Güneş Ülkesi

6,6/10  (18 Oy) · 
74 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.647 gösterim
Campanella'ya göre doğa "sonsuz bilgelik" üzerine yazılmış bir kitaptır. Çünkü doğa yaşayan bir organizmadır, doğada olup biten her şey iki karşıt gücün ilişkisi sonucu meydana gelir. Her varlık kendini koruma eğilimini duyularla gerçekleştirir, kendisine zarar verecek olandan bu sayede kaçar, olumlu olanı arar. Aristoteles karşıtı bu görüşleri, Dominiken manastırlarındaki yalın ve paylaşımcı yaşam anlayışıyla birleşince Campanella sürekli baskı altında tutulur; hapsedilir, işkence görür, sürgüne gönderilir.

Güneş Ülkesi yazarın özgürlük arayışınının ütopyasıdır. Kitabın kahramanı olan ve yeniyi arayışı simgeleyen Cenevizli Kaptan seyahatleri sırasında ekvatorun altındaki Taprobana adasına gelir. Burada yurttaşların bir tür komün hayatı sürdürdüğü Güneş Ülkesi'ni görür. Kendini beğenmişliğe, dolayısıyla kötülüğe yol açtığından özel mülkiyet yasaktır; bu ülkede her şey herkese aittir. Herkes sürekli eğitim görmekte, kendini geliştirmektedir. Bütün hayat, varlıktaki olumlu olanı ortaya çıkarıp geliştirmeye adanmıştır. Güneş Ülkesi, Thomas More'un Ütopya geleneğinin parlak bir örneğidir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2014
  • Sayfa Sayısı:
    150
  • ISBN:
    9786051069180
  • Orijinal Adı:
    Civitas Solis
  • Çeviri:
    Çiğdem Dürüşken
  • Yayınevi:
    Alfa Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Sevilay küçük 
 05 Kas 18:08, Kitabı okudu, 5 günde, 8/10 puan

Ütopik bir eser.Bu kitaptan önce cesur yenı dünyayıda okumustum.Bir birlerine benzer kitaplar.Güneş ülkesinde görev bölümü var Metafizik,Güç,Sevgi ,Bilge olarak ayrılıyor .Metafizikçi bütün bilimlere hükmeder ve yönetir.bilgeliğin emrinde ise doğabılımcı mantıkcı, ahlakbılımcı astrolog ,gökbilimci vb.Sevgide ise doğumla çiftçi coban egıtımcı. Güç savas uzamanları savas teknıklerıyle ilgili bunlar 4 gruba ayrılmıslar .bütün yapacakları seylerı mesela üremelerı, mesleklerini,yıldızlara gezegenlere göre ayarlıyorlar.yıldızlara göre görev bölümü yapıyorlar.Herşeylerini bir arada yapıyorlar .herkes herkese aittir bu kavramı benımsıyorlar.Kadınları bıle ortak. Kadınlar boylarını uzun göstermek için topuk giyerlerse ya da yüzlerine makyaj yaparlarsa ceza verılıyor tekrarlandıgı takdırde idam cezası .Tek tek her ınsanın evı karısı cocugu olması onlara göre bencıl bir sevgi doğurur.Aile dıye bır kavram yok .Güneş ülkesi düşünüyor ki eger aile olmassa topluma duydugumuz sevgı kalacak sadece.Tanrıya ınanıyorlar.Toplumu düşünerek toplumun cıkarları doğrultusunda hareket edıyorlar bireysel düşünmüyorlar.İnsanlar sadece 4 Saat çalşıyor.diğer saatlerde ise eglence ,zihin jimnastıgı ve beden eğitimi vb şeyler yapıyorlar. Benım en cok hosuma gıden seyde adalet anlayısları ' Sana yapılmasını ıstemedıgın birşeyi baskasına yapma ,Sana yapılmasını istedıgın seyı baskalarına yap ! . Keyıfle okudum sohbet havası ıcınde gecıyor Tavsıye ederım :)

Cavid Necefov 
04 Ağu 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Kitap sanki utopyadan daha çok hristiyanlığı tabliğen kaleme alınmış. Yazıların büyük bir bölümünü yıldızların konumundan bahsetmekle geçiriyor.Bi de mal varlığının topluma ait olduğu bir ülkede yiyeceklerin eşit paylaşılmaması adaletli değil. Sınıflandırma var,güç kullanımı var,taşlayarak öldürme akla zarar, Kadınların paylaşılması ve cinsel ilişkilerin yönetilmesi, aşk kavramının kalıbının değişdirilmesi, aile kavramının olmaması,bence bunlar utopya değil,daha çok sömürgeci bir ülkenin asker yetiştiren kommunasına benziyor. Böyle bir devletin var olması mümkün değil, adı bundan dolayı ÜTOPYA olsa gerek.

Aysel Omurtak 
28 Kas 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

Campanella'nın yaşadığı dönem ve hapiste geçirdiği uzun yıllar düşünüldüğünde müthiş bir öngörü ile yazmış olduğu ütopya.Karşılıklı diyaloglarla sohbet havasında geçen kitap,başta Güneş Ülkesi'nin mimarisi ile cezbediyor sizi.Tüm sütunları ve duvarlarında sanatın, bilimin, keşiflerin, dillerin, hayvanların, gezegenlerin ve daha birçok şeyin resmedildiği bir ülke bu.Ortak bir toplum bilinci ve özel mülkiyet anlayışının olmaması komünist bir rejimi hatırlatsa da hiyerarşi basamaklarının net ve katı olması ile Devletçilik'in izlerine de rastlamak mümkün.

İlknur Burcu Keser 
25 Oca 2015, Kitabı okudu, 1/10 puan

Campanella sağ olsun "ütopya"sında "mutlu ve huzur içinde bir toplum" için her şeyi düşünüvermiş! Hatta fazla ince düşünmüş! Meselâ eşleşme için öngörülen kadın gebe kalmazsa başka bir erkek ile eşleştirilirmiş, bu sefer yine gebe kalmazsa "orta malı" olur imiş! Öyle bir ifade kullanmış kendisi. Bir anneye gösterilen saygı, bu kadınlara ne toplumda, ne tapınakta, ne de toplu yemeklerde gösterilmez imiş! Yani, kadınlara ütopyalarda bile rahat yok! Ayrıca kitap "akıcı" kavramından oldukça uzak.

Ahmet Samsa 
07 May 14:18, Kitabı okudu, 1 günde, 8/10 puan

Güneş Ülkesi okuduğum ilk ütopya. Okuduğum baskı Say yayıncılığın Ütopya dizisinden 2014 yılında çıkan baskıdır. Öncelikle belirtmek isterim ki; 112 sayfa olan kitabın sadece son 60 altmış sayfasında Campanella'nın Güneş Ülkesi metnini okuyabiliyoruz.
Kitap, Ütopya ya da Başka Bir Dünyanın Olabilirliği Üzerine başlıklı Mustafa Hazım Bayka tarafından yazılmış 14-15 sayfalık bir yazı ile başlıyor. Bu yazıda ütopyaların tarihi hakkında ve kısa olarak önemli ütopyalar hakkında bazı bilgiler verilmiş ki ben bu bölümü faydalı buldum.
Güneş Ülkesi Fransızca baskıdan Türkçeye çevrilmiş ve ikinci bölümde ise orijinal dilinden Fransızcaya çeviren Luigi Firpo'nun yazdığı önsöz bulunuyor. Bu önsöz bölümü ise Campanella'nın hayat hikayesi aslında. Doğru bildikleri uğrunda karşılaştıkları tüm düşmanlıklara ve mahkumiyetlere rağmen mücadeleye nasıl devam ettiğini anlatan bu bölüm Campanella'nın özellikle hayata ve savunduklarına bağlılığına hayranlık duymamıza sebep oluyor.
Güneş Ülkesi'ne gelince tüm düzenin aile üzerine değil de birey ve toplum olmak üzerine kurulduğunu görüyoruz. Aile ve özel mülkiyetin kesinlikle olmadığı bu düzende astrolojiye çok önem veriliyor ve tüm planlamalar yıldızların ve gezegenlerin konumuna göre yapılıyor. Güneş Ülkesi'ni anlatan Cenovalı Denizci'ye göre Hristiyan olmasalar da bu ülkede yaşayanların Hristiyanlığa çok yakın bir dini benimsedikleri ve devletin dinî konulara da çok önem verdiği anlaşılıyor. Zenginlik ve yoksulluğun dolayısıyla köleliğin olmadığı bu ülke, bence sadece bu özelliğinden dolayı bile örnek alınabilir bir yönetim olmayı başarıyor.
Say yayıncılığın Ütopya dizisinin altıncı kitabı olan Güneş Ülkesi, dizinin diğer kitaplarını da okuma isteği uyandırdı bende. Ütopyalarla ilgilenenlerin bu detaylı baskıyı beğeneceklerini düşünüyorum.

Kitaptan 9 Alıntı

Dunyanin butun kitaplari doyuramaz kafamin acligini. Neler neler okumadim! Ama yine de kafamin acligindan ölüyorum... Anlayisim arttikca, bilgim eksiliyor...

Güneş Ülkesi, Tommaso CampanellaGüneş Ülkesi, Tommaso Campanella

''İnsanoğlunu zaten açgözlü ve pisboğaz davranmaya iten de yoksunluk korkusu değil midir?''

Güneş Ülkesi, Tommaso CampanellaGüneş Ülkesi, Tommaso Campanella

Ütopya halkının, gökyüzünde yıldızlar ve güneşin kendisi dururken, bir insanın herhangi bir mücevher ya da taşın pırıltısına kendini bu kadar kaptırmasına akılları ermiyordu. Aynı şekilde, bir insanın üzerindeki giysinin daha kaliteli bir yünden dikilmiş olmasıyla gurur duymasını da anlamıyorlardı. Zira ne kadar kaliteli olursa olsun, bu da herhangi bir koyunun yününden fazlası değildi. Ayrıca kendi başına hiçbir şeye yaramayan altının bu kadar değerli olmasını, hatta altını kullanan ve ona değerini veren insandan bile daha değerli görülüyor olmasını hiç anlayamıyorlardı. Birçok bilge ve iyi adamın, herhangi bir kütükten farkı olmayan ve kötü olduğu kadar da budala olan birine, sırf adamın çuvallar dolusu altını var diye hizmet etmesi de Ütopyalıların anlayamadığı şeylerden biriydi.

Güneş Ülkesi, Tommaso CampanellaGüneş Ülkesi, Tommaso Campanella
Ahmet Samsa 
07 May 09:41, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Aile
Onlara göre, mülkiyet insanların eş ve çocuklarıyla birlikte aynı evde yaşamasından doğmuştur; bu bencillik yaratır. İnsan, çocuğuna zenginlik ya da saygınlık kazandırmak ya da onlara miras bırakmak için, gücüne güvenerek bir şeyden çekinmezse, açıkca saldırgan bir hale gelir veya gücü yoksa cimri ve ikiyüzlü olur. Ama bencilliği ortadan kaldırırsanız geriye evrensel sevgi kalır.

Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 71 - Say Yayınları)Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 71 - Say Yayınları)
Ahmet Samsa 
 07 May 10:15, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Kadınlar
Ülkenizde bu tür şeylerin bu kadar yaygınlaşması kadınların tembelliğinden diyorlar. Bu tembellik kadınlarınızı soluk, zayıf ve kısa boylu yapıyor. Bu yüzden de kadınlar makyaj yapmaya yöneliyor ve boylarını uzatmak için yüksek topuklu pabuçlar giyiyorlar. Yapay şekilde kendilerini güzelleştirme ihtiyacı duyuyorlar. Böylece kendilerinin ve çocuklarının vücut yapılarını tehlikeye atıyorlar.

Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 82 - Say Yayınları)Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 82 - Say Yayınları)
Cavid Necefov 
02 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 5/10 puan

Varlık koşuluyla hiçbir şey yapılamaz çünkü var olan yapılamaz, o halde yapılan şey olmayan şeydir. Yokluğa doğru giden yol kötülük ve günaha açılır. Günahın kaynağı olumlu değil olumsuz bir nedene dayandığından günahkar yok olur. Kusur bir iktidar (güç), bilgi veya istek yokluğudur. Ve günah da istek yokluğu demekdir. Hareket etme gücü ve bilgisi olan kimsenin istek duymaması olanaksızdır. Çünkü istek, iktidar ve bilginin sonucudur; iktidar ve bilgi isteği doğurur, iktidar ve bilginin kendisini doğurmaz.

Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 105)Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 105)
Ahmet Samsa 
07 May 10:26, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Zenginlik
Güneş Ülkesi insanları derler ki büyük yoksulluk insanı alçaltır, ikiyüzlü, hırsız, yalancı hale getirir; zenginlik de insanı küstah, kibirli, cahil, duyarsız, uyuşuk ve hain yapar. Ama Güneş Ülkesi'nde halk hem zengin hem yoksuldur: Zengindir çünkü her şeyi vardır; yoksuldur çünkü eşyayı onlara sahip olmadan kullanmaktadır.

Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 83 - Say Yayınları)Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 83 - Say Yayınları)
Ahmet Samsa 
07 May 11:10, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Yalan
Güneş Ülkeliler der ki: "Yalana verilen izin, dünyayı yıkıma sürükler, erdemli hareketin gölgede kalmasına yol açar; korku veya dalkavuklukla haksız yere değersizler yüceltilmiş olur."

Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 100 - Say Yayınları)Güneş Ülkesi, Tommaso Campanella (Sayfa 100 - Say Yayınları)