Gece Yarısı Şarkıları

8,1/10  (13 Oy) · 
52 okunma  · 
10 beğeni  · 
1.003 gösterim
"Vakit geceyarısını epey geçiyor, uzak pencerelerdeki bütün ışıklar teker teker sönmüş, tek tük köpek havlamaları... Bir yerlerde çocukları öldürüyorlardı. Ölmeden önce o çocuklar nasıl da son kez kederle bakarlar dünyaya.

"Barıştan, dostluktan, iyilikten yana olanlardan değilim, vahşetse vahşet, kavgaysa kavga, ölümse ölüm, bütün bunlara varım, ama çocukları öldürmek niye, iktidar için dövüşülecekse iktidarı isteyenler dövüşmeli, ölecekse benim yaşımdakiler ölmeli. Ölüm gecenin içinde yürüyor. Gece alabildiğine sessiz ve karanlık.

"Büyük şehirlerin kaldırımlarında jartiyerine jilet takmış orospular dolaşıyor şimdi. Bankerler çoktan uyudular, kâbuslar görüyorlar. Hırsızlar birazdan evleri soyacaklar.

"Eski geceleri hatırlıyorum ben. Kadınların saçlarını, yumuşacık bir kıvrımla başlayan boyunlarını, sevişirken kıpır kıpır oynayan memelerini, yatağın içinde bir yandan bir yana dönüşlerini hatırlıyorum, son çığlıktan önce gözlerini saklayan gözkapaklarını ve kokularını, yastıklara sinen kokularını... Kadınlar olmasa ölüme hiç dayanılmaz. Ve kadınlar nasıl da öldürürler beni..."
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9786051416229
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Geceyarısı Şarkıları; kışkırtıcı, baştan çıkarıcı yazarın diğer bu tür kitaplarında olduğu gibi. Entelektüel birikimiyle ezen, insanda belli dürtüleri harekete geçiren yazar, kadınları iyi tanıdığına dair kanaat getirtecek paragraflara da imza atmakta ve erkek okuyucuların bu fikirleri sahiplenmesini sağladığını düşünmekteyim. Bundan önceki fikirlerimi yok saysanız bile kitabı okumanız için gerekçe; sizi okumadığınız kitaplara ulaştırmak, tanımadığınız yazarlar hakkında ilgi uyandırmak, tarihi bazı olaylar için meraklandırmak olacaktır diyebilirim.

bu kitabın benim için ayrı bir yeri ve önemi var,
çünkü O'nun kitabı...!
mors alfabesi gibi; kısa bir mutluluk . (nokta) sonra uzun bir acı (çizgi)...
ve jartiyerli kadınlara dair şeyler :)
.....

Tanrıyı ve insanları deneme der...
Sevmek mi bağımlı kılar sevilmek mi diye sorar.
Bunun gibi bir sürü cümle sorgu dolu kitap. Dünya edebiyatından bir çok karekter üzerinden anlatır bahsetmek istediğini.
Ara açıp okunur. Baştan sona bitireyim diye okunmaz.
Yıllarca okursun ilk defa okuyormuşsun gibi hissedersin.
Bunu biliyorum deyip geçemezsin. (Ra)

Elif Şahin 
30 Eyl 12:33, Kitabı okudu, 15 günde, Beğendi, 8/10 puan

Ahmet Altan gece yarısı şarkılarında kültür birikiminden çok faydalanmış, başka kitaplardan alıntılar yapıp, oradaki karakterlerin tahlilini yapmış ve kadınlardan da bahsetmeyi ihmal etmemiş tabi.güzel bir kitap.okunmaya değer.

Molla Mihyedîn 
15 Eki 16:35, Kitabı okudu, 9/10 puan

Geceyarısı Şarkıları; kışkırtıcı, baştan çıkarıcı yazarın diğer bu tür kitaplarında olduğu gibi. Entelektüel birikimiyle ezen, insanda belli dürtüleri harekete geçiren yazar, kadınları iyi tanıdığına dair kanaat getirtecek paragraflara da imza atmakta ve erkek okuyucuların bu fikirleri sahiplenmesini sağladığını düşünmekteyim.

Kitaptan 14 Alıntı

ihtiyar 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Turgenyev’i okumuyorsunuz, Lermontov’u okumuyorsunuz, Refik Halit’i, Halit Ziya’yı, Ece Ayhan’ı, İsmet Özel’i Nazım’ı, Necip Fazıl’ı, Hüsnü’yü, Mallarme’yi, Poe’yu, Dickens’ı okumuyorsunuz.
Neden sizinle ortak olacağız.

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan
ihtiyar 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

İlk sustalı bıçağımı on üç yaşındayken aldım, yeşil bir sapı vardı, bir de sarı küçük düğmesi; düğmesine basınca bıçak bir ok gibi fırlardı yanından, parlak, keskin ve tehditkârdı. Aynı yıl Dostoyevski’yi keşfettim. Delikanlı’yı okudum önce, sonra Karamazon Kardeşler’i. Kitaplarımın sayfalarını sustalımla açardım. Daha o zamandan belliydi ruhumun ikiye çatlayacağı. Bir yanım bıçak ışıltılarında dolaşırdı, bir yanım kitap sayfalarında. Bir yanım hep gürültülü ve kalabalıktı, bir yanım hep yalnız kaldı. Hayata bakan bir yanım hep küstahça dürüsttü, kadınlara bakan bir yanım hep alçakça yalancı. Bir yanım korkaktı, bir yanım kavgaya koşardı. Bir yanım kadınları aldatırken bile onlara sadıktı, bir yanım sadıkken bile kadınları aldattı.

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan
mertt 
22 Ara 2014, Kitabı okudu, 10/10 puan

"Eylülde aşk, eylülde acı, eylülde yalnızlık zordur, eylülde her şey zordur, ben eylülü onun için severim. Eylül ışıklarında çırılçıplak ruhlar yıkanır. Herkes her şeye kapısını aralar, bir aşk oluverir aşinalık.
Ölüm, kıvırcık saçlarını hayatın göğsüne dokundurur.
Aşkı ve ölümü hep bu ayda beklerim.
Nasıl da mahzun ve nasıl da tehditkârdır.
Ben eylülde bütün aşklardan ve kadınlardan korkarım.
Ve ben eylüle akarım."

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan
Ferah 
18 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

YA ZAKKUMLAR...
" Herkesin içinde sabırlı bir tohum gibi kendi kozasında saklı duran bir
aşk yatar; bir gün bir güneş parlar bir yağmur düşer ve tohumun çatlayıp
çiçekler açtığını
ruhunuzun rengarenk bir ağaç gibi rüzgarlarla dans
ettiğini görürsünüz. O rüzgarlarla dans eden çiçekler bazen manasız
kaprislerle, yanlış anlamalarla, hoyrat fırtınalarla örselenip yeniden
insan ruhuna dökülür
ve bu kez acının tohumları olur aşkın çiçekleri.
Zakkum yeşili çiçekler halinde büyüyüp içinizi yakıp kavurur.
Aşka lanet eder" unutmaya çalışır" acıyı öldürebilmek için aşkı da
öldürmeye uğraşırsınız. Ve unuttukça birşeyler eksilir sizden!
Acıdan kurtulabilmek için eksilmeye bile razı gelebilirsiniz.
Bir gün " artık unuttum" dersiniz" Yahya kemal gibi bir 'nekahat' dönemi
yaşadığınızı sanırsınız.Sonra bir çifte kayık geçer sulardan" bir kadın
sesi şarkı söyler"
bütün zakkumlar çıldırır. Acının çiçekleri yanık kokularıyla dağlayıp
geçer
içinizi.
Çaresizlik özleminizi ve acınızı daha da büyütür.
Unuttuğunuzu sandığınızı unutamadığınızı" eksik parçanızın gene eski
yerine oturduğunu zakkum çiçeklerini soluyarak keşfedersiniz.
Aşkın böyle bir acıya değmeyeceğini düşünürsünüz. Falcıların söylediği
gibi " gözyaşı olur kadınların yatağında" böyle zamanlarda. Aşktan korkar"
bütün çiçekleri çiğneyip gizli bir tohum gibi yeniden gömersiniz
yüreğinize.
Ne görür ne de bir kimseye sorarsınız!
Sonra bir ses duyulur" bir yağmur damlar" rüyalarda bir güneş görülür ve
tohum yeniden çatlar. Zamanla hayatın geniş bir bahçe olduğunu" yalnızca
sevincin
ya da acının çiçeklerini değil" kaçınılmaz olarak hepsini birden içinde
barındırdığını"
çiçeklerin bir kısmından vazgeçmenin bahçenin
bütününden vazgeçmek olduğunu anlar" bahçeyi bütünüyle seversiniz.
Zakkumlarınız açar ve biri size der ki " Bırak açsınlar" çiçeksiz
kalmaktan iyidir zakkumlar".

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan
ihtiyar 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Kadınları ve hüznü eylülde çok severim. Keman konçertolarını, akşam saatlerinde bir ışık yangını içinde kıpkızıl tüten yalnız ağaçları, ürkek tebessümleri ve edepsiz kahkaları severim. Lacivert bir deniz benim ellerimde oynaşır.
Sahiller, yaşlı bir kadın gibi kendine terk edilir.
Şarkılar, incecik bürümcükten acılar vaat eder her dinleyene.
Bitenin, başlayana dokunduğu yerdir eylül… Onun için yanık yanık tütsü kokar, onun için değdiği yeri kanatır.
Eylülde aşk, eylülde acı, eylülde yalnızlık zordur, eylülde her şey zordur, ben eylülü onun için severim.

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan
ihtiyar 
02 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

İnsanların yaşadığı “beşinci mevsimdir” aşk; ısısı, ışığı, görüntüsü, algılaması, kokusu, tadı, dokunuşu diğer “dört mevsimde” yaşanılanların hepsinden değişiktir, ne güneş bildiğiniz güneştir, ne insanlar bildiğiniz insanlar, ne de siz bildiğiniz sizsinizdir.

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan

Acının yolu ise Mors alfabesi gibidir. Uzun bir çizgi, acı; küçük bir nokta, mutluluk; uzun bir çizgi, acı; küçük bir nokta, mutluluk; uzun bir çizgi, acı; küçük bir nokta, mutluluk. Acılar sarsıcı ve uzun, mutluluklar çıldırtıcı ama kısadır. Her uzun acı, kısa bir mutlulukla ödüllendirilir. Her kısa mutluluk uzun bir acıyla cezalandırılır. Acıyı seçenler hiç sıkılmazlar ama acılarla mutlukların gitgelinde çalkalanıp dururlar, acı çizgilerinde mutluluk noktalarını bekler, mutluluk noktalarında şimdi bitecek diye endişelenirler.

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan

Bir bisküvi kokusuyla başlayan on altı ciltlik eserini bitirdiği zaman elli yedi yaşındaydı ve yanından hiç ayrılmayan hizmetçisine, “Artık ölebilirim Celestine”, demişti, “Kitabımı bitirdim”. Bunu dedikten iki ay sonra da öldü. Ölürken, “Daha yazacaklarımı yazamadım.” diyen Dostoyevski’nin aksine, “Kitabımı bitirdim, artık ölebilirim.” diyen Proust, geçmişe kokulardan gidildiğini anlattı bize.

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan
ihtiyar 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Sevinçleri bilirim, sevişmeleri bilirim, ağaçları ve dantel dantel çiçekleri bilirim, kadınların dudaklarından şöyle bir uçuveren ahlaksız gülümsemeleri bilirim.

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan
ihtiyar 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Sizi bekleyen savaşsa savaş, cinayetse cinayet, içinde zehirli yılanların kımıldandığı üzüm sepeti ise üzüm sepeti, çöllerde yapayalnız dolaşmaksa dolaşmak.
Hektor’u yerlerde sürüyeceklerse sürüsünler, Aşil’i topuğundan vuracaklarsa vursunlar, siz Helena’yı kaçırın.
Sevdiğiniz kulağınızı beğendiyse, kesip ona verin kulağınızı, sonra oturup kulaksız halinizin bir resmini yapın.
Sarı Ayçiçek tarlalarının resmini yapın, sarı buğday başaklarının resmini, tutkular sizi alıp götürüyorsa ve götürdüğü yerde bir şey bulamıyorsanız, sarıların üzerine siyah kargalardan oluşan son bir resim yapın Van Gogh gibi ve tabancanızı ıssız bir tarlada çıkartıp ateşleyin.
Bir kadını fethedemediği için bütün Avrupa’yı fetheden Napolyon’u düşünün. Josephine’i mi kaybetmek daha acıydı, yoksa Waterloo’yu mu diye sorarlarsa, Josephine’i diye cevap verin.
Orospuluk istiyorsanız bütün şehirle yatın, imparatorluk istiyorsanız memelerinizle emzirin Sezar’ı.
Çıldırın artık.
Tutkuların kafeslerini açın.
İğde çiçeği kokuyor her yan, sardunyalar ateş topları gibi, deniz bulutlarla sevişerek uyanıyor.
Paris Helena’yı böyle bir sabah vakti kaçırdı. Otello, Desdemona’yı öldürmeye böyle bir sabahta karar verdi.
Çıldırmanın vaktidir, tutkularınızı koştuğunuz kanatlı arabanızla yola çıkın.
İstediğinize doğru gidin.
İstediğinizi alacaksanız çılgınlığınızla alacaksınız, akıl size yalnızca istemediklerinizi verecek, iğde kokularının, sardunyaların, Paris’in, Helena’nın, Otello’nun aşkına çıldırın.

Gece Yarısı Şarkıları, Ahmet AltanGece Yarısı Şarkıları, Ahmet Altan
2 /