Gölgesizler

8,6/10  (58 Oy) · 
170 okunma  · 
50 beğeni  · 
2.025 gösterim
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar...

Yazma serüvenini "hayatı kelime kelime genişletmek" olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların, somutla soyutun çarpışmasından doğan tekinsiz bir atmosfere çağırıyor okurunu. Tam bir yazı ustalığıyla, Türkçenin imkânlarını sonuna kadar zorlayarak, edebiyatın büyülü dünyasına kapılar açarak...

Cennet'in oğlu kendini kendi varlığında yok etmişken, gerçekten kadının dediği gibi bir kez daha yok olmuşsa durum kötüydü. Bu işin sonu yavaş yavaş köyün tamamen yok olmasına dek gidebilirdi. Belki köy zaten yoktu da bunu kimse anlayamıyordu henüz; köylülerin hepsi alışmıştı yokun varlığına...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2009
  • Sayfa Sayısı:
    232
  • ISBN:
    9789750506178
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Murat Sezgin 
15 Haz 14:19, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

**Spoiler**

Varlık-yokluk ilişkisi üzerine kurulmuş, şehir ve köy olarak; iki farklı yerde, iki farklı zamanda, fakat aynı yer ve zamanda geçermiş gibi aynı kişinin bir çok yerde olduğu olaylar silsilesi enfes bir roman.

Bir köy. Çok garip bir köy. Köyde kişilerin kaybolması, yok olması sıradanlaşıyor. Kaybolanları arama görevini yürüten, kayıpları ararken kendini kaybeden muhtar... Nerden gelip ne zamanda çalıştığı belli olmayan bir berber... Gelişen olaylar sonucunda deliren bir genç ve onun "Kaar nedeen yağaar, kaarr?" sorusu... Elinden oyuncağı alınmış bebek gibi hırslanan bir at ve ayaklarının altına alıp kemiklerini çatır çatır kırıp öldürdüğü bir çocuk... Ve ayıdan hamile kalmış bir kız... Bu köyde macera, gariplik, varlık-yokluk her şey var.

Yüzsüz bir göz,
Kanlı çatırtıllar,
Cellat gözler vs. gibi alışılmamış bağdaştırmalarla roman bir musiki havasında ilerliyor.

"Kelebekler uçuşuyormuş gözlerinin önünde karanlığı kanatlarıyla karartan, sessiz ve küçük yaratıklar. Hepsi kayıp birer pul... Hepsi yüzsüz bir göz..."(syf 55). Yazma serüvenini "hayatı kelime kelime genişletmek" olarak adlandıran yazar, bu gibi tasvirlere kitapta çokca yer vermiş.

Romanın sinema uyarlamasıda var. ( http://m.imdb.com/title/tt1437212/ )

Varoluşçu yazarları okumayı sevenler için bulunmaz bir eser. Keyifli okumalar.

Merve 
07 Oca 13:10, Kitabı okudu, 14 günde, Beğendi, Puan vermedi

Aslında isme göre kitap okumam ama ne yalan söyleyeyim bu kitabı isminden dolayı okumaya karar verdim. Öncelikle şunu söylemeliyim Hasan Ali Toptaş Türkçe'nin hakkını veren bir yazar. Tasvirleri ,benzetmeleri hayata dair tespitleri....Hayran kaldım. Büyülü bir anlatımı var. Kitabın konusuna gelince aslında konusu hakkında kesin bir şey söyleyemem. Yok olmayı anlatıyor şöyle ki köydeki bir adamın gizemli bir şekilde ortan kaybolması ardından diğer yok oluşları getiriyor fakat bu yok oluşların hepsi gözle görülebilir değil insan kendi içinde de yok olabilir öyle değil mi? Benim için farklı bir deneyimdi. Söylemeden edemeyeceğim ülkenin kar'a esir olduğu şu günlerde gizemli karakterin 'Kar neden yağar kaaar?' ( okuyunca daha iyi anlayacaksınız ^_^ )sözü dilimden düşmüyor.Son olarak kitap 1994 Yunus Nadi Roman ödüllü eh yani ayrıca tavsiye ederim dememe gerek yok sanırım. :) Keyifli okumalar...

Ferah 
29 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Adını ilk duyduğumda hakkında yazılan tüm eleştirileri okuma ihtiyacı duyduğum bir yazar..Romanını okuduğunuzda ise okuduktan sonra hayata bir kez daha şöyle bir baktırıp kayboluşları. gerilimi ve sunulan sürprizleri sorgulama ihtiyacı hissediyorsunuz...

İki konu iç içe ama bağlantılı değil ,varlar ama yoklar ,belki de tüm yaşananlar bir hayal ,anlatımı ile değişik bir kitap ,biraz varoluşçuluk,birçok betimleme ile tek bir kalıba sokulmayacak türde

BİROL COŞKUN 
03 Oca 15:55, Kitabı okudu, 15 günde, 9/10 puan

İnanılmaz akıcı, sürükleyici bir kitap. Elinizden bırakamıyorsunuz. Hiç beklemediğiniz, tahmin etmediğiniz bir final...

Süreyya Can 
13 Eyl 19:25, Kitabı okudu, Puan vermedi

Başarılı bir postmodern roman. Okuduğum ilk Hasan Ali Toptaş eseri. Okurken zaman zaman kendimden bile şüpheye düştüğüm doğrudur.
Kitap unutulan bir köyün unutulan insanlarını anlatan yer yer gizemli bir havaya bürünen anlatıma sahip. Durağan olarak anlatılan köyün insanları garip olaylar silsilesi içinde boğulmaktadır. Sebebini anlayamadıkları bir şekilde köyden birileri kaybolmaktadır. Köyün muhtarı kaybolan insanları bulmak isterken en sonunda kendini kaybeder ve muhtarın kendini asmasıyla biter kitap.
Postmodern ve gizem sevenlerin zevkler okuyacağı tarzda bir roman. Üstüne bir de filmini izlemek harika. Mutlaka tavsiye ederim.

Esra 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, 3 günde

Kitabın kapağını şimdi kapattım ve sürpriz finaliyle sarsıldım diyebilirim. Kitap anlatım ve konu olarak alışılmışın dışında. Bir köyde yaşanan tuhaf olaylar, köylülerin bir anda ortadan kaybolması bazen birbirlerinin kimliklerine bürünmesi, varolmanın yoklukla çelişkisi var kitapta. Zaman ve mekan kavramı da kayboluşta. Gizem ve gerilimi köy hayatına güzel bir üslupla yedirmiş yazar.
Cennet'in oğlunun haykırışı çınlıyor hâlâ kulaklarımda:
"Kaar nedeen yağaar kaarr?"

Emine ARSLAN 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bir varmış bir yokmuş.Varlık mı yokluğun içerisinde yoksa yokluk mu varlığın içerisinde, gerçekte gördüğümüzü sandığımız her nesne her insan ya sadece hayal ürünümüzse gerçeğin varlığını sorgulatan derin düşüncelere daldıran güzel bir kitap

Özlem Yılmaz 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, 3 günde, Puan vermedi

Kitap metaforlarla dolu.. Ne gerçek, ne değil...Anlatılanlar ve var denilen insanlar gerçekten var mı yok mu?
Biraz geri, biraz ileri zamanlarda yaşananlar..Küçücük bir köy ve yaşanan inanılmaz hikayeler..Değişik bir son.
Okumanızı tavsiye ederim.

Selman Ç. 
 22 Nis 23:40, Kitabı okudu, 2 günde, 9/10 puan

Kitap bitti peşine filmini de izledim hala düşünüyorum :) O kadar çok psikolojık analiz çıkarılabilir ki benim kafam karıştı gerçekten çok farklı bir kitap. Düşünüyorum nasıl bir yorum yapıyım diye ama gerçekten kolay değil derin derin düşünmek lazım.
Kitabın konusuyla ilgili çok fazla birşey yazmaya gerek yok zaten az çok yazılmış diğer okuyanlar tarafından.
Mesela kitapta olan olaylarla ilgili olarak benim çıkardığım bi kaç bişeyi yazıyım.
Etrafımızda binlerce olaylar oluyor ve biz hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam ediyoruz. Çoğu şeye kayıtsız duyarsız kalıyoruz. Duyarlı olmaya çalışanlar da suçlu oluyor. (Cennetin oğlu gibi)
Ayrıca bir laf çıkıyor ve aylarca yıllarca oradan oraya yayılıp duruyor ve sonunda birileri buna inanıyor nasıl olur diye sormuyor bile.
Ben kitabı okuduktan sonra filminide izledim. Filmi izleyince bişeyler biraz daha oturuyor gibi. Tabi önce kitabı okuyun. Film ekstrası olsun :)

Filmin müziği https://www.youtube.com/watch?v=X4yzANK_VWU sözleri bile o kadar çok barındırıyor ki sorgula sorgula bitmez.

Bunu okuduktan sonra Her Şey Ben Yaşarken Oldu bu kitabı da okuyacaklarınız listenize alın. Eminim çok seveceksiniz.

2 /

Kitaptan 64 Alıntı

Murat Sezgin 
13 Haz 10:52, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"Hiçbir iz yok," dedi Reşit.
Muhtar, avluyu yeniden taradı gözleriyle. O her şeyin mutlaka bir iz bırakacağına inanıyordu, izsiz şey olmazdı; kuşların bile izi vardı gökyüzünde, sözcüklerin dişte, bakışların yüzde.

Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 39 - İletişim Yayınları)Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 39 - İletişim Yayınları)

O her şeyin mutlaka bir iz bırakacağına inanıyordu, izsiz şey olamazdı; kuşların bile izi vardı gökyüzünde, sözcüklerin dişte, bakışların yüzde.

Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 39)Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 39)
Murat Sezgin 
14 Haz 18:46, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Cennet'in oğlu kendini kendi varlığında yok etmişken, gerçekten kadının dediği gibi bir kez daha yok olmuşsa durum kötüydü. Bu işin sonu yavaş yavaş köyün tamamen yok olmasına dek gidebilirdi. Belki köy zaten yoktu da bunu kimse anlayamıyordu henüz; köylülerin hepsi alışmıştı yokun varlığına...

Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 113 - İletişim Yayınları)Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 113 - İletişim Yayınları)

Her kadının gözünde bir erkeğin kaybolup gideceği boşluk bulunduğuna inanmıştı.

Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 15)Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 15)
Merve 
23 Kas 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Çünkü sabaha geç kalabilirsin. Şunu da unutma ki yeryüzünde gecikmişliğin ilacı yoktur.

Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 74 - İletişim Yayınevi)Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 74 - İletişim Yayınevi)

“Üstümüze bir uğursuzluk çöktü sanki, nereye baksam ya da olup bitenlerden hangisini anlamaya çalışsam bunalıyorum. Hem öyle bir bunalıyorum ki, çekip gitmek geliyor içimden; çekip gitmek ve bir daha hiç mi hiç dönmemek…”

Gölgesizler, Hasan Ali ToptaşGölgesizler, Hasan Ali Toptaş

"Göz göre göre yok olmuştu o; kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti... Her gün her yerde karşılaşacaktı eskisi gibi, sesi işitilip kokusu duyulacak,ama asla ona ulaşılamayacaktı...Herhalde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi..."

Gölgesizler, Hasan Ali ToptaşGölgesizler, Hasan Ali Toptaş

İnsan cama uzun süre bakınca hep böyle olur, mutlaka bir yüz görür. Daha doğrusu herkesin, asla göremeyeceği halde görmek istediği kayıp bir yüzü vardır.

Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 103)Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 103)

Aynı yolda yürümekten başka çaresi olmayan tuhaf birer yaratıktı insanlar; tekrarın tekrarlananın örtüsü olduğunu anlayamadan, aynı el sallayışların, aynı gülüşlerin, aynı yürüyüşlerin ya da aynı oturuşların içinden geçe geçe damaklarına bulaşan uzak bir serüven tadıyla dönüp dolaşıp aynı noktada yaşıyorlardı.

Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 156)Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 156)

Kitapla ilgili 1 Haber