Elveda Gülsarı

8,3/10  (87 Oy) · 
352 okunma  · 
75 beğeni  · 
1.897 gösterim
Gülsarı, cins ve ünlü bir yorga atın adıdır. Yazar, korkunç bir duygudaşlık yeteneğiyle bir yandan Gülsarı'nın doğumundan ölümüne kadar geçen fırtınalı hayat macerasını, diğer yandan onun biricik yetiştiricisi Tanabay'ın çilesini anlatır. Tanabay can çekişen sevgili atının başında geçmişiyle hesaplaşır. Kendini devrime, mutlu yarınlara adamış, ama siyasi rejim onun ömrünü mutsuzluklar ve sıkıntılar içinde geçirmesine sebep olmuştur. İçerisinde yaşadığı toplum değişim adı altında bütün değerlerini kaybetmiştir. Aytmatov, kendine özgü anlatım tarzı ve etkileyiciliği ile hikâyenin geçtiği tabiatı betimliyor, Kırgız - Kazak Türklerinin töre ve folklorunu ebedileştiriyor.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2016
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789754371093
  • Çeviri:
    Refik Özdek
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
Muzaffer Akar 
05 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bazı yazarlar vardır anlatımı insanın içine işler, okuyucuyu alır öykünün içine koyar, her olayı okuyucuya da birebir yaşatır hissettirir. İşte öyle bir roman Elveda Gülsarı. Yazarın destansı ve ince anlatımıyla, devrime inanmış Kazak-Türk genci Tanabay ve paralel hayatıyla cins yorga Gülsarının öyküsü.
Romanın başlangıcından sonuna kadar Gülsarıdan söz edilmiş olsa da temel olarak romanın konusu Tanabayın ve Tanabay gibi devrime inanmış Kırgız gençlerinin çalkantılı, çileli hayatıdır. Romanı okuyucuya sevdiren bir başka özelliği de birbirlerini arkadaş gibi anlayan ve seven Gülsarı ile Tanabayın hayatlarındaki çilelerin, sıkıntıların, sevinçlerin aynı olması, her ikisinin de birbirlerini çok iyi anlayabilmesi, yazarın anlatış biçimi sayesinde okuyucunun da onları çok iyi anlayabilmesidir. Romanda görülebilecek başka bir husus da, Türk-Kırgız geleneklerinin dolayısıyla acılarının ve sevinçlerinin birbirine ne kadar benzediğidir. ( Tavsiyesi ile bu mükemmel romanı okumama vesile olan Aysel Hanım'a teşekkür ederim.)

Uğur Ukut 
30 Eyl 22:32, Kitabı okudu, 18 günde, Puan vermedi

Kitabı bitireli üç hafta oldu. Özellikle bekledim bu kadar süre geçmesini. o anki heyecanıma yenilip gereğinden fazla abartmak istemedim. Aytmatov artık Steinbeck ile beraber tüm kitaplarını okumaya çalışacağım bir yazar. Kitaba gelince, gerçekten harika duygusal ve toplumdaki gerçekleri basit ve akıcı bir dille anlatıyor. Özellikle Gülsarı ile Tanabay arasındaki muhteşem bağ. Gülsarı'nın son gününde geriye dönük anlatılan başarı ve hüzün dolu hayat. Beyaz diş nasıl bir köpeğin gözüyle bizi anlatıyorsa bu da bir atın bakışıyla Kırgızların ve o coğrafyanın hayatını anlatıyor. Tek kelimeyle muhteşem. okuyun kesinlikle.

KeMâL 
16 Ara 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 8/10 puan

Herkese merhabalar değerli 1000Kitap Ailesinin üyeleri…

En akıcı olarak okunabilir, okuyucuya yaklaşan ve onu içine çeken en iyi yazar kim deseler şu an için tereddütsüz Cengiz Aytmatov derim. Beyaz Gemi, Gün Olur Asra Bedel, Toprak Ana ve şimdi de Elveda Gülsarı. Olayları gözümüzün önünde o kadar güzel canlandırıyor ve içinde yaşatıyor bizi Aytmatov tarifsiz. Yazarın gerçekçi ve samimi anlatımı üstüne birde şahane betimlemeleriyle romanın içine giriveriyorsunuz. Bu sayede ana kahraman haline geliyor romanda yaşamaya, hissetmeye başlıyorsunuz.

Romanın konusuna gelince komünist devrimi zamanında devrime inanan Kırgız toplumunun yaşayışlarını, acılarını, kültürünü ve zorluklarını anlatıyor. Gençliğinde bu devrimde yer alan, devrime inanıp; hayatını ona adayan ana kahraman Tanabay ile Gülsarı isimli çok güzel ve özel cins bir at arasında yaşanan hayatı anlatıyor. Kitap ne kadar Gülsarı etrafında dönsede arka planda Aytmatov diğer kitaplarındaki gibi Komünizme inceden inceye eleştiri yapıyor. İnsanların hem hayvanlarla, hemde kendi türleriyle geçen bir dostluk. Beyaz Diş ve Vahşetin Çağrısından sonra yine bir hayvanın gözünden hayata bakmayı, onun hissettiklerini hissetmemizi sağlıyor. Kırgız coğrafyası ve kültürü yine içinde bolca serpiştirilmiş. Kültür olarak bize benzemeleri de ayrı bir güzellik katıyor; romanı bizden biri yazmış gibi. Sonu ise çok hüzünlü bitiyor. Gözlerinizi yine dolduracak Aytmatov.
Kesinlikle bu yazarı tanımalı; eserlerini okumalısınız. Zaten birini okuduktan sonra benim gibi diğerlerinin de geleceğini düşünüyorum. Bir Toprak Ana, Beyaz Gemi olmasa da mutlaka tavsiye ediyorum. Her zamanki gibi alıntıyla bitiriyorum.

“Zaman kimseyi kayırmaz, her canlı yaşlanır, her şey eskir.”

İyi okumalar 1000Kitap Ailesi…

Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
 21 Oca 16:01, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Romanın her ne kadar Tanabay ve Gülsarı üzerine kurgulandığı düşünülse de;
Cengiz Aytmatov’ un olağan üstü betimleme ve anlatımları ile Kırgız halkının çileli yaşantısını da anlatıyor aynı zamanda. Akıcı üslubu ile bir roman kahramanı gibi hissediyorsunuz kendinizi. Dostluğu, vefayı ve hayvan sevgisini müthiş şekilde hissediyorsunuz. Tanabay ile Gülsarı arasındaki dostluk ve son anları bana Balıkesirli Azize nineyi hatırlattı, böyledir işte yeri geldiğinde bir hayvandan da helallik alınır. Kaybında yüreğin sızlar sanki evladını kaybetmişcesine…
Cengiz Aytmatov’ un eserlerinin tamamı okunası eserler. Okumamış olanlara tavsiyemdir, pişman olmayacaksınız.
Azize Nine nin eşeği ile vedası
https://www.youtube.com/watch?v=tKoNatWRnxo

Suat Özmen 
03 Eki 02:06, Kitabı okudu, 3 günde, 9/10 puan

Yıllar önce bir Türkmen arkadaşım ülkelerinde ve Orta Asya'da ata ne kadar değer verdiklerini,tarih ve kültürlerinde çok önemli bir yer olduğunu söylemiş hatta bazı türki cumhuriyetlerde at bakanlığının da olduğunu söyleyince çok şaşırmıştım.Yıllar sonra Cengiz Aytmatov ile tanışıp kitaplarını okumaya başlayınca atın ne kadar önemli olduğunu,atı kendilerinden biri olarak gördüklerini bir daha anlamıştım.

Aytmatov bu kitabında ise Tanabay adlı karakteri ve atı Gülsarı'nın doğumundan,ölümüne kadar geçen fırtınalı ve zorlu hayat macerasını ayrıca insanların kolhoz dedikleri tarım ve hayvancılık kooperatifine ve parti dedikleri sisteme hizmet ederken nasıl zorluklardan geçtiklerini,zorlu yaşam şartlarını,çilelerini anlatmaktadır.Aslında Tanabay karakteri atı ile evine giderken Gülsarı'nın hasta olup can çekişmeye başlamasıyla birden geçmişine gidip belki de birkaç saat içerisinde kendi gençliğini,acılarını,sevinçlerini,Gülsarı ile olan güzel hatıraları hayalinde canlandırarak anlatır.

Aytmatov'un kendi has sürükleyici,akıcı diliyle Kırgız halkının içinde oluyor,yaşam şekline,efsanelerine,türkülerine,ağıtlarına,oyunlarına şahit oluyorsunuz.Yazarın diğer kitabı Beyaz Gemi kadar bende etki bir bırakmasa da okunması gereken muhteşem bir kitap olduğunu düşünüyorum...

Rıfat ÇELEBİ 
03 Şub 13:39, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 8/10 puan

Gençlikle yaşlılığın, eskiyle yeninin, gelenekle modernitenin, bilek gücüyle makine gücünün mücadelesini hissediyorsunuz kitap boyu. At türleri, yürüyüş şekilleri,Kırgız kültürü, atlı oyunları vs. konularda bilgi sahibi oluyorsunuz. Şöhret olma ve yaşlılık psikolojisini okuyorsunuz bi müddet. Atın bu kültürdeki yeri ve önemini anlıyorsunuz. Bir atın ölümüne an be an şahit oluyorsunuz. Ölümü sırasında gözünün önünden film şeridi gibi akıp giden hayatını izliyorsunuz. Hayatları kesişmiş ve ömürlerinin sonuna kadar birsürü anı biriktirmiş olan bir at ve adamın hikayesi.
Bir zamanlar Kominizm savunuculuğu yapan ve savunduğu yönetim anlayışı için dişini tırnağına takıp didinen idealist Tanabay'ın,yalan vaatlerle oyalanan halk ve  ikiyüzlü politikacıları tanıdıkça siyasi düşüncelerinin evrilişini, sonunda halk düşmanı ilan edilişini okuyacaksınız. Tanabay'ın sorgulandığı kurulda kominizmi sorgulayacaksınız. Cengiz Aytmatov'un çoğu kitabında olduğu gibi bu kitabının satır aralarında da ciddi kominizm eleştirileri bulacaksınız.
Ve en önemlisi de bu kitapta dostluğu bulacaksınız. Sanki cefakar Anadolu insanını okuyormuşçasına yabancılık çekmeyeceksiniz. Anlatan bizden, anlatılan biz olunca satırlar akıp gidecek. "At Türk'ün kanadıdır." derler ya;uçmayı unutmuş bir millet olarak kanadı kırık Tanabay gibi üzüntü duymalıyız. " Elveda Gülsarı" at sırtında kanat çırpma hissi uyandırıyor. Tavsiye olunur. Nice okumalara...

Yazarın okuduğum 5.Kitabı ancak daha başlarda olmama rağmen çok zor ilerliyorum. Gülsarı yani ana karakterimiz olan at ve sahibi üzerinden gidiyor ama atın tahlili beni şimdiden çok sıktı resmen zoraki okuyorum ve bırakmamak için zor tutuyorum kendimi. Gülsarıyı bayan olarak düşündüğüm için de sanırım çok hayal kırıklığına uğradım.

. 
30 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Dünya edebiyatının bana açılan sayfası olan bu eser güzel bir dostluğun öyküsüdür. Hayvan sevgisinin, vefanın, dostluğun ve beraber geçen bir ömrün yoğun hissiyatını bu eserde fazlasıyla bulabilirsiniz. Konusu ve diliyle özgün bir yapıt. Ancak bir o kadar da etkileyici bir eser. Yeryüzünde nefes alan her canlıyı sevmek adına güzel bir çalışma. Keyifli okumalar...

Mine Şahin 
04 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Gülsarı'ya Elveda dedikten sonra Aytmatov ile neden bu kadar geç tanıştım diye düşünmeden edemedim. Kesinlikle bu harika yazar ile en tez vakitte tanışmanızı ve özellikle Elveda Gülsarıyı okumanızı tavsiye ederim. Kitabın içeriğine gelince; yazar, komünist devrimi zamanında kırgız toplumunun yaşayışları acıları ve zorluklarını Tanabay ve atı Gülsarı'nın hayatını paralel olarak ele alıyor. okurken düşündümde kitapta anlatılan yaşantılar bizim ülkemizde savaş sonrası dönemde atalarımızın yaşadıkları yoksullukla nasıl benzeşiyor. Hayat aslında dünyanın hangi köşesine gidersen git aynı seyrinde ilerliyor...

Yorga cinsi bir at ile Tanabay adlı bir şahsın küçüklükten beri süregelen hüzünlü öyküsü. Böyle bir atım olsun isterdim :) Zorlu hayat şartlarında süregelen bir yoldaşlığın hüzün kokan öyküsü...

3 /

Kitaptan 70 Alıntı

Muzaffer Akar 
28 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bilirsin, bir kız iyi bir ere düştüğü zaman daha da güzelleşir, gözleri yaldır yaldır parlar, gül gibi olur. Ama kötü birine düşerse solar gider, çöp gibi kalır.

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 24)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 24)
KeMâL 
14 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Zaman kimseyi kayırmaz, her canlı yaşlanır, her şey eskir.

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 17 - Ötüken Neşriyat)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 17 - Ötüken Neşriyat)
Muzaffer Akar 
05 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Koytaşın üzerinde dağları seyrederek oturan Tanabay, önce keçe çadırdan eşelenip yeni odun atılan ateşin çıtırtılarını duydu. Sonra karısının kopuzundaki insanın yüreğini yolup alırcasına hüzünlü ezgiler geldi kulağına. Yalnızlıklar içinde kalan bir adamın hıçkırıklarını, ah dedikçe nefesiyle yel savuran çok büyük acılı bir insanın ahlarını, ıssız ve engin bozkırda başını vuracak, onulmaz derdini gömecek bir yer arayarak koşan bir adamın acı çığlıklarını andıran bir ezgiydi bu. Hiç kimsenin avutamayacağı, hiçbirşeyin merhem olamayacağı acılarla ağıdını söyleyen, ağlayan bir adamın bozlamasını anlatıyordu kopuzun telleri."

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 214)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 214)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
20 Oca 13:44, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Boşuna demişler '' Kırk yıl kırgında kalsan, ecel gelmeyince ölemezsin '' diye,

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Ötüken)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Ötüken)
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
21 Oca 13:43, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"Düşman yakana yapışınca kurt da bacağını ısırır"

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 146 - Ötüken)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 146 - Ötüken)
seher 
20 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Tende beden, bedende can taşıdıkça, bu dünyada yaşadıkça, hayat yolunun önündeki engelleri aşmaya, kaldırmaya çalışacaksın, arkadan omuz vereceksin. Başka türlü olmuyordu... Ne var ki, her omuz vuruşta, hayat arabasının tekerleği omuzunu bıçak gibi yaralıyor, yara üstüne yara, derken omuzunu nasır tutuyor. Eğer yaptığın işi seviyor meyvesini de alıyorsan. nasırların hiç önemi yok. Şikayet etmezsin, memnun olursun..

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 119)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 119)
Halil Yavuz KAYA 
14 Tem 23:14, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Bilirsin , bir kız iyi bir yere düştüğü zaman daha da güzelleşir, gözleri yaldır yaldır parlar, gül gibi olur. Ama kötü birine düşerse solar gider, çöp gibi kalır. Baktıkca yüreğin sızlar.

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 24)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 24)
seher 
20 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Karşısında uludağlar vardı: Bir yanı pırıl pırıl, aydınlık bir yanı gölgeli. Aydınlık ve gölge nasıl yan yana ise, insanın kaderi de öyle, mutluluk ve acıyı beraber getiriyordu. Bir yanda kıvanç, bir yanda kaygı. Hayat dediğin böyleydi işte..........

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 123)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 123)
Suat Özmen 
01 Eki 02:32, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

"Şunu iyi bil dostum, dünya devrimini tek başına gerçekleştirimezsin, başkalarının da gelmesini,seninle beraber olmalarını beklemek zorundasın."

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 8 - Ötüken Yayınevi)Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov (Sayfa 8 - Ötüken Yayınevi)