En Mavi Göz

9,5/10  (4 Oy) · 
22 okunma  · 
8 beğeni  · 
741 gösterim
1940'ların ABD'sinde, yoksul bir Zenci ailenin küçük kızı Pecola, gözlerinin mavi olması için her gece Tanrı'ya dua eder. Gözleri mavi olursa, çok güzel bir kız olacak, babası içmeyi bırakacak ve annesini dövmeyecek, kardeşi evden kaçmayacak, Pecola'nın yaşamındaki her şey değişecektir...

1988'de Pulitzer Ödülü'ne, 1993'te de Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Toni Morrison, 1970'te yayınlanan ilk romanı En Mavi Göz'de, çok küçük yaşta acımasız ve amansız bir dünyayla tanışan Siyah bir kızın öyküsünü anlatıyor. Aşk, Sevilen, Cennet, Katran Bebek ve Sula adlı romanlarıyla okurlarımızın da en sevdiği yazarlar arasında yer alan Morrison, Siyahların ABD toplumundaki zorlu yaşamını tüm çelişkileriyle gözler önüne seriyor.
En Mavi Göz, Nobel Edebiyat Ödülü'ne giden yolda atılmış sağlam bir ilk adım.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    212
  • ISBN:
    9789755104942
  • Çeviri:
    İrfan Seyrek
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 07 Mar 21:12, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Toni Morrison bu eserinde siyah ve yoksul olmak üzerinden aslında bütün siyahların hikâyesini anlatıyor; hikâyeleri iç içe geçirerek bir önceki bölümde kızdığımız öfkelendiğimiz karakterlerin de başkalarının kurbanları olduğunu ve aslında bütün kurbanların siyahların başına gelen herşeyin kurbanı olduğunu gösteriyor. Kitabın sonuna ulaştığımızda kime kızacağımızı, öfkeleneceğimizi bilemiyoruz; çünkü haksızlık ve kötülük öylesine derinlere dek uzanmış, siyahları öylesine pençesine almış ki, birbirine kıyanlara, birbirini sömürenlere kızamıyoruz bile. Birisinin kurban olmasına üzülürken bir sonraki bölümde o kurbanı sömüren insanın hikâyesiyle karşılaşıyoruz, bu sefer kavrayışımız artıyor.Böylece yazar her bölümde algılamamızı genişleterek bir kaç kişi üzerinden aslında bütün siyahlara yapılanlara bakmamızı sağlıyor. Her gün tanrıya dua ederek mavi gözlü olmak isteyen küçük siyah pecola'nın korkunç hikâyesi; onu kendi ezilmişliklerinin, kendi kurban olmuşluklarının kurbanı edenlerin hikâyeleriyle birbirine eklenip genişleyerek karşımıza inanılmaz etkileyici bir sömürü gerçeği koyuyor: ne öfkelenmek ne kızmak bu kadar korkunç, somut bir kötülüğü, yaşanmışlığı yok edemiyor. Bu yüzden geriye sadece kelimeler kalıyor işte...edebiyat kalıyor...edebiyatın inanılmaz gücü kalıyor.

Toni Morrison'ın kitabını seneler önce farklı zamanlarda iki defa okumuştum. Bir kez daha okumayı düşünüyorum. Edebiyatın söylemek, göstermek, ifşa etmekteki gücünün en güzel örneklerinden birisi bu eser. Katmer katmer acının gözümüzün önünde büyüdüğü muhteşem bir eser. Bu yüzden, mutlaka, yüreği edebiyatsız yapamayan her okura öneriyorum.

tabula rasa 
24 Eyl 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Puan vermedi

ayrımcılığa, ırkçılığa bir delik açmaktır bir çift mavi göz. gökyüzünden bakmak hayata. ön yargılardan uzak bir bakış ister karakterler. ama dünyanın acımasız tabuları kirpik olmuştur gözlere. bakışlar bulanıktır bu yüzden her bakış kirli bir yayı gerip ok misali hedefine ulaşıp yargılar. sonu gelmez mahkemelerde sorgulanırken iç dünyamızda adalet meşalesini tutuşturabilir miyiz bilemem.

Kitaptan 5 Alıntı

tabula rasa 
23 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Sevginin asla sevenden daha iyi bir yanı yoktur.
Kötü insanlar kötü bir biçimde, sert insanlar sert bir
biçimde, güçsüzler güçsüz, aptallar aptalca severler, ama
başıboş bir adamın sevgisi asla, güvenli değildir. Sevilenin
bir kazancı yoktur. Yalnızca seven alır sevgiden payını. Sevilen
ise yolunmuş kaza döner, etkisizleşir, sevenin bakışlarında
donup kalır.

En Mavi Göz, Toni MorrisonEn Mavi Göz, Toni Morrison
tabula rasa 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Söylenecek daha fazla bir şey yok aslında-'neden'i dışında. Ama nedenin altından kalkmak zor olduğundan, nasıl ile ilgilensek daha iyi olacak.

En Mavi Göz, Toni MorrisonEn Mavi Göz, Toni Morrison
tabula rasa 
23 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Bir ad bir insanı bir başka insandan nasıl daha üstün yapabilir? Ad gerçek bir nesne midir? Bir kişinin adı neyse kendisi de o mudur? Sana Musa Peygamberin sorduğu, soruların en kolayı ve en dostça olanı "Adınız ne?" sorusunu ancak "Ben benim," diyerek yanıtlamanın nedeni bu muydu? "Ben neysem o'yum," diyen Temel Reis gibi,
değil mi? Adını söylemekten korkuyordun, değil mi?
Adını bilirlerse, seni de tanıyacaklarından korkuyordun, öyle değil mi? O zaman senden kimse korkmayacaktı, değil mi?

En Mavi Göz, Toni MorrisonEn Mavi Göz, Toni Morrison
mehmet aysu 
24 May 14:43, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Ne zaman sonbaharı düşünsem, ölmemi istemeyen birisi, elleriyle birlikte aklıma gelir.

En Mavi Göz, Toni MorrisonEn Mavi Göz, Toni Morrison