8,5/10  (13 Oy) · 
50 okunma  · 
12 beğeni  · 
970 gösterim
Gece'de anlatılan tek tek, bölük pörçük durumların, konumların, gerçek yaşamla somut ilişkisi, sürekli seziliyor satır aralarında. Okurun yakın geçmişte tanığı olduğu birçok toplumsal, tarihsel, kültürel deneyden yankılar ve metinde sözgelişi. Alışılmış tarihsel mantığın işleyişi bile sorguya çekiliyor. Ama bütün bu gerçek durumlardan soyut bir çıkarım olan yaşantı, insan umutlarıyla korkularının bütünleyici imgeleriyle dile getiriiliyor.
-Akşit Göktürk-
(Arka Kapak)

Ödüller : 1991 Pegasus Edebiyat Ödülü
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    231
  • ISBN:
    9789753421836
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Enes ESEN 
21 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Çağdaş Türk romanı içinde olduğu kadar, kendi yapıtları
arasında da farklı bir yeri olan ve 1991 yılında Pegasus Edebiyat Ödülü’ne değer
görülen Gece’nin yayımlandığı yıldan bu yana yeterince incelenmediği gözlenmiştir.
“Çok katmanlı” yapısı, “yazar-anlatıcı-okur” ilişkisini ele alış biçimi ve geleneksel
romanlarla arasındaki mesafe, metnin “çetin” olarak nitelendirilmesine yol açmıştır.
Bu tezde, Gece metnindeki kurmaca ve üstkurmaca çerçeveler irdelenmiş ve daha
önce ayrıntılı bir biçimde üzerinde durulmayan bu çerçevelerin birbiriyle olan
ilişkilerine yakından bakılmıştır. Başlarda üstkurmaca düzlemde gördüğümüz
“yazar” söyleminin, metin kişilerinin söylemlerine karışması sonucunda
yapıntılaştığı ve otoritesini yitirdiği gözlenmiştir. Okurun nasıl “içeri” alındığı ve
kahramanlaştırıldığı, metnin biçim ve içeriği aynı anda ele alınarak aydınlatılmaya
çalışılmıştır. Bu tezin amacı, Gece’ye tek ve değişmez yorumlar getirmek değil,
metin-okur ilişkileri çerçevesinde, metnin çoğul anlam dünyasını açığa çıkarmaktır.
Tezin sonucunda, metnin birinci, ikinci ve üçüncü bölümlerinde yavaş yavaş artan
karanlığın, son bölümde kendini “gece”ye bıraktığı görülür. Gece metninin,
yapıntılaştıkça üst-söylem üreten ve sonunda yere düşen bir ayna gibi paramparça
olan kurmaca bir yazara sahip olduğu anlaşılır. Metnin son sözleri, bu parçalanışı
kuran “yazar”ı açığa çıkarır ve yapıntılaştırır. Bu “yazar”, metinde anlatılan
baskıcıların kullandıkları teknikleri okur karşısında kullanmıştır; dolayısıyla okur,
metnin “kişi”si haline gelmiştir.

Angela 
01 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Zor bir anlatıma sahip Bilge Karasu başyapıtı.

utku köker 
10 Mar 13:02, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 9/10 puan

Büyük bir ustanın biçimsel özellikleriyle ders niteliğindeki başyapıtıdır "Gece". Gerek farklı tiplerin ağzından anlatılmaya başlanan olayların, zamanla "anlatacısının dönüşümü" ile (hikayeyi anlatmaya başlayan anlatıcının gerçekten o mu yoksa bir başka tip mi yoksa yazarın ta kendisi mi yoksa kitaptaki anlatıcı yazar mı olduğu kısa sürede belirginliğini yitirmeye başlar) , gerek atlamalı olarak (spiral olarak yani a bölümünü b bölümü izler onu da a+1 ve bunu da b+1 izler -olayların devamı atlamalı bölümlerde bulunabilir-) devam eden bölüm yapısı ile gerekse kullanılan onlarca farklı sembolün (aynalar, rüyalar vb Jung, Lacan kokan) muhteşem kolajlanması ile ortaya içeriksel ama özellikle biçimsel bir harika çıkar. Edebiyatta içerik yanında biçimsel hassasiyet duyan tüm okurların bu bakımdan kütüphanelerine koyması gereken bir eserdir. Hızlı olmadan, "farkında olarak" detayları kaçırmadan okunmalı...

Kitaptan 35 Alıntı

Alev 
18 Ağu 19:12, Kitabı okudu, 6/10 puan

Ama arada bir, inanılmaz şeyler de oluyor; olmasa, umut diye bir şey kalır mıydı zaten?

Gece, Bilge Karasu (Sayfa 72)Gece, Bilge Karasu (Sayfa 72)

SENİ ANLATMAK

Benden seni anlatmamı istiyorlar
Ne desem ki
Ne denir ki
Anlatmamı istiyorlar seni
Anlayabileceklermiş gibi senin eşsizliğini
Ben anlatamıyorum seni
Ne zaman söze başlasam gözlerim doluyor
Adını söyleyemiyor dilim
'O' diyorum düğümleniyor kelimeler boğazımda
Kelimeler nefes aldırmıyor bana
Nefesim oluyorsun bir anda
İçime çekiyorum ismini
İsminle birlikte seni
O an dünya üzerimi örtüyor
Siyah ötesi oluyor her şey ve her yer
Yine o an yok oluyor herkes
Sorular yok oluyor cevaplar da
Şimdi benden seni anlatmamı istiyorlar
Anlatamıyorum
Anlat diyorlar
''O'' diyorum
Kayboluyorlar!

Gece, Bilge KarasuGece, Bilge Karasu
BİROL COŞKUN 
24 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Gizlilik, herhangi bir gizliliğe katılma, insanı hâlâ bağlayabilen en eski, en ilkel bağlardandır. Çağdaş dünyada erki, yalnız, gücü elinde tutmak diye değil de, insanların kafasını da, gönlünü de elde tutmak diye gören bizler, biliriz ki gizlilikler —ama iç içe, sayısız katlar, çerçeveler, kutular halinde gizlilikler— bize bu istediğimizi sağlamak olanağını verir. Herkesten gizlenen bir şey olmalı. Ama her gizleneni bilen birileri de olmalı.

Gece, Bilge Karasu (Sayfa 104)Gece, Bilge Karasu (Sayfa 104)
BİROL COŞKUN 
23 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

İnsanlar, gitgide, istediklerine, dilediklerine inanmakla yetindiklerini, düşünüp tartmayı, ölçünmeyi, olanı biteni görmeğe çalışmayı yavaş yavaş bir yana ittiklerini daha fark etmiyorlardır belki de. Bunun farkına varmağa başladıklarında ise ortalık iyice kararmış olacak. Sabahları güneş yeniden doğar gibi olsa da, ortalık yeniden aydınlanır gibi olsa da, gecenin karanlığı bütün bütün dağılmayacak hiç.

Gece, Bilge Karasu (Sayfa 31)Gece, Bilge Karasu (Sayfa 31)
BİROL COŞKUN 
24 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Biraz gizemli, biraz şiirli bir şey göster insanlara; unuttukları, gömdükleri duyguları, duyarlıkları, içlilikleri biraz kışkırt; ne zamandır geride bıraktıklarına inandıkları birtakım çocukluk korkularını, kaygılarını, çekingenliklerini karıştırıp bulandır; ondan sonra da istediğini yaptır onlara.

Gece, Bilge Karasu (Sayfa 103)Gece, Bilge Karasu (Sayfa 103)
BİROL COŞKUN 
20 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Dil bu karanlığın içinde yaşayabilirmiş gibi görünen tek şey olacak. Hiçbir ağırlığın, hiçbir gerçekliğin kalmadığı bu yerde. Karanlığın gerçekliğe benzer tek yanı, konuşabilmesi olacak."

Gece, Bilge KarasuGece, Bilge Karasu
BİROL COŞKUN 
24 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bir yerinden yırtılmamış bir gizliliğin de tadı yoktur.

Gece, Bilge Karasu (Sayfa 99)Gece, Bilge Karasu (Sayfa 99)
Alev 
 18 Ağu 20:38, Kitabı okudu, 6/10 puan

Kendimi bir ona göstereceğim. Ondan sonra öleceğime göre önemi kalmaz. Bir ona göstereceğim, çünkü, bir yerinden yırtılmamış bir gizliliğin de tadı yoktur.

Gece, Bilge Karasu (Sayfa 99)Gece, Bilge Karasu (Sayfa 99)
Alev 
24 Ağu 03:46, Kitabı okudu, 6/10 puan

Tren geldi, bindim. Kimse itmedi beni.
Direniyorum. Olmuyor.

Gece, Bilge Karasu (Sayfa 228)Gece, Bilge Karasu (Sayfa 228)
BİROL COŞKUN 
25 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Büyüsünden sıyrılmamız gereken sözcüklerden biri - en önemlilerinden biri - de 'insan' sözcüğü. Bir tılsım gibi kullanıp en yüce duyguların aracı haline getiririz onu; tek tek insanı, kişiyi (dostumuz olsun düşmanımız olsun) o sözcüğün yardımı, aracılığıyla ezmekten, yıkmaktan çekinmeyiz. Düşlediğimiz, tasarladığımız, kurduğumuz, dilediğimiz bir anlamı yükleyiverdiğimiz 'insan' sözcüğü, sırasında en güçlü aracımız, saldırganlık kargımız olur."

Gece, Bilge Karasu (Sayfa 218)Gece, Bilge Karasu (Sayfa 218)
4 /