Giderken Bana Bir Şeyler Söyle İnsanın Temel Acıları Üçlemesi 2

8,5/10  (27 Oy) · 
84 okunma  · 
29 beğeni  · 
1.072 gösterim
İnsanların yolu iki şeye, aşka ve ölüme mutlaka düşer. "İnsanın Temel Acıları" üçlemesinin ilk romanı Aynalar Koridorunda Aşk'ta yolu aşka düşenlerin ruhsal durumlarını irdeleyen Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, üçlemenin ikinci romanını yolu ölüme düşen insanlar üzerine kuruyor. Ölümü anlatırken dönüp aşka bir kez daha bakıyor. Aşkın güçsüzlüğüne karşın, ahlakın varlığa özen göstermek olduğunu temel alan yazar, ancak özen gösterilen ilişkinin derin bir bağlanma sağlayabileceğini söylüyor.

Dr. Mavi bu sefer yolu ölüme, kayıplara düşenler karşısında çaresizliğe kapılıyor, onları dinledikçe kendi ölümüne saplanıp kalıyor. Sözcükleri kendine bile yetmeyince Beyaz'ın bilgece açıklamalarına ve teselli edici sözlerine sığınıyor. Kırmızı, kaybettiği aşkını bulduğunu düşündüğü an yeniden kaybediyor. Turuncu sonuncusu oğlu olmak üzere üç büyük kayıp yaşayarak üç karanlıktan geçiyor. Kahverengi sürekli "ya kaybedersem" diyerek hayatını kaybediyor. Gri hayatının "her anı"nı kaybetme korkusuna kızları ayartarak çare arıyor. Lacivert ve Turkuaz kaybettikleri oğulları Haki'ye yeniden kavuşuyorlar. Eflatun ölmeden önce eldivenlerini Dr. Mavi'ye bırakarak "Beni unutma!" demek istiyor. Mor'un cüzdanından çıkan kız resmi annesini hüzünlendiriyor. Yıllar sonra açılan kutudan iki dolmakalem ve iki cüzdan çıkıyor...

Sonunda Dr. Mavi, Turuncu, Kahverengi, Kırmızı, Gri, diğerleri ve elbette bilge dostu Beyaz'la birlikte insanın temel acılarından ölümü katman katman açıyor. Gerçek ya da muhayyel acılardan geçen, ölümü çeşitli biçimlerde tecrübe eden kahramanlarımız, insanoğlunun kaçınılmaz yazgısıyla barışmanın yollarını keşfediyorlar.

Mustafa Ulusoy, Giderken Bana Bir Şeyler Söyle'de ölümle birlikte hayatı, ayrılığı, babalığı, yoksunluğu, kederi, dostluğu, öfkeyi, tanıklığı, varoluşsal işe yaramayı, yalnızlığı ama özellikle öykülerimizin yalnızlıktan ve sessizce ölmekten nasıl kurtulacağını anlatıyor.

Ölümü gülümsetiyor Ulusoy, Ölüm Meleği'ni hepimize arkadaş kılıyor.

"İnsanın ölümden korkar gibi görünmesi bir yanılsamadır. İnsan, aslında yokluktan, yokluğun getireceği sonsuz ayrılıktan özellikle de kendinden sonsuz ayrılmaktan korkar. Ölümse, hem ayıran hem birleştirendir. Ayrılmak için ölmek gerekir. Ama buluşmak için de ölmek gerekir. Ölüm gibi ikili bir yapısı olan başka bir durum yoktur. Bu yönüyle ölüm ikili, zıt bir duygu uyandırır insanda. Onu çekici kılan, cazip hale getiren, taçlandıran da budur."

"Ben yalnız ölmemeye takıldım. Rahatladım, gülümsedim. İlk kez ölümü okurken sıkıntı hissetmedim. Ulusoy ölümü gündelik hayatımıza alıyor. Kabul buyurun, o var, diyor. Ölüm sırasındaki yalnızlığımızı giderdikten sonraki soru, peki ya şimdi? Ölüm sonrası için bize hayata benzeyen, sıcak bir ortam sunuyor.

İnançlı olun ya da olmayın ölüm sonrası için inanç neredeyse yegâne çıkıştır. İnanç şanstır, denir. Bunu bir kez daha fark ediyorsunuz. 'İnsan ölünce ölümün içinden geçer' diyor Mustafa Ulusoy. 'Hayat ölüme giderken geçilen bir süreçtir.' Benim için kitabın cümlesi budur.

Özel bir konu, özel bir kitap."
-Uzman Dr. Gülcan Özer-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    272
  • ISBN:
    9789752638501
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Şeyma Nur Şamil 
28 Eyl 21:40, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hayatı,ölümü,aşkı, hataları kısaca herseyi baştan dusunmemi sagladi.Bu kitabı okuduktan sonra dusuncelerimde çok değişiklikler oldu.Yazara tesekkurlerimi sunuyorum.Harika anlatimiyla beni çok etkiledi..

yavuz tutar 
27 Mar 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Ölümün kötü değil güzel olduğunu anlatan çok güzel bir kitap. Yazarın akıcı bir dil kullanmış olması kitabı hemen bitirmemi sağladı. Yazarın başarılarının ve eserlerinin devamını diliyorum,

Erhan Özlü 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

İnsanın, yaşamın amacını anlama ve ölümle yüzleşmesini sağlayan güzel eserlerden birisi. Kişileri renklerle anlatarak güzel ve akıcı bir dille anlatılmış. Okumayanlara tavsiye ederim.

Gökhan Çetin 
22 Eki 09:27, Kitabı okudu, 5/10 puan

Okuduğum kitabın, son sayfasındaki SONSÖZ YERİNE diye atılan başlığın altındaki son söz şu şekilde bitiyor. "De ki; ölümüm ve hayatım O'nun içindir.." Kur'an, 6:162.

Yüzlerce sayfayı okumama rağmen tek bir Allah kelâmı ile yüzlerce sayfayı özetlemiş yazar.. Ne kadar manidar bir sonsöz olduğunu üzerinde biraz düşününce anlıyor insan. 'Bütün kitapların aslında tek bir kitabı anlamak için yazıldığını ve 'bütün muhabbetlerin sonunu Allah'a bağlayamadıysak boş konuşmuşuz' demektir olduğunu ifade ediyor sanki.

Ölüm, yaşam gibi hayatın kaçınılmaz bir gerçeği ama asla bir son değil, inanan için bir başlangıçtır. Biz biliyoruz ki; ömür sermayesi tükeniyor, ölüm ölmüyor. Bir ölümlü olarak, toprağa götüremeyeceğim şeylere bağlanmaktan haya ederim. Ölüm kapımızı çalmadan ve tövbe kapısı kapanmadan dostlar; bize kalmayacak bir dünya için, bize kalacak günahlar biriktirmeyelim..

Beyza 
28 Ara 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 7/10 puan

Farklı
Karakterlerin isimleri renkler, anlatıcı bir melek ve insanı insan olmayanın bakış açısından görmek gerçekten çok hoş.
En derin felsefi/edebi konulardan biri olan ölüm işleniyor kitapta.
Varlığımın amacı ne?
Yaşamım kimin için?
Ben ne işe yararım?
En uygun ölüm ne zamandır?

Düşüncelerde farklılığa yol açmaması elde değil kitabın. Daha önce neden böyle düşünmemiştim dediğim bir sürü kısım oldu. Biter bitmez unuturum diyorsanız bile en azından okuma sürecinde çevrenize ve kendinize bakışınızın değişeceği kesin.

Aynı konu ve bilgi mevcudiyetini belki daha başka bir yazarın dilinden okumak da çok farklı tatlar verebilirdi.

Ahmet Güven 
09 Nis 19:13, Kitabı okuyor, Beğendi, 8/10 puan

Esrarengiz. Kitap okudukça okuru içine çekiyor. Ölümden korkanlar, ölüm sehrengizine girmeye çekinenler bir de yazarın gözüyle bakın ölüme...

Kitaptan 22 Alıntı

Kaybeden olmak, her şeyden ayrılıyor olmak bizim temel gerçeğimiz ve bu da tam tamına insan olmanın ağırlığının nedeni. Ama bu kaldırabileceğimiz bir ağırlık. Bunu dayanılmaz hale getiren de kaybetmeye razı olmamamız diyebilir miyiz?

Giderken Bana Bir Şeyler Söyle, Mustafa UlusoyGiderken Bana Bir Şeyler Söyle, Mustafa Ulusoy

Ölmek de gerekmiyordu unutulmak ve unutmak için. Daha yaşarken bile bırakın başkasının hikayesini, kendi hikayesini bile unutuyordu insan, sonsuza kadar taşımak bir yana dünya hayatında bile koruyamıyordu öyküsünü. İnsanın, dedi Mavi, öyküsünü sonsuza dek koruyacak birine ihtiyacı var.

Giderken Bana Bir Şeyler Söyle, Mustafa UlusoyGiderken Bana Bir Şeyler Söyle, Mustafa Ulusoy
gzd 
12 Oca 02:31, Kitabı okudu, Puan vermedi

Seviyor muydun yoksa onun tarafından sevilmenin peşinde miydin?Hatta sadece sevilmenin peşinde miydin,yoksa içinde bolca beğenilmek,hayran olunmak isteği de var mıydı?

Giderken Bana Bir Şeyler Söyle, Mustafa Ulusoy (Sayfa 83 - Timaş)Giderken Bana Bir Şeyler Söyle, Mustafa Ulusoy (Sayfa 83 - Timaş)
gzd 
12 Oca 02:33, Kitabı okudu, Puan vermedi

Her gün yeniden yazılan bir kâinat var.Her satırı anlamlı.Her satırı güzel yaratılan bir evren.Ve sen bu yaratılışın,varoluşun muhteşem şahidisin.

Giderken Bana Bir Şeyler Söyle, Mustafa Ulusoy (Sayfa 241)Giderken Bana Bir Şeyler Söyle, Mustafa Ulusoy (Sayfa 241)
3 /