Eşekarısı Fabrikası

7,8/10  (30 Oy) · 
55 okunma  · 
20 beğeni  · 
1.526 gösterim
Fay Weldon'ın "çağdaş İngiliz edebiyatının büyük beyaz umudu" diyerek selamladığı İskoç yazar Iain Banks'in ilk romanı "Eşekarısı Fabrikası", 1980'li yıllarda İngiltere'de yayımlanan tüm romanlar arasında en çok tartışılan kitaplardan biri oldu. Gazete ve dergilerde abartılı yergi ve övgülerle sürdürülen tartışmaların harareti dindikten ve Banks yazdığı diğer romanlarla yeteneğini kanıtladıktan sonra kitaba gerçek değeri verilebildi: Metin, çocuk ve şiddet temasını işleyişindeki başarısı açısından Sineklerin Tanrısı ve Teneke Trampet gibi başyapıtlarla kıyaslanıyor artık. Gotik roman geleneğine uygun olarak, olaylar İskoçya kıyılarında, tecrit edilmiş bir adacıkta ve temelde üç kişi etrafında gelişiyor. 60'lı yıllarda hippi anarşist bir gruba katılmış olan eksantrik baba, tuhaf deneyler yapmaya meraklı, oğluna saçma sapan şeyler öğretmekten zevk alan bir biyokimyacı. "Aile"nin son derece duyarlı, kırılgan ve zeki büyük oğlu Eric, tıp fakültesinde öğrenciyken karşılaştığı korkunç bir olay yüzünden akli dengesini yitirmiş ve geri döndüğü ada civarındaki bütün köpekleri yakmaya başladığı için kapatıldığı tımarhaneden kaçan, tehlikeli biri. Romanın anlatıcısı Frank ise, babası doğum kaydını bilerek yaptırmadığı için resmen var olmayan ve bu yüzden de çok yalnız bir hayat süren bir çocuk. Tüm yalnız çocuklar gibi Frank de fantezilerle dokuduğu mitik bir dünya yaratmıştır kendine. Ama şiddet, zulüm ve ölüm üzerine kurulu bir dünyadır onunki. Olağanüstü zekice planlar kurarak kendi yaşlarındaki iki kuzenini ve öz kardeşini öldürmüştür. Eşekarısı Fabrikası gibi karmaşık düzenekler kurarak korkunç eziyetlerle öldürdüğü hayvanların, ölme biçimleriyle kendisine yakın geleceği haber verdiklerine inanır. Romanın sonunda yaptığı bir keşif, bu mitik dünyanın tamamen yıkılmasına ve kendisi hakkındaki korkunç gerçeği öğrenmesine yol açacaktır. Banks inanılmaz hayal gücü ve anlatı ustalığıyla gerçeküstücü resimlerden çıkmışa benzeyen müthiş sahneler yaratıyor bu romanda. Dehşet ve ölümle dolu, ama ironik ve gerçekten iyi yazılmış bir kitap bu. Ahlaki bir mesajı falan yok, ama okuru fena halde tedirgin ediyor. Masumiyeti tıkıştırdığımız son sığınak olan çocukluğun içerebileceği şiddetle yüzleştiriyor çünkü bizi.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789755391304
  • Orijinal Adı:
    The Wasp Factory
  • Çeviri:
    Zübeyde Abat
  • Yayınevi:
    Koridor Yayınları
  • Kitabın Türü:

Sarsıcı bir kitap, sarsıcı bir son. Okuduğunuz şiddet afallamanıza neden oluyor. Bu şiddetin bir çocuk tarafından yapılması etkiyi arttırıyor sanırım. Aslında hüzünlendiriyor ama bir yandan da isyan ettiriyor.
Hikayede baş kahramanımız Frank ve onun ağzından hayatını, yaşadığı küçük dünyayı dinliyoruz. Kardeşine, kuzenlerine ve hayvanlara yaptığı şiddete tanık oluyoruz, tuhaf olansa farkında olmadan seviyoruz bu Frank'i. Geçmişinde yaşadığı travmatik olayın kendi kurduğu dünyasındaki etkilerini izliyoruz bir nevi. (İzliyoruz demişim, düzeltmek istemedim anlatımın benim üzerindeki başarılı etkisini gösteriyor çünkü).
Bir çırpıda okunup bitirilecek bir kitapmış gibi dursa da oturup üzerine bütün gün kafa patlatılacak cümlelerle de karşılaşıyoruz.
Çok beğendim efenim, okunacaklar listenizde bulunsun isterim.

Berfun Berçin 
 10 Kas 15:45, Kitabı okudu, 20 günde, Beğendi, 10/10 puan

Çağdaş İngiliz romanlarından Eşekarısı Fabrikası, İskoç yazar Iain Banks ‘in ilk romanı ve beğendiğim bir kitap. Kitabın kahramanı ve anlatıcısı 16 yaşındaki kadın düşmanı Frank, yalnız ve babası tarafından hayattan tecrit edilmiş bir ergenlik çağında olan abisinin yaptığı masum(?!) cinayetleri anlatıyor,anlatıcımız.Bence, 'Çocuk ve şiddet romanları’ arasında sayılabilecek kitaplarından biri olarak sayılmalı.Bu kitabı biraz gotik çokça da psikolojik gerilim olarak tanımlayabilirim.Frank bizim bildiğimiz çocukluk şemasına çok da uygun bir hayat yaşamıyor.Annesi ortalıkta yok (ki annesinin nerede olduğunu çok merak ederek kitabı bitirdim) ve babası da garip bir adam. Kendi kendine büyüyen, büyürken de kimse fark etmeden etrafındaki her canlıya yıkım ve acı getiren bir çocukluk geçirir.Günlük rutini hayvan öldürmek, kendi kendine ölen hayvanların kafalarını koparıp kazıklara geçirmek, yaşadığı adada tuzaklar kurmak, kendine sığınacak gizli odalar icat etmek ve kimsenin ruhu duymadan herkesi gözetlemekten oluşuyor ve böyle bir hayatı yaşarken nasıl hiçbir şey olmamış gibi davranmasına hayran kaldım.Çünkü benim böyle bir hayatım olsa yaşayamazdım. (Okuduğum birçok kitabın kurgu olduğunu biliyorum ama 'Gerçek hayatta olsaydı bu olay veya olaylar ne yapardım,acaba?' diye düşünmeden edemiyorum.) Ergenliğinin sonlarında hikayesine dahil olduğumuz Frank'in küçücük ömrüne sığdırdığı günahları dinliyoruz (ya da okuyoruz bu demeliydim :) ). Keyifli okumalar.

Valkyrie 
 03 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Ürkütücü ve gerçekçi roman kahramanları olan gotik bir eser.
Çocuk ve şiddet vurgusu rahatsız edici derecede iyi.
Basımı olmadığı için ingilizcesini okumuştum ancak şu an yeni basımı mevcut. Çevirisi de iyidir eminim.

Bilgisayardan okumayı sevmediğim için şimdilik bu kitapla sohbetimi yarım bırakıyorum. Bu kitap için ve o kadar e-book kitaplarım için yakın zamanda bir elektronik kitap okuyucusu aldığımda tekrar baştan Iain M. Banks amcayla tanışmayı tamamlayacağım. :D

Asma Yaprağı 
 02 Nis 15:30, Kitabı okudu, 12 günde, 9/10 puan

Hiç böyle bi hayalgücü ile karşılışmamıştım. bir insan bunları nasıl hayal edip yazabilir hala aklım almıyor. Kitap içeriği ile ilgili bir şey yazmayacağım, diyebilieceğim tek şey bu hayalgücünü deneyimlemek gerekir okuyarak...

Sefa Mehmet 
28 Oca 20:03, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

Sonunda gerçekten şaşırdığım, bir sonraki sayfada yazan şey hakkında hiç bir ipucu vermeyen, sadistik ve mükemmel kurgulanmış bir şaheser. Okuması biraz zor olmasına karşılık bittiğinde damakta tat bırakan türden bir kitap. Kitabın son sayfasına kadar düşündüğünüz her şeyin, tahminlerinizin tutmaması da cabası. Merak edenlere bir an önce okumalarını tavsiye ederim...

Ümit güder 
12 Şub 23:08, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Dikkat yüksek düzeyde şiddet içerir ,sert bir kitap ,değişik bir şey arıyorsanız yoksa bulaşmayın derim

Barış 
21 Kas 22:59, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 9/10 puan

Bu kitabı okumaya başlamadan kendimi en kötüye hazırlamıştım, zira içeriğinde hayvanlara zarar verilmesi konusu vardı ve buda hayatta en tahammül edemeyeceğim şey. Nitekim ilk defa bir kitabın kurgu olduğuna sevindim okurken. Kitabımız iskoçya'nın ıssız kırsalında, kimlik kartı bile olmayan, kadınlardan hatta hemen hemen herşeyden nefret eden frank isimli bir genci anlatıyor, dışarıdan gayet normal gözüksede, gizli gizli yaptıkları hiçte normal değil bu frank,in.
Son derece sarsıcı ve rahatsız edici bir kitap, şiddet düzeyi her bünyenin kaldıramıyacağı kadar yüksek, fakat bütün saydıklarım aslında olumsuz gözükse de, kitabın sonunda öyle bir şaşırıyorsunuz ki, bi kaç dk kendinize gelemiceksiniz desem yeridir. Kitabın değişik bir akıcılığı var, bir sonraki sayfayı merak etmiyorsunuz ama okurken de hiç sıkılmıyorsunuz, ayrıca kısa kısada olsa sorgulayan, düşündürücü pasajlar var. Spoiler vermeden daha ne yazabilirim bilemiyorum fakat inanılmaz bir hayalgücüyle, son derece zekice yazılmış eşekarısı fabrikasını şiddetle tavsiye ederim, herşeyin göründüğü gibi olmadığı ancak bu kadar etkili yazılabilirdi bence

gizem gulbuz 
10 Şub 16:03, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Hepimiz çocukların masum yaratıkları olduğuna inanırız. Bu bize toplum psikolojisinden gelen bir şartlandırmadır. Ama insan zevk için nedensiz yere öldüren tek yaratıkdır. Bunun yaşla, cinsiyetle alakası yoktur. Kendinden güçsüz yaratıklara eziyet etmek de doğamızda bulunan ve büyük çoğunluğun bastırdığı bir dürtüdür. Aksi halde medeniyet denilen olguyu oluşturamazdık. Herneyse, konuyu farklı bir yere getirdim. Çok dağıtmadan bitireyim.

Eşekarısı Fabrikası okuyucuya herhangi bir ahlaki çıkarım sunmamakta olmasına rağmen gösterdiği fikirler ve anlatımı ile tedirgin edici bir eserdi. Bulubailirseniz okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

İlay Yüksel 
08 Şub 15:41, Kitabı okudu, 5 günde, 5/10 puan

Rahatsız ediciydi "Eşekarısı Fabrikası"... Bir çocuğun ailesinin etkisiyle ne denli vahşileşebildiğini, zekasıyla sebep olduklarının sonuçlarını, kan dondurucu soğukkanlılığını muhteşem betimlemelerle süsleyerek anlattı; öyle ki bazı kısımlarında fazlaca içine aldığı için okumakta çok zorlandım. Sonuysa çok vurucu oldu... Bana vahşetin boyutları adına ağır gelse de, çok cesur mesajlar iletmesi nedeniyle iz bıraktı...

2 /

Kitaptan 38 Alıntı

Ayçagül Akar 
20 Ağu 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Her şeyi az da olsa söz sahibi olduğumuz belli bir plana göre yapıyoruz. Güçlüler kendi planlarını yapıp diğer insanlarınkini de kendilerininkine uyduruyor, zayıfların takip edecekleri yol önceden belirlenmiş. Zayıfların, şanssızların ve aptalların.

Eşekarısı Fabrikası, Iain M. BanksEşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks
Ayçagül Akar 
23 Ağu 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Şu deliler. Hepsi ülke, ordu ya da din başkanları. Yani gerçek deliler..…. Belki de bir onların aklı başında. Ne de olsa güç ve para onların güçlerine güç katıyor, onları koruyor, vergileriyle onlara oyuncaklar alıyor; sığınaklarına ve tünellerine saklanıp bütün büyük savaşlardan onlar sağ çıkıyor.

Eşekarısı Fabrikası, Iain M. BanksEşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks

-birinin ölümüne Frank'in gözünden bakmak-
Bir ölüm daima heyecan vericidir, size daima canlı olduğunuzu hissettirir. Ne kadar savunmasız ve ne kadar şanslı olduğunuzu da... Ancak size yakın birinin ölümü, başka bir zaman olsa asla affedilmeyecek küçük delilikler yapmanız için iyi birer bahanedir.Gerçekten kötü davranıp yine de herkesin sempatisini kazanmak ne kadar büyük bir keyif!

Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 54 - Koridor Yayıncılık)Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 54 - Koridor Yayıncılık)

Cidden aptal oldukları için koyunları nasıl aşağıladığımı hatırlıyorum. Onları sürekli yerken görüyordum. Sürekli yiyorlar başka hiçbir şey yapmıyor gibiydiler. Köpeklerin tüm bu yün kırpıntılarından daha akıllı olduklarını düşünürdüm. Onları kovalar ve koşturduklarını gördüğümde de gülerdim, saçma sapan durumlarda nasıl tepki verdiklerini izlerdim. Pirzola olmayı kesinlikle hak ettiklerini ya da yün makinelerinin onlar için en iyi şey olduğunu düşünürdüm. Gerçekte koyunların neyi temsil ettiğini nihayet anladığımda yıllar geçmiş ve bu geçen zaman uzun ve yavaş bir süreç olarak hafızamda kalmıştı. Onlar aptallıklarından böyle değillerdi; bizim gücümüz, açgözlülüğümüz ve egolarımız yüzünden böylelerdi.

Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 197 - Koridor Yayıncılık)Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 197 - Koridor Yayıncılık)
arden 
14 Ara 2014, Kitabı okudu, 9/10 puan

...Porteneil’e tek başıma gidip kütüphanede bana öğrettiği şeyleri kontrol etmeye başladığımdan beri babam bana karşı daha dürüst davranmak zorunda kalıyor, ama ben küçükten dürüstçe hatta saflıkla sorulmuş sorularıma yalan yanlış cevaplar verip beni kandırırdı. Senelerce Pathos'un Üç Silahşörler'den biri olduğuna inandım, Fellatio'nun Hamlet'teki bir karakter, Vitreous'un Çin'de bir şehir olduğuna ve İrlandalı köylülerin Guinness'i turbayı ayaklarıyla çiğneyerek yaptıklarına.

Eşekarısı Fabrikası, Iain M. BanksEşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks
Muzaffer Akar 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hepimiz kendi Fabrikamızda bir koridora girdiğimize, kaderimizin belirlendiğine (düş veya kâbus, yavan veya ilginç, iyi veya kötü) inanabiliriz; ama bir kelime, bir bakış, bir boşluk; her şey onu tamamıyla değiştirebilir ve mermer sarayımız bir lağıma, fare deliğimiz altın bir salona dönüşüverir. Varacağımız nokta aynıdır, ama hepimizin yolculuğu -seçsek de seçmesek de- farklıdır ve biz yaşayıp büyüdükçe değişir.

Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 173)Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 173)
Berfun Berçin 
06 Kas 11:26, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Kahrolası hayvan, ölmemeye yemin etmişti sanki. Lastik geriliyor geriliyor, ancak yeterince sıkışmıyordu. Parmaklarımdan bir parça götürür yada burnumu ısırır korkusuyla ellerimi bile oynatamıyordum. Hayvana henüz kafa atmadıysam bu sebeptendi; yüzümü o dişlerin ne kadar uzağında tutarsam kardı. Sırtını ezmemi sağlayacak olan dizimi de kaldıramıyordum, çünkü en küçük hareketle o da ben de yamaçtan aşağı kayabilirdik. O yüzeyde tek bacağımla dengemi korumaya çalışıyordum. Bu tamamen delilikti. Burası Afrika olmadığı gibi o da bir aslan değildi, sadece bir tavşandı. Tüm bu olanlar neyin nesiydi?

Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 41 - Koridor Yayıncılık)Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 41 - Koridor Yayıncılık)

İnsanların yeni bir hükümete politikasını beğendikleri için değil, sadece değişiklik istedikleri için oy verdiklerini düşünmüşümdür hep. Nedense yeni gelenlerin her şeyi düzelteceğini düşünürler.

Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 58 - Ayrıntı yayınları)Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Sayfa 58 - Ayrıntı yayınları)
Berfun Berçin 
06 Kas 11:18, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bir keresinde saatin bakır tonlarındaki her iki ziline birden birer eşekarısı bağlamıştım, sabahları saat çaldığında o küçük çekiç her ikisini de ezerek öldürüyordu.Ve ben de alarm çalmadan uyanıp onları izliyordum.

Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Koridor Yayıncılık)Eşekarısı Fabrikası, Iain M. Banks (Koridor Yayıncılık)
4 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız