Havada Bulut

8,3/10  (12 Oy) · 
71 okunma  · 
9 beğeni  · 
955 gösterim
“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu.

Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız!

O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?”

“Havada Bulut” adlı öyküden
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2013
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9786053608493
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Berfun Berçin 
09 Eki 21:21, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitap içeriği hakkında bilgi içerir.Anlatımı muhteşemdi.Kısa hikayelerden oluşuyor.Aşk ve yalnızlık temalı bir kitap.Toplamda on beş başlık var.Keyifli okumalar.

Bizimmahalleninkitapcisi 
04 Ara 18:55, Kitabı okudu, 4 günde, 10/10 puan

Havada Bulut, sevgili Sait Faik'in kaleminden okuduğum ilk eser ve şunu samimiyetle söylemeliyim ki asla son olmayacak. Öyle ki, Sait Faik'in kaleminden öykülerin tadına bir defa baktıktan sonra devamını getirmek istememenin imkansız olduğunu düşünüyorum. Sait Faik, Havada Bulut isimli öykü kitabında muazzam anlatımıyla okurunu sadece bir okur olmanın ötesine taşıyıp kurgunun bir parçası olmaya davet ediyor. Havada Bulut'u okurken sanki çayımı almış, Sait Faik ile karşılıklı yudumluyor, öykülerin anlatıldığı sıcacık bir sohbeti paylaşıyormuşum hissine kapıldım. Yazarımız sadece anlatımıyla değil aynı zamanda sıra dışı öykü kitabıyla da beni oldukça etkilemeyi başardı.

Peki, diğerlerinden farklı olarak bu öykü kitabını sıra dışı kılan durum nedir? Gelin bunu biraz daha yakından irdeleyelim...

Hemen hemen birçok okur bir veya birkaç tane öykü türünde kitap okumuştur. Bu kitaplar genelde farklı konularda, çeşitli öykülerin derlenmesiyle oluşmuş kitaplar olmanın yanı sıra zaman zaman uzun tek bir öyküden de oluşabiliyor. Fakat Havada Bulut, bu iki türden hiçbirine dahil değil. Onu farklı kılan nokta, kitapta öykü içinde öykülerin bulunmasıdır. Diğer bir deyişle, kitaptaki öyküler aslında birbirinden bağımsız değil, aksine ana öykünün bir parçası olarak, birbirine bağlı bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu durum esere romanvari bir hava katmakla birlikte oldukça orijinal bir boyut kazandırmıştır.

Kitapta yer alan öykülere daha yakından göz atacak olursak, öykülerin Havada Bulut isimli öykü etrafında şekillendiğini görüyoruz. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, kitabın içerisinde iki tane Havada Bulut isimli öykünün yer alıyor olmasıdır. Bu öykülerin ilki, bizi asıl Havada Bulut ve kitabın içerisinde yer alan diğer öykülere götürecek yol görevini üstlenmiştir.Yani diğer bir deyişle, bu giriş öyküsü kitabımızın ana öyküsü olmakla birlikte her ne kadar Havada Bulut olarak isimlendirilmiş olsa da asıl Havada Bulut öyküsünün kendisi değildir.

Kitabımzın ana öyküsü olan ilk öyküde, bizi tatlı sohbetiyle anlatıcımız karşılıyor ve kitabın sonuna kadar da bize eşlik etmeyi ihmal etmiyor. Anlatıcımız bizleri birer okuyucu olmanın ötesinde, kurgunun bir parçası olmaya davet ettiyse bize de anlatacaklarına kulak vermek düşer.

Anlatıcımız Burgazada'da kendi halinde hikayeler yazan bir adamdır. Son zamanlarda hikayelerini Bakkal Yani Efendi üzerine yazmaya çalışan anlatıcımız, tüm merakını ve ilgisini bu adam üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Gel gelelim her şey dedikoducu posta müvezzinin anlattıklarından sonra farklı bir hâl almaya başlayacaktır. Dedikoducu posta müvezzi son zamanlarda köpeği ile kendi halinde yaşayan, kimseyle pek iletişim kurmayan bir adama fena halde takmıştır. Onun bu sakin halleri posta müvezzininmerakını öyle bir kamçılamış olacak ki , köpekli adam aşağı, köpekli adam yukarı her fırsatta köpekli adam hakkında bildiklerine kendince eklemeler yaparak anlatıcımıza anlatmakta, dolayısıyla anlatımız da bu konuşmalara yer yer kendi düşüncelerini de ekleyerek bir sohbet havasında bize anlatmaktadır. Posta müvezzi ile yapmış olduğu bu sohbetler sonrasında anlatıcımız, o güne kadar dikkatini pek çekmemiş bu adamla yavaş yavaş iletişim kurmaya başlar.

Tabii gel gelelim bizim dedikodu posta müvezzi boş durur mu? Bir gün elinde köpekli adama ait bir zarfla anlatıcımızın başına üşüşür ve bu ikili o gün zarfı gizliden gizliye açtıklarında köpekli adam tarafından kaleme alınmış Ay ışığı isimli öykü ile karşılaşırlar. Gel zaman git zaman anlatımız ile köpekli adam (Ahmet) arasındaki sohbet ilerler. Anlatıcımız o gün ona ait zarfı açtıklarını Ahmet'e itiraf etmek ister ancak bunu bir süre itiraf edemez. Tanıdıkça adama bu utancı nasıl dile getireceğini bilemeyen anlatıcımız, en nihayetinde bir gün bunu dile getirmeyi başarır. Ahmet bundan rahatsız olmanın aksine şaşırtıcı bir şekilde memnun olur. Böylece Ahmet'ten anlatıcımıza, anlatıcımızdan da bizlere kitabın devamındaki öyküler ulaşır...

Köpekli Adam Ahmet'in geçmiş penceresinden çocuksu masumiyete, geçmişe duyulan özleme, hatıralara, mektuplara ama en çok da onun dolu dizgin aşkına tanık olacağınız bu güzel kitaba mutlaka ama mutlaka şans vermenizi tavsiye ediyorum. Eğer edebiyat seviyorsanız, Havada Bulut'u keyifle okuyacağınızı düşünüyorum.

in vino veritas 
25 Haz 17:14, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 8/10 puan

Hikayelerini oldukça beğendiğimi dile getirmeliyim. Yalnızlık ve aşk. Benim için çok önemi olan iki dünya diye tanımlayabilirim. İki konu da beni kendimden kopartabilecek yoğunlukta. Öykülerini okurken seni kendinden kopartıyor, iç dünyaya yolculuk yapıyorsun. Seni düşündürüyor bir o kadar da dinlendirici kelimeleri.
İyi okumalar dilerim

Şule Yıldırım 
29 Ağu 2015, Kitabı okudu, 3 günde, 9/10 puan

Yazarı Sait Faik olan bir kitap nasıl kötü olabilir ki. İnsanın ilgisini fazlasıyla çekiyor. Ama itiraf edeyim bir iki kısımda beni sıktı . Kesinlikle okumaya değer bir kitap. Mutlaka tavsiye ederim

Ahmet Özaysın 
13 Ara 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Sait Faik deyince aklımıza ilk gelen kelimeler nelerdir? Deniz, ada, balıklar, kuşlar ve sıradan insanlar öyle değil mi? Havada Bulut da yazarın diğer birçok kitabındaki gibi sıradan insanların hayatlarından kesitler sunan birbirinden güzel on beş öyküden oluşuyor.
Sait Faik’in hikâyeleri iç içe geçmiş gibi ancak hepsi birbirinden bağımsız. Her öykü bir öncekinin devamı gibi görünse de bambaşka insan portreleri çiziyor. Öykü içinde öyküler var. Her öyküye yazar kendisini de eklemiş ama okurken varlığını size hemen unutturuveriyor. Bazen de öyküden çıkıverip okuyucuyla koyu bir sohbete başlayıveriyor.
Hayatın anlamsız görünen ayrıntılarını bu kadar ustalıkla kaleme alan edebiyatımızda kaç yazar vardır? Bana kalırsa bizde değil dünya edebiyatında bile sıradan insanın umutlarını, hayallerini ve heyecanlarını bu kadar içten ve etkili ortaya koyabilen yazar sayısı şaşırtıcı derecede azdır.
Yazarın tasvirlerini okuduğunuzda tarif edilen insanın ruh halini şıp diye kavrıyorsunuz. Yazar bunu uzun ve karmaşık betimlemelerle değil son derece yalın ve kısa cümlelerle okuyucuya hissettiriyor. “Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleşivermişlerin, okumuşların, hâsılı içi rahatsızların yüzlerindeki ifade…”
Hani çoğu zaman tasvirler sıkıcı olur, bitse de yazar öyküsüne devam etse diye sabırsızlanırız, keyfimiz kaçar ya, Sait Faik de durum böyle değil. İçinizden diyorsunuz ki şu adamı biraz daha tarif etse. Yukarıdaki satırlar şöyle devam ediyor;
“Bu adamın yüzünden birtakım manaları insan, işi yoksa, bulup çıkarıverir. Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız! O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir.” (S. 10)
Öykülerden birinde iş arayan gazeteci genç, kendisine siyasi görüşlerini soran başyazara şöyle cevap veriyor;
“Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya… İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya… Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı… Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya…” (S. 23)
Edebiyatımızın en büyük öykücülerinden Sait Faik’in kitabı Havada Bulut içinizi ısıtacak, hayattaki küçük şeylerden zevk almanızı sağlayacak, tadı damağınızdan kolay kolay silinmeyecek güzel bir kitap.
http://www.kitapvedusunce.com

vurkan i 
29 Kas 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Sait Faik fahişeleri tüm yönleriyle anlatıyor.Onların bu hayata nasıl itildiği ve insanların onları nasıl kullandığı rant sağladığı anlatılıyor birbirini bütünleyen hikayelerde.

Çağrı Doğan 
14 Eyl 12:48, Kitabı okudu, 3 günde, 5/10 puan

Sait Faik'ten kısa ancak yoğun bir eser. Içinde o kadar cok betimleme var ki anlatılan olayın başı ve sonu hakkında kesin bir yargıya varmak güç oluyor. Köpekli adamın acı ama naif hikayelerini dinlediğimiz bu kitap edebi açıdan üst düzey olsa da yeni başlayanlara tavsiye etmiyorum.

Kitaptan 19 Alıntı

Birdenbire her şeyi hoşuma gitmişti. Ama ben onun birdenbire hoşuna gitmemiştim. Ağır ağır hoşuna gider miyim acaba? Buralarını düşünmedim. Düşünmedim, hemen o gece ona aşık oldum.

Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 32)Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 32)
Berfun Berçin 
09 Eki 20:48, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Otan me hasis, tote tha me zitisis."**

** "Eksikliğimi beni kaybettiğinde anlayacaksın."

Havada Bulut, Sait Faik AbasıyanıkHavada Bulut, Sait Faik Abasıyanık
Berfun Berçin 
09 Eki 21:08, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bugünlerde aşk üzerine kitaplar okudum.Bir tanesi diyor ki:"Aşkın ilk tezahürü,hayranlıktır."

Havada Bulut, Sait Faik AbasıyanıkHavada Bulut, Sait Faik Abasıyanık

“Baktım durdum insanların yüzüne. Hani hikâye yazmak, onlara dair düşünmek için sanma! Sevmek için, yüzlerine bakarak sevmek için.”

https://youtu.be/z7OvpjplJ_8 Zeljko Joksimovic - Lane Moje

Havada Bulut, Sait Faik AbasıyanıkHavada Bulut, Sait Faik Abasıyanık
Berfun Berçin 
09 Eki 20:45, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Sarî* hastalık vardır. İçeri girmeyiniz." levhası kapısına yapışmadan evvel karidesçinin evi, çarşamba akşamları saat altıdan sonra karanlık, boş, ağaçsız sokaklar içinde; -ben içinde olduğum halde- uzaktaymışım, yorgunmuşum, bir sarı ışığa düşmüş bir muşamba perde görmüşüm tesirini verirdi. Ben bu anda gözlerimi kapamış olurdum. Evin hem içinde, hem dışındaydım.

*Bulaşıcı

Havada Bulut, Sait Faik AbasıyanıkHavada Bulut, Sait Faik Abasıyanık
in vino veritas 
24 Haz 08:16, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"Otan me hasis, tote tha me zitisis"
" Eksikliğimi beni kaybettiğinde anlayacaksın. "

Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 41 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Havada Bulut, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 41 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
zeynep oruç 
24 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Kitaplardan öğrendim. Muhakkak aşık olmak arzusunu kitaplardan kaptım. Sonra kanıma işledi. Aşık olmalıydım. Saadet denilen bir şey olacak; bulabilir miyim acaba?"

Havada Bulut, Sait Faik AbasıyanıkHavada Bulut, Sait Faik Abasıyanık
zeynep oruç 
24 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarda harp, ben sana aşığım."

Havada Bulut, Sait Faik AbasıyanıkHavada Bulut, Sait Faik Abasıyanık
2 /