Grotesk

6,5/10  (2 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
473 gösterim
Çıkış adlı romanıyla hem dünyada hem de Türkiye'de büyük bir beğeni kazanan Japon yazar Natsou Kirino ikinci romanı Grotesk ile bir kez daha karşınızda...

Tokyo'da fahişelik yapan Yuriko ve Kazue acımasız bir şekilde öldürülürler; ve bu ölümler hem katilin kimliğiyle ilgili soru işaretlerini hem de maktullerinin kimlikleriyle ve öldürülme biçimleriyle ilgili soru işaretlerini gün yüzüne çıkarır...

Kirino, klasik korku ve gerilim romanlarının ötesinde, hem bireyi hem de toplumu sertçe eleştirdiği Grotesk'te; güzellik ve zalimlik, cinsellik ve şiddet, çirkinlik ve hırs arasındaki çetrefil ilişkileri yetkin bir biçimde ele alıyor. Üstelik, ilk sayfadan son sayfaya kadar okuyucuyu diken üstünde tutmayı da başararak...

"Sürükleyici... Zengin ve karmaşık bir anlatım. Alıştığımız cinayet romanlarından tamamıyla farklı bir kitaba hazır olun: Her şeyden ziyade bir Rus romanına benzeyen, uzun, yoğun tarzda yazılmış bir eser. Hirata kardeşler, Karamazof Kardeşler'in yakın kuzenleri gibi..."
-The Independent-

"Muğlaklıktan ve tuhaf karakterlerden hoşlanan okuyucular bu gerilim romanını sevecek... Büyüleyici bir ihanet öyküsü..."
-Publishers Weekly-

"[Kirino] toplumu incelerken neredeyse bir adli tıp uzmanı gibi davranıyor... Grotesk, kasvetli ve dehşetli, şiddet dolu ve moral bozucu, ama nihayetinde söyledikleri göz önüne alınınca muhteşem..."
-New York Daily New-
(Arka Kapak)

Çıkış adlı romanıyla Türk okurlarıyla tanışan ve büyük beğeni kazanan Natsou Kirino ikinci romanı Grotesk ile bir kez daha karşınızda...

Tokyo'nun ayrı semtlerinde, bir yıl arayla, aynı şekilde öldürülmüş iki kadının cesedi bulunur: tam zamanlı bir fahişe olan Yuriko Hirata ve gündüz bir işkadını, gece ise fahişe olan Kazue Sato. Hikâyenin anlatıcısı Yuriko'nun ablasıdır ve Yuriko'dan nefret etmektedir. Babaları İsviçreli anneleri Japon olan iki kardeş (mükemmel güzellikte bir küçük kardeş ve tam anlamıyla Japona benzeyen bir abla) daimi bir rekabetin içindedir ve hiçbir şekilde birbirleriyle anlaşamazlar.

Yalnızca Yuriko'dan değil her şeyden nefret eden abla, her ne kadar alınan notlar önemliymiş gibi görünse de, güzelliğin ve paranın ana ölçüt kabul edildiği saygın Q Kız Lisesi'ne gitmek için Japonya'da dedesiyle birlikte kalırken, ailesinin diğer fertleri İsviçre'ye yerleşir. Ancak birkaç yıl sonra annelerinin intiharı üzerine Yuriko da Japonya'ya gelir ve güzelliği sayesinde Q Lisesi'ne girer. Böylece Yuriko, ablası ve onlarla aynı okulda okuyan Kazue'nin yolları kesişir. Ablasının ucube olarak nitelendirdiği Yuriko inanılmaz güzelliğiyle -kadın ya da erkek- herkesi etkisi altına almaktadır ve o yıllarda bunu geçim kaynağı haline getirmeye karar verir. Yuriko'nun etkisinde kalan Kazue de ona yakın olabilmek için Yuriko'nun ablasıyla arkadaş olur. Diğer yandan Yuriko'nun bu çekiciliğinin yarattığı etkilerden dolayı hayatı boyunca dışlanmış olan abla öfke içindedir ve kendini kötülüğe adayıp bu yolda her şeyi yapar. Kazue ise üniversiteyi bitirip ülkenin önemli şirketlerinden birinde müdür yardımcısı olur, ancak bu onun için yeterli değildir. Hayatının eksik kaldığını düşündüğü yanını fahişelik yaparak tamamlamaya kararlıdır.

Yuriko ve Kazue güce sahip olmak için diri vücutlarını kullandıkları bu yolun sonunda gerçek birer ucubeye dönüşerek hikâyelerini tamamlarlar.

Ablanın ağzından anlatılanların yanı sıra Yuriko'nun, Kazue'nin günlüklerinden ve cinayet zanlısının itirafnamesinden de bölümlerin yer aldığı kitapta, bir yandan kadınların ve erkeklerin dünyasında güç, kontrol, cinsellik, bağımlılık, 'nefret ve karmaşa'nın farklı hallerine değinilirken, diğer yandan günümüz Japon toplumu masaya yatırılıp en karanlıkta kalan noktaları gün ışığına çıkarılıyor. Hikayenin anlatıcısının, "Çürüme sürecini başlatmak için su gereklidir. Bence, kadınlar söz konusu olduğunda, su erkeklerdir," sözüyle de böylesine karmaşık bir dünyada kadının ve bu dünyayı yöneten erkeğin rolünü tarif ediyor Kirino.

Bir gerilim romanı olmaktan öte, bireyin ve toplumun sert bir şekilde sorgulandığı bambaşka bir türe ait olan Grotesk okuyucunun kendi toplumunu da masaya yatırmasını sağlıyor. Gayet ustalıkla ve doğrudan bir anlatımla ilk sayfadan son sayfaya kadar okuyucuyu diken üstünde tutmayı başarıyor.
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    665
  • ISBN:
    9789752734456
  • Çeviri:
    Niran Elçi
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Socrates 
06 Eyl 2015, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 6/10 puan

Japon yazarların kitaplarına bugüne kadar çok ilgi göstermedim, bu kitapla japonya'daki hayatı, kast sistemini, değerlerini ve yaşayışlarını bir parça da olsa imgeleyebilmemi sağladığı için hoşuma gitti. Hikaye karışık ve rahatsız edici, dil akıcı olmasına rağmen abartılı bölümler yok değil, netice itibariyle şiddetle tavsiye edilecek bir kitap olmamakla birlikte mekan ve hikaye açısından değerlendirildiğinde okunabilecek kir kitap.