7,2/10  (5 Oy) · 
25 okunma  · 
4 beğeni  · 
1.613 gösterim
"Hz. Muhammed (sav) gülzârında yetişmiş ve bu dünyaya o bahçenin râyihâsını ulaştıran gönül erleri, ilâhî kaynağın ilham sunucularıdır. Hz. Mevlânâ`nın eserleri arasında bulunan Fîhi Mâ Fîh de, bu ilâhî boyuttan uzanan hikmetler yumağından örülmüş bir kaftan ve rabbânî bir ilhamdır.

Merhum Ahmed Avni Konuk`un, Farsça aslından yapmış olduğu bu ilk tercüme eseri günümüz okurlarına ulaştırmak istedik. Bu eser, kütüphanelerde mevcut 7-8 nüshanın karşılaştırılması suretiyle hazırlanmış olması bakımından da ayrı bir husûsiyet taşımaktadır."

İz Yayıncılık bu kıymetli İslâm Klasiğini, merhum Dr. Selçuk Eraydın`ın titiz ve zahmetli çalışmasıyla sunmaktadır.

"Ne varsa onun içinde var..." adından da anlaşılacağı üzere kitap Mevlana'nın inanç felsefesini anlamamız yönünden okuması oldukça faideli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Mesnevi'de ki gibi içiçe geçmiş hikayelerden ziyade burada Mevlana'nın oğlu Sultan Veled tarafından toplanmış meclis sohbetleri söz konusu.

fikret eroglu 
07 Şub 01:02, Kitabı okudu, Puan vermedi

Mesnevinin golgesinde kalan fakat hem dili hemde ozlu anlatimiyla mesnevi kadar degerli bir eser. Tasavvufa ilgi duyanlarin es gecmemesini salik veririm

Fi Hi Ma Fih , mevlana sohbetlerinden derlenmiş bir kitap. O nedenle Mesnevi'den oldukça farklı. Mevlana'nın düşünce zenginliğine dalmak için Mesnevi'den önce okunması yararlı olabilir.

Hiç beğenmedim ve tavsiye etmiyorum. Kitabın Mevlana'ya ait olduğunu da düşünmüyorum. Allah' a 99 ismi dışında hitap edilmesinin hoş olmadığı hadislerce mevcut, kitapta sürekli Tanrı denmesi beni (Kitap Mesnevi ile ilgili olduğu için) rahatsız etti. Roman ya da din kitabı dışında herhangi bir kitap türü olsaydı rahatsız olmazdım. Saygılarımla.

Kitaptan 18 Alıntı

Mademki bu dünyada insanları hatırlamak, anmak mutlaka zaruridir ve bundan kaçınılamaz, o halde iğrenç ve çirkin hayallerin yollarını karıştırmaması ve bozmaması için, insanları anarken hatıralarının hepsinin iyi ve hoş olmasına çalış.

Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 27)Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 27)
şeyma özaslan 
11 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bu insan nefsi şüphe ve zan yeridir. Sen ondan bunları hiçbir yolla ve hiçbir zaman yok edemezsin. Ancak bu aşık olmakla mümkün olabilir. Aşık olunca içinde artık hiçbir şüphe ve zan kalmaz. "Senin bir şeye karşı olan sevgin, seni kör ve sağır eder. (hadis) " buyurulmuştur.

Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 138)Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 138)

Herşeyin hayali, insanı o şeye çeker.
Bağ-bahçe hayali, insanı bağa-bahçeye çeker, dükkân hayali dükkâna.
Fakat bu hayallerde düzenler de gizlidir.
Görmüyor musun ki filân yere gidersin, pişman olursun, hayır sanmıştım amma dersin, değilmiş.
Bu hayaller, örtüdür, âdeta; örtü ardında birisi gizli.
Hayaller ortadan kalktı da gerçekler hayal örtüsü olmadan yüz gösterdi mi kıyamet kopar orda.
Hal böyle olunca da pişmanlık kalmaz. Seni çeken her gerçek odur, başka şey de ondan başka değildir, seni çeken gerçeğin ta kendisidir. “O gün, gizli şeyler meydana vurulur.”

Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i RumiFihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi

Biri: " Âşık düşkün, değersiz ve sabırlı olmalıdır," dedi ve bu türlü vasıflardan sayıp durdu.
Mevlana buyurdu ki: Âşık böyle olmalıdır. Fakat sevilen onun böyle olmasını isterse! Eğer sevgilinin istemediği olursa, şu halde o aşık olmaz. Çünkü kendi arzusu ve kendi muradına uyuyor. Eğer sevgilinin isteğine uyarsa ve sevgilisi de onun düşkün ve değersiz olmasını istemezse, o zaman aşık nasıl düşkün ve değersiz olur. Binaenaleyh aşığın halinin belli olmadığı, yalnız sevgili onu nasıl isterse, öyle olacağı anlaşılmış oluyor.

Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 216)Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 216)

Dedi ki: Bir fili sulamak için, çeşmenin başına getirdiler. Fil, kendini suda görüp ürktü. Fakat başkasından ürktüğünü sanıyor ve kendi kendinden ürktüğünü bilmiyordu. İşte kötülük, kin kıskançlık, hırs merhametsizlik, büyüklenme gibi bütün kötü huylar sende olduğu zaman incinmiyorsun, fakat onları başkasında görünce ürküyor ve inciniyorsun.

Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 68)Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 68)

Ekmekçi para kazanması için halkın aç olmasını ister. Fakat onların açlığına gönlü razı olmaz.

Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 206)Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 206)

Seyyid Burhaneddin Muhakkik konuştuğu sırada, biri geldi ve: "falandan senin methini duydum dedi. O: "bakalım o falan nasıl bir kimsedir? Beni tanıyıp övebilecek bir halde midir? Beni eğer sözlerimle tanımışsa tanımamış demektir; çünkü bu ses, bu göz, bu ağız ve dudak kalmaz; bunların hepsi arazdır. Yok eğer işlerimle tanımışsa yine böyledir. Fakat benim zatımı tanımışsa işte o zaman beni övebilir ve bu övmenin bana ait olduğunu bilirim." dedi

Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 62)Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 62)
şeyma özaslan 
14 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Manaya yönelmek, insana başlangıçta o kadar hoş gelmezse de, gittikçe daha çok tatlılaşır. Bu, suretin aksinedir. Suret önce hoş, latif görünür; fakat onunla ne kadar çok beraber bulunursan, ondan o kadar soğursun. O halde Kuran'ın sureti nerede, manası nerede!

Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 122)Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 122)
şeyma özaslan 
30 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Mustafa'ya (Tanrı'nın selam ve salatı onun üzerine olsun):"Bu manalar niteliksiz olmakla beraber suretler vasıtasıyla onlardan faydalanmak mümkün müdür?" diye sordular. O, "İşte yerin ve göğün sureti, bu suret vasıtasıyla sen o külli manadan fikir edin, faydalan." buyurdu.

Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 81)Fihi Ma-Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi (Sayfa 81)
2 /