Hayvan Özgürleşmesi

9,0/10  (3 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
517 gösterim
XIX. yüzyıldan bu yana tekrarlanan çok sayıda deneyde sayısız hayvanın ısıya tabi tutulduğunu ve bu deneyler sonucunda hayvanların sıcaktan fenalaşıp öldüğü dışında bir bilgiye ulaşılamadığını biliyor muydunuz? Dünyada her yıl milyonlarca hayvan, hiçbir somut fayda beklentisi olmadan, buna benzer deneylerde ısıtılıyor, donduruluyor, zehirleniyor aç bırakılıyor, parçalanıyor, depresyona sokuluyor, ruh hastası yapılıyor. Her yıl yaklaşık 50 milyar hayvan, eti için öldürülüyor. Bunların büyük bir kısmı "sınai hayvancılık" teknikleriyle yetiştiriliyor, hayatlarının her saniyesinde acı çekip bazen hiç güneş ışığı görmeden ya da toprağa ayak basmadan öldürülüyorlar. Dünyanın her yerinde milyonlarca vejetaryen bunun bir zorunluluk olduğu iddiasını giderek daha az ikna edici hale getiriyor. "Spor" amaçlı avcılıkta, kürk sanayinde, eğlence sektöründe ise hayvanlara acı çektirmek için herhangi bir gerekçe göstermeye bile gerek duyulmuyor. Sürekli ahlâk, adalet ve eşitlik gibi kavramlardan söz ediyor, ama sıra hayvanlara gelince birdenbire apayrı bir ahlâk anlayışına geçiyoruz. Bu anlayışın özeti şu: Güçlü olan haklıdır ve kendisini savunacak gücü olmayan bir varlığa canımızın istediği gibi davranabiliriz.
(Arka Kapak'tan)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2005
  • Sayfa Sayısı:
    363
  • ISBN:
    9799755394519
  • Orijinal Adı:
    Animal Liberation
  • Çeviri:
    Hayrullah Doğan
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 23 Nis 10:46, Kitabı okudu, 10/10 puan

Peter Singer'ın bu kitabı Batı'da aslında büyük bir devrimin başlangıcı da sayılabilir, bugün hayvan hakları konusunda yazan çizen insanların her birinin mutlaka bu kitapla yolu kesişmiştir. Günümüzde veganizmin öyle ya da böyle daha fazla bilindiği, yayıldığı, bir çok insan için bir ahlâk ve etik meselesi olarak algılanmasının yanı sıra başka insanlara ahlâkçılık yapmak ve tepeden bakmak için bir poz olarak, bir yaşam biçimi olarak yaşanıp kullanıp tüketildiği de doğru. Peter Singer'ın kitabı daha önce benzerini kimsenin görmediği bir biçimde hayvanların endüstriler tarafından kullanılmasına dair bilgileri bir araya getirerek bu sömürüye dair çok çarpıcı bilgiler sunuyor. Hayvanları mezbahalardan, kürk çiftliklerinden, laboratuarlardan, sirklerden vb. kurtarma eylemleri yapan ALF'in kökünde de bu bilginin yatıyor olması gerek. Ancak Singer bir hayvan refahçısı sayılabilir aslında, yani tespitleri herkesi etkilese de bugün artık bir hayvan refahçısı olarak görülebiliyor, çünkü hayvan hakları ya da hayvan özgürlüğü adı verilen; hayvanların bütün sömürü biçimlerinden uzak, doğalarına uygun bir şekilde yaşamaları için insanlar tarafından kullanılmama, istismar edilmeme hakları olduğunu söyleyen ve bu yönde yasal ve yasal olmayan adımlar atan hayvan hakları görüşünü değil, aslında hayvan refahçılığı görüşünü yani hayvanları kullanalım ama yaşama haklarına saygı duyalım , öldürülseler bile en azından canlarını mümkün olduğunca yakmayalım gibi bir görüşü savunuyor daha çok.

Hayvan hakları konusu bugün çok daha geniş ilgi gören bir konu çünkü ekoloji, eşitlik, biyotoplum gibi bir çok kavram içerisinde hayvanların da adı geçiyor ve daha önemlisi tanık olunan büyük ve son derece sıradanlaşmış, olağanlaşmış kötülüklerle ilgili bilgimiz arttıkça bu konunun bir ahlâk meselesi olduğu düşüncesi de daha fazla kabul görüyor. Peter Singer'ın kitabını okumak yerine 2008 tarihli Earthlings belgeselini izlemek (ya da izlemeye çalışmak) daha etkileyici bir sonuç çıkarabilir ortaya. Earthlings belgeseli hiç izlemeyen ve bilmeyenler için şok edici bir etki yaratabiliyor ve ben dahil- hiç abartısız yüzbinlerce- belki milyonlarca insanın vejetaryen, vegan, hayvan hakları eylemcisi vb. olmasında çok büyük bir etkisi var. Earthlings belgeseli bir anlamda Singer'ın kitabının perdeye uyarlanmış hâli denebilir, ama o da sadece endüstrileri, çiftlikleri, veya gelenekleri bir nebze anlatıyor; oysa Facebook ve internette görmekten yorulduğumuz ve son derece moral bozukluğu yaratan nice video var ve burada sadece ve sadece sırf kötülük yapmak, kendisinden zayıf olan bir canlıya acı çektire çektire onu öldürmek ve bu öldürme eylemini videoya çekmekten mutlu olan, haz alan insanlar olduğunu görüyoruz. Crush filmler gibi sapık insanların hayvanları yavaş yavaş ezerek öldürdükleri ve aynı anda videoya çektikleri sömürü ve kötülük biçimleri ya da hayvanlara tecavüz ve hatta hayvan genelevi gibi sivri kötülük biçimleri ise iki eserde de görünmüyor.

Çok büyük bir oranda bu dünyada;

- hayvanları zevk için, keyif için öldürmek
-hayvanları gelenek adına öldürmek, yaralamak
- hayvanlara tecavüz etmek
-hayvanları yük aracı olarak kullanmak
-hayvanları işgücü olarak kullanmak
-hayvanları sirklerde, yunus ve balinaların kullanıldığı su parklarında kullanmak
-hayvanları hayvanat bahçelerine tıkmak
-hayvanları sıvıları için öldürmek
-hayvanları derileri için öldürmek
-hayvanları kürkü için öldürmek
-hayvanları dişleri için öldürmek
-hayvanları kozmetik, ilaç vb. deneylerinde kullanmak
-hayvanları askeri amaçlarla kullanmak
-hayvanları ilahi, dini, insani amaçlar için kurban etmek
-hayvanları gelenekler uğruna katletmek

yasak değil. Zekâları, hayatta kalma güçleri insanlar gibi olmadığı için, bu denli örgütlü bir kötülüğe karşı çıkamadıkları için bu canlılar ancak izler ve bakarsak görebileceğimiz bir kötülükle, belki şeytanın bile şaşıracağı bir kötülükle yok ediliyorlar. Hayvanların zekâları kendi türlerine özgü olmak, doğalarına göre yaşamak anlamında son derece yeterli ve yerinde ama insanlarla yaşamak için uygun değil, çünkü ne yaparlarsa yapsınlar başlarına geleni ne anlayabiliyor ne de bunu değiştirebiliyorlar. 2012 yılında Cambridge üniversitesi'nde bir grup akademisyen memeli hayvanların bilinçli canlılar olduğuna dair bir deklarasyona imza attı; su parklarıyla ilgili inanılmaz çalışmalar var, hindistan'da, ABD'de yunusların ve balinaların, primatların insanlar gibi yasal hakları olmasını talep eden çalışmalar yürütülüyor... Hayvan haklarına dair bilgiler arttıkça, veganizm, vejetaryenizm, ekolojik mücadelelerle hayvanların yaşadığı zulümlere dair farkındalık geliştiriliyor; bu kötülüğün görmezden gelinmesi için ancak gerçekten kötü, vurdumduymaz, bu sömürüden menfaati olan bir insan olunması gerekiyor.

Hiç bilmeyen, hiç bakmayan, hiç şahit olmayanlar için Singer'ın kitabı bir başlangıç olma özelliği taşıyor. Earthlings, The Cove, Cowspiracy, The Witness vb. daha nice belgesel ve film ise bu bilgiyi daha ileri götürmek için bir sonraki adım olabilir. Özellikle Earthlings belgeselini herkesin mutlaka izlemesi gerektiğini düşünüyorum.

Mert Can Fırat 
04 Kas 2015, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 9/10 puan

Ayrıntı farkı. Peter Singer'in sistem içerisinde tahakküme ve katliama uğrayan "tüm" hayvanlar için yazmış olduğu özgürleşme kitabı. Bir manifesto niteliğindedir.

Kitaptan 1 Alıntı

Her durumda, "Önce insanlar gelir" düşüncesi, genellikle insanlar için de insan dışı hayvanlar için de hiçbir şey yapmamak için mazeret olarak öne sürülüyor, yoksa bu önerme birbiriyle uyuşmaz alternatifler arasında bir seçim yapma zorunluluğundan kaynaklanmıyor. Gerçekte bu ikisi arasında hiçbir uyuşmazlık yok. Elbette bir insanın zamanı ve enerjisi sınırlıdır ve belli bir dava uğruna aktif olarak çalışmak başka bir davaya ayrılabilecek zamanı azaltır; ama zamanlarını ve enerjilerini insanların sorunlarına adayanların hayvancılık şirketlerinin zalimce yöntemlerle ürettiği ürünleri boykot etmelerini engelleyen hiçbir şey yok. Vegan olmak, hayvan eti yemekten daha çok zaman almaz. Hatta insanlara ve çevreyi korumaya önem verdiğini iddia eden bir insanın sırf bu nedenle bile vegan olması gerekiyor. Böylece ihtiyaç duyan insanları doyurmakta kullanılabilecek tahıl fazlasının oluşmasına, çevre kirliliğinin azaltılmasına, su ve enerji tasarrufuna, ormanların yok edilmesinin yavaşlatılmasına, katkıda bulunabilirler; ayrıca vegan beslenme et yemekten daha ucuz olduğu için, aç insanların doyurulmasına, nüfus kontrolüne ya da en acil olduğunu düşündükleri toplumsal ya da siyasal sorun her ne ise ona daha fazla para ayırabilirler...... ancak vegan olmayan biri "Önce insanların sorunları gelir" derse, onun insanlar için, çiftlik hayvanlarının müsrifçe ve acımasızca somürülmesini desteklemeyi gerekli kılacak ne yaptığını merak ederim.

Hayvan Özgürleşmesi, Peter SingerHayvan Özgürleşmesi, Peter Singer