Hayat Güzeldir

8,6/10  (16 Oy) · 
80 okunma  · 
14 beğeni  · 
631 gösterim
Onlar çekişedursun, parkın uyanık güvercinleri hiç çekinmeden önlerine kadar gelmiş, dökülen susamlara dalmışlardı. Çocuklar fazlalık olan parçayı güvercinlere doğradı. Önlerinde bir güvercin bahçesi oluştu.

Biri çekinerek ayaklarına dolanan kuşlardan birini okşadı. Hayret, kaçmıyor. Bir daha okşadı, bir daha, çok hoşuna gitti bu. Hayatında ilk kez bir güvercin okşuyordu. Onu gören öteki de güvercinleri okşamaya başladı. Arada bir göz göze geliyor birbirlerine gülümsüyorlar. Yüzsüz güvercinleri aç sanmışlardı. Kalan simitleri de doğradılar. Kuşlar yedikçe sanki onlar doyuyordu. Güvercinlerin parlak tüylerinden geçen sevgi ve merhamet en saf hali ile çocuk kalplerini doldurmuştu.

Sonunda simitler bitti.

Ortada tek bir susam tanesi kalmadı.

Güvercinler birden havalanarak ve çocukların yüreklerini ağza getirerek uçtular.

İleride simit yiyen bir genç çiftin önüne kondular.

Simitçiler birbirlerine baktı.

Sonra güvercinlere baktı.

İkisi de sevincini bulmuştu.

Artık ne açlık, ne tasa. Artık gidebilirler, yeniden satışa çıkabilirler.

Her birinin etrafında yüzlerce melek dolaşıyor.

Elbette bütün simitleri satacak, cepleri para dolu olarak analarına koşacak, bu güvercin hikayesini anlatacaklar.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2011
  • Sayfa Sayısı:
    175
  • ISBN:
    9789759952358
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan ATA 
18 Oca 20:12, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 8/10 puan

Hayat üzerine yapılmış betimlemelerden oluşan bir solukta okunacak hikayeler. Sıradan, her gün etrafımızda olan fakat göremediğimiz o güzellikleri, yalın anlatımıyla bize hatırlatıyor Mustafa Kutlu. Hayat güzeldir diyor ve gülümsüyorsun☺

Muhammed Işık 
27 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Mustafa Kutlu bu kitabında hayatın güzel olduğunu, umutların tükendiği yerde birden insanın yüzünün gülebileceğini anlatmaya çalışmış. Bazı hikayeleri duygulanarak okudum.

Selim Kitapçı 
06 Kas 2015, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 8/10 puan

Mustafa Kutlu'nun diğer eserleri gibi bu eseri de yoğun bir günün sonunda ince belli bir bardaktan mis gibi demli bi çay içmek tadında... Yani ferahlamak, hayatı basit yanlarıyla okuyup doğal bir mutluluk tatmak isterseniz kesinlikle tavsiye ederim.

Süheyla Merve 
05 Tem 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Hayat güzeldir. Hikayede normal hayatların güzel anılarını, durumlarını, çocukların; şefkatini, masumiyetini, büyüklerin; yaşadıklarını, nasıl tutunduklarını, yaşlıların ise en ufak şeyde mutlu olduklarını anlatıyor. Hikaye hikaye ilerlese de sona doğru hikayeleri daha sıcak, daha tebessüm edecek bir hale bürünüyor. Mustafa Kutlu, Uzun Hikaye'den sonra tarzını değiştirse de bizler buna da alıştık.
Belki bir yaz kitabı değil ama kışın, bir çay ile beraber içinizi sımsıcak yapacak hikayeler mevcut. Bazı hikayelerin sadeliği beni sıktığı için altı veriyorum ama etkileyici hikayelerin olmadığını söyleyemem.

abdullah pak 
29 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

bir zamanlar bizler böyle güzel insanlardık, ne olmuş bize diyor insan... her geceyi kadir, her geleni hızır bil düsturunun yansıması insanlar... yeri gelince ağlamak yeri gelince mutlu etmenin mutluluğunu yaşamak...

Ahmet Özaysın 
05 Oca 18:41, Kitabı okudu, 8/10 puan

Hem dünyada hem de Türkiye’de edebiyat denilince en çok akla gelen edebi tür romandır. Gerek genel rağbet gerekse de satış rakamları açık ara romanın önde olduğunu gösteriyor. Yazmaya hevesli genç kalemler de çoğunlukla romanı tercih ediyor.
Hikâye ise uzun yıllardır romanın gölgesinde olarak mücadelesini sürdürdü. Zaman zaman çeşitli sıçramalar yaşasa da roman başrolde hikâye ise yardımcı rollerde kaldı. Ama hikâye kendisine biçilen bu rolden sıyrılmaya başlayalı yıllar oluyor. Çünkü artık hikâye türünde çok başarılı eserler veren yazarlarımız var. Türk edebiyatında hikâyenin en özgün örneklerini veren Mustafa Kutlu bu yazarlarımızdan biri. Mustafa Kutlu hikâye denildiğinde aklıma ilk gelen ve kendine has bir üslup geliştirmiş ender yazarlarımızdan biri.
Hayat Güzeldir Mustafa Kutlu’nun en güzel kitaplarından biri. İçerisinde yirmi bir tane birbirinden güzel hikâye bulunuyor. Hikâyeler kısa ve öz yazılmış. Okurken sözcükler yağ gibi akıp gidiyor dimağınızda. O kısalığa rağmen hikâyelerin okuyucuyu hemencecik içine çekebiliyor olması kitabın en güçlü yönü olmuş. Sıkılmadan ve hoş bir lezzet alarak okuyorsunuz.
Yazar kitabın adındaki gibi anlattığı her hikâyede hayatın güzelliklerini görmüş, görmeye çalışmış. Hayatın en sıkıntılı, en acı dolu anlarında bile güzel bir şeyler görebilmiş. Bu güzellikleri de okura ustalıkla sergilemiş. Genel itibariyle karamsarlığa meyilli bir insanım. Lakin hikâyelerde karakterlerin her şeye rağmen umutlarını kaybetmemeleri, inanmaktan vazgeçmemeleri beni bir hayli etkiledi. Yazar ne olursa olsun Allah’a sığınıp, asla ümitsizliğe düşmemek gerektiğini vurgulamış hikâyelerin arka planında.
Kitaptaki tüm hikâyeler güzel. Ama benim en hoşuma gidenler; Sevinç, Hayat Güzeldir, Sebebimsin ve Karpuz adlı öyküler oldu.
Sevinç’te iki simitçi çocuğun samimi arkadaşlıklarına tanık oluyoruz.
Hayat Güzeldir’de trafik kazasından sağ kurtulan bir adamın hayata bakışının nasıl değiştiğini okuyoruz.
“Yarabbi hayat ne kadar güzel. Ama bizim gözümüz kör, kulağımız sağır. Ancak dara düştüğümüzde, paçamız sıkıştığında görüyoruz bu güzellikleri. Bu ne kadar nimet! Bunların hangi birine şükretmeli? Etrafımda olanlara mı, hayatta kaldığıma mı?” (S. 51)
Sebebimsin’de İbrahim adındaki büyük şehirde üniversite okuyan taşralı bir gencin ekseninde, iki zıt tipleme üzerinden kız-erkek ilişkilerine duyarlı bir bakış ortaya koyuluyor.
Karpuz’da ise Cemal ve Selim adlı iki fakir aile çocuğunun tertemiz hayallerine konuk oluyoruz.
“Bazıları sanatla zenaatı birbirinden ayırır. Beyhude bir ayrım. Daha doğrusu sanatçının kendilerini ötekilerin üstünde tutmak için seçtiği ve gariptir destek bulduğu bir şey. Batı’dan bize gelmiş. Bizde “dahi” yoktur. Herkes işini yapar. İşini iyi yapmak ahlak gereğidir. Zenaat erbabının yaptığı bir sandalye bir mezar taşı ile ressamın tablosu arasında ne fark var? Efendim ressam tablosuna kendini katıyormuş, yenilik yapıyormuş vesaire. Öteki de yapıyor. Sanatçının yüce, erişilmez bir mevkiye çıkarılması pagan döneminden kalmadır. İlla bir ayrım yapılması gerekiyorsa onu Cenab-ı Hak kitabında bildirmiş” (S. 133)
“Yarabbi bana çekeceğim yükten ağırını verme. Bizi hastalıkla, açlıkla, yoklukla imtihan etme.” (S. 19)
“Bilirsiniz yokluk bir mertebedir ki ona ulaşmak her babayiğidin harcı değildir.” (S. 59)
“Hayat zordu. Fakirdik. Çocuktuk biz.” (S. 91)
Güzel bakıp güzel görmek isteyenler için, içinizi ısıtacak, kısa ve öz hikâyelerden oluşan bu kitabı mutlaka okuyun.
http://www.kitapvedusunce.com

Ali TAHİR 
11 Eki 2015, Kitabı okudu, 1 günde, 8/10 puan

kısaca Hayat herkese göre değişen bir yaşam olsa da kitabı bitirdiğimde "hayat gerçekten güzel galiba" demekten kendimi alamadım. hayata mutluluğun penceresinden baktığınızda içiniz açılır. tabi bu tamamen bir seçimdir. herkese seçimlerini doğru yapması temennisiyle okumanız gerektiğini rahatlıkla belirtebilirim. iki bölümü ise çok beğendim. "hayat güzeldir" ölümle burun buruna gelmiş birisinin bakış açısını ne ölçüde değiştirebileceği.. "Allah BES!" ise Osmanlıca bir deyim. "Allah Bes, baki heves." yani tevekkül etmek üzerinde durulmuş. Allah'a güvenildiği zaman insan gücünün dışında olan acı olayların bile üstesinden gelindiğini gözler önüne seriyor.

Kitaptan 5 Alıntı

“Yarabbi hayat ne kadar güzel. Ama bizim gözümüz kör, kulağımız sağır. Ancak dara düştüğümüzde, paçamız sıkıştığında görüyoruz bu güzellikleri. Bu ne kadar nimet! Bunların hangi birine şükretmeli? Etrafımda olanlara mı, hayatta kaldığıma mı?”

Hayat Güzeldir, Mustafa Kutlu (Sayfa 51)Hayat Güzeldir, Mustafa Kutlu (Sayfa 51)

“Bazıları sanatla zenaatı birbirinden ayırır. Beyhude bir ayrım. Daha doğrusu sanatçının kendilerini ötekilerin üstünde tutmak için seçtiği ve gariptir destek bulduğu bir şey. Batı’dan bize gelmiş. Bizde “dahi” yoktur. Herkes işini yapar. İşini iyi yapmak ahlak gereğidir. Zenaat erbabının yaptığı bir sandalye bir mezar taşı ile ressamın tablosu arasında ne fark var? Efendim ressam tablosuna kendini katıyormuş, yenilik yapıyormuş vesaire. Öteki de yapıyor. Sanatçının yüce, erişilmez bir mevkiye çıkarılması pagan döneminden kalmadır. İlla bir ayrım yapılması gerekiyorsa onu Cenab-ı Hak kitabında bildirmiş”

Hayat Güzeldir, Mustafa Kutlu (Sayfa 13)Hayat Güzeldir, Mustafa Kutlu (Sayfa 13)

“Yarabbi bana çekeceğim yükten ağırını verme. Bizi hastalıkla, açlıkla, yoklukla imtihan etme.”

Hayat Güzeldir, Mustafa Kutlu (Sayfa 19)Hayat Güzeldir, Mustafa Kutlu (Sayfa 19)

“Bilirsiniz yokluk bir mertebedir ki ona ulaşmak her babayiğidin harcı değildir.”

Hayat Güzeldir, Mustafa Kutlu (Sayfa 59)Hayat Güzeldir, Mustafa Kutlu (Sayfa 59)