Godot'yu Beklerken

9,1/10  (56 Oy) · 
191 okunma  · 
58 beğeni  · 
2.011 gösterim
Godot'yu Beklerken 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953'te Paris'de sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafından bazı değişikliklerle İngilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. Avangard olarak nitelenmesine karşın hızla klasikleşti.

Oyunun varoluş sancıları çeken kahramanları, yolları kesiştiğinde birbirleriyle iletişim kurmaya çalışırlar. Her gün yinelenen bu ritüelde bellek işlevinin yerine getiremeyince de gerçekliğin kesinliğinden uzaklaşmaya başlarlar.

Kimilerine göre tüm zamanların en iyisi olan bu oyun, 21. yüzyılda da kafamızda soru işaretleri bırakmaya devam ediyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2000
  • Sayfa Sayısı:
    124
  • ISBN:
    9789758240074
  • Orijinal Adı:
    En Attendant Godot
  • Çeviri:
    Uğur Ün
  • Yayınevi:
    Kabalcı Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Nina 
 13 Mar 16:05, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Samuel Beckett edebiyatta modernizm temsilcisi ve Absürd Tiyatro’nun kurucusu olarak biliniyor. Eserlerini İngilizce ve Fransıza dillerinde yazıyordu, oyunu ‘’Godot’yu beklerken’’ yazdıktan sonra dünyaca tanınan biri oldu, dramaturji de en önemli eserlerinden biri de ‘’Godot’yu beklerken’’dir,1969 da Nobel ödülünü almıştır.

‘’Godot’yu beklerken’’ iki perdeden oluşan piyes, düzyazı o dönemde yazamadığı için kafayı dağıtmak amaçlı yazılan bir oyundur diye söylüyordu yazar.
Estragon ile Vladimir, iki arkadaş, zaman onlar için bir bataklıktır ve onlar bu bataklıktan çıkamıyorlar, onların çok beklediği Godot da bir türlü gelmiyor. Kendilerini kandırmaktan başka bir şey yapamıyorlar, gelecek onlar için yok, intihar bile akıllarına geliyor ama harekete bir türlü geçemiyorlar.
Pozzo ve Lucky, bu tuhaf ikilinin arasında bey-uşak ilişkisi ve Pozzo’nun emrivaki konuşmaları sürüp devam ediyorlar . Fakat Lucky’nin sözde dilsiz ve köle olup sonra olan monoloğu okuduğumda hiç de dilsiz sınıfa koyamadığım ,hatta köle düşüncesini göremedim.
Beşinci oyuncu Godot ile ilgili haberi getiren çocuktur. O masum, temiz ve yalansız biridir.
Oyunda ki ağacın belli bir coğrafyadan ayırt edilebilecek bir özelliği olmadığı için dünyanın neresinde olursa ve ne zaman olursa olsun Godot’yu beklemek mümkün gibi görünüyor.
Lucky’nin boynuna geçirilmiş ip Pozzo ‘nun elinde kalması sömüren ve sömürülenin arasında ki bağı simgelediğini düşünüyorum.


… Bekliyorlar, insanlar hep bekliyorlar sadece Vladimir ve Estragon değil hepimizin beklediği bir şey vardır mutlaka ve sadece beklemek, eylemde bulunmamak ise Godot’yu beklemek demektir. Godot bir tanrı, ölüm veya güçlü biri olarak görebilir adlandırabilirsiniz fakat o boş beklentileri, olmayacak hayalleri ile ibarettir.

Murat Sezgin 
23 Nis 10:10, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Okuduğum ilk tiyatro eseriydi. Cümlelerin akıcı ve kısa oluşu okumayı baya kolaylaştırıyor. İkili arasında geçen konuşmalar görünüşte sıradan, basit, saçma olarak dursada altında yatanları anlayınca gerçekler açığa çıkıyor.

Vladımır ve Estragon, Godot'u kurtarıcıları olarak nitelendirdikleri için bir bekleyiş içindeler. Beklerken kendi var olmalarını absürd tiyatroya has olan hayatın boşlugu, insani amaçların anlamsızlığı ve umutsuzluk içinde sorguluyorlar. İnsanın bir şeye körü körüne bağlı olmasını simgelemesi açısından önemli bir eser.

İlk olarak şunu belirteyim bu kitap bir tiyatro metnidir. Zira ben okumaya başlayınca öğrendim: ) Okurken karekterleri gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Bu karakterlerle birlikte gülüyor, düşünüyor ve hüzünleniyorsunuz.
Unutan, görmeyen ve duymayan toplum çok güzel aktarılmış. Günümüz toplumlarının başındaki en büyük belalardan biri unutmak... Ezileni, öleni, kardeşliği, savaşı, sevdayı, acıyı unutmak.
Yaşamın her olasılığına karşı alaycı bir duruş mevcut kitapta. Her olasılıkta yaşanan farklı duygular ve bu duyguların bulanıklığı... Sevinç ve hüzün duygularını aynı cümlede yaşıyor ve cümle bittiğinde sizde hangi duygu ağır basıyor anlayamıyorsunuz.
İçinde bulunduğumuz toplumun basitliği ve çaresizliği oldukça etkili bir şekilde yansıtılmış. Bir kurtarıcı beklemekten başka çaresi olmayan insanlık, Godot'yu bekleyen insanlık...
Cümleleri tespit konusunda oldukça doyurucu. Zaman zaman güldüren, eğlenceli, kısa ama etki alanı geniş olan bir kitap.

Lütfiye SOYLU 
01 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Herkes de okumasın ,deyip saklamak istediklerimden...Bekleyişin muhteşem kitabı.Oyunu izleme şansı bulanlar varsa ne mutlu! Fakat hayal sahnesinde de muhteşem bir eser.

Ce-mâ 
07 Ara 12:58, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, Puan vermedi

Altını çizdiğim cümleleri tuttuğum bir defterim var, ve bu defterde şimdiye kadar en çok cümleyi not ettiğim kitap, aslında sürekli anlaşılmadığından dem vurulan, kendi içinde karmaşık sayılabilecek, absürd tiyatronun temeli diyebileceğimiz bu eserden başkası değil.
Kitap okurdan okura yorum farkı oluşturuyor, kimine göre bekleyişin kitabı, kimine göre umudun kitabı, kimine göre eleştirel yaşamın kitabı, kimine göre ise ideolojik bir başkaldırı kitabı. Evet bana göre,bir varoluş kitabı, var olduğunu kanıtlama kitabı. Kahramanların var olduklarını kanıtlamak sebebiyle yapmış olduğu eylemler ve sürekli bir iletişim içinde bulunma gayreti aslında var olmanın haykırışı.
Not: Bu arada Lucky'nin tiradı konuşma özgürlüğünün önemini insanın yüzüne çarpıyor.Hele şu ülkenin bulunduğu durum itibariyle cok daha sert çarpıyor.
İncelemeye bu düşünceme destek olacak bir alıntı ile son vermek istedim.
"Her zaman kendimize var olduğumuz izlenimini verecek bir şeyler buluyoruz."

Zeynep E. 
12 Şub 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Uzun zamandır bu kadar keyifli bir kitap okumamıştım diyebilirim. Hala heyecanı üzerimde, varoluş sancısı bu kadar güzel anlatılabilirdi. Kitaptan alıntı eklemek istediğimde bütün kitabı yazmaya kalkıştığımı fark ettim. Neyse, siz gidin. Ben Godot'yu bekleyeceğim.

elif akkoca 
13 Ağu 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Varlık ve hiçlik üzerine yazılmış iki perdelik bir oyun, trajikomedi.Hayatı anlatan bir Samuel Beckett yapıtı.Baş karakterler Vladimir ve Estragon'un tüm insanları temsil ettiklerini düşünürsek, herkesin hayatında beklediği bir şeyler olmuştur.Yani herkesin beklediği bir Godot'yu.
Beklemenin aslında bir ''umut'' olduğunu, kimi zamansa ''sıkıcılığını'' kimi zaman da bir şeyleri beklemekten akıp giden hayatı yaşayamadığımızı, buna rağmen bazen beklenen şeyin unutulduğunu da anlatır bize Vladimir ve Estragon üzerinden Beckett.
Edebiyat profesörü Edward Wadie Said'e göre kitabın teması: "Hiçbir şey olup bitmez; hem de iki kere."

son dem 
10 Kas 17:40, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bir kitabı çok nadiren iki defa okurum ama bu kitabı kaç kere okudum bilmiyorum bence herkesin mutlaka en az 1 kere okuması gerekiyor . 10 puanın hakkını tam olarak veriyor ..

mundo 
25 Haz 12:52, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 9/10 puan

Daha önce tiyatro okumadığım icin zorlanacağımı düşünmüştüm. Fakat dili gayet sade ve akıcı olduğundan kolay okudum.
Hepimizin - farkında olarak veya olmayarak- sancısı yaşadığı bekleme eylemini, zorluklarını, anlamsızlığını, boşluğunu; geç kalmışlığı, yakalamaya çalışmayı, oylanmayı, ötekine tutunmayı ağdalı olmayan, kısa cümlelerle anlatması hayatın gerçekliğini yüzümüze vuruyor bence. Hayat da bu kitap gibi yalın.
Hemen bitirebilirim. Ama beklemenin, neyi beklediğini bilerek/bilmeyerek beklemenin sıkıntısını kitabı okurken de hissettim.

Esra Aksoy 
13 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

orjinal adı; `en attendant godot`; olan 1949 yılında fransızca olarak yazılmış , 1953'te paris'de ilk kez sahnelenmiş, son `modernist`lerden, daha sonraki pek çok yazarı etkilemiş olduğu için de ilk `postmodernist`lerden biri olan,1969'da nobel edebiyat ödülü'ne layık görülen irlandalı yazar samuel beckett'ın ünlü eseridir.

2 /

Kitaptan 55 Alıntı

Dünyadaki gözyaşı miktarı sabittir. Ağlamaya başlayan biri için, bir yerlerde bir başkası keser ağlamayı.

Godot'yu Beklerken, Samuel BeckettGodot'yu Beklerken, Samuel Beckett
Ferah 
05 Şub 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

''Sıkıntıdan patlayacağız, inkar edemeyiz bunu. Güzel. Peki. Bir değişiklik oluverince ne yapıyoruz? Fırsatı kaçırıyoruz. Hadi işe koyulalım. Birazdan her şey bitecek ve biz yeniden yalnız kalacağız, hiçliğin orta yerinde.''

Godot'yu Beklerken, Samuel BeckettGodot'yu Beklerken, Samuel Beckett
Murat Sezgin 
23 Nis 09:03, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

VLADIMIR: Belki yeni baştan başlayabiliriz.
ESTRAGON: Kolay olmalı.
VLADIMIR: Başlamaktır zor olan.

Godot'yu Beklerken, Samuel Beckett (Sayfa 81)Godot'yu Beklerken, Samuel Beckett (Sayfa 81)
Mâsiva 
23 Nis 10:26, Kitabı okudu, Puan vermedi

VLADİMÎR :Ne yapsan boş.
ESTRAGON: Çabalamak faydasız.
VLADÎMİR : İnsan neyse odur.
ESTRAGON: Kıvranıp durmak faydasız.
VLADİMİR: Temel olan değişmez.
ESTRAGON: Yapacak hiçbir şey yok.

Godot'yu Beklerken, Samuel BeckettGodot'yu Beklerken, Samuel Beckett
Yunus Emre Dilsizmen 
14 Eki 13:13, Kitabı okudu, Puan vermedi

Önemli olan davranış tarzı, insan yaşamak istiyorsa buna dikkat etmeli.

Godot'yu Beklerken, Samuel Beckett (Sayfa 76 - Kabalcı Yayıncılık)Godot'yu Beklerken, Samuel Beckett (Sayfa 76 - Kabalcı Yayıncılık)
Mâsiva 
24 Nis 17:13, Kitabı okudu, Puan vermedi

Tanınacak ne varmış ki.Bütün bu sefil hayatım boyunca bok yığınında süründüm durdum! Sende bana etraftan söz ediyorsun!

Godot'yu Beklerken, Samuel BeckettGodot'yu Beklerken, Samuel Beckett

Kitapla ilgili 1 Haber

Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap
Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap Hayat kısa, kuşlar uçuyor.” demiş Süreya’lardan Cemal. Okuduktan sonra kendi içinizde özümseyeceğiniz, arkadaşlarınızla kritiğini yapacağınız, altı çizili cümlelerinizi temize geçireceğiniz o kadar fazla kitap var ki. Bu galeriyle sizlere fiziksel anlamda biraz yardım etmiş olacağım. Üstelik bu galeriyi incelediğinizde ağzını yaya yaya ”Bu tuğla gibi kitapları nasıl okuyorsunuz?” diyen arkadaşların tezlerini de çürütmüş olacaksınız. İşte size dünyaca ünlü yazarların duyu belleklerinden süzüp gelen 10 muazzam kitap.