Fırtınalar

7,8/10  (4 Oy) · 
23 okunma  · 
3 beğeni  · 
651 gösterim
Yirmi yaşımdayken annem bana şöyle demişti: 'Manastıra girseydim, hem kendim, hem başkaları için en iyisini yapmış olacaktım.'
'Eğer manastıra girmiş olsaydın ben dünyaya gelmezdim' dedim.'
'Dünyaya gelmen daha önce kararlaştırılmıştı oğlum' dedi.
'Evet ama, dünyaya gelmeden çok önce seni annem olarak seçmiştim ben' diye karşılık verdim.
'Dünyaya gelmeseydin cennette bir melek olarak kalacaktın.' dedi.
'Ama ben hala bir meleğim,' diye cevapladım. Gülümsedi ve dedi ki 'Kanatların nerede peki?' Elini tutup omuzuma koydum ve 'Burada,' dedim.
'Kırılmışlar,'dedi.
Bu konuşmadan dokuz ay sonra, annem dönülmez ufukta yitip gitti.
...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    204
  • ISBN:
    9786054533701
  • Orijinal Adı:
    العواصف
  • Çeviri:
    Ahmet Murat Özel
  • Yayınevi:
    Araf Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 9 Alıntı

Mazlum İlhan 
22 Tem 22:45, Kitabı okudu, 9/10 puan

Biz, size dostlarımızsınız gibi yaklaşırız; siz bize düşmanlarınızmışız gibi saldırırsınız. Dostlukla düşmanlık arasındaysa gözyaşları ve kanla dolu derin bir uçurum vardır.
Biz, size saraylar inşa ederiz, siz bize mezarlar kazarsınız, sarayın güzelliğiyle mezarın karanlığı arasındaysa insanlık demirden ayaklarla gezinir.

Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 94)Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 94)
Mazlum İlhan 
23 Tem 14:45, Kitabı okudu, 9/10 puan

Ümitsizliğe kapılmayın; bu dünyanın zulümlerinin, maddenin, bulutların, esirin, her şeyin ötesinde; tüm adaletin, tüm şefkatin, merhametin, tüm muhabbetin kendisi olan bir güç var!

Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 194)Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 194)
Mazlum İlhan 
22 Tem 18:30, Kitabı okudu, 9/10 puan

Bilgi ekmeği vadilerdeki taşlardan daha bolken sizin ruhlarınız açlıktan iki büklüm oluyor, yemiyorsunuz. Kalpleriniz susuzluktan büzülmüşken ve hayat pınarları evlerinizin etrafındaki su kanalları gibi akıyorken, siz niçin içmiyorsunuz?

Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 86)Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 86)
Mazlum İlhan 
23 Tem 14:51, Kitabı okudu, 9/10 puan

Bırakın uyuyayım, benliğim sevgiden sarhoş oldu.
Bırakın uyuyayım, ruhum günlere gecelere doydu.

Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 211)Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 211)
Mazlum İlhan 
22 Tem 22:47, Kitabı okudu, 9/10 puan

Biz hüznün çocuklarıyız ve hüzün âleme hayır ve bilgi yağdıran buluttur. Siz sevinçlerin çocuklarısınız, sevinçleriniz ne kadar yükselirle yükselsin sonuçta rüzgarların yıktığı dumandan direkler gibidir.

Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 95)Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 95)
Mazlum İlhan 
23 Tem 14:49, Kitabı okudu, 9/10 puan

İnsanları sevdim, onları gerçekten sevdim. İnsanlar anlayışıma göre üç kısımdır: Bir grup yaşamı lanetler, bir kısmı kutsar, diğer bir kısmıysa onu inceler. Birincileri perişanlıkları dolayısıyla, ikincileri hoşgörüleri, üçüncüleri de idrakleri dolayısıyla sevdim.

Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 207)Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 207)
Mazlum İlhan 
22 Tem 22:34, Kitabı okudu, 9/10 puan

Biz ağlarız çünkü dulun perişanlığını, yetimin bedbahtlığını görürüz. Sizler gülersiniz, çünkü altının parlayışından başka bir şey görmezsiniz. Biz fakirin inleyişini, düşmüşün feryadını işittiğimiz için ağlarız. Siz kadehlerin çın çın seslerinden başka bir şey duymadığınız için gülersiniz.

Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 92)Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 92)
Mazlum İlhan 
22 Tem 22:26, Kitabı okudu, 9/10 puan

(Ey gece) Senin karanlığında şairlerin duyguları gezindi, omuzlarında peygamberlerin kalpleri yüceldi, saç örgülerinin arasında bilgelerin zekâları silkindi. Sen şairlerin hocası, düşünürlere öğüt verensin.

Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 77)Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 77)
Eylül 
02 Eyl 01:06, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

İnsanlar hayatın kölesidir ve bu; günlerini zillet ve boyun eğişle kuşatan,geceleri kan ve gözyaşıyla kaplayan bir kölelik.
...Kölelik biçimlerinden ve şekillerinden karşılaştıklarımdan en garip olanı, âma kulluktur,o insanların ''şimdi''sini atalarının mazisine bağlayan ve benliklerini dedelerinin âdetleri önünde çökerten ve böylece onları,eski ruhların yeni bedenleri ve pörsümüş kemiklerin alçıdan mezarları haline getiren köleliktir.
...Sağır kölelik,fertleri çevrelerinin temâyüllerine uymaya ve onların renkleriyle boyanıp,onların giysilerini giymeye zorlayandır.Bu sayede onlar yankıya benzeyen seslere,hayale benzeyen cisimlere dönüşürler.
...Alacalı kölelik,''şey''leri değerlerinden başka bir fiyata satın aldıran,işleri kendi isimlerinden başkasıyla adlandırandır.Sözgelimi hilekârlığı zeka,gevezeliği bilgi,zayıflığı yumuşakbaşlılık,korkaklığı tenezzül etmeme olarak adlandırırlar.
Çarpık kölelik,zayıf tabiatlıların dillerini korkuyla harekete geçirtendir.Bu şekilde onlar bilincinde olmadık şeyleri söylerler.İçlerinde olmayanı dışlarında sergilerler.Sonuçta da beceriksizliğin,elleri arasında toplayıp yaydığı bir örtü gibi oluverirler.
Kambur kölelik,bir milleti başka milletlerin kanunlarıyla idare edendir.
...Köleliğin kendisine köleliği ise sürekliliğin kuvvet bulmasıdır.

Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 17)Fırtınalar, Halil Cibran (Sayfa 17)