9,7/10  (3 Oy) · 
14 okunma  · 
6 beğeni  · 
729 gösterim
Cebeci İstasyonu'nda bir akşam üstü
Bir başka türlüydü bu insanlar,
Sen bir başka türlüydün.
Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi.
Gözlerin gözlerimde erimekteydi.
Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun
Beni bırakma diyordun.
Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam
Bir yalnızlık duyuyorduk
Ağlıyordun... ağlıyordun...


"Yavuz Bülent Bâkiler, sözün ressamıdır."
-Sâbir Rüstemhanlı-

"Yavuz Bülent Bâkiler'in şiiri, zengin muhtevası olan bir "yaşantı" şiiridir. Ondan dile gelen bize has acı, sade, samimi gerçeklerdir. Onu okurken, biz Anadolu'yu yeniden içimizde hissediyor, ona acıyor ve üzülüyoruz."
-Prof. Dr. Mehmet Kaplan-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9786055535964
  • Yayınevi:
    Yakın Plan Yayınları
  • Kitabın Türü:

Bakiler Hoca, nesirde de, şiirde de su gibi bir Türkçe'ye sahip.Kah bizi deryalar aşan bir Türk gemisinde gezdiriyor, kah Cebeci İstasyonu'nda bir akşam üstü dolaştırıyor. Sözün ustası diyeceğimiz yaşayan son büyük Türkçeci bana göre. Güzel insanları okuyalım efendim, güzel şiirler ezberleyelim, zarif şiirler. İplik iplik yağmur yağdıran da, Sivas'ta yoksul çocuklara gülümseyen de aynı şair. ''Bir güzellik doğuyor yüreğimize şiirden.''

Edebiyatçının Biri 
15 Kas 21:48, Kitabı okuyor, Puan vermedi

Şairin daha önce küçük kitaplar halinde yayımladığı şiirlerini topladığı kitaptır. "Duvak", "Seninle", "Yalnızlık" şiirlerini defalarca okumuş biri olarak diyebilirim ki Yavuz Bülent son dönem şairlerimizin en başarılı isimlerindendir.

Kitaptan 7 Alıntı

Şiir
Şimdi, şimdi seni düşünüyorum Cebeci yollarında
Rüzgarlar esiyor, serin.
Paramparça düşmüş gönül ufkuma
İki yıldız gibi gözlerin.

Gel ey ciğerime saplanan hançer!
Gel ey yüreğime oturmuş kurşun.
Göçmen kuşlar gibi çok uzaklardan,
Gel artık
Ne olursun...

Harman, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 99)Harman, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 99)

Şiir
''Bir gün baksam ki gelmişsin..
Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.
Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik
Saçlarında ilkbahar... ''

Harman, Yavuz Bülent BakilerHarman, Yavuz Bülent Bakiler

''Sözde, senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla
Bazen sessiz sedasız ipekten kanatlarla
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla.''

Harman, Yavuz Bülent BakilerHarman, Yavuz Bülent Bakiler

''Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden. ''

Harman, Yavuz Bülent BakilerHarman, Yavuz Bülent Bakiler
BEHÇET AKGÜN 
09 Şub 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Garibin anası pencerelerden
Yanık türkülerle yollara bakar
İncecik yüzünde her akşam üstü
Çizgi çizgi nokta nokta bir efkar.

Fakirin anası her sabah sessiz
Ağlar çocuğunun aç çıplak durduğuna
Elleri koynunda kalır çaresiz
Bin pişman doğduğuna, doğurduğuna.

Mahkumun anası susar konuşmaz
Suçu kendisinde sanır.
Kaçar insanlardan aydınlıklardan
Duvarlara bile baksa utanır.

Açılsa üstüm biraz, duyar da gece yarısı
Kalkar yatağından gelir
Bir mübarek el usanır yorganıma usulca
Bilirim anamın elidir.

Bir merhamet bir sıcaklık bir gurur
Yavrum diyen sesinde
Ve huzurun günde beş vakit nabzı vurur
Beyaz tülbentinde, seccadesinde.

Karımın anası anama benzer
Öylesine yakın duygulu ince.
Özü sözü bir, yayla gözesi kadar berrak
Oturtacak yer bulamaz çıkıp yanına gidince
Yüreği destanlar gibi sımsıcak.

Ve alnım açıksa, başım dikse
Dirliğimiz varsa, mutluysam
Yüzüme gülüyorsa böyle bu şehir.
Bir beyaz zambak gibi pırıl pırılsa yavrum
Ve yavrumsa herşeyi bana sevdiren bir bir
Bu mutluluk bu düzen bu bitmeyen aydınlık
Anasının yüzü suyu hürmetinedir.

Harman, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 8)Harman, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 8)

Bütün sevdiklerin terkedip gitti,
Yapayalnız kaldın artık.
Dokunsalar ağlarsın çocuklar gibi,
Büyüdü gözlerinde yalnızlık. ..

Harman, Yavuz Bülent BakilerHarman, Yavuz Bülent Bakiler

12 Eylül'e Sitem

Kolum, kanadım diyordum.
Sevdalanıp gidiyordum
Yurdum diye seviyordum
Yurdum, felaketim oldu.

Türküm! dedim, Türk'ü sevdim
Öğünen bir koca devdim
Volkandım, alev-alevdim
Kor'dum... felaketim oldu.

Kimisi Rus, kimisi Çin...
Uşağıydı; dedim niçin?
Bayrağıma selam için
Durdum... felaketim oldu.

Vatan millet idi tasam
Çiğnenmişti ana-yasam
Vuracaklardı vurmasam
Vurdum... felaketim oldu.

Neyim varsa birer birer
Tutup çarmıha gerdiler
Bozkurt'uma 'it' dediler
Kurdum... felaketim oldu.

Bu ahlaksız dubaraya,
Tarih 'mim' koysun buraya
Eylül darbesini hayra
Yordum... felaketim oldu.

Gönlümün yiğit beğiydi
Gözlerimin bebeğiydi...
Ona da mı nazar değdi
Merdim... felaketim oldu.

Tarafsızlık diye diye
Şu en soysuz haramiye
Başımızı vermek niye
Sordum... felaketim oldu.

Ben değildim esip-tozan
Kanlı kuyuları kazan
Bütün tuzakları bozan
Zordum... felaketim oldu.

Kolum, kanadım diyordum.
Sevdalanıp gidiyordum
Yurdum diye seviyordum
Yurdum, felaketim oldu.

Harman, Yavuz Bülent BakilerHarman, Yavuz Bülent Bakiler