Etin Cinsel Politikası Feminist - Vejeteryan Eleştirel Kuram

8,7/10  (3 Oy) · 
10 okunma  · 
3 beğeni  · 
1.620 gösterim
Her on yedi saniyede bir kadın tecavüze uğruyor. Her bir saniyede yüzlerce hayvan öldürülüyor. "Dayak yiyen kadınlar" gerçekliği her gün yüzümüze çarpılıyor ekranlardan ve gazete sayfalarından. Çiftliklerin esir ettiği, mezbahaların katlettiği hayvanlar "marketteki et"e indirgeniyor günümüzde. Etin hem protein için zorunlu olduğuna hem de gücün kaynağı olduğuna inanmamız için örülen mit, aslında erkeğin potansiyel şiddet eğilimiyle üstünlük kurmasına neden oluyor. Etçilleri yiyen etçiller, kafamızdaki iktidar piramidinde en üste yerleştiriliyor ve bu haliyle gündelik hayatımızın her köşesine sızıyor. Reklamların neredeyse tamamında eti yenen hayvanların kadınsı temsil edilmesi ve erkek zihninde seks yapılacak kadının et veya piliç görüntüsünde olması yapbozu kendiliğinden tamamlıyor.

İşte Carol J. Adams bu kitapta, yukarıda sayılan olguları ve genel olarak ataerki ile et tüketimi arasındaki diyalektiği çözümlüyor. Ona göre, erkeklik inşasının önemli bir parçası başka bedenleri denetim altında tutmaktır; et yemek de bunun önemli bir aşamasını oluşturur. "Et yemek, erkek iktidarının her öğünde yeniden ilan edilmesidir." Onun kuramıyla, pornoda veya sof-rada (aslında erkeğin yazdığı tüm "metinlerde") parça parça tüketilen tüm adsızlar, "kayıp gönderge" olarak yeniden bedene kavuşuyor.

Bu kitap, kadın ve hayvanın tüm yönleriyle eş olduğunu savunmuyor; yalnızca şiddet ve tahakkümden beslenen erkek egemen kültürün yeri yurdu olmadığının, zayıf bulduğu her şeyi ve herkesi "erkek" tanımının dışına atarak alt edilecek bir öteki ilan ettiğinin, özneden nesneye indirgediğinin altını çiziyor. Yiyecek/giyecek başka bir şey yokmuşçasına, birtakım canlılara yaşarken kafesi, ölürken ise kan gölünü reva gördüğümüz sürece savaşları ve ayrımcılığı olumlayan eril şiddet kültürünün ve hiyerarşinin aramızdan ayrılmayacağını hatırlatıyor.

Bu kitapta ışık tutulan erkek şiddeti, kadın düşmanlığı, et yeme kültürü ve militarizm arasındaki bağlantılar, bugün de Carol J. Adams'ın yirmi yıl önce teşhis ettiği zamanki geçerliliğini koruyor.
-J. M. Coetzee-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9789755397719
  • Orijinal Adı:
    Sexual Politics of Meat
  • Çeviri:
    Güray Tezcan, M. E. Boyacıoğlu
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Angela 
30 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Sırf beni "kayıp gönderge" kavramıyla tanıştırması bile hayatındaki önemli kitaplar arasında sayılmasını sağlayabilir. Feminizmle ilgilenen her insanın okuması gerektiğini düşünüyorum.

İsmail Altun 
 02 Oca 09:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Etin Cinsel Politikası - Carol J. Adams Kadınlar Doğuştan etçil varlıklardır öyle olmasalardı çocuklarını dünyaya getiremezlerdi yani et yemesini erkekten tam 20 kat daha çok sever ve zevk alırlar nokta. Sabah akşam yatakta et ben yemiyorum herhalde :)) Bir de gelmiş Etin Cinsel Politikası dan bahsediyor bize Teyzem :)) O yüzden pek bir saçma buldum Feminist - Vejeteryan Eleştirel Kuramını Yazarımızın Bu yazdığın Demagoji den başka bir şey değil okuyana saygı okuyan herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim Türkiye ...

Kitaptan 5 Alıntı

Elif Kimya Salt 
03 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

İktidar sahibi insanlar hep et yemişlerdir. İşçi sınıfı karbonhidratlardan oluşan bir karışımı tüketirken, Avrupa aristokrasisi her çeşit etle dolu büyük öğünler yemiştir. Beslenme alışkanlıkları yalnızca sınıfsal ayrımı açığa vurmaz, aynı zamanda ataerkil ayrımı da belli eder. Kadınların, ikinci sınıf yurttaşların, ataerkil kültürde ikinci sınıf sayılan yiyecekleri yemesi daha olasıdır: etten ziyade sebzeler, meyveler ve tahıllar. Et yemedeki cinsiyetçilik sınıf ayrımlarının altını yeniden çizerken bir de anlam sapması doğurur: Tüm sınıflara nüfuz etmiş olan etin erkeksi bir yiyecek olduğu ve et yemenin bir erkek faaliyeti olduğu miti.

Etin Cinsel Politikası, Carol J. AdamsEtin Cinsel Politikası, Carol J. Adams

Özgürlük
Biz, bütün zulümlerin birbiriyle ilişkili olduğuna inanıyoruz: Bütün canlılar özgür olana kadar, yani kötü muameleden, aşağılanmadan, sömürüden, kirlenmeden ve ticarileşmeden kurtulana kadar, hiçbir canlı özgür olmayacak.

Etin Cinsel Politikası, Carol J. AdamsEtin Cinsel Politikası, Carol J. Adams

Çark dişlileri gibi birbirine geçmiş: öldürme odası, bayıltıcılar, prangacılar, zıpkın taşıyıcılar, kasaplar, kafa kesiciler, yarıcılar, bacak kırıcılar, göğüs bıçkıcılar, fetüsçüler, postçular, ikiye ayırıcılar, varile daldırıcılar, deri yüzücüler, bağırsakçılar, yün ayıklayıcılar...
Ölümün(...)karmakarışık binalarından geçerek uysal, mülayim, oyunbaz, vahşi fakat tamamı zararsız varlıkların yekpare bedenlerinin parçalanması ve yok olması: Cehennem.

Etin Cinsel Politikası, Carol J. Adams (Tillie Olsen)Etin Cinsel Politikası, Carol J. Adams (Tillie Olsen)

Dilinizi Özgürleştirin
Dil güçlü bir araçtır. Seçtiğimiz kelimeler bir şeyleri adlandırmak
ya da tarif etmekten fazlasını yaparlar; statü ve değer atfederler.
Dolayısıyla insan olmayan hayvanlardan bahsederken seçtiğiniz
ifadelere dikkat edin; zira onlar hakkındaki önyargıları
muhafaza eden ifadeler kullanıyor olabilirsiniz.

İnsan olmayan bir hayvandan bahsederken cinsiyetsiz “it” zamiri
kullanmak (dişi ya da erkek olan) bu hayvanı onursuzlaştırır ve
diğer hayvanların nesneler, aşağı varlıklar ya da mülkler
oldukları görüşünü idame ettirir.

Evlerini ve yaşamlarını insan olmayan hayvanlarla paylaşan
insanlardan bahsederken “sahip” gibi kelimeler kullanmak
köleliği çağrıştırır ve bu çağrışımla barışık olmamalıyız.
Dost,refakatçi,yoldaş ya da koruyucu gibi kelimeler daha tercih edilesidir.

Diğer hayvanları “yaşayan şeyler” diye anmaktan kaçının.
Onlar yaşayan varlıklardır.

Evcil olmayan hayvanlardan özgür ya da özgürce dolaşan
hayvanlar diye söz edin, “vahşi” ya da “yabani” hayvanlar diye değil.

Hayvanların insanların eylemleri sonucu acı çekmesi ya da ölümünden
söz ederken gerçekleri gözler önüne seren acı verici derecede
açık kelimeler kullanın. “Ötanazi”, “uyutmak”, “kurban etmek”,
“etkisiz hale getirmek” hayvanlar üzerinde araştırma yapanların
(ve bazı hayvan ıslahçılarının); “hastayı sürüden ayıklamak”,
“hasat etmek”, “terbiye etmek” ve “sürüyü seyreltmek” de
avcıların, tuzakçıların ve benzerlerinin en sevdiği ifadelerdir.
Bu kelimeler öldürmek anlamına gelir; dolayısıyla öldürmek deyin.

Etin Cinsel Politikası, Carol J. Adams (Ayrıntı Yayınları)Etin Cinsel Politikası, Carol J. Adams (Ayrıntı Yayınları)

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız