Güneş Giderken

0,0/10  (0 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
323 gösterim
Necati Tosuner Güneş Giderken'de yaşlanıyor olma duygusunu işliyor. Dün gibi gelen anıların eskidiği, tutkuların yıprandığı, telaşların boşuna olduğu, pişmanlıkların geride kaldığı, umutlara ulaşılamadığı fark edilse de, o yaşlanmayan yüreğin nasıl kıpırdandığını öykülüyor. Necati Tosuner bu öykülerde günlük olayları, bilinen duyguları, sıradan insanlık hallerini harikulade dil ustalığıyla ince ve kırılgan bir örgü haline getiriyor.

Mayıs'ta, Ağustos sıcakları başlamıştı. "Ey kısa ömrüm, nasıl geçersen geç!.." diyen ağustosböcekleri daha görünmemişti ama, karpuz çoktan çıkmıştı elbet, -ve hemen de kabuğu denize düşmüştü. Evet, kış olunca ağustosböceği kalıyor muydu ki, gidip karıncanın kapısını çalsın!.. Peki, kışın karınca da mı kalmıyordu yoksa, -kapıyı açacak... Kışın karınca kalmıyorsa, o "çalışkanlığın" ne anlamı olabilirdi?.. Ve o telaşların... yiyecek diye delirmelerin?..
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    93
  • ISBN:
    9786053606727
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

"Zaman'ı yaşamadan, zaman'ı aşmayı daha kimse başarabilmiş değil."

Güneş Giderken, Necati Tosuner (Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Güneş Giderken, Necati Tosuner (Sayfa 38 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

"Güldü mü, durgun bir denizde, çok uzaktan, ağır çekimde yunuslar geçiyor."

Güneş Giderken, Necati Tosuner (Sayfa 64 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Güneş Giderken, Necati Tosuner (Sayfa 64 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)