Gülün Adı

8,8/10  (89 Oy) · 
364 okunma  · 
87 beğeni  · 
2.713 gösterim
"Gülün Adı" adlı bu dev romanıyla bir anda dünyanın dört bir yanında ünlenen İtalyan yazarı Umberto Eco, aslında çok yönlü bir bilimadamı. İtalya'da, Bologna Üniversitesinde öğretim üyesi, semiolog, tarihçi; filozof, estetikçi, ortaçağ uzmanı ve James Joyce üzerine derin araştırmalar yapmış biri. Umberto Eco'nun bu ilk romanı, 1980'de İtalya'da ilk yayımlanışından bu yana sayısız basım yaptı ve dünyanın pek çok diline çevrildi. Dünyada olağanüstü bir ilgi uyandıran bu romanın yankıları hala sürüyor. Filmi de dünyada büyük yankılar uyandırdı. Bu romanın başarısında, kuşkusuz, yazarın ortaçağ konusunda derin ve dolaysız bilgisinin büyük payı var. Tam anlamıyla ve her bakımdan ortaçağ dünyasını yansıtmakla birlikte "Gülün Adı" kesinlikle çağdaş bir roman; çağdaş romana yepyeni ve uzun soluk getiren özgün bir roman. Bir anlamda ortaçağda geçen, Hıristiyanlık düşüncesini tartışan tarihsel bir roman, bir anlamda da ustaca kurulmuş polisiye ve sürükleyici bir öykü. Ve en önemlisi olağanüstü bir dil ve benzeri az bulunur bir sanat yapıtı. Bu ünlü romanı İtalyanca aslından başarıyla Türkçeye çeviren Şadan Karadeniz'in titiz ve uzun çalışmasını da burada hayranlıkla belirtmemiz gerekiyor. Umberto Eco'nun yayınlarımız arasında çıkan ikinci dev romanı "Foucault Sarkacı" da, "Ortaçağı Düşlemek" adlı deneme kitabı da yine Şadan Karadeniz'in çevirisi...
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    736
  • ISBN:
    9789750732737
  • Orijinal Adı:
    Il Nome Della Rosa
  • Çeviri:
    Şadan Karadeniz
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aykut 
30 Tem 22:36, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 10/10 puan

Yine Eco, yine insanı içine çeken tarihsellik. Eco okuyanlar bilir; romanlarını okumanın yanı sıra bir de her romanda belli bir tarihe yolculuk yapıp roman boyunca orada yaşamak vardır. Öyle ki, romanın sonlarına doğru istemsizce üzülürsünüz o tarihten günümüze geleceğinize. İnsanı içine alıp götürür. Karakterlerin yanında sanki siz de varsınızdır, gerçek tarihsel olayları beraber karşılarsınız. Bir yanda bu büyülü gerçekçilik, bir yanda ise romanın gerçek tarihsel olayları barındıran müthiş yapısı. Kurgu olan tarihsel romanlarda durum farklıdır; ne kadar okursanız okuyun olayların gerçek olmadığını bilirsiniz. Yalnızca tarihler gerçektir. Ama Eco söz konusu olduğunda işler değişiyor. Hem tarihi belgelere dayanan bir büyülü bir gerçekçilik, hem de bu büyülü gerçekçilik içinde yaşayan siz... Gülün Adı ise ortaçağdan günümüze gelen, Adso adlı başrahibin yazmış olduğu el yazmasından yola çıkılarak oluşturulmuş bir yapıt. Polisiye tarzının tarihsel romanda can bulmuş hali diyebiliriz. Bir manastırda ardı ardına işlenen cinayetler ve artan heyecan... Hikaye Adso ve rahibi William etrafında dönüyor. Hristiyanlıkta çömez - rahip ilişkisi dolayısı ile her ne kadar cinayetleri çözmesi için sorgucu olarak William gönderilse de, Adso William'ın çömezi olduğundan dolayı olaylara Adso da şahit oluyor. Siz de bu büyülü tarihsellik bir yandan, polisiyenin heyecanı ve merak attıran yapısı bir yandan derken kaybolup gidiyorsunuz tarihin gizemli köşelerinde. Tarihi sevdiren yapısıyla olsun, büyülü gerçekçiliği ile olsun Gülün Adı mükemmel bir roman.

Nazlı Demir 
04 Eyl 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Sınavda çıkacak olması nedeniyle okuduğum bir kitap. Değişik bir anlatım tarzı olan bu kitabı Labirent kütüphane paradoksunun güzelliğinden dolayı sevmiştim. Tarihi kitap sevmeyenler için alternatif olan ve tarihide içinde barındırarak sevdiren bir kitap

KeMâL 
08 Eyl 21:00, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitabı; Kitap Ağacı topluluğunun Eylül Ayı kitabı seçilmesi sebebiyle okudum. İncelemeye nasıl başlasam bilemiyorum ama bir şeyler karalayacağım inşallah verimli olur sizlere. Kitabın türü polisiye diye geçiyor ama buna bakarak bu kitabı okumaya kalkmayın. Çünkü kitabın içinde derin bir felsefe, ortaçağ tarihi, bilim, siyaset ve din konuları mevcut. Öncelikle kitapta ilerlemek bayağı bir zor; neden derseniz yazar çok ama çok usta. Kalemi gayet sade ve başarılı gel gelelim konular derin.

Kitaba geçersek manastırda işlenen cinayetler üzerine gelen sorgucu ve öğrencisi ile başlıyor. Kitap 7 günden oluşuyor ve her gün birisinin ölmesi ile devam ediyor. Kitap aslında bir anı şeklinde de denilebilir. Çünkü ana karakterdeki Adso adlı kişi bu geçmişinde yaşanan 7 günü anı olarak kaleme almış. Bu 7 günün içerisinde ara ara cinayet soruşturmaları, ara ara felsefe ve (benim açımdan sıkıcıydı bunu belirtmek isterim) İtalya tarihi, papalık, dinin irdelenişi konuları işlenmesi ile ilerliyor. Bu arada Hristiyanlık’ta öylesine tarikatlar varmış ki pes dedim. Hala var mı acaba bunlar? Araya felsefi konular girince elbette ki kitabı okumak güçleşiyor, karışık bir hal alıyor ve yavaşlıyor. Manastırdaki eş cinsellik ve kadınlara düşkünlüğü de aralara sokmuş yazar. Bitki bilim ve ilaçlarla ilgili bir sürü bilgi de mevcut. Sonuna kadar katili ben bulamadım. Sonu sürprizdi ama tam bir filmlik yapıt; ki varmış zaten. Benim not aldığım kısa kısa konular; Bacon’dan kısa bilgiler, gizem, laiklik, bilim, din, tarikatlar, kilise, kitaplık, kitaplar, büyüler, labirent, bitkisel ilaçlar, eski bilim insanları, iksirler, büyü, metafizik, İtalya, Aristo, İbn-i Sina, Kur-an’ı Kerim, uygarlık tarihi… bir sürü daha gidebilir. Şu bariz bir gerçek ama kitapta öylesine güzel cümleler ve mesajlar var ki çok muazzam sözler bulacaksınız. Sırf bu yüzden dahi okunur.

Şimdi eleştireceğim noktalara değinmek istiyorum. İslam düşmanlığı çok ama çok bariz şekilde kitapta var. Kutsal kitabımıza, peygamber ve ilim insanlarına, Allah’a dahi bir sürü kötü söz içermekte. Bununla ilgili alıntıları da paylaşmadım ama işaretledim kitabımda. İnançlarımıza baya aykırı cümleler var. Bütün bunları göz önüne alırsak bazı kişiler bu kitabı okumayabilir. Diğer bir konuda çok fazla örnekleme yapılması. Bazı bölümlerde örnekler öylesine çok ki 1 sayfa örnek vardı.

Son bölümde diyeceklerim de kitap bittikten sonraki yazarın kitabı nasıl yazdığına dair anlatımı çok ama çok güzel. Sırf oradan 1 puan verilir. Tarihi kısımların detayı ve derin felsefe hariç kitabı beğenmemek biraz zor. Kişiye göre değişiyor kitap beğenisi zaten. Kitap kalınlığı sizi çok aldatmasın benim gibi kitap okuma delisi ve sürükleyici bir eser olduğu için biraz zorlandığım doğrudur ama yine de hızlı okuduğum da aşikar. Çünkü 7 günde bitecek bir eser değil. Hele okumaya yeni başlayan biri ise tamamen yanlış bir seçim.

Beklentimin üstünde bir dil ile karşılaştım. Kitabı da güzel bulduğumu ve sizlerede tavsiye ederek bitiriyorum.

“İnsan susarak da bir şey söyleyebilir.” (Sayfa 401 - Can Yayınları)

Oğuz Oğuz 
04 Eki 21:21, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bir manastırda işlenen gizemli bir cinayet ve bunu araştırırken ortaya çıkan bir sürü sır. Aynı kıyafetler içinde, aynı hayat tarzını benimsemiş,farksızmış gibi görünen onlarca rahip; ama onlarca farklı karakter, onlarca farklı sır. Polisiye desen tam değil, felsefe desen değil, tarih de değil. Hepsinden biraz biraz, ama tam dozunda. Tuğla gibi görünen bi kitap, kum taneleri gibi akacak içinize. Okumaktan zevk alanlar için kaçırılmaması gereken bir eser. Kitabı bitirdiğiniz akşam , hemen filmini de açıp izleyin derim.

Berfun Berçin 
18 Kas 19:47, Kitabı okudu, 28 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitap içeriği hakkında bilgi içerir.Uzun bir yorum olursa kusuruma bakmayın,lütfen. :) Dili bana ağır geldi ve ara ara sıkıldım ama bunlara rağmen baş yapıt olması gerektiğini ve klasiklere girmesine inandığım bir kitaptı.Orta Çağ denilince ilk akla gelen yazarlardan biri olduğunu öğrendiğim ilk anda,kitap ilgimi çekti ve okumam gerektiğini düşündüm.İyi ki de okumuşum.Orta Çağ'a gittim ve sanki o dönemde yaşıyormuş gibi hissettim.Okurken bir an Çevremdeki her şey Orta Çağ'a ait odu.(Kıyafetlerim,yemekler,düşünce yapım,hareketlerim,çevremdeki insanlar vs. kısacası aklınıza gelebilecek her şey ve itiraf etmem gerekirse kitaba ara verdiğim anlarda gerçek hayata dönünceye kadar ufak çaplı zorluklar yaşadım :) ) Kitabın kahramanlardan biri olan Adso tarafından anlatılıyor,her şey.Yedi gün anlatılıyor.Orta Çağ döneminde geçen roman bir manastırda rahibin ölmesiyle başlıyo,olaylar.Ölüm nedeninin araştırılması için Baskervilleli William çağırılıyor,kiliseye.Çağrılma nedeni ise eskiden hep bu tür gizemleri aklı ve deneyimleri ile çözebilmesiydi. William manastıra yanında yardımcısı genç Adso ile olayları beraber çözmek için gelir.Manastırın en önemli minyatürcülerinden Adelmo adındaki genç keşiş kulenin dibinde ölü olarak bulunmuştu.Bu ölüm şekli çok ilginçti ve bunu araştıracaklardı.Diğer günler ise manastırı araştırarak ve incelemeler ile geçirdiler.İkinci ölüm ise Yunanca çevirmeni Venantiustu.Burada kilisenin kütüphanesinde olaylar çözümlenmeye çalışılır.Çünkü Orta Çağda kiliselerin kütüphaneleri çok önemli kaynaklar bandırmaktadır.Burada bir şifre bulurlar.Ve bu şifrenin peşine düşerler.Üçüncü ölüm ise kütüphane yardımcısı Barengerdi.Katilin bir özelliği vardı.O da genç kilise kütüphaneci yardımcılarına karşı bir zaafı vardı ve bu üç kişi de kütüphaneci yardımcısı idi.Katili bulurlar,kilise yanar ve keşişler gelecekteki yaşamları ile ilgili ibri karara varırlar.Yedi gün tansökümü,sabah,öğle,ikindi,akşamüstü,günbatımı ve akşam olamak üzere ele alınmış.Kilisenin haritası ve geçit haritası vardı ve bana çok yardımcı lan haritalardı bunlar.Keyifli okumalar.

Eylül 
01 Nis 00:52, Kitabı okudu, 15 günde, 7/10 puan

Kitabın ana teması ne kadar manastırda işlenen cinayetler olsa da aslında o kadarla kalmamış.Polisiye,felsefe,tarihi birbiri içine katmış.Tabi bu da kitabı karışık hale sokmuş.
Ara ara soruşturma ve gizemli olaylar oluyorken bir denizin dalgası misali bazen de olaylar bir o kadar sakin ve yavaş ilerliyor.
Polisiye yönünden incelersek;en beğendim kısımlar bunlar oldu.Her hafta bir cinayet işleniyor ve kimsenin elinde delil bulunamayışı ister istemez okuyucu sonuna kadar merak ettiriyor.Son kısımına kadar gizemlilik sürdürülmüş ve aralarda okurun bile bile kafasını karıştırmak için aslında hiçbir şeyle alakası olmayan paragraflar bulunduğunu anlıyorsunuz.
Felsefi yönden ise gerçekliği irdelemiştir.Gerçekliğin bir özünün var olduğunu mu yoksa kişinin kendi gerçekliğini kendisinin mi oluşturduğun sorgulamıştır.Kitap,körü körüne inandığımız,bağlı kaldığımız gerçeklerin değişmesinden korkmak ve kaybetmemek için her şeyin yapılabileceğini baz almıştır.İnançlarımıza ters düşen her şeye karşı tahammülsüzlük de denebilir.
Tarih olarak da; Hristiyan tarihi bence ne kadar anlatılmak istenilse de bu kısımları çok karışık anlatılmış.Bazı şeyler askıda kalabiliyor.
Bütününe bakıldığında aslında güzel bir kitap.Sadece tarihe değindiği kısımları sevemedim.Yine de okumaktan fazla sıkıldığım söylenemez.Herkesin beğeneceğini sanmıyorum ama bir kitapkolikseniz okumaya değer :)

nejla güldalı 
22 Nis 17:45, Kitabı okudu, 11 günde, Puan vermedi

Hıristiyanlıkta bu kadar çok mezhep ve tarikat olduğunu bilmiyordum bu kitapla öğrenmiş oldum. William ve Adso'nun maceraları beni zaman zaman heyecanlandırdı. Çok farklı katiller oluştu kafamda hatta bazen baş rahip bile şüpheliler listemdeydi. Sonuç tahminimin çok dışındaydı açıkçası şaşırttı beni.

Sait çelik 
 23 Eyl 18:45, Kitabı okudu, 45 günde, Beğendi, 7/10 puan

Büyük usta Umberto Eco çarpıcı bir girişle kitabın içine çekti beni... Biraz ağır ilerliyoruz... Kahramanların isimleri ve Latince biraz uğraştırıyor ama zevkli. Bu arada merakımı yenemedim filimini de izledim... İlk kez film ve kitabı eş zamanlı inceliyorum. Yararlı tarafları da var... Bitirince yine görüşürüz... Nihayet biraz geç de olsa bitirdim. iyi bir okuyucunun mutlaka okuması gereken kitaplardan. Yazar çok değişik konularda ustaca yorumları romanın akışı içerisinde okuyucuya sunmuş... Kitabı bitirince entelektüel birikiminizin arttığını hissediyorsunuz...

FATOŞ OKULU 
10 Kas 22:58, Kitabı okudu, 14 günde, Beğendi, 10/10 puan

Mükemmeldi. Yazarın okuduğum ilk kitabiydi ve cok iyiydi. Kitabi ayrıntılı herseyi herkesi aklınızda tutarak okumaya kalkarsaniz boğucu ve içinden çıkılmaz gibi. 2 3 yıl sonra tekrar okurum diye rafta göz önüne koyuyorum.

Tuncay YILDIRIM 
19 May 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Ortaçağ avrupasında kilise hayatı ve oynanan oyunları anlatan iyi bir tarihi polisiye roman. Bol miktarda latince kelime sizi alt notlara devamlı bakmaya zorluyor ve dikkatinizi bozuyor. Bazı bölümlerde anlatım çok uzatılmış.

3 /

Kitaptan 121 Alıntı

Bizler kitaplar için yaşıyoruz. Kargaşa ve yozlaşmanın egemen olduğu dünyada hoş bir görev bu.

Gülün Adı, Umberto EcoGülün Adı, Umberto Eco
KeMâL 
07 Eyl 15:18, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Dürüst bir insan yargılanırken tedirgindir!

Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 422 - Can Yayınları)Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 422 - Can Yayınları)
Berfun Berçin 
18 Kas 11:07, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Sevgi nedir? Dünyada bana sevgi kadar anlaşılmaz gelen hiçbir şey yoktur; ne insan ne Şeytan ne de başka bir şey, çünkü sevgi her şeyden daha çok işler ruha. Yüreği böylesine kaplayan, böylesine bağlayan hiçbir şey yoktur. Bu nedenle, onu yöneten silahlar olmayınca, ruh, derin bir uçuruma atılırcasına sevgiye atılır.

Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 327 - Can Yayınları)Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 327 - Can Yayınları)
Berfun Berçin 
17 Kas 09:41, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

...kitap kolayca incinebilen bir yaratıktır; zamanın geçişi acı verir ona; kemirgenlerden,kötü havalardan, beceriksiz ellerden korkar.

Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 70 - Can Yayınları)Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 70 - Can Yayınları)
Irem 
26 Eki 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

İbni Sina aşkı, insanın karşı cinsten birinin yüz çizgilerini, el kol devinimlerini ve davranışların durup durup düşünmekten doğan sürekli bir hüzün düşüncesi olarak tanımlıyordu...

Gülün Adı, Umberto EcoGülün Adı, Umberto Eco
Berfun Berçin 
18 Kas 08:57, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Kitaplar inanmak için değil, araştırmak için yazılır. Bir kitap karşısında onun ne dediğini değil, ne demek istediğini sormalıyız kendi kendimize; kutsal kitapların eski yorumcuları bu düşünceye açık seçik sahiptirler.

Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 442 - Can Yayınları)Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 442 - Can Yayınları)
Berfun Berçin 
18 Kas 11:06, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Şeytan erkeklerin yüreğine kadın kılığında girer!

Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 320 - Can Yayınları)Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 320 - Can Yayınları)
Aykut 
28 Tem 12:31, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Ya siz?" dedim çocukça bir küstahlıkla. "Hiç yanlış yapmaz mısınız?"
"Sık sık," diye yanıtladı. "Ama yalnızca bir yanlıştansa, birçok yanlış tasarlıyorum, böylece de hiçbir yanlışın tutsağı olmuyorum."

Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 387 - Can Yayınları)Gülün Adı, Umberto Eco (Sayfa 387 - Can Yayınları)

Kitapla ilgili 3 Haber

Dünya Çapında En Çok Okunan Kitaplar
Dünya Çapında En Çok Okunan Kitaplar Dünyada bugüne kadar birçok kitap yayımlandı. Bunlardan birçoğu filme uyarlandı, tiyatro oyunu olarak sahnelendi ya da çeşitli ürünlere çevrilerek edebiyatseverlere sunuldu. Bizde en çok tercih edilen 20 kitaptan oluşan bir liste hazırladık…
Can Yayınları Umberto Eco kitaplarının indirimli fiyatlarını açıkladı!
Can Yayınları Umberto Eco kitaplarının indirimli fiyatlarını açıkladı! Can Yayınları Genel Müdürü Can Öz, Umberto Eco’nun ölümünün ardından aldığı bir kararla, yazarın kitaplarında indirim yapacaklarını duyurmuştu. Yayınevi bugün kitapların yeni satış fiyatlarını açıkladı.
Umberto Eco Yaşamını Yitirdi
Umberto Eco Yaşamını Yitirdi İtalyan La Repubblica dünyaca ünlü yazar ve düşünür Umberto Eco'nun 84 yaşında hayatını kaybettiğini duyurdu.