Feriştah'ın Fentezileri

7,0/10  (5 Oy) · 
22 okunma  · 
1 beğeni  · 
535 gösterim
Feriştah - Erotik Yayınevi değil mi orası? Telefonunuzu komşumuzun oğlunun elindeki kitaptan aldım... Bakın ama ne olursunuz şu son fentezimi dinleyin bari... Çünki bir daha benim gibi diri vicutlu bir kalem erbabını bulamazsınız... Sağolun... Okuyorum... UYANDIRMA SERVİSİ FENTEZİSİ... Ben uyandırma servisinde çalışan orta yaşlı, vicut hatları had safhada muntazam olan ve kocasından nefret eden nefis bir kadınım... O gün servise gelen bir telefon her şeyi birden bire değiştirdi.. Telefonun öbür ucundan gelen ses adeta bana bazı edeleleri müjdeliyordu... Adının Mükremin Çıtır olduğunu yine edeleli bir ses tonuyla söyleyen genç bana, sabah altıda uyanmak istediğini ve bekar olduğunu söyledi... Sabah altı olunca servisimizde adet olmadığı üzre gidip genci küçük öpücük darbeleriylen bizzat ben uyandırdım... Ve uyanır uyanmaz, ikimiz azgın bir nehrin üstünde su kayağı yapmaya çalışan bir insan kadar heyecanlı, fakat aynı zamanda bulutların üstünde uçan bir otomatik pilot kadar paraşütsüz ve rahattık...
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2004
  • Sayfa Sayısı:
    157
  • ISBN:
    9789755702261
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
M.Y. 
 04 Haz 20:03, Kitabı okudu, 1 günde, 7/10 puan

Bir Demet Tiyatro yayınlandığı zamanlarda uydular, çanak antenler, kablolu kanallar hayatımda yoktu ve yaşadığım yerin belediyesinin tv vericisi sadece belli sayıda kanalı yayınlayabiliyordu. Bunların arasında da Bir Demet Tiyatro’nun yayınlandığı kanal -sanırım Star Tv’ydi- yoktu. Okuldaki hemen hemen herkesin evinde çanak anten olduğundan onlar için bir sorun olmuyordu. Bizde olmayınca haliyle hiçbir zaman Feriştah’ın fentezilerini de seyredemedim. Gerçi hoş, olsaydı bile babamın seyrettiği, o zaman bana işkence gibi gelen haber programlarından dolayı yine seyredemezdim. O zamanlar okulda yapılan muhabbetlerden birisi de bir akşam önce yayınlanan Bir Demet Tiyatro’ydu. Herkes yapılan esprileri birbirine tekrar anlatır, güler, kaçırdığı yerlerden bahsederdi. Ben de tabii ki haliyle öyle boş boş bakardım :) Yıllar sonrasının bir nevi eksikliğiyle karşılaşınca Feriştah’ın fentezilerini okumak eğlenceli oldu ve diyalogları salt metin olarak okuyunca oyunculuğun önemini daha iyi anladım. Yine komikti tabii ki ama internetten bu fentezilerin canlandırılmış halini seyretmek çok çok daha komikti. Şimdi o zamanki okul arkadaşlarıma denk gelirsem bundan mı bahsetsem acaba? Tamam kabul etmeliyim ki “Numanca” bir durum olur :D

Kitaptan 6 Alıntı

şule uzundere 
07 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kadın: Seni seviyorum Mükremin
Erkek: Beni sevmenin nedeni seni sevmemdir.
Kadın: Beni sevilesi yapan sana duyduğum sevgidir.

Feriştah'ın Fentezileri, Yılmaz ErdoğanFeriştah'ın Fentezileri, Yılmaz Erdoğan
şule uzundere 
07 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Senin sevdiğin senin tarafından sevilmeyi sevmiyor ki... Senin sevdiğin, senin sevdiğinden daha az seviyorsa seni, sen de sevme gitsin o zaman seni sevmeyeni.

Feriştah'ın Fentezileri, Yılmaz ErdoğanFeriştah'ın Fentezileri, Yılmaz Erdoğan
M.Y. 
04 Haz 17:21, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Gevrek Kadın
FERIŞTAH TELEFONLA KONUŞMAKTA...
FERİŞTAH: Kehribar o kadar sıkıntılı o kadar sıkıntılıyım ki bu kadar sıkıntıdan nasıl komik bir hava yaratacağım bilemiyorum. Daha ne olsun Kehribar? Benim gibi gevrekliğinden sual olunmaz bir kadının kocası meşe ağacından yapılmış ve ben onu yakmak istiyorum... E odun bu Kehribar, geceleri randıman alamıyoruz bari sobanın içinde faydasını görelim. Numan'a da bir fırsat vermeliyim değil mi? Ben inanıyorum ki Numan odun olarak çok başarılı olacak.... Kehribar senin tanıdığın bir kiralık katil var mı? Satılık da olabilir... Önce Numan'ı halledecek memnun kalırsam babasının ihalesini de ona vereceğim.... Yok mu? Peki. Hoşçakal Kehribar...

Feriştah'ın Fentezileri, Yılmaz ErdoğanFeriştah'ın Fentezileri, Yılmaz Erdoğan
M.Y. 
 04 Haz 17:28, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Çiçek
FERİŞTAH: Hoşgeldin Mükremin? O elindeki çiçekler benim için mi?

MÜKREMİN: Ne çiçeği? Elimde çiçek, yok ki?

FERİŞTAH: Biliyorum. Hiçbir zaman da olmadı zaten. Madem bana iki karanfili çok görüyorsun bir karanfil getir Mükremin. Ben aza tamah eden bir sevdanın esiriyim. Çok şey isteyen aşıklardan değilim ben. Ne demişler azla yetinmeyeni etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın bir köpekten ne farkı vardır allahınsen.

MÜKREMİN: Bu neydi şimdi?

FERİŞTAH: Ne olacak Mükremin, atasözü, özdeyiş.

MÜKREMİN: Hem ben niye çiçek getirecekmişim sana?

FERİŞTAH: Tamam sen bana bir avuç kara toprak getir yeter Mükremin. Ben o toprakta yetiştiririm sevdamızın yediveren gülünü... Sen arada sırada biraz gübre bile getirsen benim kabulümdür Mükremin...

Feriştah'ın Fentezileri, Yılmaz ErdoğanFeriştah'ın Fentezileri, Yılmaz Erdoğan
M.Y. 
 04 Haz 19:41, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Şiir
FERİŞTAH: Hayır hayır hayır! Bu kez fentezi değil Mükremin şiir yazdım.

MÜKREMİN: Hah! Bir şiirimiz eksikti!

FERİŞTAH: Bence de... Bu kadar hisli bir ilişki şiirsiz olur muydu? Ve şiirimiz şöyle oldu:

Maalesef seni bana hasta dediler
Üzgün bir haberi sevinçle verdiler
Kalk sevdiğim sarıl bana dedim
Razı gelmiyor gönül avun dediler
Edelelere karşı kendini savun dediler
Manyak mısınız dedim ne savunması
İçinin yangınını söndür dediler
Nasılsa ilk harfleri okur dediler!

Feriştah'ın Fentezileri, Yılmaz ErdoğanFeriştah'ın Fentezileri, Yılmaz Erdoğan
M.Y. 
04 Haz 14:31, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Edeleli Erkek
FERİŞTAH: (ses) ... Demeye kalmadı ki. O kapıda belirdi... Allahım bir insan ancak bu kadar kapıda belirebilirdi... Odaya önce edeleleri geldi... Edelelerden yarım saat kadar sonra da vicudunun diğer kısımları yanımıza geldi...

Feriştah'ın Fentezileri, Yılmaz ErdoğanFeriştah'ın Fentezileri, Yılmaz Erdoğan