Floransa Büyücüsü

7,3/10  (7 Oy) · 
18 okunma  · 
5 beğeni  · 
661 gösterim
Salman Rushdie'nin "Bu kitabı yazmak için yıllarca okuyup araştırma yapmam gerekti," dediği roman, türlü türlü anlatıcılar, gezginler, serüvenciler tarafından aktarılan, Babur İmparatorluğu ve Osmanlılar, Moğollar ve Rönesans Floransa'sının tarihine ve kültürlerine göndermeler yapan, bölgenin tarihini masallarla kaynaştıran büyüleyici bir yapıt.

Kitaptaki cinsellik ve erotizmin odağı olan güzeller güzeli Floransa Büyücüsü, aslında erkekler dünyasında kendi yazgısına kendisi egemen olmak isteyen bir kadın. Ama kendi kaderine hükmederken, hükümdarların yazgısını bile değiştiriyor ve en parlak dönemlerini yaşayan Mugal payitahtı ile Floransa'nın toplumsal yaşamlarında bir dönüm noktası oluyor.

Floransa Büyücüsü, kader, güzellik, savaşlar, tılsımlar ve sadakatle örülmüş bir yolda Rönesans İtalya'sının saraylarından Hindistan'ın uzak kıyılarına bir solukta uzanacağınız bir başyapıt.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2012
  • Sayfa Sayısı:
    388
  • ISBN:
    9789750710834
  • Çeviri:
    Begüm Kovulmaz
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
sezen 
19 Oca 22:24, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 8/10 puan

“Floransa Büyücüsü” hayaller, rüyalar, masallar, efsaneler, büyüler ve gerçekler arasındaki sınırın kaldırıldığı bir “magic realism” yani büyülü gerçekçilik türünden enfes bir roman.

#Eserde o kadar tarihi figür, mekan ve olay var ki, bu durum okuru bağlantı kurmaya zorlarken tarih bilgilerini canlandırmaya çağırıyor.

#Ağır bir eser olmakla birlikte roman okumanın hazzını yaşatıyor. Tarih sayfalarında gezinirken, ince bir tülün ardında yaşanan gizemli olaylar okuru çekiyor. Odaklanma sorunu yaşamamak için, eseri pek ara vermeden okumanızı tavsiye ederim.

#Eserin içinde kimler yok ki: Şah İsmail, Yavuz Sultan Selim, Medici ailesi, Machievelli, Amerigo Vespuci, Babür Şah, Vlad Tepeş yani Kont Drakula, Andrea Doria, Ali Şir Nevai, Boticelli vs.

#Mekan olarak, esere adını veren, Rönesans’ın gözde şehri Floransa, Doğu’nun Floransa’sı olarak adlandırılan Heart şehri, İstanbul, Yeni dünya…

#Konusundan bahsedecek olursak; Tuhaf sarışın bir delikanlı (Ucello, Mogor dell’ Amore, Niccolo Vespucci) Babür İmparatorluğu’nun hükümdarı Ekber Şah’a sırrını açmaya gelir. Ve onlara hikayesini anlatmaya başlar. Kurgunun içinde başka bir kurgu olduğu için hikaye romanın sonuna kadar sürer ve esere adını veren Floransa Büyücüsü yani hanedanın kayıp prensesi Karagöz Hanım ancak eserin ortalarında ortaya çıkar. Ekber Şah’ın dedesinin kayıp kızkardeşinin hikayesidir aslında bu. İran Şahı Şah İsmail’e esir düşen(daha doğrusu onun yanında kendi isteğiyle kalan) Karagöz Hanım onu kendine aşık eder. Gücü seven Karagöz Hanım Çaldıran Savaşı’nda Yavuz Selim karşısında yenilen hükümdarı terk eder ve Floransa asıllı yeniçeri ağası, Cem Sultan olayında da parmağı olan Argalia ile birlikte İstanbul’a gider. Kendisine Angelica adını verir Argalia. Yavuz Selim onun kendisiiçin tehlike arz ettiğini düşününce Argalia Angelica ile birlikte Floransa’ya döner ve Medici Ailesine Floransa’yı yönetmesinde yardımcı olur. Güzelliğiyle erkekleri de kadınları da büyüleyen Angelica orada da papaların ve kralların gözdesi olur.

#Eserde hem fahişe, hem azize, hem büyücü, hem hayal, hem yakıcı bir gerçek, hem gizli yönetici olan Floransa Büyücüsü Angelica’nın kendi topraklarına ancak hikaye yoluyla dönüşü anlatılmış.

#Bu uzun yorumu eseri okumak isteyenlere yardımcı olmak amacıyla yazdım. Eserdeki şahısları tanıtayım:

-Ekber Şah:Babür/Gürkani İmparatoru
-Selim, Danyal, Murat: Ekber Şah’ın oğulları
-Karagöz Hanım/Angelica: Gürkani Hanedanının kayıp prensesi, Floransa Büyücüsü
-Hanzade Begüm: Floransa Büyücüsü’nün ablası
-Ayna: Nedimesi
-Dasvant: saray ressamı, nakkaş
-Tansen: Saray müzisyeni
-Codha: Ekber Şah’ın hayali sevgilisi
-İskelet ve Döşek: Genelev işleten ve Ucello’ya yardım eden fahişeler
-Simonetta: Floransa’nın en güzel kadını, genç yaşta veremden ölür.
-Ebu’l Fazl ve Birbal: Ekber Şah’ın en güvendiği adamları
-Antonio Argalia: Floransalı maceraperest, önce Türklere karşı yapılan deniz savaşına katılır, sonra saf değiştirip Türklerin tarafına geçer, Floransa Büyücüsü’ne delice aşık olur, elindeki devler ve yeniçerilerle Floransa’ya döndüğünde hain sayılmasına karşın şehrin güvenliği ona emanet edilir.
-Niccolo il Machia: Argalia’nın çocukluk arkadaşı, onun namı diğer Machievelli olduğunu sonradan anlıyoruz.
-Ago Vespucci: Amerigo Vespucci’nin kuzeni. Argaliya’nın çocukluk arkadaşı.

Eserde daha bir çok yan karakter mevcut. Yazar aslında zor bir işe kalkışmış. Neredeyse paralel bir anlatımla Avrupa’dan Asya’ya Amerika’ya kadar tüm dünya tarihi üzerinden Floransa büyücüsü ile birlikte geçmiş. Bu bakımdan odaklanması zor bir eser ama bir o kadar da keyifli. Eseri okumadan önce Floransa’yı biraz incelemenizi öneririm ve eminim kitabı okuduktan sonra “Da Vinci’s Demons” dizisini izlemek daha keyifli olacak…

Yazdığım en uzun inceleme bu oldu sanırım. Okuyana faydası dokunması dileğiyle… Herkese keyifli okumalar dilerim…

Gamze Toker 
02 Eki 2015, Kitabı okuyor, Beğendi, Puan vermedi

Yeni başladım kitaba. Henüz ilk kısmını okudum. Sadece hükümdarlara yaraşır bir sırrı olan sarı kafalı bir adamla yolculuk yapıyoruz şuan. Bakalım neler olacak..

Kitaptan 13 Alıntı

sezen 
19 Oca 19:53, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Mesela, bir dine hakikate götürdüğü için değil de sırf ecdadının inancı olduğu için sıkı sıkı bağlanmanın niçin gerekli olduğunu sorgulamak istiyordu. İnanç, inanç değil de basit bir aile alışkanlığı mıydı yani? Belki de gerçek bir din yoktu, belki de sadece sonsuzca kuşaktan kuşağa devretme vardı. Üstelik insan bir hatayı da bir erdem kadar kolayca miras alabilirdi. Yoksa inanç, atalarımızın büyük bir hatasından başka bir şey değil miydi?

Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 97)Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 97)
sezen 
19 Oca 20:06, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Savaşın sonunda erkeklerin üzerine bir zayıflık hali çöker, hayatın kırılganlığının farkına vardıklarında, ellerinden kayıp gitmesine ramak kalan narin bir kristal kase gibi sıkı sıkı kucaklarlar onu, işte o zaman hayat denen hazine cesaretlerini alır götürür. Böyle anlarda bütün erkekler korkaktır, bir kadının kucağından, sadece bir kadının fısıldayabileceği iyileştirici sözcüklerden, kendilerini aşkın ölümcül labirentlerinde kaybetmekten başka hiçbir şey düşünemezler.

Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 239)Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 239)
sezen 
19 Oca 20:02, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"Kadınlar sürekli erkeklerden yakınırlar." dedi Birbal, "fakat anlaşılan o ki birbirlerinden şikayet ederken daha acımasız oluyorlarmış, zira erkeklerin vefasız, hain ve zayıf olmasını tabi karşılarken kendi cinsiyetlerini daha hassa ölçülerle değerlendiriyor, kendi cinslerinden daha fazlasını -vefa, feraset, erdem ve sevgi bekliyorlar; fakat görünen o ki hepsi aynı anda ümitlerinin boşa çıktığını anlamış."

Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 227)Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 227)
sezen 
19 Oca 19:46, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"Ne miyim?" diye sordu. "Sırrı olan bir adamım, işte buyum ben; üstelik benimki öyle bir sır ki, onu sadece hükümdarların kulakları hak ediyor."

Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 17)Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 17)
Yasemin A. 
24 Ağu 14:06, Kitabı okudu, 5/10 puan

"Öpmek için hafifçe büzülen bir çift kadın dudağı hayal edin", diye fısıldıyordu Mogor, "işte Floransa şehri de böyledir; kenarları dar, ortası şişkin dudaklarının arasından akan Amo Nehri üst ve alt dudağı birbirinden ayırır. Bu şehir bir büyücü kadındır ve birini öptüğünde, ister sıradan biri olun ister kral, mahveder onu."

Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 124 - e-kitap)Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 124 - e-kitap)
sezen 
19 Oca 19:57, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Gülbeden artık daha çok kadınlardan, onların kullanılmayan güçlerinden, diledikleri her şeyi yapabileceklerinden, erkeklerin koyduğu sınırı kabullenmek yerine kendi hayatlarını istedikleri gibi düzenlemeleri gerektiğinden söz etmeye başlamıştı. Hacca gidebiliyorlarsa dağlara da tırmanabilir, şiirlerini neşredebilir ve dünyaya tek başlarına hükmedebilirlerdi.

Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 122)Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 122)
sezen 
19 Oca 19:49, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Müslüman bir vejetaryen, sadece barış isteyen bir savaşçı, bir filozof-imparator; birbirleriyle çelişen beyanlardı bunlar. İşte memleketin bildiği en muazzam hükümdar böyle biriydi.

Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 46)Floransa Büyücüsü, Salman Rushdie (Sayfa 46)
Kokeshi 
27 Haz 18:05, Kitabı okudu, Puan vermedi

“Birbirimizden çok farklı olmamız değil, birbirimize çok benziyor olmamızdır lanetimiz.”

Floransa Büyücüsü, Salman RushdieFloransa Büyücüsü, Salman Rushdie
Kokeshi 
25 Haz 11:59, Kitabı okudu, Puan vermedi

“Dil kılıcı kınından çekildi mi, diye düşündü Hükümdar, en keskin bıçaktan daha derin yaralar açar.”

Floransa Büyücüsü, Salman RushdieFloransa Büyücüsü, Salman Rushdie
2 /