Geçmişe Mazi Derler

10,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
344 gösterim
Yazar tarihe bakış açısını hicivli bir şekilde ele alarak olayların bir de bu yönlerini bizlere ulaştırmayı hedeflemiştir.

VI. yüzyılda Aziz Benedik, dindarlara ve özellikle gençlere şöyle sesleniyordu: "Banyo, ancak bazı durumlarda izne tabidir." Aziz Fransis ise; "Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir" diye üzerine tüy dikiyordu. İspanya Kraliçesi Isabella, hayat boyu sadece iki defa, doğumunda ve gerdeğe girerken banyo yapmış olmakla övünüyordu.

İşkodra kuşatmasında bulunan yabancılar, Osmanlı Ordusu'nun havada ateş çıkararak ve ıslık çalarak uçan bir silah kullandıklarından bahseder. Öyle ki düştüğü yerde büyük bir yangına sebep olup, kuyuları bile kurutuyormuş! Bunu bir çeşit füze olarak yorumlayanlar da olmuştur.

Mısırlılar, ölenin bir rehber eşliğinde nehir üzerinden batıya yüzdürüldüğüne inanırlarmış. Yunanlılar da öbür tarafa giden yolun batıdan geçtiğine inanırlarmış. Yalnız ölüyü yolcu etmeden önce dilinin altına "obolus" adı verilen para koyarlarmış. Güya, unutkanlık nehri Styx'den geçerken kayıkçıya vermek gerekiyormuş.
(1. Basım Arka Kapak)

Geçmişe Mazi Derler, tarihi olayların klasik yorumlamaların ötesinde ele alındığı bir kitap. Ahmet Sarbay, daha önceden işlenmiş bulunan konuları bile, tarih okuma duygusu köreltilmiş insanlara şevk vermek adına, gözden kaçan detaylarıyla aktarıyor.(Bastıkları yerde ot bitirmeyen adımlarla Avrupa'yı geride bırakan Haçlılar, 1096'da Bizanslılar'ın gayretiyle Anadolu'ya geçerler. İlk ciddi düşmanla da bu coğrafyada İznik yakınlarında karşılaşırlar. Bunlar, disiplinli birliklere sahip Selçuklu Türkleri'dir. Sayıca Haçlılar'dan az olmalarına rağmen keskin nişancı okçulara ve kıvrak süvarilere sahiptirler. Türkler içinse Avrupalılar, Bizanslıları mumla aratacak düşmanlardır. Bizanslılar hiç olmazsa karşılıklı iki kelâm edilebilecek yapıdaydılar.
(Tanıtım Yazısından)