Gecenin Atları Konstantiniyye Üçlemesi 3

7,0/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
2 beğeni  · 
326 gösterim
Ali Teoman’ın ve “üçleme”nin son romanı

Gecenin Atları

Bu yıl aramızdan ayrılan Ali Teoman’ın ölümünden iki ay önce bitirip YKY’ye teslim ettiği son romanı Gecenin Atları yayımlandı. Böylece Uykuda Çocuk Ölümleri ve Karadelik Güncesi’yle birlikte Teoman’ın kurduğu “Konstantiniyye Üçlemesi” tamamlanmış oldu.

Ajikomik olaylarla dolu, düpedüz grotesk ve fantastik bir dünyaya çeken bir roman.

Bilim-din, mutluluk-mutsuzluk, hastalık-sağlık, kaza-kader, zaman ve ölümsüzlük gibi can alıcı konularla hesaplaşmalar türlü dil oyunlarıyla, ironik tanımlamalar ve betimlemelerle, karamizah yüklü adlandırmalarla, sivri metaforlar ve çarpıtmalarla, kısacası görkemli bir dil büyüsüyle adeta şenliğe dönüşüyor.

Ali Teoman’dan coşkulu ve atak bir son roman: Gecenin Atları
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2011
  • Sayfa Sayısı:
    488
  • ISBN:
    9789750820656
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Eren 
25 Nis 20:07, Kitabı okudu, Puan vermedi

Romanın başkahramanı Bahtiyar Bahtıkara, başından sonuna bu kabullenmişliğe bir işaret fişeği gibi. Olayların hiçbir zaman yoluna girmeyen doğasını ve Ali Teoman’ın diğer kitaplarını hatırlatıyor. Konstantiniyye Üçlemesi, ilk iki romanda (Uykuda Çocuk Ölümleri ve Karadelik Güncesi) “sırsızlığın” uçlarını vermişti. Ne var ki felsefenin temel tartışmalarından birine, bu dünyanın dışının olmadığına ilişkin tarafını, herhalde hiç şu denli açık ortaya koymamıştı: “Her sözün ardında gizli bir anlam aramak, bence, hatadır. Çünkü düz, aslında dümdüz anlamları vardır tüm nesnelerin. Durdukları yerden bize süklüm püklüm bakarlar. Onların bu halini görünce, gözlerimize inanmak istemeyiz, yüzeyin ardında başka bir anlam olması gerektiğini sanırız. Yaşam bu denli basit olamaz, deriz, bir şeyler daha olmalı, biz ne olduğunu bilmesek de, anlamasak da, olmalı, bir şey olmalı, bir şey mutlaka olmalı! Oysa yoktur.” (s. 111)

Tarafını belli etmekten bahsetmem, yanlış anlaşılmasın. Politik tınıların ve anlamların da tamamen uzağında duran bir yazardan söz ediyoruz. Romanın başlarında geçen “burun tıkanıklarının mahkeme kararıyla engellenmesi” onun mizahının çok bilinçli, apolitik ama siyasi tavrına da bir işaret olabilir. Kim bilir, belki devletlu tarih hocalarına benzeyen karakteriyle Bahtiyar Bahtıkara da öyle.

Bu kitap modern mi, post modern mi, yoksa post mortem mi? Ali Teoman bu soruya ciddi ciddi eğilir miydi, gülüp geçer miydi, yoksa “post modernse post modern what the f..k” mı derdi, bir şey diyemem. Ama Konstantiniyye Üçlemesi, zamanların ve mekanların iç içe geçtiği bir İstanbul tasvir ederek, yedi tepesiyle kaybolmayan şehir imgesini ters yüz etmeyi bildi. Ali Teoman, Konstantiniyye’nin geleneksel siluetini bozmuştu işte, daha ne!

mutlu okumalar...

Ümit güder 
13 Mar 22:29, Kitabı okudu, Beğendi, 6/10 puan

Tuhaf Zaman ötesi bir Zaman'da İstanbul da Konstantiniye Ünv. Prof.bahtiyar bahtıkara nın tuhaf - absürd ,kara mizahi içeren yaşadıkları üzerinden hayat eleştirisi ,bazen çok gülerken düşündüğünüz Zaman'larda oluyor

Kitaptan 1 Alıntı

Ümit güder 
15 Mar 01:04, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 6/10 puan

Mutlu olmanın gizli formülü " mış - gibi " yapmaktır .mutlu olamıyorsak bile - ki Mutlu olmamamız için yüzlerce vesile çıkacaktır.bu kuş beyinli felsefe gülünç isede işe yarıyordu

Gecenin Atları, Ali Teoman (Sayfa 438)Gecenin Atları, Ali Teoman (Sayfa 438)