Felatun Bey ile Rakım Efendi

7,0/10  (126 Oy) · 
752 okunma  · 
77 beğeni  · 
1.887 gösterim
Klasikler, ölümsüz olmadıkları için değil sürekli okundukları için de değerlidir. Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez. Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda. Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan, sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne. Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday. Aşk, dil, kurgu bütün
saflığıyla göz kırpıyor. Yeniden...

Ahmet Mithat, Tanzimat döneminin temel meselesi Batılılaşmayı, kendine has üslubuyla işliyor: Hem eğlendiriyor hem eğitiyor. Türkçe edebiyatın iki ölümsüz tipinin, Felatun Bey ve Rakım Efendi'nin hiçbir zaman eskimeyen trajikomik öyküsü hâlâ ilham kaynağı olmaya devam ediyor...
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9786054683932
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Meşrebi Kalender 
07 Mar 21:48, Kitabı okudu, 9 günde, 6/10 puan

Batının “ahlaksızlığını” alan Felatun Bey ile “İlmini ve bilimini” alan Rakım efendinin abartılı didaktik maceraları.

Yazar ( Ölümünün bile üzerinden yüz küsur yıl geçmiş birinden “yazar” diye bahsettiğimde sanki lise arkadaşına hitap eden ergen saygısızlığı sergiliyormuşum gibi geldi bir an. Okul müdürüne naptın müdür demek gibi. Neyse bu meramımda da kifayetsiz kaldı cilveli kelimeler…) okuyucuya direkt olarak sesleniyor, bir şey anlatıyor sonra o şeyi neden anlattığını anlatıyor, bununla da kalmıyor, düşünmek gibi dünyanın en yorucu işini yapmayasın diye , sana anlaman gerekeni altını çize çize ayrıca anlatıyor.

Araba Sevdası romanını bu kitaptan daha önce okuyangillerdenseniz, Araba Sevdası’nın anti kahramanı Bihruz Bey ile bu kitaptaki Felatun Bey’in aynı kalıptan çıkmış olduğuna tanık olacaksınız.

Ancak anti kahramanımızın karşısında bu sefer; sütten çıkmış ak kaşık karakterine sahip, boynu bükük, tabi ki “fasfakir” , hem öksüz hemi de yetim, Küçük Emrah kadar olamasa da daha sonra hem maddi hem de statü olarak yükseklere çıkan Rakım Efendi var. ..

Ama yanında da şike var. Yazar bariz bir şekilde Rakım Efendi’yi anasının kuzusu gibi sevip överken; Felatun Bey’i, öyle bir karikatürize ediyor ki evlat olsa sevilmez sıfatının vücut almış haline çeviriyor, doymuyor, şeytanın yancısı gibi gösteriyor…

Hal buysa, kahpe feleğin düzeninde elden tek bir şey geliyor…Yazarı tarafından hor görülen, kendisine üvey evlat muamelesi yapılan, örselenen tüm “ Eflatun Bey”lere ve son olarak da tüm itirazı olanlara gelsin efenim...

https://www.youtube.com/watch?v=woRu3rz7wp0

( Bu yorumu şu şekilde de yazabilirdim. “Bu kitap 1875 yılında yazılmıştır nokta”. Açık büfe beğendiğinizi alın. Latife bir yana, zevk alarak değil ama, ülkemizde romanın gelişmesi açısından bir mihenk taşı olduğundan, saygıyla okunması gereken bir eser)

Öncelikle çok güzel bir kitaptı, keyifle okudum. Ahmet Mithat dili sade ve anlaşılır bir üslupla kullanmıştı. Kitapta döneminin edebi özellikleri boy gösteriyordu. Bir gelenek olarak kitabın sonunda kötüler cezalandırılır ve iyiler de mutlaka ödüllendirilir.
Ahmet Mithat kitapta okuyucuyla konuşur dille anlatmış. Kitabın başında Felatun Bey ile Rakım Efendi tanıtıldı. Yazar taraflı bir şekilde Felatun Beyi yargılıyor, Rakım Efendiyi övüyor. Daha sonra Canan ve İngiliz ailesini de tanıyoruz. Tanıdıkça seviyor ve Hikayeye dahil oluyoruz. Son ise zaten belirttiğim gibi mutlu son :))

ihtiyar 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Roman Batılaşma sorunu alafranga züppe tipini sergileyerek ele almıştır. Berna Moran Türk romanında uzun yıllar kullanılan alafranga züppe tipini ilk işleyen kitaptır diye yazmıştır. Yazarın anlatımı, hele okurla konuşması çok güzel. Sadeleştirmiş metin okuduğumu düşünüyorum, bu detaya dikkat etmeden kitabı almıştım. Bildiğiniz gibi sadeleştirmiş metin, yeni neslin allayabileceği dilde yazılmış halidir. O nedenle okumakta zorluk çekilmiyor. Lakin o orijinal halinin tadını verir mi bu konuda net bir şey söyleyemeyeceğim. Felatun bey miras yiyen, Batılaşma meselesini anlayamamış yada sindirememiş bir karakter, Rakım efendi ise az çok ideal bir Osmanlı efendisini bize sunar. Beni bu kitabı okumaya yönelten Berna Moran'ın "Türk romanına eleştirel bir bakış" adlı kitabı olmuştur. Berna Moran'ı okumaya yöneltende kendi ilgi alakam ve neokur üyesi Cahir Orhan Edi olmuştur.

Mehmet Kesdal 
 08 Eyl 00:10, Kitabı okudu, 2 günde, 1/10 puan

Sıradan kişiliklerin ,sanki çok büyük işlere imza atmışlarcasına anlatıldığı bu kitabı okuyarak , kendime haksızlık ettiğimi düşünüyorum.

Bir yanda batılılaşmayı sadece yüzeysel olarak uygulayan, gösteriş delisi, uçkuruna sahip olamayan,insanların iğrenerek baktığı, baba parasıyla sefa süren Felatun Bey; diğer yanda batılılaşmayı gerçek anlamda yaşayan, batılılaşmak için değil de kendini geliştirmek için uğraşan, donanımlı,bilgili,ilim irfan sahibi,insanların imrenerek baktığı, ekmek parasını birçok işte çalışarak kazanan Rakım efendi...
Bu iki karakter üzerine kurulmuş yanlış batılılaşmayı çok güzel bir şekilde konu alan bir eser. Ahmet Mithat'ın sürekli akışı durdurup araya girdiği ilginç bir yapıt, okumanızı tavsiye ederim.

kevser 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, 4/10 puan

klasiklerimizden. birini okuyunca diğerlerini de okumuş sayılırsınız muhtemelen. yine de üşenmeyin bitirin klasikleri derim. birbirine zıt iki karakteri anlatır. dönemden, ülkenin geçirdiği değişimlerden dem vurur bu iki karakter üzerinden.

Dilara Adar 
19 Haz 00:40, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 6/10 puan

Ahmet Mithat'ın alenen taraf tuttuğunu göreceksiniz. Fakat pek haksız sayılmadığını anlarsınız. :) ...................................................................

serdar şahin 
 25 Ağu 17:24, Kitabı okudu, 1 günde, Puan vermedi

Türk edebiyatını anlatan ders kitaplarında Tanzimat Döneminden, özellikle de Ahmet Mithat Efendi'den bahsedilirken romanların teknik olarak kusurlu olduğundan, yazarların sürekli hikayeye karıştığından ve yazarların okuyucuya bilgi verme, onu eğitme ve kitap okumaya alıştırma huylarından dem vurur. Taaşşuk u Talat Fitnat, Sergüzeşt, Araba Sevdası gibi bu ilk dönem eserlerinden yukarıda bahsettiğim özelliklere en çok sahip olan kitabın ve yazarın Felatun Beyle Rakım Efendiye ait olduğunu çok rahat söyleyebilirim. Ahmet Mithat bize sanki biz çocuğumuza masal anlatırken çocuğu hikayeye sokmak için çocuğa bil bakalım sonra kurt ne yapmış, yaptığı da çok kötüymüş dememiz gibi davranıyor. Ama bu tarzı çoğu okuyucuyu bölecekken ben de sanki Ahmrt Mithat karşımda bana hikayeyi anlatıyormuş gibi hoşuma gitti. Evet çağındaki yabancı kitapların edebi olarak oldukça altında. Hatta edebi bir yönü yok da denebilir. Ama bana bu o dönemdeki Türk toplumunun yapısı, meddahlık gibi eğlence, anlatı kültürünü düşününce Ahmet Mithat'ın gerçekten toplumu anlatı,dinleti gibi sözlü gelenekten okumaya yönelik yazılı usule geçmesi gibi bir yolda çaba göstermesi olarak görüyorum. Ayrıca halka modern bir Dede Korkut misali iyiyi, doğruyu, yanlış batılılaşmanın zararlarını anlatmaya çalışıyor. Bu kitapta da alın terinin önemi, baba parasının zevk ve sefa aleminde tüketilmemesi, kölelere iyi davranılması gerektiği gibi hususlar yer alıyor. Ayrıca o dönemde Kağıthane'nin önemli ve güzel bir mesire alanı olduğunu görüyorsunuz. Kısacası edebiyatımızı, kültürümüzü, Osmanlıdaki yaşam tarzını öğrenmek için bu tarz kitapların edebi değeri kaygısı taşınmadan okunmasının önemli olduğunu düşünüyorum.

Zeynep Demirel 
22 Şub 19:39, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Sanırım 3-4 yıl önce okumuştum bu kitabı ve çok beğenmiştim.Açıkçası bu kitaba biraz önyargılı yaklaşmıştım.Çünkü dilinin ağır ve anlaşılmaz olacağını dusunmustum.Ama okuduktan sonra yanildigimi anladım.Çünkü Ahmet Mithat Efendi'nin dili zamanına göre o kadar sade ve yalındı ki bu da kitabı oldukça sürükleyici yapmıştı.Ayrıca Ahmet Mithat Efendi'nin üslubunu da çok beğindimi söylemeden geçemeyeceğim.Nükteli anlatımı sayesinde bol bol güldüğümü hatırlıyorum. Özellikle de Felatun beyin yaptıklarına.Uzun lafın kısası Eski Türk Edebiyatı kitapları arasında en beğendiğim kitaplardan biridir kendisi.İyi ki lisedeki hocamız okumamız için bu kitabı zorunlu tutmuş.

Enes ESEN 
21 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Tanzimat edebiyatının en üretken, en çok eser veren yazarı olan Ahmet Mithat Efendi tarafından yazılan Felatun Bey'le Rakım Efendi romanında Doğu-Batı çatışması esas alınmıştır. Batı medeniyetini, alafranga yaşam tarzını temsil eden Felatun Bey ile Doğu medeniyetini, alaturka yaşamı temsil eden Rakım Efendi arasında geçen olayları anlatmaktadır.

İnsan ait olduğu kültürün gerktirdiği bir hayat yaşamalıdır. Lüks hayat, yanlış taklit insanın hayatını berbat eder.

2 /

Kitaptan 16 Alıntı

Başucumda Kitap 
15 Ara 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Zarar, kârın kardeşidir. Bugün kaybettiysen yarın kazanırsın.

Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 127 - Algı Yayınları)Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 127 - Algı Yayınları)
Şeyma Köse 
22 Şub 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Gönül ister ki ben seni saçlarının dağınık bir durumda olduğu güzellik içinde göreyim. Ancak ne faydası var, ne zaman senin saçların dağınık olursa, benim de zihnim darmadağın olur.

Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 137)Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 137)
Başucumda Kitap 
15 Ara 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bir mirasyedinin yarın ne olacağı belli olmayan servetine anca dalkavuklar değer verirler.

Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 100 - Algı Yayınları)Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 100 - Algı Yayınları)

''Gözlerimin ışığının bu kadar parlak olmasının sebebi, senin yüzünün parlaklığının bana yansımasıdır.''

Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 70)Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 70)
Azer Bağatur 
19 Haz 00:40, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Bi dolu dünya.
Aşkın bir de böyle"kavuşmak"içinde"ayrılık"köşesi vardır ki bunun erbabı biraz az bulunur ise de, o az bulunanlar bunun zevkini de çok iyi bilir.

Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat EfendiFelatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi

Aslında Avrupa' nın da eğlencesi çoktur, ama "monoton", yani hep tek düzedir. Bir kere kış geceleri uzun olduğu zaman, alafranga saat on ikiden, yani gece yarısından evvel yatılmaz. Hele saat on ikiye kadar da oturulduğu olur ya! Bu halde uyandığımız zaman yine ortalığı gündüz olmuş buluruz. Yani demek isterim ki, biz tabiatın yalnız bir akşam güzelliğinden istifade ederiz. Sabahı, o sabah ki tabiatın uykudan uyanması demektir, o güzel sabahı görüp yaşamaktan hemen hemen daima mahrum kalırız.

Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 109)Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 109)

''Senin yüzün bana valide çehresi kadar tatlıdır. Cennetten huri çıksa da gelse bana senden güzel görünmez. Ben her akşam senin mübarek yüzünü görmeliyim.''

Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 27)Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi (Sayfa 27)
2 /