Hamdım Piştim Yandım - Mevlana Celaleddin Rumi

0,0/10  (0 Oy) · 
2 okunma  · 
0 beğeni  · 
283 gösterim
Gül düşünür gülistan olursun, diken düşünür dikenlik olursun.

Yüz doksan bir devletin üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu UNESCO 2007'yi "Mevlâna'yı Anma Yılı"ilan etti.

Ölümünün üzerinden 700 küsur yıl geçmiş olan Mevlâna, Doğu'nun ve İslâm düşünce tarihinin en değerli temsilcileri arasında yer almaktadır. Yüzlerce yıl önce insanlığa verdiği mesajı günümüze kadar ulaştırabilmiş, yüzyıllar boyunca insanların gönlünde taht kurabilmiş çok ender İslâm tasavvufçularından birisidir.

Böyle olmakla birlikte, Konya'daki görkemli türbesi ve Mevlevilerin estetik sema gösterileri dışında, Mevlâna'nın kişiliğini, yaşamını ve savunduğu görüşleri kaçımız ne kadar biliyoruz?

Elinizdeki bu kitapta, Mevlâna'nın Hamdım, piştim, yandımdiye özetlediği kendi yaşamını fikirleriyle ve eserlerinden örneklerle harmanlayarak vermeye çalıştık. Bir ayağı sapasağlam İslâm'da dururken, öteki ayağının yetmiş iki milleti dolaşan bir pergel olduğunu söyleyen Mevlâna'nın "Gel, nasılsan öyle gel!" çağrısının nasıl olup da her inançtan, dinden, mezhepten renkten, etnik kökenden ve dilden insanlar için bugün de büyük bir umut kapısı olmaya devam ettiğini göstermeyi amaçladık.
Tanıtım Yazısından)

İçindekiler

Konya Konya olalı böyle cenaze töreni görmedi

Belh'ten Konya'ya: Tanrı'dan geldik, Tanrı'ya gidiyoruz

Sözü bırak da, sen de baban gibi hal sahibi ol

Şems'in yaktığı ateş

Şems'in ölümü ve Mevlâna'nın "Ben O'yum" demesi

Değil mi ki üçü de seni Tanrı'ya ulaştırıyor, hepsini bir bil

Sen her şeysin

Gel, nasılsan öyle gel

Aynaya hoh deme

Kadınlar

Hayrın buysa şerrin ne ola ki

Nasıl bir insandı?

Vuslat