Gölgedekiler

8,4/10  (11 Oy) · 
46 okunma  · 
11 beğeni  · 
731 gösterim
1920'lerin ateşten günlerinin sıcağını Gazi'yle paylaşmış bir avuç insanın öyküleri var bu kitapta... Onun gölgesinde yaşayıp ölmüş bir genç kadının, o talihsiz çok partili rejim denemesinde göreve çağrılmış bir yakın dostun, Çanakkale'de gözünü kırpmadan ölüme koşan binlerce askerin, ilk Meclis'te ilkeleri uğruna muhalefete düşen bir gizli kahramanın, zorlu bir gemi yolculuğunun adları duyulmamış neferlerinin ve ülkenin ilk resmî komünist partisinin kurucularının portreleri, tarihin kuytu köşelerinden çıkıp ışığa kavuşuyor.

Altı bölümden oluşan belgesel dizisini de izleyebileceğiniz Gölgedekiler, o portrelerden yola çıkarak değişik bir tarih fotoğrafı sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2015
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9789750726361
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Osman Yüksel 
19 Ağu 09:55, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Can Dündar bu belgesel tarzı kitabında Kurtuluş Mücadelemizde adını hiç duymadığınız ya da nadiren duyduğunuz isimlerin ağzından savaşın yıkımını,vahşeti,askerlerin savaş alanında hissettiklerini,vatan için gözlerini kırpmadan canlarını veren isimsiz kahramanlarımızı sade ve akıcı bir dille anlatmış. Ayrıca kitabın ilk bölümlerinde geçen Fikriye Hanım'ın Atatürk'e olan platonik aşkı oldukça hüzünlü , iç yakıcı ve umutsuz bir hikayeydi. Tarih seven arkadaşlar sıkılmadan okuyabileceğiniz aynı zamanda bilgi sahibi olacağınız güzel bir kitap,tavsiye ederim.

Muhammet Çelik 
23 Oca 21:00, Kitabı okudu, 20 günde, 5/10 puan

Kitap içerik olarak kendini okutan bir kitap. Aklımızda kalan fakat cevaplarını bilmediğimiz soruların yanıtları mevcut hemde bu cevaplar Can Dündar gibi usta bir araştırmacının elinden çıkmış. Bunun yanı sıra kaynaklar oldukca güvenilir. Bu kadar iyi özelliğe rağmen bence bu kitap semiobjektiv yani tam tarafsız kalınmamış. Nitekim Can Dündar kendi dünya görüşü göre kaynakları seçiyor. Yanı aynı konu ile ilgili bir çok anlatım varsa en uygun olanını seçerek okuyucunun kendi gibi düşünmesini sağlıyor.
Her şeye rağmen kitap güzel oluşturulmuş. Tarihi bulanıkta olsa aydınlatıyor. Ama inanıyorum ki Can Dündar gibi usta bir kalem çok daha iyisini yazabilirdi.

Kitaptan 3 Alıntı

Banksy 
10 Kas 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Mersinli Er Emin ÇÖL

'' 1914 Ağustos'unda Adana'nın genel yerlerine büyükçe kağıtlar asıldı.Kağıtta büyük harflerle ' SEFERBERLİK VAR ASKER OLANLAR SİLAH ALTINA ' diye yazıyordu. Halk öbek öbek toplanmıştı. Biri ' Ben cepheden döneli daha 15 gün oldu 5 de çocuğum var ' dedi. Biz Mersinli 4 arkadaş Çanakkale'de 48. Alay'a verilmiştik. Çantaları toplayıp vagonlara doluştuk. Bizim Mehmetçikler de avaz avaz ayrılık türküsü söylüyorlardı. Çantalarımızda bayat ekmekle birlikte çarık iğnesi , kösele , örs , çekiç ve kerpeten vardı. Niye biliyor musunuz ; Çünkü Mehmetçiğin babasından dedesinden öğrendiği iki amansız düşmanı vardı : Açlık ve Ayakkabısızlık...

Gölgedekiler, Can DündarGölgedekiler, Can Dündar
Osman Yüksel 
17 Ağu 15:15, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

İzmir Müftüsü Rahmetullah Efendi 29 Ocak 1923 akşamı Beyaz Köşk'e girerken başına geleceklerden habersizdi. Uşakizadelerin bir çay davetine katıldığını sanıyordu. Ama işin aslını kapıda Başyaver Salih'ten öğrendi. Davetin asıl sebebi Gazi Hazretlerinin nikahıydı ve nikahı da kendisi kıyacaktı. Müftü şaşırdı çünkü o güne dek dini nikahlar perşembe günleri kıyılırdı, oysa o gün günlerden pazartesiydi. Nikahın kıyılacağı odayı görünce ikinci şoku yaşadı. Kadınlı erkekli bir grup oturmuşlar, nikahın başlamasını bekliyorlardı.

Müftü" Burada mı, kadın erkek bir arada mı?" diye sordu. "Emir böyle" dediler.
Bu Türkiye'nin ilk alafranga nikahı olacaktı.

Gölgedekiler, Can Dündar (Sayfa 31 - İmge Kitabevi)Gölgedekiler, Can Dündar (Sayfa 31 - İmge Kitabevi)
Osman Yüksel 
 17 Ağu 16:37, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Ian Hamiston
Akdeniz Seferi Kuvvetler Komutanı:

Öteden beri arkadaşlar bana ölümle yüzyüze gelince ne hissettiğimi sorarlar. Ben böyle durumlarda iki farklı durum yaşarım. Birincisi şöyle düşünürüm; "bu ne heyecan bu ne heybetli bir manzaradır...Şu saniyemi milyonlara değişmem." İkincisinde ise; " Ben ne eşek herifim ki burada bulunuyorum. Şu boğaz ne diye tüm dünyanın bir harp meydanı haline geliyor? Bu boğuşmada maksat nedir? İnsanlığın bilincine, sağduyusuna bir hal mi oldu? Dövüşmeye hiçbir sebep yokken niye bu cefaya katlanılır ve iki ayrı insan grubu karşı karşıya geçip birbirlerini yemeye çalışır ?"

Gölgedekiler, Can Dündar (Sayfa 118 - İmge Kitabevi)Gölgedekiler, Can Dündar (Sayfa 118 - İmge Kitabevi)