Erskine'nin Kutusu

7,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
338 gösterim
Erskine Fleshing kendini dinleyip toparlanmak için on yaşında sürgüne gönderildiği çocukluğunun yuvasına, sevgili annesine döner; ama aradan geçen otuz yıldan sonra ne ev o görkemli evdir ne de annesi taptığı o kızıl saçlı güzel kadın... Kalbini çalan bir kadına ve sırlarını çalan bir erkeğe hitaben anlattıklarına inanacak olursak, Erksine kırk yaşlarında meşhur bir opera şarkıcısıdır. Bu gibi birçok şey anlatır Erskine ama cinsellik konusunda neden bu kadar takıntılı olduğundan, neden annesi dışında geçmişinden hiç kimsenin kalmadığından, babası ve kızkardeşinin başına gelenlerden hiç bahsetmez. Okuduklarımız sevgiye ve şefkate susamış kırgın bir adamın samimi sızlanmalarına benzemektedir ama kitap boyunca bir soru hep havada asılı durur: Yoksa bunlar bir delinin dehşet uyandıran sırlar dünyasının kapısını aralayan itiraflar mıdır?

Kym Lloyd'un ilk romanı olan "Erskine'nin Kutusu"yla girdiğimiz insan ruhunun karanlık dehlizlerinde ürkmeden dolaşabilmek hiç de kolay değil. Çünkü "Dövüş Kulübü" ve "Portnoy'un Feryadı"nı okuyanların bir yere kadar aşina olduğu ancak bir yerden sonra onların da tüylerini diken diken edecek olayların içine çekiliyoruz bu romanda.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2009
  • Sayfa Sayısı:
    294
  • ISBN:
    9789755395326
  • Orijinal Adı:
    Erskine's Box
  • Çeviri:
    Suzan Aral Akçora
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ümit güder 
31 Mar 16:51, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

On yaşında evinden ayrılmak zorunda bırakıldığı yuvasına sevgili annesine otuz yıl sonra geri dönen erskine,bunca yıldan sonra ne evi eski görkemli ev ne de taptığı annesi ( akıl sağlığı ) bakımından eski annesidir,kitapta kalbini çalan bir kadına ve sırlarını çalan bir erkeğe hitaben anlattıklarına inanacak olursak erskine 40 yaşlarda meşhur bir opera sanatçısıdır.ama cinsellik konusunda neden takıntılı olduğundan ,neden annesi dışında geçmişinden kimsenin kalmamasından ,kız kardeşinin başına gelenlerden bahsetmez hiç ( tabi kitapta okudukça öğreniyoruz ) kitapta sevgiye ve şefkate susamış bir Adamın sızlanmalarını okuyoruz ,ama bunlar esasında bir delinin dehşet uyandıran sırlarının itirafı mı .
Yorumuma gelince ,konu gayet değişik ,ama okunması zor çünkü bütün kitap neredeyse içsel anlatımla ve bilinç akışı ile geçiyor ,ayrıca yer altı edebiyatı olması sebebiyle çokça kesik ve devrik cümleler de cabası ve çoğu insanı belki rahatsız edici satırların olması ( annesinin akli sorunları sebebiyle evde çıplak dolaşması vs gibi ) ,tavsiye edermiyim ,zor ama psikolojik kitapları sevenlere