Göğü Delen Adam

8,9/10  (70 Oy) · 
126 okunma  · 
55 beğeni  · 
3.479 gösterim
Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse göğü delen anlamına gelir.

Samoa'ya ilk misyoner bir yelkenliyle gelmişti. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. O, göğü delip geçmişti.
Yüzyılımızın başlarında yayımlanan Göğü Delen Adam bugün artık bir yeşil klasiği olarak okunurken, başlığının kaynaklandığı şiirsel metafor, bir de düz anlam içermeye başlıyor; çünkü Papalagi sonunda göğü gerçekten delmeyi başardı, "ozon deliğinin" içinden ne tür bir yelkenlinin çıkageleceğiniyse zaman gösterecek.
Ahmet Güngören/Çerçeve

Teknolojinin günlük yaşamımıza getirdiği açmazlar her gün dünyamızda yeni "handikap"ların kapılarını aralamıyor mu?

Birincisi bu "handikap"ları yalın, süssüz bir dille anlattığı için önemli Göğü Delen Adam. Uygarlığımızın bu karmaşasında yönelttiği acımasız okların hedefini bulması açısından önemli. Basit de olsa eleştirisini haklı gerekçelere dayandırması açısından önemli. İkincisi, bize pek az bildiğimiz dünyaların ufkunu açmasından önemli.
Refik Durbaş/Milliyet Sanat

Sadece keyif için değil, üniversitede sosyoloji, antropoloji derslerinde ve hatta liselerde sosyal bilgiler derslerinde bile okutulabilir. (...) Gerçek bir Samoalının gözleriyle Batı'yı görmek, insanın ufkunu çok genişleten, yorumlara yepyeni boyutlar kazandıran bir süreç.
Semra Somersan/Cumhuriyet
  • Baskı Tarihi:
    1993
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789755393407
  • Orijinal Adı:
    Der Papalagi
  • Çeviri:
    Levent Taylan
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Papalagi'nin, yani biz beyazların hikayesi. Polinezya'lı bir adamın gözünden içinde bulunduğumuz bu düzene karşı yapılmış okuduğum en iyi eleştiri. Kitabı okuduktan sonra düşüncelerimdeki değişikliğin boyutu inanılmaz büyük oldu.
Kurduğumuz bu sisteme medeniyet adını verdik ve buna ayak uyduranlara da medeni dedik. Peki neydi bu medeniyet dediğimiz şey? İşte bu sorunun cevabını bize yerli dediğimiz bir insan veriyor.
İlk gemi bu topraklara (Polinezya) ufuktan göğü delerek gelmişti. O yüzden de bu insanlara yerliler Papalagi dediler. Garip giyimli, üzerlerinde gereksiz birçok eşya(şey) bulunduran bu Papalagi, yerlileri yabani buldu. Halbuki yerlilerin şefleri Papalagi'yi, 'benim olan senindir' diyerek karşılamıştı. Bu durum Papalagi'ye yetmedi, daha fazlasını istedi ve medeniyet dediğimiz şeyi yerlilere sundu. Onu kabul etmeyenleri yok etti, yaktı. Binlerce yıldır topraklarında huzur içinde yaşayan kabileleri topraklarından etti.
Yaşamımızda fark edemediğimiz detayları tüm gerçekliğiyle gözler önüne seren eser medeni insanın ne kadar vahşi ve fakir (maddi ve manevi) olduğunun göstergesidir. Kendimizi sorgulamak ve öz eleştiri yapmak adına kitap okunması gerekenlerin başında geliyor.
Her zaman düşünmüşümdür; içinde bulunduğumuz bu düzen ne kadar doğru ve bir başkasının gözünden yaşadığımız dünya nasıl gözüküyor diye. Göğü Delen Adam bu soruya verilebilecek en güzel yanıtı veriyor.

Sergen Özen 
15 Ağu 20:23, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

İçinde bulunduğumuz düzene karşı yapılmış olan en iyi eleştiri kitabını okuduğumu söyleyebilirim. Sürekli yenilikçi, elde etmek uğruna gerçek değerlerden uzaklaşan; egoizmin içine hapsolmuş, kapitalist bir düzeni benimseyen Beyaz adam'ın dünyasını anlatır Scheurmann. (Papalagi) Göğü delerek Polinezya Adasının yerlileri arasında bulur kendisini. Üstündeki çeşit çeşit tuhaf, fazlalıklı kılıflar bir abartı sayılabilse de, benzer versiyonları tercih eden Beyaz adam için garipsenmeyecek bir durum olsa günümüzde.
Rousseau'nun; "İnsan özgür olarak doğar ama her yerde zincire vurulmuş olarak yaşar." Sözü, Scheurmann'ın işaret ettiği insanın-veya insanların- ta kendisi olmalıdır. Bu kişi öyle bir profildedir ki, paylaşmak onun doğasında yoktur, sahip olduğuyla yetinmez, daha fazlası için gözünü karartır, kendi menfaati uğruna hiçbir canı düşünmez. Bu "şey"ler uğruna savaşıp durur insanlarla, daha doğrusu kendisiyle. Ve paha biçilemeyen zamanın nasıl geçtiğinin farkına bile varamaz, hiç zamanı yoktur Papalagilerin. Dolayısıyla gururdan öteye gitmez düşünceleri ve kendilerini "büyük ruh" olarak görürler.
"Samoa yerlileri tarlalarına şarkı söyleyerek sevinçle giderken, Papalagiler şikayetçi, bezgin ve düşünceli olurlar." Aslında tüm mesele burada yatıyor desek kâfi.
Scheurmann'ın bugün yaşadığını hayal ediyorum da heralde Papalagi'yi çok ileri boyutta ele almış olurdu, Kitap da bu kadar ince olmazdı muhakkak. Düşüncelerimi hareketlendiren bir kitap olarak görüyorum Göğü Delen Adam'ı. Yeterliliğin ne olduğunu bilen, paranın kölesi olmayı reddederek daha yaşanılabilir dünya oluşturan insanların var olması dileğiyle...

Kübra A. 
19 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Çok hoş bir kitap. Sahip olduğumuzu sandığımız her şeye, bu modern dünyaya, medeniyetten (!) uzakta yaşayan bir zencinin bakış açısı mükemmel. Okunması gereken, bakış açımız üstünde bir kez daha bizi düşündürten bu kitap, ille okunması gereken bir kitap. Okuyun, okutun, hediye edin efendim.

KeMâL 
01 Tem 15:18, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Evet, uzun süre sonra yine bir etkileyici çok beğendiğim bir roman okudum. Öncelikle yazardan ve yayın evinden bahsedecek olursam yazarın dili, üslubu gayet akıcı ve güzel. Sıkılmadan, zorlanmadan okudum bunda kesinlikle çevirmen ve yayınevinin katkısı çok yüksek. Ayrıntı Yayınlarından okudum ve 16. Baskısı elimdeki kitap. Kitap gayet kısa ve özlü. 110 sayfadan oluşmakta.

Kitabın konusuna gelecek olursak. Dışarıdaki bizi, bizleri anlatan Avustralya kıtasında Samoa adasında yaşayan kabile şefi ve onun gözünden yaşadığımız dünyaya dair görüşleri anlatılıyor eserde. Günümüzdeki bütün insanlara dair bir eleştiri diyebilirim. Hayatı sorgulayan, insanı kendiyle yüzleştiren, sözde çağdaşlığı, modernizmi eleştiren başyapıtlardan biri. Eşyaya, paraya, gazeteye, sinemaya, hırslara, kitaplara, maddeye topyekün her şeye ait eleştiriler var. Otoriter ve baskıcı bir yönetim izleyen birini eleştirerek doğruları anlatmış yazar. Günümüz Türkiye’si ve tüm Dünya’ yı ele alan bir konu işlenmekte. Sistemin içinde nasıl kaybolduğumuzu; okudukça göreceksiniz. Batıya dışarıdan ve objektif olarak bakmak için muazzam bir eser. Ana tema olarak; doğru sandığımız, önem verdiğimiz, kendimizi kaptırdığımız düşünceleri irdelememizi sağlıyor.

Çok vaktinizi almayacak sade bir dille yazılmış bu kitabı; farkındalık kazanılması amacıyla okumanızı tavsiye ederim. Bazı konularda yazarla çelişsek de yâda beğenmesem de kanımca herkesin okuması gereken bir kitap. Bir başucu kitabı bile olabilir. Gayet düşündürücü ve yol gösterici şahane bir eser.

En beğendiğim alıntı ise;

Eğer insan çok fazla “şey”e gereksinim duyuyorsa, bu büyük bir yoksulluğun göstergesidir. Çünkü bu, o insanın, Büyük Ruh’un “şey’leri açısından yoksul olduğunun kanıtıdır.

Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 46 - Ayrıntı Yayınları)

Kitabı okurken bişeyleri kaçırdım izlenimini aldım demem o ki o derece iletişimli bir kitap ve baştan başladım, açıklayıcı bir kitaptı. özel mülkiyetin olmadığı bir toplumsal yapılanışı, birbirlerinin ve gelen yabancıların benim ve senin kavramından uzak tutulduğu ve örnek paylaşımcılıkla da ileri düzeyde iletişimi yaşayan halkın yazarımız tarafından iyi bir ön açıklamayla bizlere ulaştırdığını görebiliriz

GÜL GÜRLER 
15 Mar 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Bir başucu ve başvuru kaynağıdır
Göğü Delen Adam. Yaşadığımız saçma sapan hayatlara eleştiridir
Göğü Delen Adam. Doğru sandığımız tüm yanlışlara, önem verdiğimiz tüm değerlere ve zenginlik sandığımız tüm rezilliklere tokattır
Göğü Delen Adam. Bence herkesin okuması gereken bir kitaptır Göğü Delen Adam. Günümüz modernizmine, çağdaşlığımıza sözde insanlığımıza, Şef Tuiavi’nin bakış açısını ile bakmanız için bizlere sunulmuş bir fırsat olan bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Kitap, aslında bir kabile şefinin halkına yazdığı bir mektuptan ibarettir.
Genel olarak, Avrupa'nın yaşam biçimine olumsuz bir eleştiri niteliğindedir.

Lullaby 
12 Eki 20:17, Kitabı okudu, 7/10 puan

Sanırım bende bir sorun var. Zira kitabın yarısından sonrasına kadar sevmiştim, ancak sonra rahatsız olmaya başladım. Sürekli bir eleştiri var. Düşünüyor olmamıza dahi. Bana göre insan düşünceleriyle insandır ve değeri de bununla orantılıdır. Bu değer bir başkası için değil kendimiz için. Sanırım hepimiz bu sistemin zayıf ve acınası noktalarını görüyoruz ve biliyoruz. Yani kendini ve dünyayı 'düşünenler' zaten bunu kendisi de görmüştür. Benim için bu kitap zaten bildiklerimi ve gördüklerimi bir başkasının ağzından okuyup tasdiklemekti. Yine de bende sorun vardır. Kendimi beğenmişliğimden ve bencilliğimdendir bu yorumum. O yüzden bu kitabı umarım 10 yıl sonra tekrar okuyabilirim ve bu yorumumu gençliğime, bilinçsizliğime veririm.

Emre Ö. 
18 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Mükemmel bir sistem/modernizm eleştirisi. Bir yerlinin gözünden Avrupa!.. Hepimiz ütopya'da yaşamanın halini kuruyoruz fakat kitabı okuduktan sonra bir distopya'da yaşadığımızın farkına varacaksınız. Her yönüyle çok iyi analizlerde bulunmuş.Kitap okumanın, düşünmenin saçma olduğu kısımlara pek katılmasam da genel olarak yaşlısı genci 7'den 70'e herkese okutulmalı diye düşünüyorum.

Kabile Reis'inin şu müthiş sözünü de barındırıyor kitap: "Eğer insan çok fazla "şey"e gereksinim duyuyorsa, bu büyük bir yoksulluğun göstergesidir."

Gerçekten de yoksul olan onlar mı yoksa biz miyiz? Cevabı bu kitapta
Ek olarak: Kitabın sonunda yer alan Yazarın biyografisi de ayrı bir roman tadında ..

Beytullah Ömer DUMLU 
13 Eki 11:46, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Bir insan nasıl göğü delebilir?Bu soru kitabı bitirene kadar beni meşgul etti.Aslında kitap beyaz insanın kendinin olmayan topraklara medeniyet götürmesi ile başlıyor.Daha doğrusu medeniyet adı altında yerli insanlara dayattırdıklarını ön plana koyuyor.Baş karakterimiz bir zamanlar medeniyet denilen yere gitmiş ve gözlemlerini kitaplaştırmak istemiştir.Beyaz insana doğru gelen herşeyi anlayamamıştır.Mesela insanoğlunun doğayı önemsemeyip dört duvar arasına sıkışmasına anlam verememiştir.Kitap bu tür örnekleri öyle güzel yansıtmış ki insanoğlunun giderek soyutlandığını ve kendinden olmayana karşı nasıl davrandığını anlamamak zor değil.Kısacası kitap global dediğimiz dünyayı bir yerlinin gözünden güzelce eleştirmiştir.Okumanızı tavsiye ederim.Okuyuculara birşeyler katabileceğini düşünüyorum.

Hogír 
29 Eki 14:06, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitap kısaca Avrupalıların (Papalagi'lerin) yaşantısının bir yerli tarafından ve onun gözünden anlatılması şeklinde. Ama nasıl bir anlatım. Daha öncede günümüz yaşantısını eleştiren kitaplar, yazılar okudum ancak hiçbiri bu denli etkilemedi beni.
Kitabın oluşum sürecine bakarsak,
Erich Scheurman Samoa gezisi sırasında orada bir kabile reisi olan Tiavea'lı Tuiavii ile tanışır. Tuiavii, daha önce bir kere Avrupa ya gitmiş ve oradaki yaşamı kendince gözlemlemiş. İşte kitapta şefin konuşmalarını not eden yazarın bunları daha sonra çevirip kitaba dönüştürmesiyle oluşmuş.
Tuiavii o kadar basit anlatıyor ki günümüz "medeniyet" denen şeyi. O basit anlattıkça yüzünüze inen tokat darbeleri daha sert oluyor. Darbelere alışık değilseniz okumayın yani. Ama göze aldıysanız sizi çok iyi bir kitap bekliyor. İyi okumalar.

3 /

Kitaptan 119 Alıntı

KeMâL 
30 Haz 22:59, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Çünkü, sürekli aynı şeyi yapmak kadar hiçbir şey zor gelmez insana.

Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 76 - Ayrıntı Yayınları)Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 76 - Ayrıntı Yayınları)
Emre Ö. 
18 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Çünkü beyazların dünyasında insanların ağırlığı yalnızca parasıyla, o parayı her gün ne kadar arttırabildiğiyle ve hiçbir depremin zarar veremeyeceği kalın demir kutunun içinde ne kadar biriktirebilidiğiyle ölçülür. Yiğitliği, soyluluğu ya da zekasının parlaklığıyla değil.

Göğü Delen Adam, Erich ScheurmannGöğü Delen Adam, Erich Scheurmann

Ülkemizi iyi tanıyan bir adamın " size çeşitli ihtiyaçlar yaratmalıyız" dediğini duymuştum.

Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 50)Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 50)
Sergen Özen 
12 Ağu 03:54, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bir hedefe hızlı varmak nadiren gerçek bir kazanç sayılır.

Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 71 - Ayrıntı yayınları)Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 71 - Ayrıntı yayınları)
Emre Ö. 
18 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Şimdi, diyelim ki birinin çok parası var; hem öyle çok ki yüzlerce, binlerce kişi bu parayla işlerini yoluna koyabilir. Ama o, bu paradan onlara zırnık koklatmaz. Oturur ağır kağıtların üstüne, kollarının da sarar yuvarlak metallere, gözlerinde hırs ve zevk parıltılarıyla bakınır durur. "Bu kadar çok parayı ne yapacaksın?" diye soracak olsan. "Bu dünyada giyinmekten, açlığını ve susuzluğunu bastırmaktan başka ne istersin" desen, söyleyecek söz bulamaz, ya da "Daha çok para istiyorum, daha çok daha çok," der.Böylece sen de, paranın onu hasta ettiğini, bütün duyularını ele geçirdiğini anlarsın.
Hastadır o kaçıktır. Ruhunu yuvarlak metal ve ağır kağıda adamıştır. Hiçbir şeyle yetinmez, gözü doymak bilmez. kimseye kötülük etmeden, haksızlık yapmadan, geldiğim gibi göçüp gideyim şu dünyadan diye düşünmez.

Göğü Delen Adam, Erich ScheurmannGöğü Delen Adam, Erich Scheurmann

Kızların ve kadınların bedenleri sıkıca örtülü olduğundan, erkekler ve delikanlılar onların etlerini görmek için büyük bir istek duyarlar. Bu doğaldır tabii. Ama onlar gece gündüz bunun düşünü kurup, kadınların, kızların vücutlarından söz ederler. Hem de bu son derece doğal olan şey büyük bir günahmış da, yalnızca karanlıkta yapılabilirmiş gibi. Ama eti bir kez gördüler mi, düşüncelerini başka tarafa yöneltirler, gözleri onu görmez olur.

Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 25)Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 25)

Gazete bütün insanları tek bir kafa haline getirmeye çalışır. Benim kafama, benim düşünceme karşı savaşır. Tüm insanların kafasını ve düşüncesini ele geçirmeye çalışır. Bunu becerir de. Sabah kağıdı okursan, öğlene, diğer Papalagi'lerin kafalarında ne taşıdıklarını, ne düşündüklerini bilirsin.

Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 85)Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 85)
Celal Uslu 
18 Eyl 17:13, Kitabı okudu, Puan vermedi

Din Halkların Afyonudur
Düşüncelerime dayanarak söylüyorum, Papalagi 'nin bize getirdiği İncil, onun için takas edilecek bir maldan başka bir şey değildir. Meyvelerimizi, ülkemizin en büyük,en güzel parçasını elimizden almak için kullandığı bir mal. Papalagi 'den her şeyi beklerim ben, çünkü onun yüreğinde alabildiğine pislik, alabildiğine günah olduğunu gördüm.

Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 100 - Ayrıntı  Yayınları)Göğü Delen Adam, Erich Scheurmann (Sayfa 100 - Ayrıntı Yayınları)