Git Kendini Çok Sevdirmeden

6,4/10  (108 Oy) · 
808 okunma  · 
55 beğeni  · 
3.213 gösterim
Ağabeyiyle birlikte Eskişehir'den İstanbul'a gelen Arda, hayatında hep yer edecek bir erkekle karşılaşır ve ağabeyinin bu arkadaşına on yedi yaşının saflığıyla âşık olur. Ancak bir süre sonra Arda ile Ertuğrul farklı dünyalarda yol alırlar. Kırk yaşında, yeniden Eskişehir'e, annesinin evine döner Arda, tek oğlunu trafik kazasında kaybetmiştir, hayatın yoluna çıkardığı büyük acıyla baş etmeye ve hayata tutunmaya çalışırken, tam yirmi üç yıl sonra Ertuğrul ile yolları yeniden kesişir. Ertuğrul da hayatın karanlık yüzünü tanıyanlardandır. İki farklı zaman diliminde hem Arda ile Ertuğrul'un hikâyesine hem de annesiz kalan bir çocukla çocuksuz kalan bir annenin buluşmasına odaklanan Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi'yi üne kavuşturan ilk romanı. On bir yıl önce yayımlandığında yüz bini aşkın okura ulaşmış ve bir kült roman olmuştu.

"Tuna Kiremitçi sağlam bir dramatik yapı kurmuş ve farklı iki zamanı çok iyi kurgulamış. Arda'nın bakış açısından aktarılan hikâyede okuyucuyu sarıp sarmalayan hüzünlü bir atmosfer var."
-Ömer Türkeş, 2003-

"Git Kendini Çok Sevdirmeden'in benim için en ilgi çekici yanı, bir gençlik romanı oluşu... Tuna Kiremitçi'nin romanı, bir gençlik romanı olarak sanırım başka romanların da yolunu açacaktır."
-Semih Gümüş, 2003-

"Bana öyle geliyor ki, Git Kendini Çok Sevdirmeden ile Gönül Meselesi iç içe okunmalı. Geçen on yılın dökümünü daha 'iç'ten kavrayabilmek için."
-Selim İleri, 2012-

"Tuna Kiremitçi 'Git Kendini Çok Sevdirmeden' demeyi bilen ve hepimize öğreten erkektir."
-Ertuğrul Özkök, 2013-
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9786054764273
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Ayten Ernaz Tiryaki 
07 Oca 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir kazada oğlunu kaybetmiş Arda'nın memleketi Eskişehir'e; baba ocağına, annesinin evine yaralarını sarmak için sığınması bu süre zarfında geçmişe; genç kızlık yıllarına geri dönüşü, ilk aşk öyküsü ve bu aşkın kahramanının yimi üç yıl sonra yeniden karşısına çıkışı...
Güzel bir öykü. Duygular çok sıcak ve samimi aktarılmış, dili sade ve akıcı. Beğendim!

Zeynep 
29 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazım şekli, yalın anlatımı ve olay kurgusu hoşuma gitti; ama hikayenin bitiminin herhangi bir sonuca bağlanmamış olması itibariyle hikaye havada asılı kaldı. Kitabı okurken kafamda oluşturduğum, güzel ya da farklı bir son olasılıkları beni hayal kırıklığına uğrattı.

Visal... 
25 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitaptaki olaylar ve zamanlar bir birinden çok kopuk. Bir konudan bir diğerine anlamsız bir sıçrama. Kitabın bitiğini anlamak mümkün değil. bir anca cümlenin ortasında bitmiş. İnsana bu kadar mı devamı nerede dedirtiyor.

ismiyle dikkatimi üzerine toplayan bir kitaptı. okurken Arda'ya bir türlü alışamadım. ilginç bir konusu varmış gibi olsada aslında basit ağlar üzerine kurulu bir kurguya sahip. ama farklı bir kitap olsun okuyayım diyorsanız okuyabilirsiniz

Sümeyye Kılınç 
07 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

sevmesini de gitmesini de bilenler için mutlaka tavsiye ediyorum. tuna kiremitçinin okuduğum ilk kitabi

Dila. 
20 Oca 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

17 yaşındayken 1 gecede okumuştum. o kadar etkileyici gelmişti ki bırakamadım elimden. Şimdiyse o karakterler sanki geçmişimden insanlar, anılarımda varlar; öyle tanıdık öyle bildik ki...
Kısa zaman önce elime yine aldım aynı tadı alır mıyım düşüncesiyle ancak o duygudan da o beğeniden de çok uzak olduğumu anladım.
Bu kısmı evet fazla öznel ama şu noktaya geliyorum;

Bence okunacaksa ilk gençlik çağında okunması gereken bir roman. Hikaye çok güzel, aşk hikayesi genç kızların hayal edeceği, Ert karakteri kızların aşık olacağı tipte bir karakter. Ancak kitapta edebiyat namına çok bir şey yok.
Benim yaşımda okuyan bir insanı artık o hikaye de etkilemediği için kitap çok yavan kalıyor. Her şeyin olduğu gibi her kitabın da bir zamanı varmış bunu bir kez daha anladım.

şule uzundere 
25 Oca 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

Bu kitap ben lisedeyken çok meşhurdu. O zaman okuyamamıştım, okumak şimdiye kısmetmiş. Açıkçası ben kitabı çok beğenmedim. Şöyle diyeyim hani bazı filmler için fragmanı, filmden daha güzeldi derler ya, ben de bu kitap için ismi, kendinden güzel diyeceğim. Böyle güzel isimli bir kitaptan daha akılda kalıcı bir roman, daha etkileyici bir aşk hikâyesi beklerdim ama umduğumu bulamadım.

Asuman Özdemir 
06 Oca 11:40 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 6/10 puan

Aşk ve romantiklik sevenler için birebir olmuş. Son kısımları beni tatmin etmedi gerçi ama büyük beklentiler içine girmişim demek ki.. Artık bu tarz kitap okumak haz vermesede arada çerez niyetine atıştırmayı seviyorum.. Bide sonu umduğum gibi olsaydı iyiydi...

Cemre Kara 
 29 Mar 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · 6/10 puan

Tuna Kiremitçi nin okuduğum ilk kitabıydı ancak istediğimi bulamadım olayların bağlantısı çok zayıf aşk hikayesi demek bile zor o kadar kopuk ki olaylar.Kitap kendini çok sevdirmeden bitti.

Nebahat Hüsman Azırcı 
12 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayal kırıklığından başka bir şey değil. Korkarım ki Tuna Kiremitçi bir yazar bile değil!

2 /

Kitaptan 42 Alıntı

Mâsiva 
08 Oca 03:00 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gideni kaybetmek öyle bir acıydı ki, onu engellemek için her şey yapılabilirdi

Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna KiremitçiGit Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi
Mâsiva 
07 Oca 12:44 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Binlerce yıl geçti. Dün söylediğin belki de doğru. Değiştik. Değişiyoruz.

Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna KiremitçiGit Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi

"..Onlar sevilmek zorunda olanlarımız. İşte ben onlardan kaçmış, diğerlerine sığınmıştım: sevilmek zorunda olmayanlara.."

Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna KiremitçiGit Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi

Bazı mektupların yazılmasını geciktiren bir kısır döngü var. Önce gücü yetmediği, ne söyleyeceğini bilemediği için yazamıyor insan. Sonra bu tereddütler yüzünden mektubun yazılması gereken zaman geçiyor. Tren kaçıyor yani. Bu sefer gecikmiş olmanın suçluluk duygusu engelliyor seni. Mektup asla yazılamıyor.

Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna KiremitçiGit Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi

Elbette bir acı yaşadım. Kanatlarım kırıldı. Elbette en kötüsünü gördüm. Şurada yaralarını usul usul, yaygara etmeden sarmaya çalışan bir kadınım.

Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna KiremitçiGit Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi
Özge Göksu 
02 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yeni bir ülke bulamazsın,
Yeni bir şehir bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Nasıl geçirdiysen ömrünü burada, bu köşecikte,
Öyle geçirdin demektir, bütün yeryüzünde de...

Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi (Sayfa 72)Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi (Sayfa 72)
yener bayrak 
20 Oca 10:09 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Sonbaharın insana kendini sevdiren bir tonu vardır. Gökte insanı ezmeyen, kurşuni bir renk olur. Ekimde falan Sultanahmet'e gittiğimde de aynı şeyi hissederim. Yapılardaki, gökyüzündeki, insanlardaki dalgınlık hemen sana da bulaşır. Bunaltmış bir yazın altından gelen tatlı bir hüzündür. Sana geçiciliğini hatırlatır. Bir gün çekip gideceğim ama bütün bu görünenler yine aynı kalacak diye düşünürsün. Kendini ciddiye almaktan vazgeçmeye başlarsın. Yaşama sevinci denen şeyle hüzün aslında ne kadar kardeş olduklarını görürsün. Budapeşte'de de en çok bunu hissettim. Yabancı, beni hiç takmayan bir tarihin içinde herhangi bir hevesli gibi dolaştım durdum. Bu beni mutlu etti.

Git Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna KiremitçiGit Kendini Çok Sevdirmeden, Tuna Kiremitçi
5 /