Göçmüş Kediler Bahçesi

7,6/10  (7 Oy) · 
37 okunma  · 
4 beğeni  · 
954 gösterim
"Oyun üzerine ne biliyorsam ondan öğrenmiştim. Ustan karşımda duruyordu.
Ama oyunun oynanması üzerine bilgi vermemişti. Satranca çok benzeyen bu oyunda taşların, yani bizlerin adı, satrançtaki gibiydi, kurallar hemen hemen aynıydı. Bir iki noktada satrançtan ayrılıyordu. O noktaları da başkan anlatmıştı bu sabah. Ne ki, satranç oynamasını bilip bilmediğimi kimde sormamıştı. Morların bilmesi gereksizdi zaten. Bir zamanlar biraz oynamış olduğum için, oyunu bilmiyorum diyerek işin içinden sıyrılmağa da kalkışmamıştım. Oynamak istemiştim, başından beri, onu gördüğümden, oyuna katılıp katılmayacağımı soruşundan beri.."
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    230
  • ISBN:
    9789753420631
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

13 parçaya bölünmüş Göçmüş Kediler Bahçesi diğer öykülerin arasına yerleştirilmiş, öykülerin çoğunda iki şekilde anlatım mevcuttur. Yazar bu kitaba iyi kafa yormuş herhalde, burada öyküler arasında teknik bağlantılar var galiba. Bu tekniği çözecek bir donanıma sahip değilim ama bence bir teknik kesinlikle var. Okuyucunun da okurken biraz kafa yorması gerekir. Benim okuduğum ilk kitabı idi. Benim zamana ihtiyacım var, sizi bilmemem ama değişik bir şeydi. Hani kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi. Bu ne demek şimdi? Öyle bir şey işte. Yeni bitirdim kitabı.

ayşenur uzun 
18 Şub 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Büyülü bir kitap özellikle sekizinci masal "Bizim Denizimiz" çok etkileyici.

Semra Uçar 
26 Şub 16:21, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

İstanbul Kitap Fuarından aldığım kitaplardan biri, okuduğum ilk Bilge Karasu kitabı, aslında fuara giderken alınacak kitaplar listemde yazarın "Kısmet Büfesi" kitabı vardı ama "Göçmüş Kediler Bahçesi" kitabı beni ismi ile çekti. "Beni al, sana ne dünyalar göstereceğim, Ne hayaller gördüreceğim" diye seslendi bana kitap.
Kitap on iki öyküden ve bu öykülerin aralarında devam eden bir ana öyküden oluşuyor. Öyküleri hepsi çok güzel ama beni en çok etkileyenler "Avından El Alan", "Dehlizde Giden Adam" ve "Usta Beni Öldürsen E! " öyküleri oldu. Öykülerin kurgusu, anlatım biçimi kesinlikle mükemmel. Kitap kurguyu, metaforları, benzetmeleri anlamaya çalışırken insanı yoruyor, bazen anlamaya çalışmakta yetmiyor, cümleleri keşfedip tamamlamakta gerekiyor okurken. Ben açıkçası Bilge Karasu'nun anlatım biçimine alışıncaya kadar ilk iki öyküyü üçer defa okudum, sonrada elimden bırakamadım kitabı. Zaten kitap öyle bir defa okunup kitaplığa bırakılacak bir kitap değil, her okunduğunda başka dünyalara götürecek, başka hayaller kurduracak, başka tatlar aldıracak nitelikte öyküler var kitapta. Kitap tam bir başyapıt, başucu kitaplarım arasına aldım, Bilge Karasu okumaya devam.

Bahar Acar 
06 Nis 2014, Kitabı okudu, 15 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitaptaki her bir öykü mükemmel; ama gerçekten de "Usta Beni Öldürsen e!" aklınızdan hiç çıkmayacak.

Ali Doğan 
11 Eyl 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

o vakitler bilinç akışı tekniği ile yazılan böyle bir kitap beni hiç de içine çekmemişti. tekrar okumam gerek.

Kitaptan 15 Alıntı

ihtiyar 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

İnsan soyuna soyuna deriye varır, onura öz saygısına varır. Bunları yüzmek, koparıp atmak, güçtür ya, soyunmayı yürekten benimsemiş kişi, sırası geldiğinde, bu son adımı atmağı değer bellediğinde, ölmesini bilir.

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge KarasuGöçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu

Nicedir sisin içinde yürüyorum. Düşüncelerimin bu yola girmiş olması boşuna değil. Sis demek, biliyorum, doruğa yaklaşmakta olmak demek.

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge KarasuGöçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu

Belki de en "mutlu" masal, birbirlerine saygı duymuş, birbirlerini sevmekle gerçek eşitlik tansığına ulaşmış -ya da ulaşmaya çalışmış- sevgililerin masalı; bir araya gelmeleri için, ölmeleri, gömülmeleri gerekmiş olsa da...

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge KarasuGöçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu

Aradığımın "mutluluk" olmadığını, olamayacağını anladım geçen yıllar içerisinde; mutluluğun tanımı nasıl yapılırsa yapılsın...

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge KarasuGöçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu
ihtiyar 
06 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Her gösteriden önce mahallede kapı altlarından attıkları, kahvelere, kıraathanelere bıraktıkları, sokaklarda dağıttıkları el ilanlarının birer örneğini, her gece eve döndükten sonra özenle özel sandığına yerleştiren ustası, bir gece artık yetiştin, usta cambaz oldun, bu işi sana bırakıyorum, dediğinde, bu sözlerin gönül okşayıcılığını bir yana iterek, bunlar da anı değil mi sanki usta, diye soracak olmuştu da, ustası kükremiş, yetişememişsin daha, diyerek onu bir sıkı paylamıştı. Bunlar anı değil, ipimizden artakalacak tek im; yaşayışımız, yaşadığımız, yaşantılarımız düpedüz, demişti. Her günle, her gösteriyle sırtımıza biraz daha binen ölümün yükü, bu sandığı artık kaldırıp taşıyamadığımız gün, tamam olacak, bizi çökertecektir, bunu iyi bil; bunlarda sen varsın, ben varım; yaşadığımızı gösterecek, başkasına olsun, bize olsun, gösterecek bir şey var mı elimizde, bu kâğıt yığınından başka?

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge KarasuGöçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu
ihtiyar 
06 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Denizi öylesine severdi. Gider çakıllara uzanır, denizin yüzünde gerinir, sularda kulaç atar, kumlarda yatardı sere serpe. Yaşamak demek, yazsa denize gitmek, kışsa deniz aylarını beklemekti ona göre.

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge KarasuGöçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu
ihtiyar 
06 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Bu kentte, sokakta gezen herkes şemsiye kullandığı için, dışarıdayken de şemsiyeler hiç kapanmadığı için, ana caddelerde adam boyunda bir dalgalı örtü gerilmiş gibi olurdu yerle gök arasında.

Göçmüş Kediler  Bahçesi, Bilge KarasuGöçmüş Kediler Bahçesi, Bilge Karasu
2 /

Kitapla ilgili 1 Haber