Fatih - Harbiye

7,5/10  (308 Oy) · 
1.999 okunma  · 
216 beğeni  · 
4.917 gösterim
Eğlenceli, danslı, şaşaalı zengin ve modern bir hayatın baştan çıkarıcı çekiciliği...

Sakin, mütevazı, denenmiş dostluklarla ve eski değerlerle donatılmış bir hayatın insanı saran huzuru...

Bu iki hayat tarzı arasında hafif bir baş dönmesiyle gelgitler yaşayan bir genç kız.

Yeni bir hayat biçimine doğru koşmak isterken kendi geçmişine ve sevgilerine ihanet ettiğini düşünmenin yarattığı tedirginlikler.

Bu toprağın musikisi içinde güven ve sükûnet vaat eden bir sevgiliyle parıltılı bir şıklıkla kadınların başını döndüren zengin bir genç.
(Arka Kapak'tan)
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    124
  • ISBN:
    9789756363997
  • Yayınevi:
    Alkım Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Eren 
25 Nis 11:02, Kitabı okudu, Puan vermedi

Peyami Safa, Fatih-Harbiye’de iki cinsiyet ve iki semt üzerinden medeniyet çatışmasını konu alır. Romanın ana karakteri Neriman, Şark musikisi ile Garp musikisini karşılaştırır ve Şark musikisinin tıpkı insanları gibi yavaş, Garp musikisinin ise yine tıpkı insanları gibi hareketli olduğunu söyler. Aynı şekilde, Fatih’in durağan ve hareketsizliği karşısında Harbiye’nin cıvıl cıvıl ve hareketli olmasına dikkat çeker. “Şarklılar kedi besler, kediler ise kendileri gibi uyuşuk, miskindir” der. “Garplılar ise köpek besler; köpekler her daim uyanık ve hareketlidir”.

Tüm bu fikirlerin karşısında ise; Şinasi, Neriman’ın babası Faiz Bey ve çevrelerindeki diğer insanlar yer alır. Bu insanların ortak özelliği; zeki, derinlikli ve dürüst olmalarıdır. Örneğin Neriman yalanlar söyler fakat Şinasi bu yalanları fark ettiği halde, Neriman’ın yüzüne vurmadan acısını çekecek kadar erdemlidir. Safa, Şinasi üzerinden Şarklılığı resmeder. Şinasi Batı müziğini içi boş görür ve Doğu müziğinin ne kadar derinlikli olduğunu savunur. İnsanlar, mecbur oldukları için değil, bilerek, isteyerek ve severek seçmişlerdir Şarklı olmayı. Bunu bir ayrıcalık olarak görürler, Neriman ve onun gibi düşünenlerin aksine.
Mutlu Okumalarr..

Kübra A. 
 06 Tem 02:34, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Yıllar evvel okumuştum, bir daha okuyacaklarım arasında duruyordu. Dün başladım, şimdi bitirdim ve Peyami Safa'nın tekrar tekrar okunası bir yazar olduğunu bir kez daha gördüm.

Bu kitap bir dil ziyafeti, bir hâl ziyafeti, bir anlam ziyafeti. Birçok cümlenin ifade edilişi o kadar güzel ki eski kelimelerle konuşulan o döneme sevgim bi kat daha arttı.

İnce bir kitap olmasına rağmen muhteviyatı -edebiyatımı da konuşturayım biraz :)- kuvvetli, düşündürücü ve hisse çıkartırıcı. Her insanın içine düşebileceği hevesleri, bunların bizim için önemini, sonra o önemi nasıl kaybedebileceğini anlatmış. Daha önemlisi kültürümüzü aydın bir bakış açısıyla değerlendirmiş.

Kitap benim için güzel bir hatıra, kaliteli vakit geçirdiğim bir dem olarak kitaplığımda eski yerini aldı.

Peyami Safa saygıyı sonuna kadar hak eden müthiş yazarlardan biridir. Elimde neredeyse 1 yılda okunacak kitap olmasa yapacağım ilk iş okumadığım kitaplarından birini edinmek olurdu. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.

Şimdi Fatih-Harbiye'yi bitirdim. Bu kitabı okumadan önce dizisine rast gelmiştim birkaç kez. Kitabı elime aldığımda da eminim diziyle birçok yönünden ayrılmıştır diye düşündüm. Nitekim şu anda bitirdiğim bu kitap bana diziyle hiç bir alakası olmadığı için büyük mutluluk verdi.. :)

Rümeysa Moğol 
10 Haz 2015, Beğendi, 8/10 puan

Batılılaşmak mı? Bazen evet bazen hayırrrr asla diyebildiğimiz fakat zamanın da bizi götürdüğü en tehlikeli şey sanki.Aslında yanlış da demiş olabilirim çünkü yanlış batılılaşmak diyelim doğru olsun cümlem.Kimi zaman bizi bizden alan ve özenti ile başlayan yanlış batılılaşmayı bu derece sade ve güzel bir dille anlatmış yazar.AŞKIN sonu onca farklılaşmaya rağmen selamet olmuş ya o da bir derece daha artısı daha.Bence okunası bir kitap.

silaes 
 25 Ağu 18:05, Kitabı okudu, 2 günde, 7/10 puan

Şarklı bir genç kızın kendi kendiyle verdiği medenileşme savaşı. Peyami Safa'nın insan psikolojisini gözleme yeteneğinin harmanı bir kitap. Müthiş bir gözlem ve bu gözlemleri metine uygulama yeteneği var. Neriman'ın iç savaşını; üniversitelerde, sokaklarda ve avmler de hala yaşıyoruz.

Metin Özdemir 
 13 Tem 13:34, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 7/10 puan

Dünya küçüldükçe daha çok doğu kültürü ile yetişmiş halkımızın bir şekilde farklı kültürlerle karşılaşacağı muhakkak. Peyami Safa'nın bu kitabında da batı kültürü ve doğu kültürü arasında kalan insanların ikilemlerini anlatıyor. Sahte-pırıltılı bir yaşam mı? Belli sınırlar içinde öze dönelik bir yaşam mı? gibi çelişkiler. Zannımca bu da bir dönemde geriye kaldı.( Kısmen tamamıyla olmasa da) Şahsi fikrim siz kendinizden eminseniz, yani iradeniz ne kadar kuvvetliyse sağlam, belirli çerçeveler arasında o kadar rahat dolaşabilirsiniz ve mutlu da olmak mümkün. Ama şu an günümüzde televizyonun da,internetin de yaygınlaşmasıyla artık tüm ülkelerde kültür,düşünce,yaşayış biçimini,hassasiyetlerini az çok belirli durumlara göre bilgi sahibiyiz. Keşke tüm insanlar empati kurabilse. Birbirlerimizin iyi yönlerini alabilsek... Bir döneme ışık tutan bir eser. Günümüz şartlarda insanların kaygan bir zeminde yürümesi gibi... Keşke tüm dünya kardeş olabilse...( ütopik olsa da) Her gün dünyanın her tarafında zulümler,haksızlıklar,savaşlar,öç almalar, kan akıtmalar. Keşke dünyaya sevgiyi bulaştırabilsek... Yaşama sırrımızı hakkıyla eda edebilsek...

Mehmet Kesdal 
 19 Eyl 22:57, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 5/10 puan

Peyami Safa güzel bir anlatımla okuyucunun kalbine inmeyi bilmiş.Ancak,
söz konusu devri anlatırken , yazarın elit sayılabilecek bir kaç kişiyi konu yapıp, halkı yok sayması ,hiç bahsinin geçmemesi, kitabın dünyasını küçültmüş, bir nevi dar alanda kısa paslaşmalar yapılmış.Bu benim kitaba eleştirel bakışım ; aynı eleştirim Halide Edip Adıvar'ın 'Kalp Ağrısı ve Zeyno'nun Oğlu ' kitapları için de geçerli.

Aleyna Cınar 
21 Nis 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Doğu ve Batı'yı en güzel şekilde anlatmış bize Peyami Safa.Bir tarafta uygun görülmeyen davranışın diğer tarafta ne kadar modern karşılandığı ve bir genç kızın bu iki taraf arasında kalışı çok güzel işlenmiş..

Zeyli 
29 Tem 17:02, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 9/10 puan

Yine klasiklerden mükemmel bir Peyami Safa romanı... Beğenmemek elde değil. Doğu ve Batı karşılaştırılması o kadar incelikli anlatılmış ki ayakta alkışlıyorum. Ayrıca bu konuyu genç bir kız üzerinden anlatması kitabı okumanın yaş sınırı olmasını engellemiş. Harikulade...

Dilek 
15 May 17:46, Kitabı okudu, Puan vermedi

Doğu kültürüyle yetişmiş, ardından Batı kültürüyle tanışıp iki kültüre de ait olamamış Neriman'ın iç savaşı anlatılıyor. Kitabın her bölümünde belirgin ya da gizli olarak Doğu-Batı kültürleri çarpıştırılıyor. Doğuluların kedi, Batılıların köpek beslemesi ya da Batılıların kokuları ile Doğuluların kokuları. Neriman'ın kendi kültürünü küçük görerek toplumunun edebiyatına, giyim kuşamına karşı gelişi ve Batı'nın balolarını ve lüks yaşamını kültür olarak benimsemeye çalışması, sonucunda da yeniden Doğu'ya yönelmesi işleniyor. Karakterlerin ruhsal betimlemelerinin çok güçlü olduğunu ve Neriman, Faiz Bey ve Şinasi'nin gerçeğe yatkın karakterler olduğunu düşünüyorum. Özellikle Neriman'ın kendini ifade edemediğini düşünmesi ve içine düştüğü düşünce havuzundan çıkmak için çırpınması çok güzel ifade edilmiş.

5 /

Kitaptan 42 Alıntı

BİROL COŞKUN 
28 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Ne büyük bir arzu ile istediği şeylerden ne küçük sebeplerle nefret ettiğini düşündü.

Fatih - Harbiye, Peyami SafaFatih - Harbiye, Peyami Safa
Nur E. 
02 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

''... kendi kendini aldatmak, başkalarını kanıdırmak kadar basit değildir ve insan kendi içindeki adaletten ürkmeye başlar.''

Fatih - Harbiye, Peyami SafaFatih - Harbiye, Peyami Safa
BİROL COŞKUN 
28 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Samimî olamayız, hiç kimse tam bir surette samimî olamaz; en samimî insanlar kimlerdir, bilir misiniz? Vahşiler!

Fatih - Harbiye, Peyami SafaFatih - Harbiye, Peyami Safa
Aysel 
22 Kas 2014, Kitabı okudu, 6/10 puan

Bir aralık etrafına ve insanların yüzlerine baktı. Tramvayda hiç kimse gülümsemiyordu. Hepsinde yük taşıyan insanların yorgunluğu ve bezginliği var. Tramvay onları bir tarafa götürmese, hepsi oldukları yerde senelerce kalacaklarmış gibi ezik ve bitik, hepsinde bir bedbinlik. En küçük sebeplerle kavgaya bahane arıyorlar.

Fatih - Harbiye, Peyami SafaFatih - Harbiye, Peyami Safa

Şinasi, Neriman'a söylediği sözlerin onda bu akşam daha az alaka uyandırdığını anladıkça yükselen ve yorulan sesiyle cevabını bile alamadığı şeyler soruyordu.

Fatih - Harbiye, Peyami Safa (Sayfa 7)Fatih - Harbiye, Peyami Safa (Sayfa 7)
Aysel 
22 Kas 2014, Kitabı okudu, 6/10 puan

Neriman düşündü ve bir anda şarklıların kedileri ve garblıların köpekleri niçin bu kadar sevdiğini anladı. Hristiyan evlerinde köpek ve Müslüman evlerinde kedi bolluğu şundandı:
Şarklılar kediye, garblılar köpeğe benziyorlar! Kedi yer, içer, yatar, uyur, doğurur; hayatı hep minder üstünde ve rüya içinde geçer; gözleri bazı uyanıkken bile rüya görüyormuş gibidir; lâpacı, tembel ve hayalperest mahlûk, çalışmayı hiç sevmez.
Köpek diri, çevik, atılgandır. İşe yarar; bir çok işlere yarar. Uyurken bile uyanıktır. En küçük sesleri bile duyar, sıçrar, bağırır.

Fatih - Harbiye, Peyami SafaFatih - Harbiye, Peyami Safa
5 /