olmuştur. Bu insanların yaşadıklarını hayran olunası bir yetkinlikle dile getirirken, aydınlığı ve umudu da göz ardı etmez. Bize sürekli, tüm bu yaşananlara rağmen, insanın içindeki aydınlığın ve umudun daha iyiye, daha güzele layık olduğunu hatırlatır. Bunun içindir ki Orhan Kemal edebiyatı her zaman bir direnç kazandırır okurlarına...
Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir...

Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize...
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    148
  • ISBN:
    9789752894624
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
emre çopur 
10 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Orhan Kemal her zaman, geçimini en zor koşullarda kazanmak zorunda olan, ekmeği için hep bir kavganın içinde yer alan insanların yazarı olmuştur. Bu insanların yaşadıklarını hayran olunası bir yetkinlikle dile getirirken, aydınlığı ve umudu göz ardı etmez. Bize sürekli, tüm bu yaşananlara rağmen, insanın içindeki aydınlığın ve umudun daha iyiye, daha güzele layık olduğunu hatırlatır. Bunun içindir ki Orhan Kemal edebiyatı her zaman bir direnç kazandırır okurlarına.

Musab Hamza Özel 
19 Mar 2016 · Kitabı yarım bıraktı · 6/10 puan

Kitap 25 hikayeden oluşmuş.Kitapta 1948'li yıllardaki zorluklar özellikle ekmek kazanmak için girilen zorlu mücadeleler anlatılıyor.Bu kitapta en çok "Kitap Satmaya Dair"adlı hikayeyi beğendim.

Tarihsel Maddeci 
18 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 5/10 puan

Farklı beklentilerle okudum kitabı. Ancak gördüm ki bugünün post-modern gerçekçiliğinin köklerini oluşturan bir tarz var. O yüzden beklentilerimi karşılamadı. Bir-iki hikaye vardı toplumsal gerçekçiliği yansıtan.

Ahmet Özaysın 
13 Ara 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ekmek Kavgası edebiyatımızın usta isimlerinden Orhan Kemal’in 1950 yılında yayımlanmış öykü kitabı. Orhan Kemal yazı hayatına şiirle başlamış olsa da 1940 yılında Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet’le tanışması, onun sanat yaşamının dönüm noktası olur. Çünkü Nazım Hikmet onu düz yazı yazmaya teşvik eder. O günden sonra da eserleri okunan, sevilen bir yazar olur.
Nazım Hikmet’i dinlemeyip şiir yazmaya devam etseydi, onu bugün bir şair olarak tanıyor olur muyduk bilinmez ama ben öykü ve romanı şiirden daha fazla seven bir okur olarak bu durumdan hiç rahatsız değilim. Orhan Kemal’in öyküleri oldukça basit ve yalın bir anlatıma sahip. Çoğu kısa ve bol diyaloglu öyküler. Ama buna rağmen okuyucuyu içine çekebilen bir cazibesi var. O kadar akıcı ki hemencecik sona ulaştığınızı fark ediyorsunuz. Kısa ve etkili betimlemeler var. Diyaloglar çok doğal, adeta hayatın içinden fışkırmış gibi.
Öykülerin hemen hepsi 1940’lı yıllarda geçiyor. Malum savaş ve kıtlık yılları. Ülkede fakirlik, işsizlik ve açlık had safhada. Kendisi de geçim sıkıntısı yaşamış ve ekmek parası için çırçır ve dokuma fabrikalarında boğaz tokluğuna çalışmış ve yoksulluğu her yönüyle tecrübe etmiş biri olarak o günün Türkiye’sinin çok çarpıcı ve hazin bir tablosunu gözler önüne sermiş.
Kitaba adını veren ilk öyküden son öyküye kadar hepsinde zor şartlar altında hayatta kalmaya çalışan, mücadele eden, tüm çaresizliğine ve güçsüzlüğüne rağmen acımasızlara ve zorbalara karşı dik durmaya çalışan insanların portresini çizmiş.
Sokağa dökülmüş artık yemeklerle yaşamaya çalışan insanların, kimsesiz olduğu için hapishanede ezilen Yusuf’un, bir köpeğe işkence eden çocukları engellemeye çalışan Hamal Mehmet Bey’in, ekmek ve sabunla aşkı satın almaya çalışan gardiyan Galip’in, varı yoğu bir ineği olan Afaracı Hacı Ali’nin, kendisini pazarlayarak hayatta kalmaya çalışan Adanalı bir kadının, pres işçisi çocuk Sami’nin, kızının karnını doyurmak için kitaplarını satmak zorunda kalan bir babanın, suçsuz yere hapse atılan on iki yaşındaki Ali’nin, tüm umutlarını bir piyango biletine bağlamış Necdet ve karısının acıklı ve hüzünlü öyküsünü okuyacaksınız bu kitapta.
Ekmek Kavgası gerçekleri tüm çıplaklığıyla okuyucuya sunup soğuk duş etkisi yapan, akıcı ve çarpıcı bir kitap.
http://www.kitapvedusunce.com

Kitaptan 14 Alıntı

Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Borç, borç, borç... O kadar oku, sonra gel, elifi mertek belleyen birine köle ol!"

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 63 - Everest)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 63 - Everest)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Benim peder eline kalemi aldı mı, kağıt ürkerdi!"

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 114 - Everest)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 114 - Everest)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Tırnakları da boyalıydı, kırmızı kırmızı..."
"Neylemeli boyalı tırnağı? Boyalı tırnak karın doyurmaz ki!"
"Hele altın dişi... Gülüşü, güller açıyordu yüzünde!"
"Neylemeli? Gözellik dediğin bir süs. Süs karın doyurmaz ki!"
"Senin de ne doymaz karnın varmış bre emmi?"

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 140 - Everest)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 140 - Everest)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Bırak yahu Mahmut be, tepem attı. Akıl diyor..."
"Var mı ki desin?"

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 132 - Everest)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 132 - Everest)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ekmek, Sabun ve Aşk
"Ona, kitap okumanın, esrar çekip, barbut atmak, yahut bıçak kullanmaktan daha faydalı olup olmadığını sorduğum zaman, uzun uzun düşünmüştü."

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 23 - Everest)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 23 - Everest)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Benim zamanımda o işler öyle kaplumbağa gibi mi yürürdü? Tavşan gibi, tavşan. Öyle bir iş görürdüm ki, işlerimin ardından değil tazı, kurşun bile yetişemezdi!"

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 114 - Everest)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 114 - Everest)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Ufak tefek bir adamcağızdı. Kalın, simsiyah kaşlarının altındaki ufacık gözleriyle dünyaya ters ters bakardı. Bu bakışta kin vardı, haset vardı, günü gelince alınacak öçlerin hırsı vardı."

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 112 - Everest)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 112 - Everest)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Bir muska yazıyor kardeş, öyle bir muska yazıyor ki, kısır karılar bile ikiz doğuruyor!"

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 115 - Everest)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 115 - Everest)
Sibiryalı Bir Güneş Subayı 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Zehra'nın evini biliyor muydun?"
Ekmekçi İhsan şaşırdı. Düşündü. Kalın kaşlarını çattı, iri burnunu parmağıyla karıştırdı.
"Bu mahalle, amele mahallesi beyim," dedi, "amele milleti karıncaya benzer... Bugün burda oturur, yarın bakarsın öbür avluya taşınmış."

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 34 - Everest)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 34 - Everest)
Ahmet Özaysın 
13 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

“Beyefendi! Her yerde insanlar… Koşuyorlar, gidiyorlar, geliyorlar, tutuyorlar, koparıyorlar… Yığın yığın, vıcık vıcık, sürü sürü insanlar… Üzerinize atlıyor, lokmanızı ağzınızdan kapıyorlar beyefendi. Beyefendi, insanlar kurt gibi, kurtlar gibi saldırıyorlar beyefendi.”

Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 40)Ekmek Kavgası, Orhan Kemal (Sayfa 40)
2 /