Gizliajans

8,2/10  (53 Oy) · 
174 okunma  · 
30 beğeni  · 
1.164 gösterim
Dünyanın, şahsına karşı kurulmuş bir komplo olduğuna inanan, genç ve avare metin yazarı Musa… Onun, hayatın her alanına derin ve samimi bir merakla yaklaşan,temiz kalpli ev arkadaşı Şaban… Diğer tarafta, gaddar bir kedi tarafından yönetilen, birbirinden tuhaf çalışanlarıyla bir reklam ajansı: Menekşe gözlü sanat yönetmeni Sanem, esmer ve seksi sekreterler Mehtap ile Sevilay, durmaksızın ağlayan yaratıcı yönetmen Çeşme, psişik-sismograf çaycı Ercan… Ve şöhretler: Tesla, Prens Charles, Kaan Sezyum, Küçük Prens, Süpermen ve diğerleri… Özgün üslubuyla, ilk kitabı Tatlı Rüyalar’dan itibaren geniş bir hayran kitlesi edinen Alper Canıgüz’den yine eğlenceli, heyecanlı ve kışkırtıcı bir absürd macera…

“Patronumuz Şeytan Bey’dir ve sizden de çok hoşlandığını söyleyebilirim.”
Neydi bu şimdi? şaka mı? “Öyle mi?” dedim bu manyakça oyuna bir tur ayak uydurmaya karar vererek. “Nereden biliyorsunuz?”
“Kendisi söyledi.”
Elimden geldiğince aptal gibi görünmemeye çalışarak gülümsedim.
“Ben kaçırmışım o kısmını.”
“Sizin hatanız değil. Telepatik olarak iletti düşüncelerini.”
“Evet anlıyorum,” diye kestirip attım, yeni işimi daha başlamadan bırakmak zorunda kalmamak için. “Öyleyse kendisine teşekkürlerimi de iletin.”
“Ona kendiniz de teşekkür edebilirsiniz,” dedi Tunçay Bey bıyık altından gülerek.
“Şeytan Bey görüşmenin başından beri burada, aramızda bulunuyor.” Bardağına iki buz attıktan sonra pipetini uzun uzun emdi ve boş bakışlarıma yanıt olarak, o kocaman işaret parmağıyla, masanın üzerinde psikopatça beni kesmekte olan kara kediyi işaret etti.
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2008
  • Sayfa Sayısı:
    204
  • ISBN:
    9750506307
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 21 Kas 19:51, Kitabı okudu, 4 günde, Puan vermedi

Bu ara iyi oldu. Kendimi toparlamaya çalışıyorum. Kitaplığımı tasfiye etmeye devam ediyorum. Evimizin salonu darmadağınık. Neredeyse hepsinden bıkmışım: eskimiş nice okunmamış ve asla okunmayacak kitap, din ve tasavvuf dolu bir on yılın kalın kalın izlerini taşıyan nice islami tasavvufi kitap, artık elimi sürmeyeceğim nice gereksiz, laf olsun diye aldığımı anladığım okumayacağım kesin kitap..hepsi karman çorman duruyor. Bir arkadaşım erzincan'da bir köye kitaplık yapmak için arada eve gelip poşetlere, torbalara doldurduğu bir çok kitabı alıp götürüyor. Bir çok kitabı öğretmen odasındaki yeni kitaplığımıza koydum. Bazı kitapları eşya satma sitesine çok çok ucuza koyuyorum, alan bir beş lira on lira versin bir de çay ısmarlasın istiyorum...ama cevap gelmedi hiç. Buradan da sevdiğim bir kardeşime göndereceğim bir kaç kitap var. Bunların dışında ölene dek benimle kalacak kitaplarım var. Onlarla yürümeye devam...

Gizliajans'sa çoktan yola çıktı, yeni menziline doğru yol alıyor. Yazara teşekkür etmem gerek, çünkü eylül ayından beri allak bullak olmuş hayatıma zar zor da olsa kahkaha getirdi, belli ki uzun süreli değil, ama misafirlik işte, iyi ki gelmiş, iyi ki okumuşum: bol bol güldüm, hızlı hızlı okudum ve nihayete erdirdim. Ve galiba hemen unuttum.

yani; gülmek, eğlenmek, keyif almak, kafamızı dağıtmak için ne de güzel bir kitap! Eve giderken, çalışırken, insanlarla uğraşırken ya da meselâ O'nu düşünürken, bunalıyorsak, işte bir anda hikâyeyi düşünüp "acaba ne olacak?" diye meraklanmak, sonra akşamleyin iyi demlenmemiş bir çay eşliğinde, hem de loş ışıkta sayfaları ister ağır ağır, ister hızlı hızlı çevirerek son derece ilginç bir konunun giderek imkânsız ve inandırıcılığını yitirebildiği noktalara uzandığı bu hikâyeyi yine de keyifle, okumak...bence harika!

O yüzden; eğer siz de benim gibi eylülde dağıldıysanız ve toparlanamıyorsanız, ama kitaplarla iyileşmek niyetindeyseniz ama yine benim gibi ciddi bir okur olamamanın acısını da yaşıyorsanız, bir sonraki ciddi ve ağırbaşlı okurluk girişimine dek nefes almak ve hafif bir edebiyat tadıyla bir kitap okumak istiyorsanız, Gizliajans tam size göre!

iyi okumalar...

Mehmet Yılmaz 
03 Haz 23:19, Puan vermedi

Alper Canıgüz’ün okuduğum ikinci romanı idi. İlkinde 5 yaşındaki bir çocuğun absürt macerasını anlatan Canıgüz burada da aynı tarzı sürdürüyor. Zaten Alper Canıgüz, Emrah Serbes ve Murat Menteş üçlüsünün benzer bir tarzları var. Gerçeklikten kopuk ancak okuru kendine çeken tatlı ve farklı bir üslup.

Canıgüz bu romanında fantastik unsurlar da kullanarak yine ilginç bir hikayeyi anlatıyor. Kitap kesinlikle kendini okutuyor; buna garanti verebilirim. Beğenip beğenmemek ise sizin mizah anlayışınız ya da beklentilerinizle alakalı. Bana göre gayet sıra dışı ve başarılı bir roman. Canıgüz’ün kalemine alışkın olanlar ya da onun tarzını az buçuk bilenler için hayli tatmin edici bir eser.
Bilmiyorum, belki de kitabı okuyanların bir kısmı bana gülecek, ‘onca aksiyon ve olağan dışılıktan geriye sende kala kala bu his mi kaldı?’ diyeceklerdir, emin değilim. Ama ben aşk mevzuna hassas, kavuşamayan ama çok seven aşık kısmına yaralı bir şahıs olarak, evet bu kısmen sulu romanda en çok da Musa’nın aşk acısına yandım. Sanem’i çok sevmişti ve gerçekten de yazarın dediği gibi, ‘hakikaten ayrı dünyaların insanlarıydılar’ lakin ikisine de üzüldüm be…

Esra B. 
21 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kesinlikle sonu tahmin edilemeyen, mükemmel bir kurgu. Yazarın en az diğer kitapları kadar sürükleyici. Gerçekten çok uzak absürd bir olayı konu alsa da kendimi olayın içindeymişim gibi hissettim, etkileyici bir dili var.

Döngüsel 
05 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Beklenmedik bir son, hep canlı tutulan bir merak duygusu. Alper Canıgüz farkı ile eğlenceli bir kitap daha. Kahkalarla okuduğum, "iyi ki"lerime kattığım bir kitap.

İnsan 
 26 Nis 19:13, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Türk yazarlar arasında yapılan en güzel kurgu olarak bu kitabı seçebilirim(her ne kadar böyle bir yorum yapmak için tüm Türk yazarların kitaplarını okumam gerekse de)

Sharlot 
06 Ağu 17:03, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Inanilmaz surukleyici, fevkalade absurd.Sonunda agzim acik kaldi. Yazarin hayal gucune hayran kaldim. Kahraman hayatin icinden,bizden. Hic durmayin, hemen okuyun.

Bahar Acar 
 02 Ara 2015, Kitabı okudu, 11 günde, Puan vermedi

Daha giriş cümlesinde ("Borges ile Kemalettin Tuğcu'nun aynı kişi olduğunu öğrendiğimde...") “merak”lara gark olarak okuyacağınızın haberini veriyor.( hemen internetten Borges ve Kemalettin Tuğcu fotoğraflarını bakıyor ve benzerliğe şaşırıyorsunuz. Şaşkınlık yalnızca bu kadar diyorsanız “heyhat ne kadar yanılmışım”sınız) Birçok ilginç olayı, kişiyi (aşk- çok ilginç bi mevzudur- , garip bir okul, Bay Şeytan, uzaylılar, Tesla, Kaan Sezyum) başarılı bir şekilde bir araya getirmiş. Mizah ögesini kullanırken çok zorlamamış; zira bu kadar ilginç durumun içine günlük hayatın ayrıntılarını koyunca elbette gülümseten durumlar ortaya çıkıyor (Şaban’ın -kendisi kahramanımız Musa’nın ev arkadaşı olur- Savuray Bey’le sohbeti, sevgili Tesla :) ya da rakıp içip kağıt oynayanların muhabbeti gibi) Okuduk, eğlendik, bitti…

Alper Canıgüz'ün okuduğum üçüncü kitabı.Diğer kitapları arasında en sevdiğim oldu.Yazar mizahi üslubuyla yine döktürmüş,ince espirilerle dolu okuru baştan sona şaşırtmacalarıyla eğlendiren ve sıkılmadan hızla biten bir kitap.Kitabın dili Afilli Filintalar tayfasından Murat Menteşle çok yakın .Şirket yöneten şeytani bir kedi sizi şaşırtmıyor bu kitapta keyifli okumalar.

Halil Güzel 
07 Tem 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Güzel bir polisiye kitabı. Heyecanı sürekli yüksek seviyede tutarken, ilerleyen sayfalarla ilgili tahmin yürütemiyorsunuz. Şaban'ın hallerine Müberra Hanım'ın takıntılarına, Musa'nın yaşamış olduğu saf aşık hallerine çok güldüm. eğlenceli bir kitap..

Kafka Tamura 
05 Nis 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Alper Canıgüz tarzı farklı bir kitap.Okurken sizi merakla sürükleyecek ve bitirdiğinizde iyi ki okumuşum dedirten kitaplardan.Okusam mı diye düşünüyorsanız yeter bu kadar düşünmek derim.

2 /

Kitaptan 22 Alıntı

Çiğdem Aksoy 
12 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

"Aşka inanıyor musunuz?"
"Tanrıya inandığım kadar."
"Öyleyse Tanrıya da inanmıyorsunuz?"
"Bilakis" dedi Tesla. "Tanrı'ya her şeyden çok inanıyorum. Sadece varolup olmamasını pek önemsemiyorum."

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 143)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 143)
Çiğdem Aksoy 
10 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Ne kadar dibe batarsan, o kadar yükseğe çıkmaya hak kazanırsın.

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 105)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 105)
Çiğdem Aksoy 
10 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Hatıraların şeklini bilsek, ona çok daha uygun bir kutu geliştiremez miyiz?

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 87)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 87)

"ne kadar güzelsin sevilay. ne kadar doğrusun. sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. ilk önce bunu yaparlar. sana ruhumu açmadan bil ki incinebilirim demek için. çünkü en çok sevdiklerin yaralar seni."

Gizliajans, Alper CanıgüzGizliajans, Alper Canıgüz
Çiğdem Aksoy 
11 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Biliyorum. Yüreğime ellerimle açtığım yaradan sızan bu kan, bu gazap ateşi bu kutsal fikr-i sabit, gözlerimdeki perdeyi kaldıran biricik hakikattir. Mutluluğum, felaketim en pervasız günahım... Bil ki hiçbir tecrübe, hiçbir tövbe, hayatın gelip geçiciliğine, kerhen olana dair hiçbir şey bu mührü kıramaz. Zavallı varlığımın anlamı, başka hiçbir şey değil, sadece gizli nikâhımızı kıydığımız o gece yüreğimi sana bağlayan bu yemindir. Bundan böyle aldığım her nefeste senin ruhunu içime çekeceğim, yüreğimin her vuruşu senin ismini fısıldayacak. Aşkından gayrısı yalan, ve bak gökteki ay şahidimdir.

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 108)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 108)
Çiğdem Aksoy 
10 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Bazı aşklar vardır, içinde kahkahaların çınlamasından ziyade gözyaşlarının çağlaması daha uygun düşer. Onu gördüğüm ilk anda biliyordum ki bizimkisi, eğer bir aşkımız olacaksa, böylesine yazgılıdır. Ve kim bu sevdaya yakışacak ilk sözcükleri kalbimin sahibinden daha iyi bilebilir? "Seni çok üzerim ben".

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 42)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 42)
Asude 
19 Eyl 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce bunu yaparlar... Sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim demek için... Çünkü en çok sevdiklerin yaralar seni.

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 106)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 106)
Asude 
19 Eyl 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Mevsimlerden yazdı ve tercüme-i halime ne söylesem azdı. Biliyordum, gidecekti. Kim bilir, belki de bir bekleyeni vardı? Lakin gözlerinden anlıyordum, o da benim gibi yalnızdı. Dışarıdan bakınca halleri pervasız, ruhu uçarıydı. Sevdiyse de çok, korkarım bana pek inanmazdı. İşte bu konuda çok haksızdı. Varsın olsun; başka kim gözlerinde umudu ve acıyı aynı anda böyle güzel taşırdı? Tanrı'nın kaderime yazdığı işte bu kızdı.

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 184)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 184)

Düz bir çizgi çizmek istiyorsan asla kalemin geçtiği yere değil, varacağı noktaya bakmalısın.

Gizliajans, Alper CanıgüzGizliajans, Alper Canıgüz
3 /